Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi

110 questions

Question 1Question

Yumuşama (Detente) Dönemi'nde Doğu ve Batı blokları arasında yaşanan diplomatik yakınlaşmalar, silahsızlanma girişimleri ve bölgesel çatışmaların çözümü sürecine dair aşağıdaki olayların kronolojik olarak eskiden yeniye doğru sıralanışı nasıl olmalıdır?

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Kronolojik sıralama Kırmızı Telefon Hattı'nın kurulması (1963), Ping-Pong Diplomasisi'nin yaşanması (1971), SALT-I Antlaşması'nın imzalanması (1972), Helsinki Nihai Senedi'nin kabul edilmesi (1975) ve Camp David Antlaşmaları'nın imzalanması (1978) şeklinde olmalıdır.
Yumuşama (Detente) Dönemi'nin diplomatik ve askeri dönüm noktalarının doğru kronolojisi şu şekildedir: Kırmızı Telefon Hattı'nın kurulması (1963), Ping-Pong Diplomasisi'nin yaşanması (1971), SALT-I Antlaşması'nın imzalanması (1972), Helsinki Nihai Senedi'nin kabul edilmesi (1975) ve son olarak Camp David Antlaşmaları'nın imzalanması (1978).

Step-by-Step Solution

1
Küba Buhranı sonrasındaki gelişmeleri değerlendirmek
1962'deki krizden sonra 1963'te iki kutup arasında doğrudan iletişim kuran Kırmızı Telefon Hattı faaliyete geçmiştir.
Nükleer gerilimin ulaştığı en tehlikeli aşamanın ardından atılan ilk diplomatik yumuşama adımıdır.
2
Doğu Asya'da bloklar arası yakınlaşma olayını tarihlendirmek
ABD ile Çin Halk Cumhuriyeti'ni yakınlaştıran Ping-Pong Diplomasisi 1971 yılında gerçekleşmiştir.
Çin-SSCB ayrılığından faydalanmak isteyen ABD'nin Doğu Asya'da blok dengelerini değiştirme hamlesidir.
3
Nükleer silahsızlanma antlaşmasının tarihini belirlemek
Stratejik nükleer silahları sınırlandıran SALT-I Antlaşması 1972 yılında imzalanmıştır.
Süper güçlerin nükleer üstünlük yarışına son verip uzlaşı aramaya başladığının somut bir göstergesidir.
4
Avrupa genelindeki güvenlik ve insan hakları senedini tarihlendirmek
Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Konferansı'nın ürünü olan Helsinki Nihai Senedi 1975 yılında imzalanmıştır.
Doğu ve Batı blokları arasındaki yumuşamanın hukuki ve insani zeminini en geniş kapsamda ilan eden belgedir.
5
Orta Doğu'daki bölgesel çatışmaları sona erdiren diplomatik zirveyi tarihlendirmek
Mısır ile İsrail arasındaki savaşı bitiren Camp David Antlaşmaları 1978 yılında imzalanmıştır.
Yumuşama Dönemi'nin sonlarında bölgesel çatışmaları çözmek amacıyla yürütülen mekik diplomasisinin ulaştığı en üst noktadır.

Key Concept

Yumuşama Dönemi Diplomatik ve Bölgesel Süreçleri
Estimated Time:2m 0s
Question 2Question

Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin (SSCB) dağılma sürecinde yaşanan aşağıdaki gelişmeleri kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Kronolojik sıralama şu şekildedir: İlk olarak Azerbaycan’da yaşanan Kara Ocak katliamı (1990), ardından SSCB'de Mihail Gorbaçov'a karşı yapılan başarısız darbe girişimi (Ağustos 1991), sonrasında üç kurucu cumhuriyetin imzaladığı Belaveja (Minsk) Anlaşması (8 Aralık 1991) ve son olarak Türk cumhuriyetlerinin de dahil olduğu Alma-Ata Protokolü (21 Aralık 1991).
Verilen gelişmelerin doğru kronolojik sıralaması Kara Ocak Katliamı (20 Ocak 1990) ile başlar, Mihail Gorbaçov'a yönelik yapılan başarısız darbe girişimi (19-21 Ağustos 1991) ile devam eder, ardından SSCB'nin hukuken sonlandırıldığı Belaveja (Minsk) Anlaşması (8 Aralık 1991) gelir ve en son olarak Türk cumhuriyetlerinin de katılımıyla imzalanan Alma-Ata Protokolü (21 Aralık 1991) ile süreç tamamlanır.

Step-by-Step Solution

1
Olayların tarihlerini ve tarihsel arka planlarını belirleme.
Kara Ocak Olayları: 20 Ocak 1990. Ağustos Darbesi: 19-21 Ağustos 1991. Belaveja (Minsk) Anlaşması: 8 Aralık 1991. Alma-Ata Protokolü: 21 Aralık 1991.
Olayların kronolojik sırasını doğru belirleyebilmek için gerçekleştikleri yıl ve ayların netleştirilmesi gerekir.
2
Gelişmeleri geçmi��ten günümüze doğru sıralama.
Sıralama: Kara Ocak (1990) -> Ağustos Darbesi (Ağustos 1991) -> Belaveja Anlaşması (Aralık 1991 başı) -> Alma-Ata Protokolü (Aralık 1991 sonu).
Bu sıralama, SSCB'nin dağılma sürecinin toplumsal çatışmalardan siyasi krize, ardından kurucu cumhuriyetlerin ayrılmasına ve nihayetinde diğer cumhuriyetlerin de yeni sisteme entegre olmasına kadar olan tarihsel akışı yansıtır.

Key Concept

SSCB'nin Dağılma Sürecindeki Siyasi ve Diplomatik Aşamalar
Question 3Question

İki savaş arası dönemde yaşanan siyasi gelişmelerden biri olan İspanya İç Savaşı'nda (1936-1939), General Franco liderliğindeki milliyetçi güçler Almanya ve İtalya tarafından askeri olarak desteklenirken; cumhuriyetçi hükümet ise Sovyetler Birliği (SSCB) tarafından desteklenmiştir. İngiltere ve Fransa ise bu çatışmada tarafsız kalmayı tercih etmiştir.

Bu durum, iki savaş arası dönem ile ilgili aşağıdakilerden hangisinin bir göstergesidir?

Show answer & explanation

Answer: Avrupa'daki totaliter ve ideolojik kutuplaşmanın bölgesel bir çatışmaya yansıdığının

Answer

Avrupa'daki totaliter ve ideolojik kutuplaşmanın bölgesel bir çatışmaya yansıdığ��nın
Doğru seçenek olan ifade, İspanya İç Savaşı'nın iki savaş arası dönemin yükselen ideolojileri (Faşizm, Nazizm ve Komünizm) arasındaki güç mücadelesinin ve ideolojik kutuplaşmanın bölgesel bir savaşa yansıması olduğunu doğru bir şekilde analiz eder.

Step-by-Step Solution

1
Paragraftaki bilgileri analiz etme.
İspanya İç Savaşı'nda Almanya, İtalya ve SSCB'nin farklı tarafları desteklediği, İngiltere ve Fransa'nın ise tarafsız kaldığı belirlenmiştir.
Soruda verilen tarihsel arka planı anlamak ve aktörlerin rollerini belirlemek için gereklidir.
2
Devletlerin ideolojik yapılarını karşılaştırma.
Almanya ve İtalya faşist/nasyonal sosyalist totaliter rejimleri, SSCB ise komünist totaliter rejimi temsil etmektedir. Bu durum ideolojik bir kutuplaşmayı gösterir.
İki savaş arası dönemin karakteristik ideolojik çatışmalarını İspanya İç Savaşı üzerinden analiz etmek için gereklidir.
3
Seçenekleri değerlendirerek sonuca ulaşma.
Avrupa'daki totaliter ve ideolojik kutuplaşmanın İspanya'daki bölgesel bir çatışmaya yansıdığı sonucuna ulaşılır.
Diğer seçeneklerin tarihsel gerçeklerle uyuşmadığı görülerek doğru seçeneğe karar verilir.

Key Concept

İki Savaş Arası Dönemde Totaliter Rejimler ve Kutuplaşma
Question 4Question

İki Savaş Arası Dönem'de (1919-1939) totaliter rejimlerin iktidara geldiği Almanya ve İtalya, uluslararası düzeni kendi lehlerine değiştirmek amacıyla benzer dış politika stratejileri izlemişlerdir. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi bu iki devletin söz konusu dönemdeki ortak yayılmacı ve saldırgan politikalarından biri değildir?

