Nefroloji

349 questions

Question 101Question →

55 aylık bir erkek bebek, yüksek ateş (39.2∘C39.2^{\circ}C) ve huzursuzluk şikayetiyle getiriliyor. İdrar yolu enfeksiyonu (I˙YEİYE) ön tanısıyla yapılan incelemelerde, aynı anda alınan iki farklı idrar örneğinin kültür sonuçları aşağıda sunulmuştur:

YöntemKoloni Sayısı (CFU/mlCFU/ml)Mikroorganizma
Sondalama (Kateterizasyon)30.00030.000*Escherichia coli*
**Suprapubik Aspirasyon (SPASPA)**800800*Escherichia coli*

Fizik muayenesinde ek özellik saptanmayan ve genel durumu orta-iyi olan bu hastanın tanısı ve yönetimi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi en doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Suprapubik aspirasyonda patojen üremesi olması idrar yolu enfeksiyonu tanısı için yeterlidir ve hastada ilk basamak görüntüleme olarak ultrasonografi (USGUSG) yapılmalıdır.

Answer

Suprapubik aspirasyonda patojen üremesi olması idrar yolu enfeksiyonu tanısı için yeterlidir ve hastada ilk basamak görüntüleme olarak ultrasonografi yapılmalıdır.
Suprapubik aspirasyon (SPASPA), idrar yolu enfeksiyonu tanısında en güvenilir yöntemdir ve mesaneden doğrudan alınan idrarda herhangi bir sayıda patojen üremesi (tek koloni dahi olsa) İYE tanısı koydurur. Tanı kesinleştikten sonra, 2−242-24 ay arası çocuklarda ilk ateşli İYE atağında üriner sistem anomalilerini (hidronefroz, yapısal bozukluklar vb.) değerlendirmek için ilk yapılması gereken tetkik renal ve mesane ultrasonografisidir.

Step-by-Step Solution

1
İdrar toplama yöntemlerine göre koloni sayılarını değerlendir.
Sondalamada 30.00030.000 CFU/mlCFU/ml şüpheli olsa da, SPA'da 800800 CFU/mlCFU/ml kesin pozitiftir.
Suprapubik aspirasyon altın standarttır ve patojen üremesinde sayıya bakılmaksızın tanı koydurur.
2
Enfeksiyonun tipini ve risk faktörlerini belirle.
Etken *E. coli* ve ilk atak olduğu için 'tipik' ateşli İYE sınıfına girer.
Atipik kriterleri (sepsise yakın tablo, idrar akımında zayıflık, batında kitle, kreatinin yüksekliği, E. coli dışı üreme veya 48 saatte ateşin düşmemesi) bu hastada yoktur.
3
Uygun görüntüleme stratejisini seç.
İlk basamak olarak ultrasonografi (USGUSG) istenir.
AAP kılavuzlarına göre 2−242-24 ay arası ilk ateşli İYE'de anatomik bozuklukları taramak için ilk adım USG'dir.

Key Concept

İdrar yolu enfeksiyonu tanısında suprapubik aspirasyonun tanısal üstünlüğü ve ilk ateşli İYE'de görüntüleme algoritması.

Practice More

Vezikoüreteral reflü evrelemesi ve cerrahi endikasyonlarını (profilaksiye rağmen skar gelişimi, breakthrough enfeksiyon) tekrar ediniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 102Question →

88 yaşında, bilinen kronik böbrek yetmezliği (evre 44) tanısı olan bir çocuk poliklinik kontrolüne getiriliyor. Fizik muayenesinde hafif pretibial ödem ve solukluk saptanıyor.

Hastanın laboratuvar bulguları aşağıda verilmiştir:

ParametreSonuçReferans
Hemoglobin9.29.2 g/dLg/dL11.5−13.511.5 - 13.5
MCV7474 fLfL77−9577 - 95
Serum Bikarbonat1616 mEq/LmEq/L22−2622 - 26
Serum Klor112112 mEq/LmEq/L98−10798 - 107

Bu hastanın laboratuvar bulguları ve klinik yönetimi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Hastada saptanan mikrositik aneminin ayırıcı tanısında; artmış RDW ve düşük eritrosit (RBC) sayısı demir eksikliği lehine, düşük RDW ve yüksek RBC sayısı ise talasemi taşıyıcılığı lehine değerlendirilir.

Answer

Mikrositik aneminin ayırıcı tanısında RDW ve RBC sayısı kullanımı (demir eksikliği vs. talasemi)
Kronik böbrek yetmezliği olan çocuklarda eritropoetin eksikliğine bağlı olarak genellikle normokrom normositer anemi görülür. Ancak bu hastalarda beslenme yetersizliği veya kronik kayıplar nedeniyle demir eksikliği anemisi de sık eklenir. Laboratuvar bulgularında saptanan mikrositoz (MCVMCV 7474 fLfL) durumunda, ayırıcı tanıda RDW (kırmızı küre dağılım genişliği) ve RBC (eritrosit sayısı) kullanımı esastır. Demir eksikliğinde RDW artarken RBC sayısı düşer; talasemi taşıyıcılığında ise RDW normal sınırlarda kalırken RBC sayısı (kompansatuar olarak) yüksek saptanır (Mentzer indeksi kullanımı).

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik tablosunu evrele
Hasta Evre 44 KBY (GFHGFH 15−2915-29 ml/dk/1.73m2ml/dk/1.73m^2) aşamasındadır.
Yönetim planı böbrek yetmezliğinin evresine göre belirlenir.
2
Anemi tipini belirle
Hemoglobin düşük (9.29.2 g/dLg/dL) ve MCV düşük (7474 fLfL); yani mikrositik anemi mevcuttur.
KBY'de normalde normositik anemi beklense de, mikrositoz varlığı demir eksikliği veya talasemi taşıyıcılığı gibi ek durumları düşündürür.
3
Metabolik tabloyu analiz et
Düşük bikarbonat (1616 mEq/LmEq/L) ve yüksek klor (112112 mEq/LmEq/L) ile hiperkloremik metabolik asidoz tanısı konur.
KBY'de amonyak sentezinin azalması bu tip asidoza yol açar.
4
Ayırıcı tanı kriterlerini uygula
Mikrositik anemide RDW yüksekliği ve düşük RBC sayısı demir eksikliğini; düşük RDW ve yüksek RBC sayısı ise talasemi taşıyıcılığını destekler.
Bu, pediatrik hematolojide ve KBY hastalarının anemi yönetiminde kritik bir ayırıcı tanı basamağıdır.

Key Concept

Kronik böbrek yetmezliğinde anemi ve metabolik asidoz yönetimi ile ayırıcı tanı kriterleri.
Estimated Time:2m 0s
Question 103Question →

Kronik böbrek yetmezliği (KBY) olan bir çocukta görülen hematolojik değişikliklerle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Aneminin gelişimindeki en temel mekanizma peritübüler interstisyel hücrelerden eritropoetin sentezinin azalmasıdır.

Answer

Kronik böbrek yetmezliğinde gelişen aneminin en temel mekanizması peritübüler interstisyel hücrelerden eritropoetin sentezinin azalmasıdır.
Kronik böbrek yetmezliğinde, böbrek fonksiyonel kütlesinin kaybı nedeniyle peritübüler interstisyel fibroblastlardan sentezlenen eritropoetin miktarı azalır. Bu durum kemik iliğinde eritropoezin uyarılmasını engelleyerek normokrom normositik bir anemi tablosuna yol açar.

