Felsefeyi Tanıma ve Felsefi Düşünme

39 questions

Question 1Question

Bir nörolog karar verme anındaki beyin aktivitelerini incelerken 'Beyin karar anında hangi nörotransmiterleri salgılar?' sorusuna yanıt arar. Bir hukukçu ise 'Mevcut yasalar çerçevesinde hak kaybı nasıl önlenir?' sorusuyla ilgilenir. Oysa bir filozof, bu somut durumların ve pratik kaygıların ötesine geçerek 'Özgür irade nedir?' veya 'Adaletin temeli nedir?' tarzında soruları gündeme getirir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi felsefi soruların, bilimsel ve pratik sorulardan ayrılan temel niteliğini en iyi açıklar?

Show answer & explanation

Answer: Olgusal sınırları aşarak kavramların anlam çerçevesini kendi üzerine dönük bir yaklaşımla sorgulaması

Answer

Felsefi soruların olgusal sınırları aşarak kavramların anlam çerçevesini kendi üzerine dönük (refleksif) bir yaklaşımla sorgulaması
Doğru cevap felsefi soruların olgusal gerçekliğin ötesine geçerek kavramsal boyutta kendi üzerine dönük (refleksif) bir sorgulama yapmasıdır. Paragrafta verilen nörolog ve hukukçu örnekleri olgusal ve pratik düzeye hitap ederken, filozofun 'Özgür irade nedir?' veya 'Adaletin temeli nedir?' soruları doğrudan kavramların anlamını ve yapısını sorgulamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Paragraftaki durumları ve soru tiplerini analiz etmek.
Nöroloji ve hukukun olgusal/pratik çözümler aradığı, felsefenin ise kavramsal tanım ve öz sorguladığı belirlenmiştir.
Bilimsel ve pratik sorular ile felsefi sorular arasındaki ayrım noktasını tespit etmek.
2
Felsefi soruların temel niteliğini (refleksiflik ve kavramsal çözümleme) seçeneklerle karşılaştırmak.
Olgusal sınırları aşarak kavramları sorgulayan seçeneğin doğru cevap olduğu saptanmıştır.
Doğru felsefi niteliği içeren seçeneği belirlemek.

Key Concept

Felsefi Soruların Refleksif ve Kavramsal Olma Özelliği
Question 2Question

Bireyin kendi düşünsel süreçleri üzerinde refleksif bir biçimde düşünmesi, yalnızca kişisel kabullerini sorgulamasını sağlamaz; aynı zamanda onu dış dünyadaki olguların ve toplumsal kabullerin edilgen bir alıcısı olmaktan kurtarır. Kendini ve çevresini sorgulayan bu özgür zihinlerin çoğalması ise toplumsal düzeyde farklılıkların uzlaşma zemininde buluştuğu demokratik bir kültürün inşasına olanak tanır. Felsefe, bireysel düzeyde zihinsel bağımsızlığı beslerken toplumsal düzeyde de çoğulcu ve rasyonel bir yaşam düzeninin temelini atar.

Buna göre, parçada vurgulanan felsefi sorgulamanın bireysel ve toplumsal düzlemdeki işlevi aşağıdakilerden hangisinde sırasıyla doğru verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Bireyi zihinsel olarak özerk kılma - Çoğulcu ve demokratik bir ortak yaşam kültürü oluşturma

Answer

Bireyi zihinsel olarak özerk kılma - Çoğulcu ve demokratik bir ortak yaşam kültürü oluşturma
Doğru yanıt parçada ifade edilen bireysel ve toplumsal işlevleri en iyi yansıtan ifadedir. Parçada bireyin 'edilgen bir alıcı olmaktan kurtulması' zihinsel özerkliğe karşılık gelirken, 'farklılıkların uzlaşma zemininde buluştuğu demokratik bir kültürün inşası' ise çoğulcu ve demokratik ortak yaşam kültürünü oluşturma işlevini doğrudan ifade etmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Paragraftaki bireysel işlevle ilgili ipuçlarını analiz etme
Bireyin kendi düşünsel süreçleri üzerinde refleksif düşünmesinin onu edilgen bir alıcı olmaktan kurtardığı ve zihinsel bağımsızlık (özerklik) sağladığı tespit edilir.
Bireysel düzeydeki kazanımı belirlemek için metnin bireye yönelik doğrudan etkileri çözümlenmelidir.
2
Paragraftaki toplumsal işlevle ilgili ipuçlarını analiz etme
Sorgulayan zihinlerin çoğalmasının toplumsal düzeyde farklılıkların uzlaştığı demokratik bir kültürün inşasına imkan tanıdığı tespit edilir.
Toplumsal düzeydeki kazanımı belirlemek için metindeki topluma yönelik yansımalar ve ortak yaşama dair vurgular incelenmelidir.
3
Seçenekler arasında sırasıyla bu iki işlevi karşılayan ifadeyi bulma
Bireysel işlevin 'özerklik', toplumsal işlevin ise 'çoğulcu ve demokratik ortak yaşam kültürü' ile eşleştiği belirlenir.
Soru kökündeki sırasıyla ifadesine uygun olarak iki işlevi de doğru ve eksiksiz karşılayan seçeneği işaretlemek gerekir.