Show answer & explanation

Answer: Versailles (Versay) Antlaşması'nın getirdiği askeri kısıtlamaları tek taraflı olarak geçersiz sayıp ordularını büyütmeleri

Answer

Versailles (Versay) Antlaşması'nın getirdiği askeri kısıtlamaları tek taraflı olarak geçersiz sayıp ordularını büyütmeleri
Versailles Antlaşması I. Dünya Savaşı'ndan yenik çıkan Almanya ile imzalanmış ve ağır askeri kısıtlamalar getirmiştir. Hitler liderliğindeki Nazi Almanyası bu kısıtlamaları tek taraflı olarak reddetmiştir. İtalya ise I. Dünya Savaşı'ndan galip çıkan devletlerden biri olduğu için Versailles Antlaşması'na tabi olmamış ve bu antlaşmanın getirdiği askeri sınırlamaları ihlal etme gibi bir durum yaşamamıştır. Dolayısıyla bu durum iki devlet için ortak bir özellik değildir.

Step-by-Step Solution

1
İki Savaş Arası Dönem'de İtalya ve Almanya'da iktidara gelen totaliter rejimlerin dış politika hedefleri ve ortak eylemleri incelenir.
Her iki devletin de Milletler Cemiyeti'nden çekildiği, İspanya İç Savaşı'nda milliyetçileri desteklediği, Anti-Komintern Paktı'nda birleştiği ve yayılmacı işgaller gerçekleştirdiği görülür.
Totaliter rejimlerin revizyonist (statükoyu değiştirme yanlısı) politikalarının ortak noktalarını belirlemek için.
2
I. Dünya Savaşı'nın sonuçları ve bu iki devletin savaş sonrasındaki statüleri karşılaştırılır.
Almanya savaştan yenik çıkmış ve Versailles (Versay) Antlaşması ile askeri kısıtlamalara maruz kalmıştır; İtalya ise savaştan galip çıkmış ve böyle bir antlaşma kısıtlamasına tabi tutulmamıştır.
Versailles Antlaşması'nın askeri kısıtlamalarını reddetmenin yalnızca Almanya'ya özgü bir eylem olduğunu tespit etmek için.

Key Concept

İki Savaş Arası Dönemde Totaliter Rejimlerin Dış Politika ve Yayılmacılık Stratejileri
Question 5Question

Yumuşama (Detente) Dönemi'nde küresel barışı korumak, ikili ilişkileri geliştirmek ya da bölgesel krizleri çözmek amacıyla çeşitli diplomatik girişimlerde bulunulmuş ve anlaşmalar imzalanmıştır. Aşağıda verilen Yumuşama Dönemi gelişmelerini, bu gelişmelerin temel nitelikleri veya sonuçlarıyla doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

U-2 Buhranı
Camp David Antlaşmaları
Ping-pong Diplomasisi
Keşmir Sorunu

Matches

Show answer & explanation

Answer

U-2 Buhranı, Paris Zirvesi'nin iptaline yol açan casusluk gerginliğiyle; Camp David Antlaşmaları, Mısır'ın İsrail'i tanımasıyla; Ping-pong Diplomasisi, ABD-Çin ilişkilerinin normalleşmesiyle; Keşmir Sorunu ise Hindistan ve Pakistan arasındaki sınır ihtilafıyla eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmede; U-2 Buhranı Paris Zirvesi'nin iptaline yol açan olayla, Camp David Antlaşmaları Mısır'ın İsrail'i tanımasıyla, Ping-pong Diplomasisi ABD-Çin yakınlaşmasıyla ve Keşmir Sorunu Hindistan-Pakistan arasındaki sınır ihtilafıyla eşleşmektedir.

Step-by-Step Solution

1
U-2 Buhranı'nın etkilerini analiz etmek.
Bu krizin Paris Zirvesi'ni iptal ettirdiği ve yumuşama sürecini sekteye uğrattığı tespit edilir.
U-2 Buhranı ile Doğu-Batı arasındaki casusluk gerginliği eşleşir.
2
Camp David Antlaşmaları'nın amacını ve sonuçlarını incelemek.
Mısır'ın İsrail'i tanıyan ilk Arap ülkesi olduğu bilgisine ulaşılır.
Camp David Antlaşmaları ile Mısır'ın İsrail'i tanıması eşleşir.
3
Ping-pong Diplomasisi'nin önemini belirlemek.
Bu sürecin iki ülke arasındaki ilişkileri normalleştirdiği görülür.
Ping-pong Diplomasisi ile ABD-Çin ilişkilerinin normalleşmesi eşleşir.
4
Keşmir Sorunu'nun taraflarını ve niteliğini tespit etmek.
İngiliz sömürgeciliği sonrasında bölgede kalıcı bir sıcak çatışma alanı oluştuğu saptanır.
Keşmir Sorunu ile Hindistan-Pakistan arasındaki sınır ihtilafı eşleşir.

Key Concept

Yumuşama Dönemi diplomatik girişimleri ve bölgesel çatışmaları
Estimated Time:2m 0s
Question 6Question

İkinci Dünya Savaşı sonrasında ABD liderliğindeki Batı Bloku ile SSCB liderliğindeki Doğu Bloku arasında küresel bir nüfuz mücadelesi başlamış ve Soğuk Savaş Dönemi olarak adlandırılan bu süreçte her iki taraf da siyasi, askeri ve ekonomik kurumsallaşma adımları atmıştır. Türkiye ise bu süreçte güvenlik endişeleri ve jeopolitik gerekçelerle Batı Bloku'na entegre olmayı temel dış politika stratejisi olarak benimsemiştir. Buna göre, Soğuk Savaş Dönemi’ndeki bloklaşma faaliyetleri ve Türkiye’nin bu süreçteki dış politikası ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Türkiye, Batı Bloku’na dahil olma politikasının bir sonucu olarak Kore Savaşı'na asker göndermiş, bu adımın ardından NATO'ya üye kabul edilmiş ve üyelik sonrasında bölgesel savunma amaçlı Balkan Paktı'na (1953) katılmıştır.

Answer

Türkiye, Batı Bloku’na dahil olma politikasının bir sonucu olarak Kore Savaşı'na asker göndermiş, bu adımın ardından NATO'ya üye kabul edilmiş ve üyelik sonrasında bölgesel savunma amaçlı Balkan Paktı'na (1953) katılmıştır.
Doğru ifade, Türkiye'nin Batı Bloku'na dahil olma sürecinde 1950'de Kore Savaşı'na asker göndermesini, 1952'de NATO'ya üye kabul edilmesini ve ardından 1953'te bölgesel iş birliği çerçevesinde Balkan Paktı'na katılmasını doğru kronoloji ve bağlamla açıklamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Türkiye'nin Soğuk Savaş Dönemi'nde attığı adımları kronolojik olarak incelemek.
Türkiye'nin 1950'de Kore'ye asker gönderdiği, 1952'de NATO'ya üye olduğu ve 1953'te Balkan Paktı'na katıldığı belirlenir.
Türkiye'nin dış politika adımlarının doğruluğunu ve kronolojisini test etmek.
2
Doğu Bloku kurumlarının (Kominform, Comecon, Varşova Paktı) işlevlerini ve niteliklerini kontrol etmek.
Kominform'un siyasi/ideolojik, Comecon'un ekonomik, Varşova Paktı'nın ise askeri bir nitelik taşıdığı doğrulanır.
Doğu Bloku'ndaki örgütlenmelerle ilgili kavramsal hataları tespit etmek.
3
Batı Bloku örgütlenmelerini ve tarih dışı (anakronistik) unsurları ayıklamak.
Sadabat Paktı'nın 1937'de kurulduğu için Soğuk Savaş ile ilgisi olmadığı (anakronizm) ve Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu'nun Batı Bloku'na ait olduğu saptanır.
Tarihsel dönem ve blok eşleştirmelerindeki yanlışlıkları belirlemek.