Step-by-Step Solution

1
KBY anemisi tipini tanımlama
Normokrom normositik anemi
Böbrek yetmezliğinde eritrosit üretimi uyarısı azaldığı için hücre boyut ve renkleri başlangıçta normal kalır.
2
Patofizyolojik mekanizmayı belirleme
Eritropoetin (EPO) eksikliği
Eritropoetin böbrekteki interstisyel hücreler tarafından üretilir; böbrek doku kaybı bu sentezi bozar.
3
Eşlik eden diğer hematolojik bulguları değerlendirme
Trombosit fonksiyon bozukluğu ve kısalmış eritrosit ömrü
Üremik ortam hem trombositlerin yapışma/agregasyon özelliklerini bozar hem de eritrositlerin daha erken yıkılmasına neden olur.

Key Concept

KBY'de Eritropoetin Eksikliği ve Anemi
Question 104Question →

14 aylık erkek bebek; poliüri, polidipsi ve büyüme geriliği yakınmalarıyla çocuk nefroloji polikliniğine getiriliyor. Öyküsünden antenatal dönemde polihidramniyoz saptandığı ve prematüre doğduğu öğreniliyor. Fizik muayenesinde vücut ağırlığı ve boyu 3. persentilin altında saptanıyor. Kan basıncı 85/55 mmHg85/55 \ mmHg (yaşına göre normal) olarak ölçülüyor. Laboratuvar incelemelerinde; serum Na+:132 mEq/LNa^+: 132 \ mEq/L, K+:2.5 mEq/LK^+: 2.5 \ mEq/L, Cl−:88 mEq/LCl^-: 88 \ mEq/L, Ca:9.3 mg/dLCa: 9.3 \ mg/dL, Mg:1.9 mg/dLMg: 1.9 \ mg/dL saptanıyor. Kan gazı analizinde pH:7.48pH: 7.48, HCO3−:32 mEq/LHCO_3^-: 32 \ mEq/L, pCO2:45 mmHgpCO_2: 45 \ mmHg bulunuyor. İdrar analizinde idrar pH:6.5pH: 6.5 ve idrar kalsiyum/kreatinin oranı 0.5 mg/mg0.5 \ mg/mg (referans: <0.2) olarak ölçülüyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Bartter sendromu

Answer

Bartter sendromu
Hastada saptanan büyüme geriliği, poliüri ve polidipsi semptomlarına eşlik eden hipokalemi, hipokloremi ve metabolik alkaloz tablosu renal tübüler bir patolojiyi işaret eder. İdrarda kalsiyum atılımının artmış olması (hiperkalsiüri), kan basıncının normal olması ve öyküsündeki antenatal polihidramniyoz bulguları, Henle kulpunun kalın çıkan kolundaki transport kusuru ile karakterize Bartter sendromu tanısını kesinleştirir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Poliüri, polidipsi ve büyüme geriliği tübüler bir fonksiyon bozukluğunu düşündürür.
Tübüler hastalıklar sıklıkla idrar konsantrasyon yeteneğinde bozulma ve beslenme yetersizliği olmaksızın büyüme duraklaması ile prezante olur.
2
Kan gazı ve elektrolit analizinin yorumlanması
pH:7.48pH: 7.48 ve HCO3−:32 mEq/LHCO_3^-: 32 \ mEq/L ile metabolik alkaloz; K+:2.5 mEq/LK^+: 2.5 \ mEq/L ile hipokalemi saptanmıştır.
Metabolik asidoz yapan RTA tipleri (Tip 1, 2, 4) bu tabloyla dışlanır.
3
İdrar kalsiyum atılımının incelenmesi
İdrar Ca/Kreatinin oranının 0.50.5 olması belirgin hiperkalsiüriyi gösterir.
Hipokalemik metabolik alkaloz ile seyreden durumlardan Gitelman sendromunda hipokalsiüri, Bartter sendromunda ise hiperkalsiüri beklenir.
4
Kan basıncı ve öykü ile ayırıcı tanı
Normal kan basıncı ve antenatal polihidramniyoz öyküsü tanıyı destekler.
Liddle sendromu hipertansiyon ile ayrılırken, antenatal polihidramniyoz Bartter sendromu (özellikle neonatal tip) için karakteristiktir.

Key Concept

Hipokalemik metabolik alkaloz ile seyreden tübülopatilerin ayırıcı tanısında idrar kalsiyum düzeyi ve kan basıncı kritik parametrelerdir.
Question 105Question →

At nalı böbrek (horseshoe kidney) anomalisinde, böbreklerin fetal gelişim sırasında pelvis içerisinden yukarıya doğru migrasyonunu kısıtlayan anatomik yapı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Arteria mesenterica inferior

Answer

At nalı böbreğin yukarı migrasyonunu kısıtlayan yapı Arteria mesenterica inferior'dur.
At nalı böbrek anomalisinde, iki böbrek genellikle alt pollerinden bir istmus aracılığıyla birleşmiştir. Fetal gelişim sırasında böbrekler pelvisten yukarıya doğru (lomber bölgeye) yükselirken, bu birleşim yeri (istmus) arteria mesenterica inferior'a takılır. Bu durum, at nalı böbreğin normal böbreklerden daha aşağı bir seviyede konumlanmasına neden olur.

Step-by-Step Solution

1
At nalı böbreğin yapısını tanımla.
Böbreklerin genellikle alt pollerinden birleşerek 'U' şeklinde bir yapı oluşturduğu belirlenir.
Anomalinin temel anatomik özelliğini anlamak için gereklidir.
2
Embriyolojik yükselme (ascensus) sürecini hatırla.
Böbreklerin pelvis içerisinden lomber bölgeye doğru yukarı migrasyon yaptığı belirlenir.
Böbreklerin normalde nerede olması gerektiğini ve hangi yolla oraya ulaştığını bilmek kısıtlamayı anlamayı sağlar.
3
Yükselmeyi durduran anatomik engeli belirle.
Birleşen alt pollerin (istmus), yaklaşık L3L3 seviyesinde aortadan çıkan arteria mesenterica inferior'a takıldığı saptanır.
Bu arter, istmusun daha fazla yukarı çıkmasına izin vermeyen ana mekanik engeldir.

Key Concept

At nalı böbrek anatomisi ve ascensus kısıtlaması
Estimated Time:45s
Question 106Question →

1111 aylık bir erkek bebek; büyüme geriliği, çok su içme ve sık idrara çıkma şikayetleriyle getirilmiştir. Öyküsünden bilateral evre 33 vezikoüreteral reflü tanısı olduğu ve tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları geçirdiği öğrenilmiştir. Fizik muayenede vücut ağırlığı ve boyu 3.3. persentilin altındadır. Laboratuvar incelemelerinde;

Kan Gazı ve Elektrolitler:
- pH: 7,267,26
- pCO2pCO_2: 2828 mmHg
- HCO3HCO_3: 1212 mEq/L
- Na: 132132 mEq/L
- K: 6,36,3 mEq/L
- Cl: 110110 mEq/L
- Ca: 9,49,4 mg/dL
- Mg: 2,12,1 mg/dL

İdrar Tetkiki:
- İdrar pH: 5,35,3
- İdrar Na: 4545 mEq/L
- İdrar K: 2525 mEq/L
- İdrar Cl: 3535 mEq/L

Bu hastada saptanan klinik ve laboratuvar bulgularına göre, altta yatan en olası patofizyolojik mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Toplayıcı kanallarda aldosteron eksikliği veya direnci sonucu amonyak üretiminin baskılanması

Answer

Toplayıcı kanallarda aldosteron eksikliği veya direnci sonucu amonyak üretiminin baskılanması
Doğru yanıt olan seçenek, Tip 4 RTA'nın patofizyolojik temelini açıklar. Hastada obstrüktif üropati (VUR) öyküsü ile birlikte hiperkalemik normal anyon açıklı metabolik asidoz ve asidik idrar pH'ı saptanmıştır. Pozitif idrar anyon açığı, amonyum atılımının bozulduğunu gösterir. Tip 4 RTA'da aldosteron eksikliği veya tübüler direnç, hiperkalemiye yol açar. Hiperkalemi ise proksimal tübülde NH3NH_3 (amonyak) üretimini baskılayarak distalde asitlerin tamponlanmasını engeller.

