Question

Difficulty: Very hardSırat-ı Müstakim

Kur'an-ı Kerim'de, "Şüphesiz bu, benim dosdoğru yolumdur (sırat-ı müstakim). Buna uyun. Başka yollara uymayın..." (En'âm Suresi, 153. ayet) buyrularak inananların istikamet üzere olmaları emredilmiştir. İslam ahlak düşüncesinde sırat-ı müstakim kavramı; nefsin temel kuvvetleri olan akıl, öfke ve arzunun (kuvve-i akliyye, kuvve-i gadabiyye, kuvve-i şeheviyye) aşırılıklardan uzaklaşarak dengeli bir orta yolu (itidal) bulmasıyla ilişkilendirilmiştir. Bu ahlaki dengeye göre her kuvvenin aşırılığı ifrat ve tefrit olarak adlandırılırken, dengeli hali (itidali) birer temel erdem oluşturur. Buna göre, ahlaki kuvvelerin dengelenmesi ve sırat-ı müstakimin hayat tarzı haline getirilmesiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

  1. A
    Nefsin öfke gücünün (kuvve-i gadabiyye) ifrat boyutu olan tehevvür, gerektiğinde hakikati savunmak için başvurulması gereken meşru bir mücadele yöntemidir.
  2. B
    Nefsin arzu gücünün (kuvve-i şeheviye) tefrit boyutu olan humud, dünyevi tüm isteklerin tamamen yok edilmesi anlamına geldiğinden, sırat-ı müstakimdeki zühd anlayışının nihai hedefidir.
  3. Nefsin düşünme gücünün (kuvve-i akliyye) itidali olan hikmet; hile ve aldatmayı içeren cerbeze ile ahmaklığı temsil eden gabavet uçlarının ortasında yer alarak sırat-ı müstakimi temsil eder.Answer
  4. D
    Kuvve-i akliyyenin ifrat boyutu olan cerbeze, olaylar karşısında pratik çözümler üretmeyi sağlayan ve sırat-ı müstakime ulaşmayı kolaylaştıran ahlaki bir erdemdir.
  5. E
    Sırat-ı müstakim, nefsin tüm isteklerini (kuvve-i şeheviyye) baskı altına alıp yok etmekle mümkündür ve bu durum iffet erdeminin ifrat düzeyine çıkarılmasıyla sağlanır.

Answer

Nefsin düşünme gücünün (kuvve-i akliyye) itidali olan hikmet; hile ve aldatmayı içeren cerbeze ile ahmaklığı temsil eden gabavet uçlarının ortasında yer alarak sırat-ı müstakimi temsil eder.
Nefsin düşünme gücünün (kuvve-i akliyye) dengeli hali (itidali) olan hikmet erdemi, cerbeze (ifrat/aşırılık) ile gabavet (tefrit/yetersizlik) arasında yer alan doğru ve orta yolu göstererek sırat-ı müstakimi doğrudan temsil etmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Öncelikle 'sırat-ı müstakim' kavramının Kur'an'daki tanımını ve ahlaki dengedeki yerini belirlemek.
Sırat-ı müstakimin, aşırılıklardan uzak durup orta yolu (itidal) takip etmek anlamına geldiği sonucuna ulaşılır.
Kavramsal çerçevenin doğru kurulması, ifrat ve tefrit kavramlarının analiz edilmesi için gereklidir.
2
Nefsin üç temel kuvvetinin (akıl, öfke, arzu) itidal, ifrat ve tefrit hallerini tasnif etmek.
Kuvve-i akliyyenin itidalinin 'hikmet' (ifratı cerbeze, tefriti gabavet); kuvve-i gadabiyyenin 'şecaat' (ifratı tehevvür, tefriti cebanet); kuvve-i şeheviyyenin ise 'iffet' (ifratı fücur, tefriti humud) olduğu belirlenir.
Öncüllerde verilen ahlaki terimlerin doğruluğunu kontrol edebilmek için ahlak düşüncesindeki bu tasnifin bilinmesi gerekir.
3
Seçeneklerde sunulan eşleştirmelerin ve yargıların doğruluğunu tek tek incelemek.
Hikmet erdeminin, cerbeze ve gabavet uçlarının tam ortasındaki itidal noktasını temsil ettiği ve sırat-ı müstakim ile doğrudan örtüştüğü tespit edilir.
Yanlış olan seçeneklerin elenmesi ve doğru yargının bilimsel temele oturtulması için bu inceleme şarttır.

Key Concept

Sırat-ı Müstakim'in ifrat, tefrit ve itidal kavramları çerçevesinde nefsin kuvveleriyle olan ilişkisi.
Rate this question