Question

Difficulty: Very hardFelsefe Terimi, Tanımı ve Hikmet İlişkisi

Antik Çağ'dan bu yana felsefe ve hikmet (sophia) arasındaki ilişki, bilginin doğası ve insan aklının sınırları bağlamında ele alınmıştır. Pythagoras'ın kendisini bir 'sophos' (bilge) değil, yalnızca 'philosophos' (bilgeliği arayan/seven) olarak tanımlaması, insan aklının mutlak bilgi karşısındaki konumunu belirleyen kurucu bir tavırdır. Hikmet; varlığın ilk ilkelerine ve nihai hakikatine dair eksiksiz, kuşatıcı ve sarsılmaz bir kavrayışı, yani bir 'sahip oluşu' temsil ederken; felsefe bu bütüne yönelen, onu anlamaya çalışan ama hiçbir zaman onunla bütünüyle özdeşleştiğini iddia edemeyen dinamik bir arayış sürecidir. Felsefe, hikmete ulaşma iddiasında bulunmak yerine, hikmetin ışığında yola devam etme çabasıdır.

Bu parçadaki düşüncelerden yola çıkıldığında, felsefe ve hikmet arasındaki ilişkiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

  1. A
    Felsefe ve hikmet, özü itibarıyla aynı bilme durumunu ifade eden ve insan aklının mutlak hakikate bütünüyle eriştiğini gösteren eş anlamlı kavramlardır.
  2. B
    Felsefe, zihnin nihai ve değişmez doğrulara ulaştığı durağan bir aşamayı temsil ederken; hikmet bu doğrulara ulaşmak için kullanılan metodolojik sorgulama sürecidir.
  3. Felsefe, hikmeti nihai bir hedef olarak belirleyen dinamik bir yönelim iken; hikmet, felsefenin asla tam anlamıyla temellük edemeyeceği kuşatıcı bir bilgelik durumudur.Answer
  4. D
    Felsefe, rasyonel bir sorgulama olarak hikmetin dogmatik ve statik yapısını reddederek insanın mutlak bilgiye olan inancını tamamen ortadan kaldırmayı amaçlar.
  5. E
    İnsan, felsefi sorgulamalarını tamamladığı anda hikmet düzeyine erişir ve böylece felsefe ile hikmet, birbirini takip eden ve aynı zihinsel yetkinlikle elde edilen aşamalara dönüşür.

Answer

Felsefe, hikmeti nihai bir hedef olarak belirleyen dinamik bir yönelim iken; hikmet, felsefenin asla tam anlamıyla temellük edemeyeceği kuşatıcı bir bilgelik durumudur.
Felsefe, kelime anlamı itibarıyla bilgeliği sevmek ve aramak anlamına gelen dinamik bir süreçtir. Hikmet (sophia) ise hakikatin tamamına sahip olma durumunu, yani mutlak bilgiyi temsil eder. Parçada belirtildiği üzere, insan aklının mutlak bilgiye tam olarak sahip olması mümkün olmasa da, felsefe bu nihai hedefe yönelen sürekli bir arayıştır. Bu nedenle, felsefenin hikmeti bir hedef olarak belirleyen bir yönelim olduğu, hikmetin ise felsefenin tamamen ele geçiremeyeceği kuşatıcı bir durum olduğu yargısı doğrudur.

Step-by-Step Solution

1
Parçadaki temel kavramları (felsefe ve hikmet) tanımlayınız.
Hikmet, nihai hakikate ve varlığın ilk ilkelerine dair sarsılmaz bir kavrayışı (sahip oluşu) temsil eder. Felsefe ise bu hakikate yönelen ama ona tamamen sahip olduğunu iddia edemeyen dinamik bir arayış (philosophia) sürecidir.
Kavramsal ayrımın yapılabilmesi ve parçadaki argümanın doğru çözümlenebilmesi için ilk adımdır.
2
Pythagoras'ın 'philosophos' kavramını kullanma gerekçesini analiz ediniz.
Pythagoras, insanın mutlak hakikatin sahibi ('sophos') olamayacağını, ancak onu arayabileceğini ve sevebileceğini ('philosophos') savunmuştur. Bu da insanın bilgi sınırlarını çizer.
İnsanın mutlak hakikat (hikmet) karşısındaki sınırlılığını ve felsefenin bu sınırlılık içindeki konumunu anlamak için gereklidir.
3
Parçada geçen 'felsefenin hikmetin ışığında yola devam etme çabası' ifadesini değerlendiriniz.
Felsefe, hikmete bütünüyle ulaşamasa da, hikmeti kendine nihai bir yönelim/hedef olarak belirler ve bu doğrultuda sürekli bir arayış içinde olur.
Felsefe ile hikmet arasındaki dinamik yönelim ilişkisini kurmak için önemlidir.
4
Seçenekleri analiz ederek doğru yargıyı saptayınız.
Felsefenin hikmete yönelen dinamik bir arayış olduğunu, hikmetin ise insanın tamamen kendi tekeline alamayacağı (temellük edemeyeceği) kuşatıcı bir bilgelik durumu olduğunu belirten seçenek doğrudur.
Parçadaki analizi seçenekler üzerinden test edip doğru cevaba ulaşmak için son adımdır.

Key Concept

Felsefe ve Hikmet İlişkisi (Arayış ve Sahip Olma Ayrımı)
Rate this question