Step-by-Step Solution

1
Asit-baz durumunu ve serum anyon açığını değerlendir.
pH 7,267,26 ve HCO3HCO_3 1212 mEq/L metabolik asidozu gösterir. Serum anyon açığı (132−[110+12]=10132 - [110 + 12] = 10) normaldir (Hiperkloremi mevcuttur).
Normal anyon açıklı metabolik asidoz (NAGMA), böbrek veya gastrointestinal sistem kaynaklı bikarbonat kaybını veya tübüler asidifikasyon defektini gösterir.
2
Serum potasyum düzeyini kontrol et.
Potasyum 6,36,3 mEq/L (Hiperkalemi).
Tip 1 ve Tip 2 RTA hipokalemi ile seyrederken; Tip 4 RTA ve Psödohipoaldosteronizm hiperkalemi ile karakterizedir.
3
İdrar pH'ını değerlendirerek distal asidifikasyonu kontrol et.
İdrar pH 5,35,3 (< 5,55,5).
Sistemik asidoza rağmen idrarın asidifiye edilebilmesi (pH<5,5pH < 5,5), distal tübülde H+H^+ sekresyonunun (proton pompası) sağlam olduğunu gösterir. Bu durum Tip 1 RTA'yı dışlar.
4
İdrar anyon açığını (UAGUAG) hesapla.
UAG=(Na+K)−Cl=(45+25)−35=+35UAG = (Na + K) - Cl = (45 + 25) - 35 = +35.
Pozitif UAGUAG, idrarla amonyum (NH4+NH_4^+) atılımının yetersiz olduğunu gösterir. Bu, hiperkalemik NAGMA tablosunun böbrek kaynaklı (Tip 4 RTA) olduğunu doğrular.

Key Concept

Tip 4 RTA'da hiperkalemi, proksimal tübülde amonyak (NH3NH_3) sentezini baskılayarak distal tübülde H+H^+ iyonlarının tamponlanmasını ve amonyum (NH4+NH_4^+) olarak atılmasını engeller; idrar pH'ı asidik olsa da toplam asit atılımı yetersizdir.

Practice More

Hiperkalemi ve asidozu olan bir süt çocuğunda idrar sodyum atılımı çok yüksekse ve renin/aldosteron seviyeleri belirgin artmışsa Psödohipoaldosteronizm Tip 1 (PHA1) tanısını düşününüz.
Estimated Time:3m 0s
Question 107Question →

8 yaşında bir erkek çocuk, boy kısalığı ve halsizlik yakınmasıyla polikliniğe getiriliyor. Özgeçmişinde vezikoüreteral reflüye bağlı tekrarlayan üriner sistem enfeksiyonları ve geçirilmiş antireflü cerrahisi öyküsü mevcut. Fizik muayenesinde boyu 3. persentilin altında saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde; serum kreatinin: 1.81.8 mg/dL, albümin: 4.14.1 g/dL, kalsiyum: 9.19.1 mg/dL, fosfor: 5.95.9 mg/dL, parathormon (PTH): 140140 pg/mL (N: 10−6510-65) ve tahmini glomerüler filtrasyon hızı (eGFR): 3838 mL/dk/1.73m21.73m^2 olarak hesaplanıyor. Bu hastada gelişen mineral kemik bozukluğunun patogenezi ve erken dönem değişiklikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Fibroblast büyüme faktörü 23 (FGF-23) düzeyindeki artış, proksimal tübülde fosfat geri emilimini azaltarak hiperfosfatemiyi maskeler ve kalsitriol sentezini baskılar.

Answer

Fibroblast büyüme faktörü 23 (FGF-23) düzeyindeki artış, renal fosfat atılımını artırarak serum fosforunun erken dönemde dengelenmesini sağlar ancak eş zamanlı olarak kalsitriol sentezini baskılar.
Kronik böbrek yetmezliğinde, nefron kaybına bağlı olarak vücutta fosfat birikme eğilimi başlar. Bu yükü dengelemek için osteositlerden FGF-23 salınımı artar. FGF-23, sağlam nefronlarda fosfatın fraksiyonel atılımını artırarak serum fosforunun Evre 2-3 boyunca normal sınırlarda kalmasını sağlar (hiperfosfatemiyi maskeler). Ancak FGF-23 aynı zamanda böbrekteki 1α1\alpha-hidroksilaz enzimini güçlü bir şekilde inhibe ederek aktif vitamin D (1,25(OH)2D31,25(OH)_2 D_3) sentezini azaltır, bu da sekonder hiperparatiroidizmin en erken basamaklarındandır.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik tablosunu ve laboratuvar verilerini analiz et.
Hasta eGFR 3838 mL/dk/1.73m21.73m^2 ile Evre 3b Kronik Böbrek Yetmezliği (KBY) tablosundadır. Hiperfosfatemi ve sekonder hiperparatiroidizm bulguları mevcuttur.
KBY evrelemesi ve metabolik durumun tespiti tedavi ve prognoz için ilk adımdır.
2
KBY'de mineral kemik bozukluğunun (MKB) patogenezini hatırla.
Geleneksel görüş kalsiyum düşüklüğünü suçlasa da, modern patogenezde FGF-23 artışı en erken bulgu olarak kabul edilir.
FGF-23, böbrekten fosfat atılımını artırarak homeostazı korumaya çalışır (Trade-off hipotezi).
3
FGF-23'ün vitamin D metabolizması üzerindeki etkisini değerlendir.
FGF-23, 1α1\alpha-hidroksilaz enzimini inhibe ederek aktif vitamin D (1,25(OH)2D31,25(OH)_2 D_3) sentezini azaltır.
Bu durum kalsiyum emilimini azaltarak PTH artışını tetikleyen temel mekanizmalardan biridir.

Key Concept

Kronik Böbrek Yetmezliğinde mineral kemik bozukluğunun başlangıcında FGF-23 artışı, hiperfosfatemiyi önlemeye çalışırken kalsitriol eksikliğine ve sekonder hiperparatiroidizme zemin hazırlar.

Practice More

KBY'de anemi yönetimi ve eritropoetin direnci nedenlerini gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 108Question →

1414 yaşında bir erkek çocuk, okul taramasında idrar tetkikinde anormallik saptanması üzerine polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 115/75115/75 mmHg olup ödem veya diğer sistemik bulgu saptanmıyor. Hastadan alınan idrar örneklerinin sonuçları aşağıdaki tabloda verilmiştir:

Tetkikİlk Sabah İdrarıÖğleden Sonra İdrarı
Protein (Dipstick)Negatif2+2+
Kan (Dipstick)3+3+3+3+
Protein/Kreatinin Oranı0,120,120,850,85
Mikroskobik İnceleme%15\%15 akantosit, eritrosit silindirleriBol eritrosit, izomorfik eritrositler

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre, hastadaki hematüri ve proteinürinin karakteri hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Hematüri glomerüler kaynaklıdır ve proteinüri ortostatik karakterdedir.