Key Concept

Felsefenin bireysel düzeyde sorgulayıcı ve özerk düşünme becerisi kazandırması, toplumsal düzeyde ise demokratik, çoğulcu ve rasyonel bir bir arada yaşama kültürünü desteklemesi.
Estimated Time:2m 0s
Question 3Question

Bir toplumda felsefi düşünüşün yaygınlaşması, bireylerin kendi zihinsel kabullerinin sınırlarını fark etmelerini sağlar. Kendi inançlarını, değerlerini ve düşünce kalıplarını sorgulamaya başlayan insan, başkalarının da benzer bir hakka sahip olduğunu ve farklı yaşam biçimlerinin meşruiyetini kabul eder. Felsefenin bu yönü, bireyi dogmaların esaretinden kurtarırken, toplumsal düzeyde de çoğulcu bir yapının inşasına katkıda bulunur.

Bu parçadan hareketle felsefenin bireysel ve toplumsal işlevlerine dair aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Show answer & explanation

Answer: Bireyin kendi düşüncelerini sorgulayarak zihinsel özerklik kazanmasını, toplumsal düzeyde ise farklılıklara saygı duyan çoğulcu bir kültürün oluşmasını sağlar.

Answer

Bireyin kendi düşüncelerini sorgulayarak zihinsel özerklik kazanmasını, toplumsal düzeyde ise farklılıklara saygı duyan çoğulcu bir kültürün oluşmasını sağlar.
Doğru seçenek felsefenin parçada vurgulanan iki temel işlevini de tam olarak açıklamaktadır: Bireysel düzeyde kişinin dogmalardan kurtulup özerk şekilde kendi düşüncelerini sorgulaması, toplumsal düzeyde ise çoğulculuğu ve farklılıklara saygıyı benimsemesi felsefenin temel işlevlerindendir.

Step-by-Step Solution

1
Parçadaki bireysel vurguları analiz etmek
Parçada bireyin 'kendi inançlarını, değerlerini ve düşünce kalıplarını sorgulaması' ve 'dogmaların esaretinden kurtulması' ifadelerinin bireyin zihinsel özerkliği ve bağımsızlığı ile ilgili olduğu tespit edilir.
Soruda felsefenin bireysel işlevini belirlemek için parçadaki bireye yönelik ifadeleri bulmak gerekir.
2
Parçadaki toplumsal vurguları analiz etmek
Parçada 'başkalarının da benzer bir hakka sahip olduğunu ve farklı yaşam biçimlerinin meşruiyetini kabul etme' ve 'çoğulcu bir yapının inşasına katkıda bulunma' ifadelerinin toplumsal düzeyde farklılıklara hoşgörü ve çoğulculuk ile ilgili olduğu tespit edilir.
Soruda felsefenin toplumsal işlevini belirlemek için parçadaki topluma yönelik ifadeleri bulmak gerekir.
3
Bireysel ve toplumsal işlevlerin birleştirildiği seçeneği bulmak
Hem bireysel özerklik hem de toplumsal çoğulculuk/hoşgörü vurgusunu bir arada içeren doğru seçeneğe ulaşılır.
Seçenekler arasından parçadaki iki temel vurguyu da doğru şekilde karşılayan ifadeyi belirlemek gerekir.

Key Concept

Felsefenin Bireysel ve Toplumsal İşlevleri
Estimated Time:1m 30s
Question 4Question

Antik Çağ'dan bu yana felsefe ve hikmet (sophia) arasındaki ilişki, bilginin doğası ve insan aklının sınırları bağlamında ele alınmıştır. Pythagoras'ın kendisini bir 'sophos' (bilge) değil, yalnızca 'philosophos' (bilgeliği arayan/seven) olarak tanımlaması, insan aklının mutlak bilgi karşısındaki konumunu belirleyen kurucu bir tavırdır. Hikmet; varlığın ilk ilkelerine ve nihai hakikatine dair eksiksiz, kuşatıcı ve sarsılmaz bir kavrayışı, yani bir 'sahip oluşu' temsil ederken; felsefe bu bütüne yönelen, onu anlamaya çalışan ama hiçbir zaman onunla bütünüyle özdeşleştiğini iddia edemeyen dinamik bir arayış sürecidir. Felsefe, hikmete ulaşma iddiasında bulunmak yerine, hikmetin ışığında yola devam etme çabasıdır.