Key Concept

Soğuk Savaş Dönemi'nde blokların kurumsal yapıları ve Türkiye'nin Batı Bloku'na entegrasyon adımları.
Estimated Time:2m 0s
Question 7Question

Yumuşama (Detente) Dönemi'nde, Doğu ve Batı blokları arasındaki ilişkilerin seyrini belirleyen küresel krizler, bölgesel çatışmaları sonlandıran diplomatik antlaşmalar ve bloklar arası gerginliği azaltmaya yönelik silahsızlanma girişimleri yaşanmıştır. Aşağıda verilen Yumuşama Dönemi diplomatik ve siyasi gelişmeleri ile bu gelişmelerin temel niteliklerini doğru şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

SALT-II Antlaşması
Camp David Antlaşmaları
Helsinki Nihai Senedi
Küba Füze Buhranı

Matches

Show answer & explanation

Answer

SALT-II Antlaşması - Sovyetler Birliği'nin Afganistan'ı işgal etmesiyle onaylanmayan belge; Camp David Antlaşmaları - Mısır ve İsrail arasında imzalanan ve İsrail'in ilk kez bir Arap devleti tarafından tanınmasını sağlayan anlaşma; Helsinki Nihai Senedi - Bloklar arası sınırların değişmezliğini ve insan haklarını güvenceye alan belge; Küba Füze Buhranı - Kırmızı Telefon Hattı'nın kurulmasına yol açan kriz.
SALT-II Antlaşması'nın SSCB'nin Afganistan'ı işgaliyle onaylanmadığı; Camp David Antlaşmaları'nın Mısır ve İsrail arasında yapılıp İsrail'i tanıyan ilk Arap devletini ortaya çıkardığı; Helsinki Nihai Senedi'nin sınırların değişmezliği ve insan haklarını güvenceye aldığı; Küba Füze Buhranı'nın ise Kırmızı Telefon Hattı'nın kurulmasını sağladığı bilgileri tarihsel açıdan kesinlikle doğrudur ve birbiriyle eşleşmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Eşleştirilecek Yumuşama Dönemi kavramları analiz edilir.
Gelişmelerin (SALT-II, Camp David, Helsinki, Küba Füze Buhranı) diplomatik ve siyasi doğası belirlenir.
Her bir kavramın soğuk savaş diplomasi tarihindeki yerini tespit etmek için.
2
SALT-II Antlaşması'nın özelliğini belirlemek için silahsızlanma adımları ve SSCB'nin 1979 Afganistan işgalinin etkileri göz önünde bulundurulur.
SALT-II Antlaşması, Sovyetler Birliği'nin Afganistan'ı işgal etmesi nedeniyle ABD Senatosu tarafından onaylanmayan belgeyle eşleştirilir.
SALT-II'nin fiilen yürürlüğe girmemesinin doğrudan sebebi SSCB'nin Afganistan askeri müdahalesidir.
3
Orta Doğu barış süreçleri değerlendirilerek Camp David'in tarafları ve önemi hatırlanır.
Camp David Antlaşmaları, Sina Yarımadası'nın iadesini ve Mısır'ın İsrail'i resmen tanımasını içeren belgeyle eşleştirilir.
Camp David, İsrail'in bir Arap ülkesi tarafından resmen tanındığı ilk resmi diplomatik belgedir.
4
Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Konferansı kapsamındaki Helsinki ilkeleri ve bloklar arası yumuşama çabaları incelenir.
Helsinki Nihai Senedi, sınırların değişmezliği ve insan haklarının güvenceye alınması maddesiyle eşleştirilir.
AGİK süreci, yumuşama döneminin sınır güvenliği ve insan hakları alanındaki en önemli ortak diplomatik zeminidir.
5
İki süper gücü nükleer savaşa en çok yaklaştıran kriz ve sonrasındaki acil durum iletişim kanalı aranır.
Küba Füze Buhranı, Kırmızı Telefon Hattı'nın kurulmasına yol açan krizle eşleştirilir.
1962 Küba krizi, nükleer gerilimin zirvesidir ve sonrasında Washington-Moskova arası doğrudan acil iletişim hattı kurulmuştur.

Key Concept

Yumuşama Dönemi diplomatik girişimleri ve kriz çözme mekanizmaları
Estimated Time:2m 0s
Question 8Question

II. Dünya Savaşı sonrasında SSCB'nin yayılmacı politikalarına karşı Batı Bloku'na entegre olmayı temel dış politika önceliği haline getiren Türkiye, NATO üyeliğinin (1952) ardından bölgesel güvenlik kuşağı oluşturma girişimlerini sürdürmüştür. Bu doğrultuda Türkiye; Balkan Paktı (1953) ve Bağdat Paktı'nın (1955) kurulmasında aktif rol oynamıştır. Bu bölgesel ittifakların kuruluş amaçları, üye yapıları ve Türk dış politikasına etkileri dikkate alındığında aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Show answer & explanation

Answer: Irak'ta 1958 yılında gerçekleşen askeri darbe sonrasında Bağdat Paktı'ndan çekilen yeni yönetimin ardından ittifakın merkezi Ankara'ya taşınarak CENTO adını almış ve bu gelişmeyle örgüt Arap dünyasındaki askeri nüfuzunu en ��st düzeye ulaştırmıştır.

Answer

Irak'ta yaşanan 1958 askeri darbesi sonrasında Bağdat Paktı'ndan çekilen yönetimin ardından ittifakın CENTO adını alarak Arap dünyasındaki askeri nüfuzunu en üst düzeye ulaştırdığı iddiası yanlıştır. Irak'ın çıkmasıyla pakt bünyesinde hiçbir Arap ülkesi kalmamış ve paktın Orta Doğu'deki etkinliği son bulmuştur.
Bağdat Paktı'nın CENTO'ya dönüşmesi sürecinde tek Arap üye olan Irak'ın ittifaktan çekilmesiyle teşkilatın Arap coğrafyasında herhangi bir askeri veya siyasi etkinliği kalmamıştır. Dolayısıyla ittifakın bu gelişmeyle Arap dünyasındaki askeri nüfuzunu en üst düzeye ulaştırdığı ifadesi tarihsel gerçeklikle bağdaşmaz.

Step-by-Step Solution

1
Bağdat Paktı'nın üye yapısını ve 1958 yılındaki değişimi analiz etmek.
Bağdat Paktı Türkiye, Irak, İngiltere, Iran ve Pakistan arasında kurulmuştur. 1958'deki darbeden sonra yeni Irak yönetimi pakttan çekilmiştir.
Soruda geçen ittifakın dönüşüm iddialarının doğruluğunu test etmek için üyelerin ve değişimlerin tespiti gerekir.
2
Bağdat Paktı'nın CENTO'ya dönüşme sürecini ve bu yeni yapının Arap dünyasındaki konumunu değerlendirmek.
Irak'ın ayrılmasıyla paktta hiç Arap üye kalmamış, merkez Ankara'ya taşınarak CENTO adını almıştır. Bu durum askeri nüfuzun artmasını değil, Arap dünyasıyla bağların tamamen kopmasını beraberinde getirmiştir.
İttifakın son Arap üyesini kaybetmesinin bölgesel nüfuz üzerindeki etkisini belirlemek için bu adım gereklidir.
3
Seçeneklerdeki diğer ifadelerin (Balkan Paktı'nın üyeleri, SSCB-Yugoslavya ilişkileri ve Türkiye'nin dış politika hedefleri) tarihsel gerçekliğini kontrol etmek.
Diğer seçeneklerdeki bilgilerin tamamı Soğuk Savaş dönemi dış politika dinamikleriyle tam uyumludur.
Çeldiricilerin doğruluğunu netleştirerek yanlış olan seçeneğin tekliğini kesinleştirmek için bu adım tamamlanmalıdır.

Key Concept

Soğuk Savaş Dönemi Bölgesel İttifaklar ve Türkiye'nin Dış Politikası
Estimated Time:2m 30s
Question 9Question

Soğuk Savaş Dönemi'nde Doğu ve Batı bloklarının şekillenmesi sürecinde ortaya çıkan aşağıdaki doktrin, pakt ve kurumsal gelişmeleri, bu gelişmelerin belirleyici tarihsel özellikleri veya etki alanlarıyla doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Molotov Planı
Eisenhower Doktrini
Kominform
Balkan Paktı (1953)