Answer

Hastadaki hematürinin akantosit ve eritrosit silindirleri içermesi nedeniyle glomerüler kaynaklı olduğu, proteinürinin ise sabah idrarında görülmeyip gün içinde ortaya çıkması nedeniyle ortostatik karakterde olduğu sonucuna varılır.
Doğru seçenek olan ifadedeki gibi, hastanın idrarında saptanan akantositler ve eritrosit silindirleri hematürinin glomerüler kaynaklı olduğunu kesinleştirir. Aynı zamanda, proteinürinin sadece gün içindeki idrarda saptanıp ilk sabah idrarında (supin pozisyon sonrası) bulunmaması, bu durumun ortostatik proteinüri olduğunu tanımlar. Pediatrik popülasyonda bu iki klinik durumun bir arada görülmesi mümkündür ve ayırıcı tanıda her iki bulgu bağımsız olarak değerlendirilmelidir.

Step-by-Step Solution

1
Hematüri kaynağının analizi
Glomerüler hematüri
İdrar mikroskopisinde %5\%5 üzerinde akantosit (G1 hücresi) görülmesi ve eritrosit silindirlerinin saptanması, kanamanın glomerül seviyesinde olduğunu gösteren patognomonik bulgulardır.
2
Proteinüri paterninin değerlendirilmesi
Ortostatik proteinüri
İlk sabah idrarında (yatar pozisyon sonrası) protein/kreatinin oranının normal (<0,2< 0,2) olması, ancak gün içindeki (ayakta durma sonrası) örnekte artması (0,850,85), proteinürinin pozisyona bağlı (ortostatik) olduğunu gösterir.
3
Klinik sentez
Glomerüler hematüri + Ortostatik proteinüri birlikteliği
Çocukluk çağında bu iki durum birlikte görülebilir. Normal kan basıncı ve ödem yokluğu, tablonun akut bir nefritik sendromdan ziyade asemptomatik bir glomerüler anormallik olduğunu destekler.

Key Concept

Hematüri ve proteinüride kaynak ayrımı; dismorfik eritrositlerin (özellikle akantositler) glomerüler hastalık göstergesi olması ve sabah idrarı örneğinin ortostatik proteinüri tanısındaki belirleyici rolü.
Question 109Question →

44 haftalık bir erkek bebek, yaklaşık 11 haftadır devam eden, her beslenme sonrası fışkırır tarzda ve safrasız kusma şikayetiyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde dehidratasyon bulguları ve batın muayenesinde sağ üst kadranda palpasyonla "zeytin" benzeri kitle saptanıyor. Hastanın yapılan laboratuvar tetkikleri şu şekildedir:

ParametreSonuç
pHpH7,547,54
pCO2pCO_24848 mmHgmmHg
HCO3HCO_33636 mEq/LmEq/L
Na+Na^+131131 mEq/LmEq/L
K+K^+3,03,0 mEq/LmEq/L
Cl−Cl^-8686 mEq/LmEq/L

Bu hastadaki elektrolit, asit-baz tablosu ve beklenen idrar tetkiki ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Hipokalemik, hipokloremik metabolik alkaloz ve paradoksal asidüri görülür.

Answer

Hipokalemik, hipokloremik metabolik alkaloz ve paradoksal asidüri görülmesi.
Pilor stenozunda mide içeriğindeki H+H^+ ve Cl−Cl^- kaybı nedeniyle hipokloremik metabolik alkaloz gelişir. Dehidratasyon sonucu aktive olan RAAS sistemi sodyum geri emilimini artırmaya çalışır. Ancak lümende sodyuma eşlik edecek yeterli klor bulunmadığında, sodyum geri emilimi distal tübülde hidrojen (ve potasyum) iyonlarının idrara salınmasıyla gerçekleşir. Bu durum, sistemik alkaloz olmasına rağmen idrarın asit olması (paradoksal asidüri) ile sonuçlanır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu ve laboratuvarı analiz etme.
Bebekteki fışkırır tarzda safrasız kusma ve 'zeytin' kitle pilor stenozunu; pHpH ve HCO3HCO_3 yüksekliği ise metabolik alkalozu doğrular.
Tanıyı ve temel asit-baz dengesizliğini belirlemek için.
2
Elektrolit değişimlerini değerlendirme.
Mide içeriğindeki HClHCl kaybı hipokloremiye, potasyumun hem mide yoluyla hem de renal yolla kaybı hipokalemiye yol açar.
Eşlik eden elektrolit bozukluklarını tanımlamak için.
3
Renal kompanzasyon mekanizmasını (Paradoksal Asidüri) anlama.
Dehidratasyon nedeniyle sodyum geri emilimi artar; klor eksikliği nedeniyle sodyum ancak distal tübülde hidrojen ve potasyum salınımı karşılığında geri emilebilir. Bu durum idrarın asidik olmasına neden olur.
Sistemik alkaloz varlığına rağmen idrarın neden asidik olduğunu açıklamak için.

Key Concept

Hipertrofik pilor stenozunda gelişen hipokalemik, hipokloremik metabolik alkaloz ve buna eşlik eden paradoksal asidüri mekanizması.
Estimated Time:1m 30s
Question 110Question →

Annesinin gebelik öyküsünde 2626. haftadan itibaren polihidramniyoz saptanan ve prematüre doğan 66 aylık bir erkek bebek, tartı alamama ve poliüri şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenesinde kan basıncı persentil değerlerine göre normal saptanmıştır. Laboratuvar incelemesinde aşağıdaki bulgular elde edilmiştir:

TetkikSonuç
Kan pHpH7.487.48
Serum HCO3HCO_33232 mEq/LmEq/L
Serum Sodyum (Na+Na^+)134134 mEq/LmEq/L
Serum Potasyum (K+K^+)2.52.5 mEq/LmEq/L
Serum Klor (Cl−Cl^-)9292 mEq/LmEq/L
İdrar Ca/kreatininCa/kreatinin0.350.35 (Normal <0.2< 0.2)

Bu klinik tablo ve laboratuvar bulgularına göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Bartter sendromu

Answer

Sunulan vakadaki bulgular (polihidramniyoz, büyüme geriliği, normal kan basıncı, hipokalemik metabolik alkaloz ve hiperkalsiüri) en olası tanının Bartter sendromu olduğunu göstermektedir.
Bartter sendromu, özellikle antenatal formunda prenatal polihidramniyoz, prematüre doğum, süt çocukluğu döneminde poliüri, tartı alamama ve idrarda kalsiyum atılımının artması (hiperkalsiüri) ile karakterizedir. Laboratuvarda saptanan hipokalemik metabolik alkaloz ve normal kan basıncı tanıyı destekleyen en temel bulgulardır.

Step-by-Step Solution

1
Asit-baz durumunu değerlendir
Kan pHpH'sının 7.487.48 ve HCO3HCO_3'ın 3232 mEq/LmEq/L olması metabolik alkalozu gösterir.
Yüksek pH ve yüksek bikarbonat metabolik kaynaklı bir alkalozun göstergesidir.
2
Elektrolit değerlerini analiz et
Hipokalemi (2.52.5 mEq/LmEq/L) ve hipokloremi (9292 mEq/LmEq/L) mevcuttur.
Vakadaki tübüler defekt potasyum ve klor kaybına yol açmaktadır.
3
Klinik ipuçlarını ve idrar kalsiyumunu yorumla
Kan basıncı normal, idrar kalsiyumu yüksektir ve prenatal polihidramniyoz öyküsü vardır.
Bartter sendromu genellikle prenatal veya erken süt çocukluğu döneminde polihidramniyoz ve hiperkalsiüri ile seyrederken, kan basıncı normaldir.