Bu parçadaki düşüncelerden yola çıkıldığında, felsefe ve hikmet arasındaki ilişkiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Show answer & explanation

Answer: Felsefe, hikmeti nihai bir hedef olarak belirleyen dinamik bir yönelim iken; hikmet, felsefenin asla tam anlamıyla temellük edemeyeceği kuşatıcı bir bilgelik durumudur.

Answer

Felsefe, hikmeti nihai bir hedef olarak belirleyen dinamik bir yönelim iken; hikmet, felsefenin asla tam anlamıyla temellük edemeyeceği kuşatıcı bir bilgelik durumudur.
Felsefe, kelime anlamı itibarıyla bilgeliği sevmek ve aramak anlamına gelen dinamik bir süreçtir. Hikmet (sophia) ise hakikatin tamamına sahip olma durumunu, yani mutlak bilgiyi temsil eder. Parçada belirtildiği üzere, insan aklının mutlak bilgiye tam olarak sahip olması mümkün olmasa da, felsefe bu nihai hedefe yönelen sürekli bir arayıştır. Bu nedenle, felsefenin hikmeti bir hedef olarak belirleyen bir yönelim olduğu, hikmetin ise felsefenin tamamen ele geçiremeyeceği kuşatıcı bir durum olduğu yargısı doğrudur.

Step-by-Step Solution

1
Parçadaki temel kavramları (felsefe ve hikmet) tanımlayınız.
Hikmet, nihai hakikate ve varlığın ilk ilkelerine dair sarsılmaz bir kavrayışı (sahip oluşu) temsil eder. Felsefe ise bu hakikate yönelen ama ona tamamen sahip olduğunu iddia edemeyen dinamik bir arayış (philosophia) sürecidir.
Kavramsal ayrımın yapılabilmesi ve parçadaki argümanın doğru çözümlenebilmesi için ilk adımdır.
2
Pythagoras'ın 'philosophos' kavramını kullanma gerekçesini analiz ediniz.
Pythagoras, insanın mutlak hakikatin sahibi ('sophos') olamayacağını, ancak onu arayabileceğini ve sevebileceğini ('philosophos') savunmuştur. Bu da insanın bilgi sınırlarını çizer.
İnsanın mutlak hakikat (hikmet) karşısındaki sınırlılığını ve felsefenin bu sınırlılık içindeki konumunu anlamak için gereklidir.
3
Parçada geçen 'felsefenin hikmetin ışığında yola devam etme çabası' ifadesini değerlendiriniz.
Felsefe, hikmete bütünüyle ulaşamasa da, hikmeti kendine nihai bir yönelim/hedef olarak belirler ve bu doğrultuda sürekli bir arayış içinde olur.
Felsefe ile hikmet arasındaki dinamik yönelim ilişkisini kurmak için önemlidir.
4
Seçenekleri analiz ederek doğru yargıyı saptayınız.
Felsefenin hikmete yönelen dinamik bir arayış olduğunu, hikmetin ise insanın tamamen kendi tekeline alamayacağı (temellük edemeyeceği) kuşatıcı bir bilgelik durumu olduğunu belirten seçenek doğrudur.
Parçadaki analizi seçenekler üzerinden test edip doğru cevaba ulaşmak için son adımdır.

Key Concept

Felsefe ve Hikmet İlişkisi (Arayış ve Sahip Olma Ayrımı)
Question 5Question

Felsefi düşüncenin 'yığılımlı' (kümülatif) olma özelliği, tarihsel süreçte farklı filozofların aynı konulara yönelik ortaya koydukları özgün kuramsal açıklamaların birbirini doğrulayarak birikmesini, böylece insanlığın ortak hakikat arayışında felsefi bilginin doğrusal ve ilerlemeci bir karakter kazanmasını ifade eder.

Show answer & explanation

Answer: False

Answer

Felsefi düşüncenin kümülatif yapısı bilimsel bilgi gibi doğrusal ilerlemeci bir nitelik taşımadığı ve kuramların birbirini doğrulayarak ilerlemediği gerçeğinden dolayı ifade yanlıştır.
Felsefi düşüncede kümülatiflik, kuramların birbirini doğrulaması ve doğrusal olarak ilerlemesi anlamına gelmez. Bilimin aksine felsefe, farklı görüşlerin yan yana birikmesiyle zenginleşen dairesel bir yapıya sahip olduğundan önerme yanlıştır.