Matches

Show answer & explanation

Answer

Molotov Planı'nın Doğu Bloku'ndaki ikili ticaret anlaşmaları ağını ifade eden açıklamayla, Eisenhower Doktrini'nin Süveyş Krizi sonrasındaki Orta Doğu güç boşluğunu engelleme amacıyla, Kominform'un Yugoslavya'nın ihraç edildiği ideolojik denetim organıyla ve Balkan Paktı'nın Yugoslavya'nın SSCB ile ilişkilerinin düzelmesiyle önemini kaybeden bölgesel ittifakla eşleşmesi gerekir.
Molotov Planı'nın Doğu Bloku'ndaki ikili ticaret anlaşmaları ağını ifade eden açıklamayla, Eisenhower Doktrini'nin Süveyş Krizi sonrasındaki Orta Doğu güç boşluğunu engelleme amacıyla, Kominform'un Yugoslavya'nın ihraç edildiği ideolojik denetim organıyla ve Balkan Paktı'nın Yugoslavya'nın SSCB ile ilişkilerinin düzelmesiyle önemini kaybeden bölgesel ittifakla eşleşmesi gerekir. Bu eşleşmeler, Soğuk Savaş'ın her iki blokunun da kurumsal ve diplomatik yapılanmasını ve Türkiye'nin konumunu tarihsel olarak doğrulamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Molotov Planı'nın mahiyetini belirleme
Molotov Planı, Marshall Planı'na karşılık SSCB'nin Doğu Bloku'ndaki iktisadi kontrolü ve entegrasyonu artırmak için ikili ticaret anlaşmaları yoluyla geliştirdiği ekonomik hamledir. Bu doğrultuda birinci terim, birinci açıklamayla eşleşir.
Marshall Planı'na Doğu Bloku'nun verdiği ilk ekonomik yanıtın doğru tanımlanması gerekir.
2
Eisenhower Doktrini'nin kapsamını analiz etme
Süveyş Krizi sonrasında Fransa ve İngiltere'nin Orta Doğu'dan çekilmesiyle oluşan nüfuz alanını ABD'nin doldurarak komünizmi engellemeye çalışması Eisenhower Doktrini ile gerçekleşmiştir. Bu doğrultuda ikinci terim, ikinci açıklamayla eşleşir.
Orta Doğu'da Soğuk Savaş dinamiklerini ve ABD'nin bölgeye yönelik ilk geniş kapsamlı doktrinini tespit etmek amaçlanır.
3
Kominform'un yapısını ve Yugoslavya ile ilişkisini inceleme
Kominform, Doğu Bloku'nda ideolojik teksesliliği ve Moskova'ya bağlılığı denetlemek için kurulmuştur. Tito yönetimindeki Yugoslavya'nın milli bağımsızlıkçı tutumu nedeniyle 1948'de ihraç edildiği örgüt Kominform'dur. Bu doğrultuda üçüncü terim, üçüncü açıklamayla eşleşir.
Doğu Bloku'ndaki ilk çatlakları ve bunun kurumsal yansımalarını anlamak gereklidir.
4
Balkan Paktı'nın gelişimini ve zayıflamasını değerlendirme
1953 yılında Türkiye, Yunanistan ve Yugoslavya arasında Sovyet tehdidine karşı kurulan Balkan Paktı, Stalin'in ölümü sonrasında Yugoslavya'nın SSCB ile yeniden yakınlaşmasıyla fiilen önemini kaybetmiştir. Bu doğrultuda dördüncü terim, dördüncü açıklamayla eşleşir.
Türkiye'nin Soğuk Savaş dönemi dış politikasındaki bölgesel ittifak girişimlerini ve bu girişimlerin akıbetini analiz etmek gerekir.

Key Concept

Soğuk Savaş Dönemi'nde Blokların Oluşumu ve Türkiye'nin Dış Politika Arayışları
Estimated Time:3m 0s
Question 10Question

Türkiye’nin Soğuk Savaş D��nemi'nde kurduğu ya da dahil olduğu bölgesel ittifaklar, hem bloklar arası güç dengelerinden hem de üye devletlerin iç yapılarındaki değişimlerden etkilenmiştir.

Bu bağlamda Türkiye'nin dış politika hamleleri ve katıldığı bölgesel paktlarla ilgili;

I. Balkan Paktı'nın (1953) askeri etkinliğini kaybetmesinde, Stalin'in ölümünün ardından SSCB ile Yugoslavya arasındaki ilişkilerin yumuşaması ve Belgrad yönetiminin bloksuzlaşma politikasına yönelmesi etkili olmuştur.
II. Bağdat Paktı’nın kurumsal yapısının değişmesinde ve merkezinin Ankara’ya taşınmasında, pakta kurucu üye olarak katılan Irak’ta yaşanan rejim değişikliği etkili olmuştur.
III. Hem Balkan Paktı hem de Bağdat Paktı, Türkiye'nin NATO'ya kabul edilmesini kolaylaştırmak amacıyla üyelik öncesinde diplomatik birer koz olarak kurulmuştur.

gelişmelerinden hangileri doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: I ve II

Answer

I ve II öncüllerinin yer aldığı seçenek (Türkiye'nin Soğuk Savaş dönemi bölgesel ittifaklarının akıbetine dair doğru değerlendirmeler)
Doğru seçenek I ve II. öncülleri içerir. Balkan Paktı'nın askeri açıdan zayıflamasında 1953 yılında Stalin'in ölümü sonrasında Sovyetler Birliği ile Yugoslavya arasındaki ilişkilerin yumuşaması ve Yugoslavya'nın Bağlantısızlar Hareketi'ne yönelmesi temel etkendir. Bağdat Paktı ise 1958 yılında Irak'ta gerçekleşen askeri darbe sonucunda yeni yönetimin ittifaktan çekilmesiyle sarsılmış, paktın merkezi Ankara'ya taşınarak adı CENTO (Merkezi Antlaşma Teşkilatı) olarak değiştirilmiştir. Bu iki değerlendirme de tarihsel olarak doğrudur.

Step-by-Step Solution

1
NATO üyeliği ile paktlar��n kuruluş kronolojisini karşılaştırmak.
Türkiye 1952 yılında NATO'ya üye olmuştur. Balkan Paktı 1953'te, Bağdat Paktı ise 1955'te kurulmuştur. Dolayısıyla bu paktların NATO üyeliği öncesinde koz olarak kurulduğu ifadesi (III. öncül) kronolojik olarak yanlıştır.
Öncüllerin tarihsel geçerliliğini ve kronolojik sırasını test etmek.
2
Balkan Paktı'nın zayıflama nedenlerini analiz etmek.
1953'te Stalin'in ölümüyle SSCB-Yugoslavya ilişkileri yumuşamış ve Yugoslavya bloksuzlar hareketine kaymıştır. Bu durum Balkan Paktı'nı işlevsiz kılmıştır. I. öncül doğrudur.
Bölgesel ittifakların çözülmesinde küresel bloklar arası ilişkilerin etkisini belirlemek.
3
Bağdat Paktı'nın dönüşüm sürecini incelemek.
1958'de Irak'ta gerçekleşen darbeyle yeni rejim pakttan çekilmiş, paktın merkezi Ankara'ya taşınmış ve adı CENTO olarak değiştirilmiştir. II. öncül doğrudur.
Üye ülkelerin iç siyasi gelişmelerinin ittifak yapılarına etkisini değerlendirmek.
4
Doğru öncülleri birleştirerek sonuca ulaşmak.
I ve II. öncüller doğru, III. öncül yanlıştır.
Doğru cevabı netleştirmek.

Key Concept

Soğuk Savaş Dönemi'nde Türkiye'nin katıldığı bölgesel ittifaklar (Balkan ve Bağdat Paktları) ve bu ittifakların dağılma süreçleri.
Question 11Question

Yumuşama (Detente) Dönemi'nde Doğu ve Batı blokları arasındaki diplomatik temasları, nükleer silahsızlanma adımlarını ve bölgesel çatışmaları çözümleme çabalarını yansıtan aşağıdaki olayları kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Olayların geçmişten günümüze doğru kronolojik sıralaması: Kırmızı Telefon hattının kurulması (1963), Taşkent Deklarasyonu'nun imzalanması (1966), SALT-I Antlaşması'nın imzalanması (1972), Helsinki Nihai Senedi'nin imzalanması (1975) ve SSCB'nin Afganistan'ı işgal etmesi üzerine SALT-II'nin askıya alınması (1979) şeklindedir.
Küba Bunalımı'nın çözümüyle açılan Kırmızı Telefon hattı (1963), Keşmir Sorunu'na yönelik Taşkent Deklarasyonu (1966), nükleer sınırlandırmayı başlatan SALT-I Antlaşması (1972), çok taraflı güvenlik ve barış belgesi Helsinki Nihai Senedi (1975) ve yumuşamayı sonlandıran Afganistan'ın işgali ile SALT-II'nin askıya alınması (1979) sırasıyla gerçekleşmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Küba Bunalımı sonrasındaki ilk yumuşama adımını saptamak.
1962 Küba Bunalımı sonrasında iki süper güç nükleer savaş tehlikesini doğrudan hissetmiş ve kriz yönetimini kolaylaştırmak adına 1963 yılında Kırmızı Telefon hattını faaliyete geçirmiştir.
Kronolojik olarak en erken gerçekleşen kurumsal diplomasi mekanizmasını belirlemek.
2
Bölgesel çatışmalara yönelik ara buluculuk girişimlerini incelemek.
Keşmir bölgesindeki çatışmaları sonlandırmak üzere Hindistan ve Pakistan arasında SSCB ara buluculuğuyla 10 Ocak 1966'da Taşkent Deklarasyonu imzalanmıştır.
Yumuşama Dönemi'ndeki önemli bir Asya krizinin çözüm sürecini konumlandırmak.
3
Silahların sınırlandırılmasına dair ilk antlaşmanın tarihini bulmak.
Nükleer dengeyi sabitlemeyi amaçlayan Stratejik Silahları Sınırlandırma Görüşmeleri'nin ilk ayağı olan SALT-I Antlaşması 1972 yılında imzalanmıştır.
Silahsızlanma diplomasisinin ilk somut meyvesini sıralamaya eklemek.
4
Çok taraflı Avrupa güvenliği belgesini tarihlendirmek.
Doğu ve Batı bloklarından toplam 35 ülkenin katılımıyla sınır bütünlüğü, iş birliği ve insan hakları ilkelerini güvenceye alan Helsinki Nihai Senedi 1975 yılında kabul edilmiştir.
Bloklar arası iş birliğinin en geniş kapsamlı belgesini doğru sıraya yerleştirmek.
5
Yumuşama Dönemi'ni sonlandıran gelişmeyi tespit etmek.
SSCB'nin Aralık 1979'da Afganistan'ı işgal etmesi üzerine ABD, imzalanmış olan SALT-II Antlaşması'nı senatoda onaylamaktan vazgeçmiş ve böylece Yumuşama Dönemi sona ermiştir.
Sıralamanın son halkasını oluşturan kopuş olayını saptamak.