Key Concept

Bartter sendromu; Henle kulpunun çıkan kalın kolundaki transport proteinlerindeki defekt sonucu oluşan, hipokalemik metabolik alkaloz, hiperkalsiüri ve normal kan basıncı ile karakterize bir tübülopatidir.
Estimated Time:1m 30s
Question 111Question →

22 yaşında bir erkek çocuk, büyüme geriliği ve halsizlik şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenesinde boy ve vücut ağırlığı 3.3. persantilin altındadır. Öyküsünde bebeklik döneminde posterior üretral valv nedeniyle opere edildiği, polidipsi ve poliüri şikayetlerinin olduğu öğrenilmiştir. Laboratuvar incelemelerinde; serum Na:135Na: 135 mEq/L, K:6.2K: 6.2 mEq/L, Cl:114Cl: 114 mEq/L, Ca:9.5Ca: 9.5 mg/dL, Mg:2.1Mg: 2.1 mg/dL saptanmıştır. Kan gazında pH:7.25pH: 7.25, HCO3:14HCO_3: 14 mEq/L, pCO2:30pCO_2: 30 mmHg; idrar analizinde ise idrar pHpH'sı 5.35.3 ve idrar anyon açığı (UAGUAG) pozitif bulunmuştur. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Tip 4 renal tübüler asidoz

Answer

Hiperkalemi ve obstrüktif üropati öyküsü ile birlikte görülen hiperkloremik metabolik asidoz tablosu Tip 4 renal tübüler asidoz ile uyumludur.
Tip 4 renal tübüler asidoz, pediatride sıklıkla obstrüktif üropatiler (örneğin posterior üretral valv) sonrasında gelişen distal tübüler hasar veya aldosteron direnci/eksikliği sonucu oluşur. Laboratuvar bulgusu olarak hiperkloremik metabolik asidoz ve hiperkalemi karakteristiktir. Tip 1 RTA'dan farklı olarak, idrar pH'sı sıklıkla 5.55.5'in altına düşürülebilir, ancak amonyum üretimi/sekresyonu yetersiz olduğu için idrar anyon açığı pozitiftir.

Step-by-Step Solution

1
Kan gazı ve elektrolit analizi
pH:7.25pH: 7.25 ve HCO3:14HCO_3: 14 mEq/L ile metabolik asidoz, K:6.2K: 6.2 mEq/L ile hiperkalemi saptanmıştır.
Hastanın temel asit-baz ve elektrolit bozukluğunu tanımlamak için gereklidir.
2
İdrar pH'sı ve anyon açığının değerlendirilmesi
İdrar pH:5.3pH: 5.3 (asidik) ve idrar anyon açığı pozitif bulunmuştur.
Metabolik asidozun renal tübüler tipini belirlemek; özellikle Tip 1 (distal) ayrımı yapmak için kullanılır.
3
Klinik öykü ile laboratuvarın birleştirilmesi
Posterior üretral valv (obstrüktif üropati) öyküsü olan çocukta hiperkalemik RTA (Tip 4) tanısı konur.
Obstrüktif üropatiler distal tübülde aldosteron direncine yol açarak Tip 4 RTA tablosuna neden olur.

Key Concept

Renal Tübüler Asidoz (RTA) Tiplerinin Ayrımı:

ParametreTip 1 (Distal)Tip 2 (Proksimal)Tip 4 (Hiperkalemik)
Serum PotasyumuDüşükDüşükYüksek
İdrar pH'ı> 5.5< 5.5 (eşik altı)< 5.5
Anyon Açığı (UAG)PozitifNegatif/PozitifPozitif
Klinik İlişkiNefrokalsinozis, taşFanconi sendromuObstrüktif üropati, diyabet
Estimated Time:2m 0s
Question 112Question →

33 yaşında bir erkek çocuk, yaklaşık bir haftadır devam eden ve özellikle sabahları belirginleşen göz kapaklarında şişlik şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde bacaklarda 2+2+ gode bırakan ödem saptanıyor; kan basıncı 95/60 mmHg95/60 \text{ mmHg} (normal) olarak ölçülüyor. Laboratuvar incelemesinde idrar analizinde masif proteinüri (4+4+) görülürken, mikroskobide eritrosit saptanmıyor. Serum albümin düzeyi 1.8 g/dL1.8 \text{ g/dL}, total kolesterol düzeyi ise 340 mg/dL340 \text{ mg/dL} olarak bulunuyor. Bu çocukta en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Minimal Değişiklik Hastalığı

Answer

Minimal Değişiklik Hastalığı
Hastada görülen masif proteinüri, hipoalbüminemi ve ödem triadı nefrotik sendromu tanımlar. 33 yaşındaki bir çocukta, kan basıncının normal olması ve idrarda eritrosit bulunmaması (non-nefritik tablo) bu tablonun en olası nedeninin Minimal Değişiklik Hastalığı olduğunu gösterir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Belirgin ödem, normal kan basıncı ve hematüri yokluğu.
Nefrotik sendrom ile nefritik sendromun klinik ayrımını yapmak için ilk adımdır.
2
Laboratuvar verilerinin analizi
Masif proteinüri (4+4+), ciddi hipoalbüminemi (<2.5 g/dL< 2.5 \text{ g/dL}) ve hiperlipidemi.
Bu bulgular klasik nefrotik sendrom tanısını doğrular.
3
Yaş ve prevalans korelasyonu
2−62-6 yaş arası çocuklarda nefrotik sendromun %85−90\%85-90 nedeni Minimal Değişiklik Hastalığı'dır.
En olası primer renal patolojiyi belirlemek için epidemiyolojik veriler kullanılır.

Key Concept

Minimal Değişiklik Hastalığı (MCD), çocuklarda nefrotik sendromun en yaygın nedenidir; tipik olarak hematüri ve hipertansiyonun eşlik etmediği saf nefrotik tablo ile sunulur.

Practice More

Nefrotik sendromlu çocuklarda gelişebilecek en sık komplikasyonları (peritonit, tromboemboli) gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 113Question →

8 yaşındaki erkek çocuk, karın ağrısı nedeniyle getirildiği poliklinikte yapılan fizik muayenede batın orta hattında palpabl, sert olmayan bir kitle saptanması üzerine ultrasonografi ile değerlendiriliyor. Ultrasonografide her iki böbreğin alt pollerinin orta hatta bir doku köprüsü (istmus) aracılığıyla birleşik olduğu ve böbreklerin normalden daha aşağı yerleşimli (yaklaşık L3−L5L_3-L_5 vertebra seviyesinde) olduğu görülüyor. Bu hastada saptanan konjenital anomalinin embriyolojik gelişimi sırasında, böbreklerin pelvisten kranyale doğru yer değiştirmesini (asensus) kısıtlayan anatomik yapı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Arteria mesenterica inferior

Answer

Arteria mesenterica inferior
At nalı böbrek anomalisi olan çocuklarda, her iki böbreğin alt polleri orta hatta birleşerek bir 'istmus' oluşturur. Embriyolojik gelişim sırasında pelvisten yukarıya doğru göç eden böbrekler, bu istmus yapısının aorta önünden çıkan arteria mesenterica inferior'a (alt mezenterik arter) takılması nedeniyle normal yerleşim yerlerine (L1-L2) ulaşamazlar ve genellikle L3L_3 ile L5L_5 seviyeleri arasında kalırlar.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et
Alt pollerin birleşmesi ve düşük yerleşimli böbrekler 'At nalı böbrek' (Horseshoe kidney) tanısını koydurur.
At nalı böbrek, en sık görülen renal füzyon anomalisidir.
2
Böbrek asensus mekanizmasını hatırla
Normal gelişimde böbrekler pelvisten yukarıya doğru göç eder.
Anatomik engeller bu göçün seviyesini belirler.
3
Engelleyici anatomik yapıyı belirle
İstmus yapısı aortadan çıkan arteria mesenterica inferior'un (L3L_3 seviyesi) altına takılır.
Alt pol birleşmesi nedeniyle orta hattı geçen doku, bu arterin köken aldığı noktadan daha yukarıya çıkamaz.