Step-by-Step Solution

1
Kümülatif (yığılımlı) kavramının felsefe tarihindeki yerini ve işlevini belirleme.
Yığılımlılık, filozofların sorulara verdiği yanıtların ve sistemlerin tarihsel olarak yan yana birikmesini tanımlar.
Kavramın felsefi anlamı ile günlük dildeki birikim anlamı arasındaki sınırları çizmek gerekir.
2
Felsefedeki birikim ile bilimdeki doğrusal ilerlemeci birikim arasındaki farkı ayırt etme.
Bilimde eski teoriler yenileri tarafından elenip doğrulanarak ilerleme sağlanırken, felsefede eski kuramlar geçerliliğini yitirmez ve birbirini doğrulama zorunluluğu yoktur.
Önermede geçen 'birbirini doğrulayarak doğrusal ve ilerlemeci karakter kazanma' ifadesinin felsefenin doğasına uymadığını göstermek gerekir.
3
Önermeyi felsefi düşüncenin nitelikleri açısından nihai olarak değerlendirme.
Önermenin bilimsel bilgiye ait olan 'doğrusal ilerleme' özelliğini felsefi düşünceye atfettiği için yanlış olduğu sonucuna varılır.
Kavram kargaşasından arındırılmış doğru analizi tamamlayıp sonuca ulaşmak hedeflenir.

Key Concept

Felsefi düşüncede yığılımlılık (kümülatiflik) ile bilimsel ilerleme arasındaki kavramsal ayrım
Estimated Time:2m 0s
Question 6Question

Karl Jaspers, felsefe yapmayı 'yolda olmak' olarak tanımlarken, insanın kendi varoluşunun bilincine vararak sürekli bir arayış içinde olmasını vurgular. Bu arayış, bireyin verili kabulleri sorgulayarak kendi zihinsel özerkliğini inşa etmesini sağlar. Ancak felsefenin bu bireysel yönü, toplumsal alandan kopuk bir fildişi kulesi inzivas�� değildir. Bireyin kendi zihni üzerindeki bu eleştirel egemenliği, toplumsal yapıda dogmaların sarsılmasını ve farklı yaşam formlarının bir arada var olabilmesini sağlayan bir hoşgörü ikliminin ön koşuludur. Dolayısıyla felsefi sorgulama bireyde başlar fakat toplumsal düzenin rasyonel bir temelde yeniden üretilmesinde nihai işlevine kavuşur.

Buna göre parçada savunulan temel düşünce doğrultusunda felsefenin bireysel ve toplumsal işlevleri arasındaki ilişki hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Show answer & explanation

Answer: Bireysel düzeyde kazanılan eleştirel özerkliğin, toplumsal düzeyde çoğulcu ve dogmalardan arınmış bir yapının inşası için zorunlu bir zemin hazırladığı

Answer

Bireysel düzeyde kazanılan eleştirel özerkliğin, toplumsal düzeyde çoğulcu ve dogmalardan arınmış bir yapının inşası için zorunlu bir zemin hazırladığı
Bireysel düzeyde kazanılan eleştirel özerkliğin, toplumsal düzeyde çoğulcu ve dogmalardan arınmış bir yapının inşası için zorunlu bir zemin hazırladığı yargısı doğrudur. Çünkü parçada Jaspers'ın 'yolda olmak' kavramından hareketle bireyin kendi zihinsel özerkliğini kazanmasının, toplumsal alanda dogmaların sarsılması ve farklı yaşam formlarının bir arada hoşgörü içinde yaşayabilmesi için bir ön koşul olduğu açıkça belirtilmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Metinde verilen Karl Jaspers'ın felsefe tanımını ve felsefenin bireysel boyutunu analiz etmek.
Felsefenin bireysel düzeyde dogmaları sorgulayan ve bireysel zihinsel özerklik sağlayan bir eylem olduğu sonucuna ulaşılır.
Parçanın giriş kısmındaki bireysel sorgulama ve özerklik vurgusunu doğru konumlandırmak için bu adım gereklidir.
2
Metindeki felsefenin toplumsal boyutu ve bu boyutun bireysel boyutla olan ilişkisini incelemek.
Bireysel zihinsel özerkliğin ve eleştirel egemenliğin, toplumsal düzeyde hoşgörü iklimi yaratmak ve dogmaları sarsmak için bir ön koşul olduğu görülür.
Bireysel işlev ile toplumsal işlev arasındaki köprüyü ve geçişi kurabilmek amacıyla bu analiz yapılmalıdır.
3
Seçenekleri metinden elde edilen bu sentez doğrultusunda değerlendirmek ve kavramsal yanılgıları elemek.
Diğer seçeneklerin felsefe-hikmet, doğruluk-gerçeklik, felsefe-bilim farkı gibi kavramsal yanılgılar barındırdığı, doğru seçeneğin ise metindeki sentezi tam olarak yansıttığı tespit edilir.
Çeldiricilerin içerdikleri hatalı bilgi ve mantık kurgularını belirleyerek tek ve kesin doğru cevaba ulaşmak için son adım olarak uygulanır.