Key Concept

Yumuşama Dönemi'nin gelişim seyri, silahların sınırlandırılması antlaşmaları, bölgesel çatışmaların çözümü ve sürecin çöküş kronolojisi
Question 12Question

Aşağıdaki yeni bağımsız Türk cumhuriyetlerinin kurucu liderlerini, bağımsızlık sonrasında ülkelerinde yürüttükleri temel politikalar ve gerçekleştirdikleri tarihi gelişmelerle eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Ebulfez Elçibey
Nursultan Nazarbayev
Saparmurat Niyazov
İslam Kerimov

Matches

Show answer & explanation

Answer

Eşleştirme şu şekildedir: Ebulfez Elçibey - Rus askeri birliklerinin ülkeden çekilmesini sağlayan ve Manat'ı tedavüle sokan cumhurbaşkanı; Nursultan Nazarbayev - Nükleer silah cephaneliğini tasfiye eden devlet adamı; Saparmurat Niyazov - Daimi Tarafsızlık ilkesini BM'ye tescil ettiren lider; İslam Kerimov - Aral Gölü çevre felaketiyle mücadele eden ve aşamalı ekonomik kalkınma modelini uygulayan ilk devlet başkanı.
Nursultan Nazarbayev Kazakistan'da nükleer silahsızlanmaya öncülük etmiş, Ebulfez Elçibey Azerbaycan'da Rus askerlerinin çekilmesini sağlayıp Manat'ı tedavüle sokmuş, Saparmurat Niyazov Türkmenistan'ın Daimi Tarafsızlık statüsünü tescil ettirmiş, İslam Kerimov ise Özbekistan'da Aral Gölü felaketinin etkilerini azaltmak ve aşamalı ekonomik kalkınma modelini uygulamak için çalışmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Azerbaycan'ın bağımsızlık sürecini, Halk Cephesi liderliğini ve Rus birliklerinin çekilmesini analiz etme.
Ebulfez Elçibey bu gelişmelere liderlik etmiştir.
Elçibey'in liderliğinde Rus askerleri ülkeden çıkarılmış ve milli para birimi olan Manat tedavüle girmiştir.
2
Kazakistan'ın bağımsızlığından sonra nükleer silahlardan gönüllü olarak vazgeçme politikasını ve Semey Poligonu'nun kapatılmasını inceleme.
Bu politika Nursultan Nazarbayev dönemi Kazakistan'ına aittir.
Kazakistan, bağımsızlık sonrası nükleer cephaneliğini tasfiye ederek küresel barışa katkıda bulunmuştur.
3
Türkmenistan'ın dış politikadaki "Daimi Tarafsızlık" statüsünün uluslararası hukuktaki yerini ve 1995 BM tescilini inceleme.
Bu strateji Saparmurat Niyazov tarafından hayata geçirilmiştir.
Niyazov, Türkmenistan'ın tarafsızlık statüsünü dış politikanın temel taşı haline getirmiştir.
4
Özbekistan'da Sovyet döneminin çevre mirası olan Aral Gölü felaketini ve bağımsızlık sonrası uygulanan aşamalı ekonomik modeli inceleme.
Bu süreç İslam Kerimov'un liderliği ile özdeşleşmiştir.
Kerimov, pamuk tarımının yarattığı Aral Gölü çevre krizini çözmeye çalışmış ve aşamalı bir ekonomik modeli benimsemiştir.

Key Concept

SSCB'nin dağılması sonrasında bağımsızlığını ilan eden Türk Cumhuriyetleri'nin kurucu liderleri ve bu liderlerin ülkelerinin egemenliğini pekiştirmek için uyguladıkları temel politikalar.
Estimated Time:2m 30s
Question 13Question

Yumuşama (Detente) Dönemi, Soğuk Savaş’ın gergin atmosferini azaltmak amacıyla Doğu ve Batı blokları arasında diyalog yollarının arandığı, ancak bölgesel düzeyde vekalet savaşları ve diplomatik mücadelelerin devam ettiği karmaşık bir süreci ifade eder.

Bu dönemin k��resel dinamikleri ve bölgesel krizleri göz önüne alındığında;

I. SALT-II Antlaşması'nın, SSCB'nin Afganistan'ı işgal etmesi üzerine ABD Senatosu tarafından onaylanmayarak y��rürlüğe girmemesi,
II. Helsinki Nihai Senedi'nin imzalanmasıyla, II. Dünya Savaşı sonrasında oluşan sınırların değişmezliğinin teyit edilmesi ve insan haklarının korunmasına yönelik taahhütlerin verilmesi,
III. Keşmir Sorunu'nun çözümü amacıyla SSCB'nin ara buluculuğunda imzalanan Taşkent Deklarasyonu ile Hindistan ve Pakistan arasındaki toprak anlaşmazlıklarının tamamen sona ermesi

gelişmelerinden hangileri doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: I ve II

Answer

Doğru cevap I ve II öncüllerini içeren seçenektir.
SALT-II Antlaşması, SSCB'nin Afganistan'ı işgali üzerine ABD tarafından onaylanmayarak yürürlüğe girmemiş; Helsinki Nihai Senedi ise bloklar arasında sınırların değişmezliğini ve insan hakları standartlarını kabul etmiştir. Bu iki gelişme tarihsel olarak tamamen doğrudur. Dolayısıyla doğru cevap I ve II öncüllerini içeren seçenektir.

Step-by-Step Solution

1
Birinci öncülü analiz etmek
SALT-II Antlaşması, 1979 yılında imzalanmasına rağmen, aynı yılın sonunda SSCB'nin Afganistan'ı işgal etmesi nedeniyle ABD Kongresi (Senatosu) tarafından onaylanmamış ve resmen yürürlüğe girmemiştir. Bu bilgi doğrudur.
Yumuşama Dönemi'ndeki silahsızlanma çabalarının bölgesel krizlerden nasıl etkilendiğini belirlemek.
2
İkinci öncülü analiz etmek
1975 tarihli Helsinki Nihai Senedi ile II. Dünya Savaşı sonrasındaki sınırlar değişmez kabul edilmiş, insan hakları ve temel özgürlükler uluslararası taahhüt altına alınmıştır. Bu bilgi doğrudur.
Yumuşama Dönemi'nin en önemli diplomatik belgesinin içeriğini teyit etmek.
3
Üçüncü öncülü analiz etmek
1966 yılında imzalanan Taşkent Deklarasyonu, Hindistan ve Pakistan arasındaki 1965 savaşını bitiren geçici bir ateşkes sağlamıştır ancak Keşmir Sorunu'nu tamamen sona erdirmemiştir; bu sorun günümüzde de devam etmektedir. Bu bilgi yanlıştır.
Bölgesel çatışmaların çözümlenme derecesini ve günümüzdeki durumunu analiz etmek.

Key Concept

Yumuşama Dönemi'ndeki silahsızlanma antlaşmaları, bloklar arası iş birliği belgeleri ve bölgesel çatışmaların sınırları.
Question 14Question

Türkiye'nin komşuları Suriye ve Irak ile yaşadığı sınır aşan sular sorunu, Orta Doğu'nun en karmaşık bölgesel problemlerinden biridir. Fırat ve Dicle nehirlerinin sularının paylaşımı ve bu nehirler üzerinde inşa edilen barajlar (GAP), kıyıdaş devletler arasında ciddi diplomatik ihtilaflara yol açmıştır. Bu ihtilafların temelinde tarafların nehirlerin hukuki statüsüne dair ileri sürdükleri farklı tezler yer almaktadır.

