Question

Difficulty: Very hardOsmanlı Askeri Yapısı ve Kapıkulu Ocağı

Osmanlı Devleti’nin klasik dönem askeri teşkilatlanmasında, Kapıkulu askerleri ile Eyalet askerleri (Tımarlı Sipahiler) birbirini dengeleyen iki temel direk olarak tasarlanmıştır. Bu çift yönlü askeri yapı, devletin siyasi, ekonomik ve idari mekanizmalarıyla doğrudan bütünleşik bir biçimde yürütülmüştür.

Bu askeri sınıfların özellikleri ve Osmanlı devlet yapısına etkileriyle ilgili;

I. Kapıkulu ordusunun doğrudan hazineden ulufe alması, merkezî otoritenin taşradaki yerel hanedan ve güç odaklarına karşı en önemli güvencesi olmasını sağlamıştır.
II. Tımarlı Sipahilerin taşrada güvenliği sa��layıp vergi toplaması, toprak mülkiyetinin dirlik sahibine devredilmesi yoluyla taşrada Avrupa tarzı feodal yapıların oluşmasını yasal zemine oturtmuştur.
III. Devşirme sisteminin Kapıkulu Ocağı'na insan kaynağı sağlaması, merkezî bürokrasi ve orduda padişahın otoritesine rakip olabilecek, soyluluğa dayalı bağımsız bir aristokratik sınıfın oluşmasını engellemiştir.

yargılarından hangileri doğrudur?

  1. A
    Yalnız I
  2. B
    Yalnız II
  3. C
    I ve II
  4. I ve IIIAnswer
  5. E
    II ve III

Answer

Birinci ve üçüncü yargıları içeren seçenek
Birinci yargıda belirtilen Kapıkulu Ocağı'nın merkezî güvence olma niteliği doğrudur çünkü ulufe alan daimi ordu padişahın en sadık askeri gücüdür. Üçüncü yargıda belirtilen devşirme kökenli devlet adamlarının aristokratik sınıf oluşmasını engellemesi doğrudur çünkü bu kişilerin ailevi kökenleri ve miras bırakacak toprakları yoktur, tamamen padişaha bağlıdırlar. Bu nedenle birinci ve üçüncü yargıları içeren seçenek doğrudur.

Step-by-Step Solution

1
Birinci yargı analiz edilir.
Kapıkulu askerlerinin merkezî hazineden maaş (ulufe) almasının, padişahın taşradaki yerel güçlere karşı mutlak gücünü koruduğu sonucuna varılır.
Kapıkulu askerleri padişahın şahsına bağlı daimi ordu olarak merkezî otoritenin en büyük güvencesidir.
2
İkinci yargı analiz edilir.
Tımar sisteminde toprak mülkiyetinin devlete (miri arazi) ait olduğu, dirlik sahiplerinin toprak üzerinde feodal bir egemenlik kurmasının yasaklandığı belirlenir.
Osmanlı Devleti, Avrupa'dakine benzer bağımsız feodal yapıların oluşmasını engellemek için mülkiyeti kendinde tutmuştur.
3
Üçüncü yargı analiz edilir.
Devşirme sisteminde aile bağı olmayan köle-askerlerin kullanılmasının, devlet içinde babadan oğula geçen bağımsız bir soylu/aristokrat sınıfı engellediği anlaşılır.
Bu sayede bürokraside ve orduda sadece padişaha sadık, köksüz yöneticiler yer almış ve hanedan otoritesi korunmuştur.
4
Doğru yargılar bir araya getirilir.
Birinci ve üçüncü yargıların doğru, ikinci yargının ise yanlış olduğu tespit edilerek doğru seçeneğe ulaşılır.
Soru kökündeki bilgilerin tarihsel gerçeklerle uyuşma durumu bu şekilde tamamlanmış olur.

Key Concept

Osmanlı askeri teşkilatının merkez-taşra dengesi, Kapıkulu ve Tımar sistemlerinin işleyişi ve bu sistemlerin merkezî otoriteyi korumadaki rolleri.
Estimated Time:3m 0s
Rate this question