Key Concept

Felsefenin bireye kazandırdığı eleştirel düşünme ve özerklik becerisinin, toplumsal hoşgörü, demokrasi ve dogmalardan arınmış çoğulcu bir toplum yapısının oluşmasındaki kurucu rolü.
Estimated Time:2m 0s
Question 7Question

Aşağıda verilen felsefi metinleri (argümanları), içerdikleri temel akıl yürütme yöntemleri veya argümantasyon türleriyle eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Nasıl ki karmaşık çarklardan oluşan bir saatin işleyişi arkasındaki akıllı bir tasarımcıyı (saatçiyi) zorunlu kılıyorsa; doğadaki muazzam düzen ve hassas fiziki dengeler de evrenin arkasında bilinçli ve akıllı bir yaratıcının varlığını gösterir.
Zihne ulaşan tüm veriler ya duyusal izlenimlerden ya da zihnin a priori kategorilerinden kaynaklanır. Matematiksel önermelerin doğruluğu duyusal izlenimlere başvurulmadan temellendirilebildiğine göre, bu önermeler zorunlu olarak zihnin a priori kategorilerine dayanır.
Bugüne kadar incelenen tüm etik kuramların (deontoloji, faydacılık, erdem etiği) eylemde bulunan özneyi merkeze aldığı görülmüştür. Buradan hareketle, gelecekte ortaya konacak tüm yeni ahlak teorilerinde de ahlaki öznenin kurucu bir öge olacağı sonucuna varılabilir.
Platon'un ideal devletinde adalet, her sınıfın kendi doğasına uygun olan erdemi gerçekleştirmesidir; çünkü ideal devletteki sınıflar kendi erdemlerini sergilediklerinde adalet tam olarak tesis edilmiş olur. Adaletin tesis edilmesi ise sınıfların kendi erdemlerini gerçekleştirmesinden başka bir şey değildir.

Matches

Show answer & explanation

Answer

İlk metin analoji (benzeşim), ikinci metin tümdengelim, üçüncü metin tümevarım, dördüncü metin ise kısır döngü (dairesel argüman) ile eşleşmektedir.
Saat ile evren benzerliğinden hareketle yaratıcının varlığını temellendirmek analoji; iki seçenekten birinin elenmesiyle zorunlu sonuca ulaşmak tümdengelim; gözlemlenen tikel durumlardan hareketle geleceğe dair genel çıkarım yapmak tümevarım; kanıtlanmak istenen sonucu öncülün içinde varsaymak ise kısır döngüdür.

Step-by-Step Solution

1
İlk metnin yapısını analiz ederek iki ayrı yapı arasındaki benzerliği belirleyin.
Saat ile evren arasında kurulan analojik yapı tespit edilir.
İki farklı durum arasındaki benzerliklerden yola çıkarak yapılan akıl yürütme analojidir.
2
İkinci metnin mantıksal formunu inceleyin.
Öncüller doğru olduğunda sonucun kesinlikle doğru çıktığı biçimsel tümdengelim yapısı tespit edilir.
Öncüllerden zorunlu sonuçlar çıkaran yöntem tümdengelimdir.
3
Üçüncü metnin kapsamını değerlendirin.
Gözlemlenen tekil durumlardan genellemeye gidilen tümevarımsal yapı tespit edilir.
Tikel verilerden hareketle genel veya evrensel bir sonuca ulaşma yöntemi tümevarımdır.
4
Dördüncü metindeki döngüsel tanımı analiz edin.
Bir kavramın yine kendisiyle açıklandığı mantık hatası tespit edilir.
Kanıtlanmak istenen tezin öncüller arasında zaten varsayılması kısır döngüdür.

Key Concept

Felsefi Akıl Yürütme ve Argümantasyon
Estimated Time:3m 0s
Question 8Question

Felsefe (philosophia) sözcük anlamı olarak 'bilgelik sevgisi' ya da 'bilgiyi arama' demektir. Hikmet (sophia) ise var olanların ilk ilkelerini ve nihai nedenlerini eksiksiz biçimde kavramak, bilgeliğin kendisine sahip olmak anlamına gelir.