Key Concept

At nalı böbrek ve göç kısıtlılığı (Arteria Mesenterica Inferior)

Practice More

At nalı böbreği olan hastalarda artmış olan Wilms tümörü riski ve UPJ darlığı komplikasyonlarını gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 0s
Question 114Question →

44 yaşında bir erkek çocuk, yaklaşık 1010 gündür devam eden göz kapaklarında şişlik ve karında büyüme şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Yapılan tetkiklerinde idrarda masif proteinüri (150 mg/m2/saat150\ mg/m^2/saat), serum albümin düzeyinde düşüklük (1.7 g/dL1.7\ g/dL) ve hiperlipidemi (380 mg/dL380\ mg/dL) saptanarak Nefrotik Sendrom tanısı konuluyor. Hastaya steroid tedavisi başlanıyor. Yatışının 5.5. gününde hastada aniden 39.5∘C39.5^\circ C ateş, yaygın karın ağrısı ve fizik muayenede tüm batında rebound (hassasiyet) saptanıyor. Spontan bakteriyel peritonit ön tanısı ile değerlendirilen bu hastada, *Streptococcus pneumoniae* gibi kapsüllü bakterilerle gelişen bu enfeksiyon riskindeki artıştan sorumlu temel immünolojik mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Alternatif kompleman yolu bileşeni olan Faktör B'nin idrarla kaybı

Answer

Nefrotik sendromda enfeksiyon riskini artıran temel mekanizma, alternatif kompleman yolu aktivasyonunda görev alan Faktör B'nin idrarla kaybıdır.
Nefrotik sendromda masif proteinüri sırasında sadece albümin değil, bazı immün sistem proteinleri de kaybedilir. Özellikle alternatif kompleman yolunun aktivasyonu için elzem olan Faktör B'nin (yaklaşık 90 kDa90\ kDa) idrarla kaybı, kapsüllü bakterilerin (örn. *S. pneumoniae*) opsonizasyonunu bozar. Bu durum, bu hastaların spontan bakteriyel peritonit gibi enfeksiyonlara karşı savunmasız kalmasına neden olan temel mekanizmadır.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik tablosunu analiz etme.
Hasta masif proteinüri ve ödemle (nefrotik sendrom) başvurmuş ve takibinde ateş, karın ağrısı ve rebound (spontan bakteriyel peritonit) geliştirmiştir.
Nefrotik sendromda en sık görülen ciddi enfeksiyon komplikasyonu spontan bakteriyel peritonittir.
2
Enfeksiyona yatkınlık yapan immünolojik değişiklikleri değerlendirme.
İdrarla immünglobülin G (IgG) ve kompleman bileşenlerinin (özellikle Faktör B) kaybedildiği bilinmektedir.
Faktör B, alternatif kompleman yolunda kapsüllü bakterilerin opsonizasyonu için gereklidir.
3
Patojen ve mekanizma ilişkisini kurma.
Faktör B ve IgG kaybı sonucu *Streptococcus pneumoniae* gibi kapsüllü bakterilerin temizlenmesi zorlaşır.
Bu eksiklikler hastayı bakteriyemi ve peritonit gibi tablolara açık hale getirir.

Key Concept

Nefrotik sendromda immün protein kayıpları (IgG ve Faktör B) ve enfeksiyon yatkınlığı.
Estimated Time:1m 30s
Question 115Question →

55 yaşında bir kız çocuk, son iki haftadır giderek artan vücutta şişlik ve karın bölgesinde genişleme yakınmasıyla polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde periorbital ve pretibial 3+3+ gode bırakan ödem ile asit saptanıyor. Kan basıncı 108/72108/72 mmHg (9595. persantil sınırında) ölçülüyor. Laboratuvar incelemelerinde serum albümin düzeyi 1,71,7 g/dL, total kolesterol 340340 mg/dL, tam idrar tetkikinde 4+4+ proteinüri (spot idrar protein/kreatinin oranı: 4,54,5) ve mikroskobik incelemede 5−65-6 eritrosit saptanıyor. Serum kompleman C3C3 düzeyi 3838 mg/dL (Normal: 80−16080-160 mg/dL), C4C4 düzeyi ise 2424 mg/dL (Normal: 15−4515-45 mg/dL) bulunuyor. Bu aşamada hastanın yönetimi için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Perkütan böbrek biyopsisi planlanması

Answer

Düşük kompleman (C3C3) düzeyi ile seyreden nefrotik sendrom tablosunda, tedaviye başlamadan önce perkütan böbrek biyopsisi yapılması en uygun yaklaşımdır.
Çocukluk çağında nefrotik sendromun en sık nedeni Minimal Değişiklik Hastalığı'dır ve bu hastalıkta kompleman düzeyleri normal beklenir. Ancak hastada saptanan düşük C3C3 düzeyi, tanının 'idiyopatik nefrotik sendrom' (presümtif Minimal Değişiklik Hastalığı) dışına çıktığını gösterir. Bu durum, özellikle Membranoproliferatif Glomerulonefrit (MPGN) için tipiktir ve kesin tanı ile uygun tedavi planı için steroid tedavisine başlanmadan önce perkütan böbrek biyopsisi yapılması gerekir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve laboratuvar verilerinin sentezi
Hastada masif proteinüri, hipoalbüminemi, hiperlipidemi ve ödem mevcuttur; bu bulgular Nefrotik Sendrom tanısını koydurur.
Tanı kriterleri (3,53,5 g/gün veya protein/kreatinin > 22 proteinüri ve albümin < 2,52,5 g/dL) karşılanmaktadır.
2
Kompleman düzeylerinin yorumlanması
Düşük C3C3 ve normal C4C4 düzeyi saptanmıştır.
Çocukluk çağı nefrotik sendromlarının çoğunluğunu oluşturan Minimal Değişiklik Hastalığı'nda kompleman düzeyleri normaldir. Düşük C3C3, Membranoproliferatif Glomerulonefrit (MPGN) veya diğer sekonder nedenleri düşündürür.
3
Yönetim planının belirlenmesi
Düşük kompleman düzeyi, çocuklarda nefrotik sendromda 'atipik' bir bulgudur ve steroid öncesi biyopsi endikasyonudur.
Atipik özellikler (yaş < 11 veya > 1010, dirençli hipertansiyon, makroskopik hematüri, böbrek yetmezliği veya düşük kompleman) varlığında direkt steroid başlanmaz.