Buna göre, su sorununun hukuki ve siyasi boyutlarıyla ilgili;

I. Türkiye'nin, Fırat ve Dicle nehirlerini 'uluslararas�� nehirler' yerine, tek bir havzaya ait 'sınır aşan sular' olarak tanımlaması ve hakkaniyetli paylaşımı savunması,
II. Suriye ve Irak'ın, bu nehirlerin 'uluslararası akarsu' statüsünde olduğunu savunarak nehir sularının kıyıdaş devletler arasında önceden belirlenmiş kotalarla paylaşılmasını talep etmesi,
III. Türkiye'nin, su kaynaklarının doğduğu ülke olarak sular üzerinde mutlak egemenlik hakkı bulunduğunu ve komşu ülkelere giden su akışını tamamen durdurabileceğini resmi bir dış politika tezi olarak kabul etmesi

ifadelerinden hangileri tarafların su sorunundaki resmi tezlerini ve diplomatik yaklaşımlarını doğru yansıtmaktadır?

Show answer & explanation

Answer: I ve II

Answer

Türkiye'nin Fırat ve Dicle nehirlerini 'sınır aşan sular' olarak görmesi ile Suriye ve Irak'ın bu nehirleri 'uluslararası akarsu' statüsünde kabul edip paylaşım talep etmesi tarafların resmi tezleridir.
Fırat ve Dicle nehirlerinin statüsü konusundaki ihtilafta Türkiye bu nehirleri 'sınır aşan sular' olarak nitelendirip hakkaniyetli kullanımı savunurken; Suriye ve Irak ise nehirlerin 'uluslararası akarsu' statüsünde kabul edilerek ortak kotalarla paylaştırılmasını talep etmektedir. Türkiye komşularına giden suyu tamamen kesme gibi mutlak bir hak iddiasında bulunmadığından üçüncü ifade yanlıştır. Dolayısıyla sadece birinci ve ikinci ifadelerin yer aldığı seçenek doğrudur.

Step-by-Step Solution

1
Öncüllerde verilen tezlerin ve tarafların su sorunundaki yaklaşımlarının analiz edilmesi
Fırat ve Dicle nehirlerinin statüsüne dair tarafların savunduğu temel tezlerin belirlenmesi
Soruda istenen resmi dış politika tezlerini ayırt edebilmek için tarafların argümanlarının incelenmesi gerekir.
2
Türkiye'nin sınır aşan sular tezinin değerlendirilmesi
Türkiye'nin bu suları 'sınır aşan sular' olarak tanımladığı ve hakkaniyetli, makul paylaşımı savunduğu bilgisinin doğrulanması
Birinci öncülün Türkiye'nin resmi tezini doğru yansıtıp yansıtmadığını belirlemek için bu değerlendirme yapılır.
3
Suriye ve Irak'ın uluslararası akarsu tezinin değerlendirilmesi
Bu ülkelerin nehirleri 'uluslararası akarsu' olarak kabul edip ortak kota paylaşımı talep ettikleri bilgisinin doğrulanması
İkinci öncülün kıyıdaş komşuların resmi politikasını doğru yansıtıp yansıtmadığını belirlemek için bu değerlendirme yapılır.
4
Türkiye'nin mutlak egemenlik iddiasıyla su akışını tamamen durdurma hakkını savunup savunmadığının incelenmesi
Türkiye'nin Harmon Doktrini olarak bilinen mutlak egemenlik tezini savunmadığı, aksine 1987 Protokolü gibi anlaşmalarla komşularına su bırakmayı taahhüt ettiği bilgisiyle bu iddianın yanlışlığının saptanması
Üçüncü öncülün Türkiye'nin barışçıl ve iş birliğine dayalı dış politika ilkeleriyle çeliştiğini ortaya koymak için bu inceleme yapılır.

Key Concept

Sınır Aşan Sular ve Bölgesel Su Sorunu
Question 15Question

İki savaş arası dönemde (1919-1939) dünya genelinde totaliter rejimlerin kurulması ve yayılmacı politikaların hız kazanması, küresel güvenlik mimarisini temelden sarsmıştır.

Aşağıda verilen iki savaş arası dönem gelişmelerini kronolojik olarak en eskiden en yeniye doğru sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Roma Yürüyüşü (1922), Büyük Buhran'ın patlak vermesi (1929), Japonya'nın Mançurya'yı işgal etmesi (1931), Adolf Hitler'in şansölye olması (1933) ve İspanya İç Savaşı'nın başlaması (1936) şeklinde sıralanmalıdır.
Olayların doğru kronolojik sıralaması sırasıyla Roma Yürüyüşü (1922), Dünya Ekonomik Buhranı (1929), Mançurya'nın İşgali (1931), Adolf Hitler'in şansölye tayin edilmesi (1933) ve İspanya İç Savaşı'nın başlaması (1936) şeklindedir.

Step-by-Step Solution

1
İki savaş arası dönemin başlangıcında İtalya'daki gelişmeler incelenir.
1922 yılındaki Roma Yürüyüşü ile Mussolini iktidarı ele geçirmiştir. Bu olay sıralamadaki ilk gelişmedir.
Faşizmin İtalya'da iktidara gelmesi, diğer totaliter rejimlerin yükselişinden ve krizlerden öncedir.
2
1929 yılında ABD'de başlayan krizin küresel etkileri değerlendirilir.
Büyük Buhran (Dünya Ekonomik Krizi) küresel siyasi dengeleri sarsmış ve totaliter rejimlerin yayılmasını hızlandırmıştır. Bu gelişme kronolojide ikinci sırada yer alır.
1929 ekonomik buhranı, Almanya ve Japonya'daki militarist/totaliter hareketlerin kitlesel destek bulmasında itici güç olmuştur.
3
Uzak Doğu'da militarizmin yayılmacı politikalarının başlangıcı tespit edilir.
Krizin etkisi altındaki Japonya'nın yayılmacı emellerle 1931'de Mançurya'yı işgal etmesi ve Milletler Cemiyeti'nden çekilme sürecini başlatması üçüncü sıradadır.
Japonya'nın bu saldırgan adımı, Hitler'in iktidara gelmesinden ve Avrupa'daki revizyonist hareketlerin hız kazanmasından hemen öncedir.
4
Weimar Almanya'sının çöküşü ve Nazi iktidarının başlangıcı saptanır.
Büyük Buhran'ın en ağır darbe vurduğu Weimar Almanya'sında Hitler, 1933 yılında şansölye tayin edilerek iktidara gelmiştir. Bu durum dördüncü gelişmedir.
Almanya'da totaliter Nazi diktatörlüğünün kurulması, İspanya İç Savaşı'ndan önceki döneme denk gelir.
5
Avrupa'daki bloklaşmanın sıcak çatışmaya dönüştüğü ilk büyük gelişme belirlenir.
Totaliter ve demokratik blokların güç mücadelesinin İspanya zemininde savaşa dönüştüğü İspanya İç Savaşı 1936 yılında başlamıştır. Bu olay kronolojideki son gelişmedir.
İspanya İç Savaşı, İkinci Dünya Savaşı öncesinde faşist ve Nazi rejimlerinin askeri güçlerini ve stratejilerini test ettiği son büyük interaktif krizdir.

Key Concept

İki Savaş Arası Dönem Siyasi ve Askeri Kronolojisi, Totaliter Rejimlerin Yükselişi
Question 16Question

İki savaş arası dönemde Avrupa’da iktidara gelen totaliter rejimlerin devlet, birey ve toplum ilişkilerine yönelik kuramsal yaklaşımları hakkında şu tespitler yapılmıştır:

I. İtalyan faşizminde devlet, milleti var eden ve ona ahlaki bir değer kazandıran nihai ve kutsal bir amaç olarak konumlandırılırken; Alman nasyonal sosyalizminde devlet, ırkın (VolkVolk) korunması ve biyolojik varlığının sürd��rülmesi için hizmet eden bir araç olarak tasarlanmıştır.

II. Hem İtalyan faşizmi hem de Alman nasyonal sosyalizmi, liberalizmin bireyci ve çoğulcu toplum anlayışını reddederek, toplumun devlet veya parti kontrolünde tek bir organ gibi hareket etmesini hedeflemiştir.

III. Sovyet Rusya’daki Bolşevik rejiminde proletarya diktatörlüğü, nihai hedef olan sınıfsız ve devletsiz topluma (komünizm) ulaşmak için geçici bir aşama olarak görülürken; faşist ve nasyonal sosyalist ideolojilerde devlet yapısının gelecekte sönümlenerek ortadan kalkacağına dair bir öngörüye yer verilmemiştir.

Bu tespitlerden hangileri, iki savaş arası dönemde kurulan totaliter rejimlerin devlet teorilerindeki kavramsal farklılıkları veya ortak nitelikleri doğru bir şekilde aç��klamaktadır?

Show answer & explanation

Answer: I, II ve III

Answer

I, II ve III öncüllerinin tamamı doğrudur.
Verilen üç tespit de tarihsel olarak doğrudur. İtalyan faşizminin devletçi karakteri ile Nazizmin ırkçı karakteri arasındaki devlet tanımı farkı, her iki rejimin de liberalizmi dışlayan totaliter toplum yapısı kurma gayesi ve Sovyet Marksizminin devletin nihai olarak sönümlenmesi hedefi ile faşist rejimlerin kalıcı devlet otoritesi anlayışı arasındaki kuramsal ayrım doğru ortaya konmuştur.