Buna göre, felsefe ile hikmet arasındaki ilişkiyle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Felsefe hakikate ulaşma yolundaki sürekli bir arayış iken, hikmet bu arayışın nihai hedefidir.

Answer

Felsefe hakikate ulaşma yolundaki sürekli bir arayış iken, hikmet bu arayışın nihai hedefidir.
Felsefe kelime kökeni itibarıyla bilgiyi sevmeyi ve aramayı, yani sürekli bir arayış sürecini temsil eder. Hikmet ise bilginin eksiksiz bir şekilde elde edilmesi durumunu, yani bu arayışın nihai hedefini ifade eder. Dolayısıyla doğru olan yargı, felsefenin sürekli bir arayış, hikmetin ise nihai hedef olduğunu belirten ifadedir.

Step-by-Step Solution

1
Felsefe ve hikmet kavramlarının tanımları incelenir.
Felsefenin bilgiyi arama süreci (yolda olma), hikmetin ise bilginin nihai olarak elde edilmesi (hedef) olduğu belirlenir.
İki kavram arasındaki temel farkı ortaya koymak.
2
Seçeneklerdeki ifadeler bu kavramsal ayrıma göre değerlendirilir.
Felsefenin arayış, hikmetin ise nihai hedef olduğunu belirten ifadenin doğru olduğu görülür.
Doğru seçeneğe ulaşmak.

Key Concept

Felsefe ve hikmet ilişkisi
Estimated Time:1m 0s
Question 9Question

Antik Yunan'da felsefi düşüncenin ortaya çıkışında etkili olan bazı tarihsel koşullar ile bu koşulların açıklamaları aşağıda verilmiştir.

Buna göre, solda verilen tarihsel koşulları sağda verilen doğru açıklamalarıyla eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Boş zaman (skhole) ve ekonomik refah
Demokratik yönetim ve özgür düşünce ortamı
Kültürel etkileşim ve ticaret limanları

Matches

Show answer & explanation

Answer

Boş zaman ve ekonomik refah koşulu günlük kaygılardan arınarak düşünmeye zaman bulmakla; demokratik yönetim ve özgür düşünce ortamı fikirlerin baskı olmadan savunulabilmesiyle; kültürel etkileşim ve ticaret limanları ise farklı medeniyetlerin bilgi birikimlerinin sentezlenmesiyle eşleşir.
Tarihsel koşullardan ekonomik refah zihinsel faaliyetlere zaman ayırmayı, özgür düşünce dogmalardan bağımsız fikir üretmeyi, liman kentleri ve kültürel etkileşim ise farklı kültürlerden edinilen bilgilerin sentezlenmesini temsil eder.

Step-by-Step Solution

1
Boş zaman ve ekonomik refahın etkisi incelenir.
İnsanların temel ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra felsefeye yönelebildiği açıklamasıyla eşleşir.
Yaşam kaygısının felsefi düşünmeye olan etkisini kavramak için
2
Özgür düşünce ortamı ve demokratik yapının etkisi incelenir.
Fikirlerin toplumsal baskı olmadan savunulması açıklamasıyla eşleşir.
Dogmatik olmayan akılcı tartışma ortamının önemini belirlemek için
3
Kültürel etkileşim ve ticaret limanlarının etkisi incelenir.
Farklı medeniyetlerin birikimlerinin karşılaşması açıklamasıyla eşleşir.
İyonya'nın coğrafi ve ticari konumunun etkisini analiz etmek için

Key Concept

Felsefi Düşüncenin Ortaya Çıkışını Sağlayan Tarihsel Koşullar
Question 10Question

Felsefe, sadece dış dünyayı ve nesneleri anlamaya çalışmakla kalmaz; aynı zamanda bu anlama sürecinde kullanılan aklı, üretilen bilgiyi ve bizzat kendi düşünme eylemini de inceleme konusu yapar. Bu anlamda felsefe, "düşünce üzerine düşünce üretme" etkinliğidir.

Bu parçada felsefi düşüncenin aşağıdaki özelliklerinden hangisi vurgulanmaktadır?