Key Concept

Pediatrik Nefrotik Sendromda Biyopsi Endikasyonları
Estimated Time:2m 0s
Question 116Question →

1414 yaşında bir kız hasta, son birkaç aydır giderek artan halsizlik, bacaklarda ağrılı kramplar ve hafif düzeyde çok su içme ile sık idrara çıkma şikayetleri ile polikliniğe getirilmiştir. Fizik muayenesinde kan basıncı 102/64102/64 mmHg (normal), vücut ağırlığı ve boyu 15.15. persentilde saptanmıştır. Hastanın yapılan laboratuvar tetkikleri aşağıda sunulmuştur:

ParametreSonuç
Serum Na+Na^+137137 mEq/L
Serum K+K^+2.62.6 mEq/L
Serum Cl−Cl^-9393 mEq/L
Serum Mg2+Mg^{2+}1.21.2 mg/dL (N: 1.5−2.51.5-2.5)
Serum Kalsiyum9.49.4 mg/dL
Kan pHpH7.497.49
Serum HCO3−HCO_3^-3131 mEq/L
Serum pCO2pCO_24242 mmHg
İdrar Ca/KreatininCa/Kreatinin oranı0.0120.012 (Düşük)

Bu klinik tablo ve laboratuvar bulgularına göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Gitelman sendromu

Answer

Gitelman sendromu; hipokalemi, metabolik alkaloz, hipomagnezemi ve düşük idrar kalsiyum atılımı ile karakterize tübüler bir hastalıktır.
Vakada sunulan adolesan yaş grubu, halsizlik ve kramplar gibi klinik bulgular Gitelman sendromu ile uyumludur. Laboratuvarda saptanan hipokalemik metabolik alkaloz tablosuna eşlik eden hipomagnezemi ve hipokalsiüri (idrar kalsiyum/kreatinin oranının düşük olması), bu tanıyı Bartter sendromundan ayıran en spesifik bulgulardır.

Step-by-Step Solution

1
Asit-baz durumunu ve elektrolitleri değerlendir.
Hastada pH:7.49pH: 7.49 ve HCO3−:31HCO_3^-: 31 mEq/L ile metabolik alkaloz ve K+:2.6K^+: 2.6 mEq/L ile belirgin hipokalemi mevcuttur.
Tanısal algoritmanın ilk basamağı ana metabolik bozukluğu saptamaktır.
2
Kan basıncı ve ek elektrolitleri kontrol et.
Hasta normotansif olup serum magnezyum düzeyi (1.21.2 mg/dL) düşüktür.
Hipertansiyon varlığı Liddle sendromu gibi durumları ekarte ettirirken, hipomagnezemi Gitelman lehinedir.
3
İdrar kalsiyum atılımını incele.
İdrar kalsiyum/kreatinin oranı 0.0120.012 (düşük) olarak bulunmuştur.
Gitelman sendromunu (hipokalsiüri), benzer tablodaki Bartter sendromundan (hiperkalsiüri) ayıran en kritik parametre budur.

Key Concept

Hipokalemik metabolik alkaloz yapan hastalıklarda ayırıcı tanıda tansiyon, magnezyum ve idrar kalsiyumu anahtar rol oynar.

Hints

1
Hastanın kan basıncı normaldir, bu durum bazı hormonal kaçış mekanizmalarını ekarte ettirir.
2
Laboratuvar sonuçlarında kalsiyumun idrarla atılım miktarına odaklanın.
3
Hipomagnezemi ve hipokalsiürinin birlikte bulunduğu tek tübüler hastalık grubunu düşünün.

Practice More

Gitelman sendromunun genetik temeli olan SLC12A3 mutasyonunu ve distal kıvrımlı tübül üzerindeki etkisini gözden geçirin.
Estimated Time:1m 30s
Question 117Question →

1212 yaşında bir erkek çocuk, son birkaç aydır devam eden çabuk yorulma ve bacaklarda kramp şikayetleri ile başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 105/65105/65 mmHg, boy ve ağırlığı 2525. persentilde saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde; serum Na+Na^+: 137137 mEq/L, K+K^+: 2.62.6 mEq/L, Cl−Cl^-: 9393 mEq/L, Mg2+Mg^{2+}: 1.41.4 mg/dL (Normal: 1.7−2.41.7-2.4) saptanıyor. Kan gazı analizinde; pH: 7.497.49, pCO2pCO_2: 4646 mmHg, HCO3HCO_3: 3333 mEq/L bulunuyor. İdrar analizinde idrar kalsiyum/kreatinin oranı 0.010.01 (<0.02< 0.02) olarak hesaplanıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Gitelman sendromu

Answer

Gitelman sendromu
Gitelman sendromu, genellikle adölesan veya erişkin dönemde kas krampları ve halsizlik ile prezante olur. Laboratuvar bulguları arasında hipokalemik metabolik alkalozun yanı sıra hipomagnezemi ve en ayırıcı bulgu olan hipokalsiüri (idrar Ca/Cr < 0.02) yer alır. Kan basıncı bu hastada olduğu gibi normaldir.

Step-by-Step Solution

1
Asit-baz durumunu değerlendirin.
pH: 7.497.49 ve HCO3HCO_3: 3333 mEq/L olması metabolik alkalozu gösterir.
Tanısal yaklaşımın ilk adımı hakim asit-baz bozukluğunu belirlemektir.
2
Kan basıncını ve mineralokortikoid etkisini kontrol edin.
Kan basıncı normaldir (105/65105/65 mmHg).
Normal kan basıncı, Liddle sendromu ve hiperaldosteronizm gibi mineralokortikoid fazlalığı durumlarını dışlar.
3
Elektrolitleri ve idrar kalsiyum düzeyini analiz edin.
K+K^+ ve Mg2+Mg^{2+} düşüktür; idrar kalsiyum/kreatinin oranı 0.010.01 (hipokalsiüri) saptanmıştır.
Hipomagnezemi ve hipokalsiüri birlikteliği, Bartter sendromundan ziyade Gitelman sendromuna yönlendirir.

Key Concept

Gitelman sendromu, distal kıvrımlı tübüldeki tiyazid duyarlı Na-Cl ko-transporter (NCCT) defekti sonucu gelişen, hipokalemik metabolik alkaloz, hipomagnezemi ve hipokalsiüri ile seyreden otozomal resesif bir hastalıktır.
Estimated Time:1m 30s
Question 118Question →

1414 yaşında, 182182 cm boyunda ve 5858 kg ağırlığında bir erkek çocuk; son bir yıl içinde üç kez tekrarlayan, genellikle halı saha maçı gibi ağır egzersizler sonrası belirginleşen ağrısız makroskobik hematüri ve sol yan ağrısı şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 115/75115/75 mmHg ölçülüyor, ödem saptanmıyor; ancak sol skrotal bölgede varikosel ile uyumlu venöz genişlemeler gözleniyor.

Yapılan laboratuvar incelemelerinde:
- İdrar mikroskobisi: Bol eritrosit (\%95'i izomorfik yapıda), eritrosit silindiri saptanmadı.
- İdrar dipstick: Kan 3+3+, Protein 2+2+
- 2424 saatlik idrar proteini: 350350 mg/m²/gün
- Serum kreatinin ve C3 düzeyleri: Normal

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Nutcracker sendromu

Answer

Nutcracker sendromu (Sol renal venin aorta ve superior mezenterik arter arasında sıkışması)
Hastada saptanan %95 izomorfik eritrositler ve eritrosit silindirinin yokluğu, hematürinin non-glomerüler kaynaklı olduğunu kanıtlar. Astenik (zayıf ve uzun) vücut yapısı olan adolesanlarda sol renal venin, superior mezenterik arter ile aorta arasında sıkışması (Nutcracker sendromu) tipik bir non-glomerüler hematüri nedenidir. Bu durum, sol renal vende basınç artışına yol açarak sol taraflı yan ağrısına ve sol gonadal venin drenajının bozulması sonucu sol varikosele neden olur. Proteinüri ise venöz konjesyona bağlı gelişen non-nefrotik düzeydeki bir bulgudur.

