1971 yılında ABD masa tenisi takımının Pekin'i ziyaret etmesiyle başlayan ve 'Ping-Pong Diplomasisi' olarak bilinen yakınlaşma süreci, Washington ile Pekin arasındaki buzları eritirken Sovyetler Birliği (SSCB) yönetiminde ciddi bir güvenlik endişesine yol açmıştır. SSCB, bu iki gücün kendisine karşı ortak bir cephe oluşturmasını engellemek amacıyla ABD ile olan gerginliği azaltma yoluna gitmiştir.
Bu durumun, Yumuşama Dönemi'nin gelişim sürecinde aşağıdakilerden hangisine doğrudan zemin hazırladığı savunulabilir?
- ASSCB liderliğinde Batı Bloku'na karşı Varşova Paktı'nın kurulmasına
- ABD ile SSCB arasında stratejik silahların sınırlandırılmasını öngören SALT-I Antlaşması'nın imzalanmasınaAnswer
- CABD'nin Doğu Bloku'nu çevreleme politikası doğrultusunda Truman Doktrini'ni ilan etmesine
- DSSCB'nin Küba'ya nükleer füzeler yerleştirerek Küba Buhranı'nı tetiklemesine
- EABD öncülüğünde Doğu Bloku tehdidine karşı Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü'nün (NATO) kurulmasına
Answer
ABD ile SSCB arasında stratejik silahların sınırlandırılmasını öngören SALT-I Antlaşması'nın imzalanmasına
Ping-Pong Diplomasisi ile ABD ve Çin arasında başlayan yakınlaşma, Sovyetler Birliği'ni uluslararası alanda yalnız kalma endişesine sevk etmiştir. SSCB, ABD ile Çin'in kendisine karşı ortak hareket etmesini engellemek ve Doğu Bloku üzerindeki baskıyı hafifletmek amacıyla Batı ile ilişkileri yumuşatma politikasını hızlandırmıştır. Bu stratejik adımın en doğrudan ve somut sonucu, 1972 yılında Moskova'da imzalanan ve nükleer silahların sınırlandırılmasını öngören SALT-I Antlaşması olmuştur.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Ping-Pong Diplomasisi ve ABD-Çin yakınlaşmasının SSCB-ABD ilişkilerine (SALT-I) etkisi