Show answer & explanation

Answer: Kendi üzerine yönelen refleksif bir yapıya sahip olması

Answer

Kendi üzerine yönelen refleksif bir yapıya sahip olması
Parçada felsefenin sadece dış dünyadaki nesneleri değil, bu anlama sürecinde kullanılan aklı ve bizzat kendi düşünme eylemini de inceleme konusu yaptığı belirtilmiştir. Bu durum, düşüncenin kendi üzerine yönelmesini ifade eden 'refleksif' özelliğine tam olarak karşılık gelmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Parçadaki 'düşünce üzerine düşünce üretme' ve 'kendi düşünme eylemini de inceleme konusu yapma' ifadeleri analiz edilir.
Bu ifadelerin, zihnin dış dünyaya değil kendi ürettiği bilgi ve süreçler üzerine tekrar dönmesi anlamına geldiği belirlenir.
Felsefede düşüncenin kendine yönelmesi kavramsal düzeyde tanımlanmalıdır.
2
Felsefi düşüncenin temel özelliklerinden hangisinin bu tanıma karşılık geldiği sorgulanır.
Düşüncenin kendi üzerine yönelmesi durumuna 'refleksif olma' dendiği tespit edilir ve bu özelliği içeren seçenek belirlenir.
Doğru seçeneğe ulaşmak için felsefe terminolojisindeki kavramsal karşılığı bulmak gerekir.

Key Concept

Felsefi düşüncenin refleksif olma özelliği
Estimated Time:45s
Question 11Question

Aşağıdaki parçada felsefe ve hikmet kavramları arasındaki ilişki ele alınmıştır. Parçada boş bırakılan yerleri uygun kavramlarla doldurunuz.

Fill in the blanks below

İnsanın evren, varlık ve yaşam hakkında her şeyi kuşatan mutlak bir bilgiye ulaşması, hakikate bütünüyle sahip olması durumuna adı verilir. İnsanın bu mutlak bilgiye ulaşmak için çıktığı arayış yolculuğu, bilgiyi sevmesi ve ona yönelmesi ise olarak tanımlanır.
Show answer & explanation

Answer

İlk boşluğa 'hikmet', ikinci boşluğa ise 'felsefe' kavramı gelmelidir.
Metindeki ilk boşlukta tanımlanan, her şeyi kuşatan mutlak bilgiye ve hakikate bütünüyle sahip olma durumu 'hikmet' kavramına karşılık gelir. İkinci boşlukta tanımlanan, bu mutlak bilgiye ulaşma yolundaki sürekli arayış ve yönelim durumu ise kelime anlamı 'bilgelik sevgisi' olan 'felsefe' kavramına karşılık gelmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Varlığın ve hayatın anlamı üzerine mutlak, tam ve kuşatıcı bilgiye sahip olma durumunu niteleyen kavram belirlenir.
Bu durumun 'hikmet' (bilgelik) kavramı ile karşılandığı saptanır.
Hikmet, bilginin nihai ve eksiksiz olarak elde edilmesini, hakikatin bütünüyle kavranmasını ifade eder.
2
Hikmete veya mutlak bilgiye ulaşma yolundaki arayış, sevgi ve yönelim durumunu karşılayan kavram belirlenir.
Bu durumun 'felsefe' (philosophia) kavramı ile karşılandığı saptanır.
Felsefe, mutlak bilgiye sahip olunduğu iddiasında bulunmaz; aksine ona ulaşmak için sürekli bir çaba, yolda olma ve sorgulama sürecidir.

Key Concept

Felsefe ve Hikmet Arasındaki Ayrım
Estimated Time:1m 30s
Question 12Question

İyonya'nın kıyı kentleri, Mısır, Mezopotamya ve Fenike gibi köklü medeniyetlerin ticaret yollarının kesişim noktasında yer almaktaydı. Bu kentlerdeki tüccarlar, farklı toplumların inançlarını, pratik bilgi birikimlerini ve yaşam tarzlarını gözlemleme şansı bulmuşlardır. Ancak İyonya'da felsefeyi başlatan şey sadece bu bilgi çeşitliliği değil, bu bilgilerin dogmatik dinsel otoritenin olmadığı bir ortamda özgürce tartışılması ve akla dayalı olarak sorgulanması olmuştur.

Bu parçaya göre, felsefi düşüncenin ortaya çıkışında aşağıdakilerden hangisi belirleyici olmuştur?

Show answer & explanation

Answer: Kültürel etkileşimle edinilen bilgilerin, özgür ve demokratik bir ortamda akılcı bir süzgeçten geçirilmesi