Step-by-Step Solution

1
Hematürinin kaynağını belirle
Eritrositlerin %95'inin izomorfik olması ve silindir saptanmaması, hematürinin non-glomerüler kaynaklı olduğunu gösterir.
Glomerüler hematüride eritrositlerin dismorfik olması (akantositler) ve silindirlerin varlığı ayırt edicidir.
2
Klinik ve fizik muayene bulgularını sentezle
Hastanın astenik (zayıf-uzun) yapısı, sol yan ağrısı ve sol varikosel varlığı, sol renal ven drenajında bir obstrüksiyon olduğunu düşündürür.
Sol gonadal ven, sol renal vene döküldüğü için renal ven basısı venöz basıncı artırarak varikosele neden olur.
3
Tanıyı netleştir
Nutcracker sendromu (Fındıkkıran sendromu) tanısı konur.
Sol renal venin SMA ve aorta arasında sıkışması sonucu konjesyona bağlı non-glomerüler hematüri ve ortostatik/non-nefrotik proteinüri gelişir.

Key Concept

Hematüride eritrosit morfolojisi (izomorfik vs dismorfik) ayrımı ve Nutcracker sendromunun anatomik-klinik ilişkisi.
Estimated Time:2m 0s
Question 119Question →

Üç haftalık bir erkek bebek, bir haftadır giderek artan fışkırır tarzda safrasız kusma şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde dehidratasyon bulguları ve epigastrik bölgede palpe edilen bir kitle saptanıyor. Hastanın laboratuvar incelemesinde; pH: 7.527.52, HCO3HCO_3: 3434 mEq/LmEq/L, pCO2pCO_2: 4848 mmHgmmHg, NaNa: 133133 mEq/LmEq/L, KK: 3.03.0 mEq/LmEq/L ve ClCl: 8686 mEq/LmEq/L saptanıyor.

Bu hastada saptanan asit-baz ve elektrolit bozukluğu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Hipokloremik, hipokalemik metabolik alkaloz

Answer

Pilor stenozuna bağlı görülen bozukluk hipokloremik, hipokalemik metabolik alkaloztur.
Vaka hipertrofik pilor stenozunu tarif etmektedir. Mide asidinin (HClHCl) şiddetli kusma ile kaybı sonucunda sistemik dolaşımda klor iyonu azalır ve bikarbonat artar, bu da hipokloremik metabolik alkaloza yol açar. Dehidratasyon nedeniyle aktive olan renin-anjiyotensin-aldosteron sistemi, sodyumu geri emmek için potasyumu idrarla atar ve bu durum hipokalemi ile sonuçlanır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu değerlendir.
Hipertrofik pilor stenozu (HPS) tanısı düşünülür.
Üç haftalık bebekte safrasız fışkırır tarzda kusma ve epigastrik 'zeytin' kitle HPS için patognomoniktir.
2
Asit-baz durumunu analiz et.
Metabolik alkaloz saptanır.
pH 7.527.52 (alkalemi) ve HCO3HCO_3 3434 mEq/LmEq/L (metabolik köken) değerleri metabolik alkalozu doğrular.
3
Elektrolit kayıplarını belirle.
Hipokloremi ve hipokalemi saptanır.
Mide sıvısındaki HClHCl kaybı klorun düşmesine (8686 mEq/LmEq/L), dehidratasyona yanıt olarak artan aldosteron ve idrarla hidrojen/potasyum değişimi ise potasyumun (3.03.0 mEq/LmEq/L) düşmesine neden olur.

Key Concept

Hipertrofik pilor stenozunda görülen metabolik tablo hipokloremik, hipokalemik metabolik alkaloztur.

Practice More

Pilor stenozu ile benzer kusması olan ancak asit-baz tablosu normal olan diğer durumları (örneğin aşırı beslenme) inceleyin.
Estimated Time:45s
Question 120Question →

55 yaşında bir kız çocuk, kistik fibrozis alevlenmesi nedeniyle hastanede yatırılarak intravenöz seftazidim ve gentamisin tedavisi başlanmıştır. Tedavinin 8.8. gününde hastanın kan basıncı normal sınırlarda ve hidrasyonu yeterli olmasına rağmen, serum kreatinin düzeyinin 0.40.4 mg/dLmg/dL'den 1.41.4 mg/dLmg/dL'ye yükseldiği saptanıyor. Hastanın idrar çıkışında azalma gözlenmiyor (non-oligürik). Yapılan tetkiklerinde; idrar sodyumu 5555 mEq/LmEq/L, idrar osmolalitesi 290290 mOsm/kgmOsm/kg H2OH_2O ve fraksiyonel sodyum ekskresyonu (FENaFENa) %2.5\%2.5 olarak hesaplanıyor. İdrar mikroskopisinde çamur rengi granüler silindirler saptanıyor. Bu klinik tablo için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Akut tübüler nekroz

Answer

Klinik ve laboratuvar bulguları (gentamisin kullanımı, non-oligürik seyir, yüksek FENaFENa, düşük idrar osmolalitesi ve çamur rengi granüler silindirler) akut tübüler nekroz (ATN) tanısını doğrulamaktadır.
Vakadaki çocukta nefrotoksik bir ajan olan gentamisin kullanımı mevcuttur. Tedavinin 8.8. gününde kreatinin artışıyla birlikte idrar sodyumunun yüksek olması (>40>40 mEq/LmEq/L), FENaFENa değerinin %1\%1 üzerinde olması (%2.5\%2.5) ve idrarın konsantre edilememesi (<350<350 mOsm/kgmOsm/kg) renal parankimal hasarı gösterir. İdrar mikroskopisinde görülen çamur rengi granüler silindirler akut tübüler nekroz (ATN) için tipik bulgudur.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın ilaç öyküsü ve klinik durumunu değerlendir.
Hasta nefrotoksik potansiyeli yüksek bir aminoglikozid olan gentamisin almaktadır ve hemodinamisi stabildir.
Nefrotoksik ilaçlar renal (intrinsik) böbrek yetmezliğinin en önemli nedenlerindendir.
2
İdrar indekslerini (FENaFENa ve osmolalite) yorumla.
FENaFENa değeri %2.5\%2.5 (>%1>\%1) ve idrar osmolalitesi 290290 mOsm/kgmOsm/kg (izostenürik) olarak saptanmıştır.
Tübüler hasar geliştiğinde böbreğin sodyum tutma ve idrarı konsantre etme yeteneği bozulur; bu durum prerenal tablodan ayrımda kritiktir.
3
İdrar sedimenti bulgularını analiz et.
Çamur rengi (muddy brown) granüler silindirler görülmüştür.
Bu silindirler, dökülen tübüler epitel hücrelerinin kalıntılarından oluşur ve ATN için patognomonik kabul edilir.
4
Klinik seyri (non-oligürik durum) değerlendir.
İdrar çıkışının azalmaması aminoglikozid toksisitesinde sık görülen bir özelliktir.
Aminoglikozidlerin neden olduğu ATN tipik olarak tedavinin 5−10.5-10. günlerinde ortaya çıkar ve genellikle non-oligüriktir.

Key Concept

İlaca bağlı (aminoglikozid) akut tübüler nekrozun prerenal azotemiden idrar indeksleri ve sediment bulguları ile ayrımı.
Estimated Time:2m 0s
PreviousPage 6 / 18Next
Nefroloji Practice Questions — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 6 | Examkin