Step-by-Step Solution

1
İtalyan faşizmi ile Alman nasyonal sosyalizminin devlet tanımlarının karşılaştırılması
İtalyan faşizminin kuramsal temelinde devlet kutsal ve mutlak bir amaçtır ('Devlet her şeydir'). Alman nasyonal sosyalizminde ise devlet, saf ırkı (VolkVolk) korumaya ve genişletmeye yarayan biyolojik bir araçtır. Bu durum birinci öncülü doğrular.
İki faşist rejimin ideolojik önceliklerinin (biri devletçi, diğeri ırkçı) ayırt edilmesi gerekir.
2
Totaliter rejimlerin liberalizm ve bireycilik karşıtı ortak özelliklerinin incelenmesi
Her iki rejim de bireysel özgürlükleri ve çoğulculuğu tasfiye ederek toplumu tek bir lider, parti ve ideoloji etrafında bütünleştirmeyi amaçlamıştır. Bu durum ikinci öncülü doğrular.
Totaliter rejimlerin toplumsal kontrol mekanizmaları ve anti-liberal ortak paydası tespit edilmelidir.
3
Bolshevik devlet kuramı ile faşist/Nazi devlet kuramlarının gelecek vizyonlarının karşılaştırılması
Marksist-Leninist ideolojide proletarya diktatörlüğü, sınıfsız topluma geçiş sürecinde devletin zamanla işlevsizleşip sönümleneceğini (witheringawayofthestatewithering away of the state) öngörür. Faşizm ve Nazizmde ise devlet yapısı ebedidir, sönümlenme öngörüsü yoktur. Bu durum üçüncü öncülü doğrular.
Sol ve sağ totaliter rejimlerin nihai devlet vizyonlarındaki kuramsal uçurum analiz edilmelidir.

Key Concept

İki Savaş Arası Dönemdeki Totaliter İdeolojilerin Devlet Kuramları ve Karşılaştırmalı Analizi
Question 17Question

İkinci Dünya Savaşı sürecinde Türkiye'nin uyguladığı iç politika tedbirleri ile yürüttüğü dış politika gelişmelerine ait aşağıdaki kavramları, bu gelişmelerin temel amaç ve nitelikleriyle doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Adana Görüşmesi
II. Kahire Konferansı
Milli Korunma Kanunu
Varlık Vergisi

Matches

Show answer & explanation

Answer

Adana Görüşmesi'nin ordunun askeri yetersizliği gerekçe gösterilerek zaman kazanılan görüşmelerle; II. Kahire Konferansı'nın savaşa katılma talebini ilkesel kabul edip donanım şartı koşan diplomatik temasla; Milli Korunma Kanunu'nun devlete zorunlu çalışma ve fiyat denetimi gibi olağanüstü yetkiler veren düzenlemeyle; Varlık Vergisi'nin ise haksız kazancı hedefleyen ancak gayrimüslim azınlıklara yönelik ağır yaptırımlar ve Aşkale çalışma kampı uygulamasını barındıran mali tedbirle eşleşmesi gerekir.
Doğru eşleştirmede; Adana Görüşmesi ordunun donanım eksikliğinin öne sürülerek direnildiği zirveyle, II. Kahire Konferansı katılımın ilkesel kabul edilip teçhizat temini ön şartına bağlandığı temasla, Milli Korunma Kanunu zorunlu çalışma ve fiyat müdahalesi yetkilerini veren düzenlemeyle, Varlık Vergisi ise karaborsa kazançlarını hedefleyen fakat gayrimüslimlere ağır yaptırımlar getiren ve Aşkale çalışma kampına uzanan mali tedbirle eşleşir. Bu eşleştirme savaş dönemi Türkiye'sinin hem dış hem de iç dengelerdeki hamlelerini tam olarak yansıtır.

Step-by-Step Solution

1
Dış politika gelişmelerinden Adana Görüşmesi'nin niteliğini çözümlemek.
Adana Görüşmesi (1943), Müttefiklerin savaşa katılma yönündeki baskısına karşı Türk heyetinin ordunun malzeme eksikliğini ileri sürerek zaman kazandığı görüşmedir. Bu durum, Stalingrad yenilgisi sonrası yapılan ve ordunun yetersizliğinin öne sürüldüğü görüşme açıklamasıyla eşleşir.
Zaman kazanma stratejisinin ilk büyük diplomatik adımı olan bu görüşmenin detaylarını ve Stalingrad sonrasındaki askeri-diplomatik tabloyu kavramak gerekir.
2
Dış politika gelişmelerinden II. Kahire Konferansı'nin niteliğini çözümlemek.
II. Kahire Konferansı'nda Türkiye savaşa katılmayı ilkesel olarak kabul etmiş ancak bunu askeri yardımın eksiksiz yapılması şartına bağlamıştır. Bu durum, fiili katılımı modern askeri teçhizat şartına bağlayan diplomatik temas açıklamasıyla eşleşir.
Müttefiklerin baskısının zirveye ulaştığı bu aşamada Türkiye'nin şartlı kabul stratejisinin dış politikadaki karşılığını tespit etmek gerekir.
3
İç politika ve ekonomi tedbirlerinden Milli Korunma Kanunu'nu analiz etmek.
Milli Korunma Kanunu (1940), devlete ekonomiyi yönlendirme, fiyat kontrolü ve özellikle iş gücü üzerinde zorunlu mükellefiyet kurma yetkisi vermiştir. Bu durum, üretime el koyma, zorunlu çalışma getirme ve fiyat belirleme yetkisi veren yasal düzenleme açıklamasıyla eşleşir.
Savaş dönemi iç pazarının ve üretim süreçlerinin hukuki olarak nasıl denetim altına alındığını belirlemek gerekir.
4
İç politika ve mali tedbirlerden Varlık Vergisi'ni analiz etmek.
Varlık Vergisi (1942), enflasyonist ortamda karaborsadan zenginleşenleri hedefleme iddiasıyla getirilmiş, fakat gayrimüslimlere ağır yükler yükleyerek ödemeyenleri Aşkale'ye göndermiştir. Bu durum, gayrimüslimlere yönelik yaptırımlar ve Aşkale mecburi çalışma yükümlülüğü barındıran mali uygulama açıklamasıyla eşleşir.
Savaş dönemi vergilendirme politikalarının sosyal ve demografik sonuçlarını mali tedbirlerle ilişkilendirmek gerekir.

Key Concept

İkinci Dünya Savaşı döneminde Türkiye'nin izlediği aktif tarafsızlık dış politikası ve savaş ekonomisinin getirdiği olağanüstü iç politika/mali tedbirler arasındaki ilişkilerin analizi.
Question 18Question

İkinci Dünya Savaşı'nın Türkiye üzerindeki olumsuz sosyo-ekonomik etkilerini hafifletmek ve savaş ekonomisini yönetmek amacıyla Türk Hükümeti tarafından radikal tedbirler alınmıştır. Bu süreçte uygulanan iktisadi politikalarla ilgili olarak;

I. Olağanüstü savaş koşullarında enflasyonu kontrol altında tutmak ve karaborsacılığı engellemek amacıyla devletin fiyatlara doğrudan müdahale etmesi,
II. Çıkarılan Varlık Vergisi Kanunu ile özellikle büyük kentlerde haksız savaş kazancı elde edenlerin vergilendirilmesi ve borcunu ödeyemeyen yükümlülerin Erzurum-Aşkale'ye çalışma yükümlülüğü için gönderilmesi,
III. Bütçe açıklarını kapatmak ve ordunun iaşe ihtiyacını karşılamak amacıyla Cumhuriyet döneminin başında kaldırılmış olan Aşar Vergisinin geçici olarak yeniden yürürlüğe konması

gelişmelerinden hangileri bu dönemde gerçekleştirilen uygulamalar arasında gösterilemez?

Show answer & explanation

Answer: Yalnız III

Answer

Aşar Vergisinin geçici olarak yeniden yürürlüğe konması savaş döneminde gerçekleşen uygulamalar arasında gösterilemez.
Cumhuriyet döneminin en önemli mali reformlarından biri olan Aşar Vergisi, 1925 yılında köylünün üzerindeki ağır yükü hafifletmek amacıyla kaldırılmış ve İkinci Dünya Savaşı yıllarında veya sonrasında bir daha asla yürürlüğe konmamıştır. Savaş yıllarında tarımsal üretimi vergilendirmek amacıyla Aşar yerine 1944 yılında 'Toprak Mahsulleri Vergisi' ihdas edilmiştir. Dolayısıyla üçüncü öncülde belirtilen durum İkinci Dünya Savaşı sürecindeki uygulamalardan biri değildir.

Step-by-Step Solution

1
Öncüllerde verilen tarihsel gelişmeleri İkinci Dünya Savaşı süreci (1939-1945) Türkiye'si bağlamında analiz etmek.
Savaş yıllarında uygulanan olağanüstü ekonomik tedbirlerin ve mevzuatın kapsamı belirlenir.
Savaş döneminde uygulanan ve uygulanmayan politikaları doğru ayırt edebilmek için kavramsal çerçeve kurulmalıdır.
2
Birinci öncülde yer alan devletin fiyat müdahalesini incelemek.
1940 tarihli Milli Korunma Kanunu ile devletin fiyatları belirleme (narh) ve piyasaya doğrudan müdahale etme yetkisi olduğu doğrulanır.
Milli Korunma Kanunu'nun içeriğini ve iktisadi hayata müdahale sınırlarını saptamak.
3
İkinci öncülde belirtilen Varlık Vergisi ve Aşkale uygulamasını değerlendirmek.
1942'de çıkarılan Varlık Vergisi Kanunu ile haksız kazançların vergilendirildiği ve borcunu ödeyemeyenlerin Aşkale'ye gönderildiği doğrulanır.
Varlık Vergisi'nin hedeflerini ve cezai yaptırımlarını doğrulamak.
4
Üçüncü öncülde belirtilen Aşar Vergisi uygulamasını değerlendirmek.
Aşar Vergisinin 1925 yılında kaldırıldığı, İkinci Dünya Savaşı'nda ise bunun yerine Toprak Mahsulleri Vergisi'nin (1944) çıkarıldığı saptanır.
Cumhuriyet dönemi vergi reformlarının kronolojisini kontrol ederek Aşar'ın savaş döneminde tekrar uygulanmadığını belirlemek.

Key Concept

İkinci Dünya Savaşı Döneminde Türkiye'nin İktisadi Tedbirleri ve Vergi Politikaları
Estimated Time:2m 0s
Question 19Question

Soğuk Savaş Dönemi'nde ABD liderliğindeki Batı Bloku ile SSCB liderliğindeki Doğu Bloku, kendi içlerindeki askeri ve siyasi bütünlüğü korumak için NATO, Varşova Paktı, Kominform ve Comecon gibi yapılar kurmuşlardır. Ancak her iki blokta da zamanla blok liderlerinin mutlak otoritesine karşı çıkan veya kendi milli çıkarlarını ön plana koyan üye devletler ortaya çıkmıştır.

Bu duruma;

I. Fransa'nın, ABD'nin nükleer tekelini ve askeri vesayetini reddederek 1966 yılında NATO'nun entegre askeri kanadından çekilmesi,
II. Yugoslavya'nın, Moskova'nın tek merkezci ve dayatmacı tarım/ekonomi politikalarına karşı kendi ulusal kalkınma modelini savunması üzerine Kominform'dan ihraç edilmesi,
III. Çin'in, ideolojik farklılıklar ve sınır ihtilafları nedeniyle SSCB ile yollarını ayırarak 1970'lerden itibaren ABD ile ilişkilerini normalleştirme sürecine girmesi

gelişmelerinden hangileri örnek gösterilebilir?

Show answer & explanation

Answer: I, II ve III

Answer

Fransa'nın NATO'nun askeri kanadından çekilmesi, Yugoslavya'nın Kominform'dan ihraç edilmesi ve Çin'in SSCB'den koparak ABD ile yakınlaşması gelişmelerinin tamamı blok içi çözülmeleri ve liderlerin mutlak otoritesine başkaldırıyı gösterdiği için her üç öncülü de içeren seçenek doğru cevaptır.
Verilen gelişmelerin tümü (Fransa'nın NATO askeri entegrasyonundan çekilmesi, Yugoslavya'nın Kominform'dan çıkarılması ve Çin'in SSCB ile yollarını ayırması), Soğuk Savaş blok liderlerinin kendi nüfuz alanlarındaki mutlak kontrolü koruyamadıklarını ve blok içi homojenliğin bozulduğunu gösteren temel tarihsel kanıtlardır. Bu doğrultuda her üç öncülün de yer aldığı seçenek doğru yanıttır.

Step-by-Step Solution

1
Öncüllerde verilen tarihsel olayların ait oldukları blokları ve blok içi ilişkileri analiz etmek.
Fransa Batı Bloku'nda, Yugoslavya ve Çin ise Doğu Bloku'nda yer alan aktörlerdir.
Olayların iki kutuplu dünya düzenindeki yerini tespit etmek için blok aidiyetlerini bilmek gerekir.
2
Batı Bloku içerisindeki çözülme ve liderliğe itiraz hareketlerini değerlendirmek.
Fransa'nın 1966'da NATO askeri kanadından çıkması, ABD hegemonyasına doğrudan bir itirazdır ve ilk öncülün doğru olduğunu gösterir.
Lider devlet olan ABD'nin askeri vesayetinin sorgulanıp sorgulanmadığını doğrulamak.
3
Doğu Bloku içerisindeki ideolojik ve siyasi bölünmeleri incelemek.
Yugoslavya'nın 1948'de Kominform'dan atılması ve Çin'in SSCB ile sınır çatışması yaşayıp Batı'ya yaklaşması, Doğu Bloku'nun homojen olmadığını gösterir. Bu durum ikinci ve üçüncü öncülleri de doğru kılar.
SSCB'nin blok lideri olarak mutlak hakimiyetinin sınırlarını ve karşılaştığı dirençleri ortaya koymak.

Key Concept

Soğuk Savaş Dönemi'nde iki kutuplu sistemin iç dinamikleri, blok içi çatlaklar ve lider ülkelere (ABD-SSCB) yönelik bağımsızlık arayışları.
Question 20Question

Soğuk Savaş Dönemi'nde Doğu ve Batı bloklarının kurumsal yapılarının şekillenmesi ve Türkiye'nin bu süreçteki dış politika adımlarına dair bazı kavramlar ile açıklamaları aşağıda karışık olarak verilmiştir.

Buna göre, solda verilen kavramları sağda verilen doğru açıklamalarıyla eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Kominform
Comecon
NATO
Balkan Paktı

Matches

Show answer & explanation

Answer

Kominform bilgi bürosuyla, Comecon iktisadi kuruluşla, NATO Türkiye'nin de katıldığı askeri ittifakla ve Balkan Paktı ise Türkiye, Yunanistan ve Yugoslavya arasındaki savunma ittifakıyla eşleşmektedir.
Kominform siyasi ve ideolojik dayanışmayı, Comecon ekonomik yardımlaşmayı, NATO küresel savunma entegrasyonunu ve Balkan Paktı ise bölgesel savunma girişimlerini temsil eder. Bu eşleştirmeler tarihsel gerçeklerle tam olarak örtüşür.

Step-by-Step Solution

1
Doğu Bloku'ndaki siyasi koordinasyon örgütünü belirleme.
Kominform kavramı, SSCB liderliğinde komünist partiler arasında siyasi koordinasyon sağlayan bilgi bürosu açıklamasıyla eşleşir.
Kominform, Marshall Planı ve Truman Doktrini'ne karşı Doğu Bloku'nun ilk siyasi-ideolojik tepkisidir.
2
Doğu Bloku'ndaki ekonomik iş birliği örgütünü belirleme.
Comecon kavramı, Doğu Bloku ülkeleri arasında ekonomik yardımlaşma ve ticareti koordine eden iktisadi kuruluş açıklamasıyla eşleşir.
Comecon, Doğu Bloku'nun Marshall Planı'na alternatif olarak geliştirdiği ekonomik dayanışma organıdır.
3
Batı Bloku'nun askeri örgütünü ve Türkiye'nin üyeliğini analiz etme.
NATO kavramı, Batı Bloku'nda kolektif savunma amacıyla kurulan ve Türkiye'nin 1952'de üye olduğu askeri ittifak açıklamasıyla eşleşir.
Türkiye, Soğuk Savaş'ta güvenlik kaygılarıyla NATO'ya üye olmak istemiş, Kore Savaşı'na asker göndererek bu süreci başarıyla tamamlamıştır.
4
Bölgesel savunma ittifakını tespit etme.
Balkan Paktı kavramı, Sovyet yayılmacılığına karşı Türkiye, Yunanistan ve Yugoslavya arasında kurulan bölgesel savunma ittifakı açıklamasıyla eşleşir.
Balkan Paktı, Balkanlar'da Sovyet yayılmasına karşı bölgesel savunma hattı oluşturmak amacıyla imzalanmıştır.

Key Concept

Soğuk Savaş Dönemi ve Bloklaşmalar
Estimated Time:2m 0s
Page 1 / 6Next