Answer

Kültürel etkileşimle edinilen bilgilerin, özgür ve demokratik bir ortamda akılcı bir süzgeçten geçirilmesi
Doğru cevap, İyonya kentlerinde farklı kültürlerle olan etkileşimin getirdiği bilgi zenginliğinin, özgür bir ortamda akıl temelinde sorgulanarak felsefi bir nitelik kazandığını belirtmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Paragrafta verilen tarihsel arka planı analiz etmek.
İyonya kentlerinin coğrafi konumu ve ticari ilişkileri sayesinde Mısır, Mezopotamya gibi farklı medeniyetlerden bilgi edindiği anlaşılmaktadır.
Felsefenin ortaya çıkışındaki kültürel etkileşim faktörünü belirlemek.
2
İyonya'yı diğer medeniyetlerden ayıran temel farkı tespit etmek.
Edinilen bilgilerin dogmatik bir dinsel baskı olmadan, özgür düşünce ortamında akıl süzgecinden geçirilmesidir.
Mitolojik/dini düşünceden rasyonel/felsefi düşünceye geçişi sağlayan tarihsel koşulu saptamak.
3
Bulunan koşul ile seçenekleri karşılaştırmak.
Kültürel etkileşimle gelen bilgilerin rasyonel eleştiriyle ele alınmasını ifade eden seçeneğin doğru cevap olduğu görülür.
Doğru seçeneğe ulaşmak.

Key Concept

Felsefi düşüncenin ortaya çıkışında kültürel etkileşim ve özgür düşünce ortamının rasyonel düşünceyle birleşmesi.
Estimated Time:2m 0s
Question 13Question

Felsefe tarihi boyunca bilgelik (hikmet) ve felsefe arasındaki ilişki sıklıkla ele alınmıştır. Hikmet; var olanların ilk ilkelerini, nihai nedenlerini ve hakikatin bütününü kuşatan, zihnin ulaştığı nihai ve değişmez bir olgunluk durumunu ifade eder. Felsefe ise kelime anlamı itibarıyla bu bilgeliğe ulaşma gayreti, onu arama ve sevme yolculuğudur. Antik Yunan’da Pythagoras, insanın her şeyi tam anlamıyla bilemeyeceğini, mutlak bilginin yalnızca tanrılara ait olduğunu belirterek kendisini "sophia" (bilgelik/hikmet) sahibi bir "sophos" olarak değil, "philosophia" (bilgelik sevgisi/arayışı) ile uğraşan bir "philosophos" olarak tanımlamıştır.

Bu parçada yapılan açıklama ve Pythagoras'ın yaklaşımı dikkate alındığında, felsefe ile hikmet arasındaki ilişkiyi en doğru ifade eden yargı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Felsefe, hakikate ulaşma yolundaki dinamik ve sonlanmayan bir arayışı temsil ederken; hikmet, bu arayışın yöneldiği, varlığın özüne dair nihai ve kuşatıcı bir bilme durumunu ifade eder.

Answer

Felsefe, hakikate ulaşma yolundaki dinamik ve sonlanmayan bir arayışı temsil ederken; hikmet, bu arayışın yöneldiği, varlığın özüne dair nihai ve kuşatıcı bir bilme durumunu ifade eder.
Doğru olan yargı, parçada vurgulanan felsefe-hikmet ayrımını tam olarak yansıtmaktadır. Parçada felsefe 'bilgeliğe ulaşma gayreti ve arayış' olarak tanımlanırken, hikmet 'nihai ve değişmez bir olgunluk durumu' yani bu arayışın yöneldiği hedef olarak betimlenmiştir. Pythagoras'ın bilginin mutlak halinin tanrılara ait olduğu, insanın ise ancak bilgelik sevgisine yönelebileceği şeklindeki görüşü de felsefenin bitmeyen bir yolda olma süreci olduğunu doğrulamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Parçadaki kavramsal tanımları analiz etme
Felsefenin bir gayret, arayış ve yolculuk (süreç) olduğu; hikmetin ise nihai, kuşatıcı ve değişmez bir olgunluk durumu (hedef/sonuç) olduğu belirlenir.
Soruda verilen iki temel kavram arasındaki yapısal farkı ortaya koymak için.
2
Pythagoras'ın filozof (philosophos) nitelemesini değerlendirme
Pythagoras'ın mutlak bilginin yalnızca tanrılara ait olduğunu, insanın ise bilgeliğe sahip olan (sophos) değil ancak onu arayan (philosophos) olabileceğini savunduğu görülür.
Felsefenin bitmeyen dinamik bir yolda olma hali olduğunun tarihsel dayanağını kavramak için.
3
Seçenekleri analiz ederek kavramsal çelişkileri eleme
Felsefeyi durağanlaştıran, hikmetle eş anlamlı kılan veya her ikisini de işlevsiz gören çeldiriciler elenir. Felsefenin arayış, hikmetin ise nihai hedef olduğunu vurgulayan seçeneğin doğru olduğu tespit edilir.
Kavram karmaşası yaratan çeldiricileri eleyerek doğru yargıya ulaşmak için.

Key Concept

Felsefe ile Hikmet İlişkisi ve Farkı
Estimated Time:2m 0s
Question 14Question

Antik Yunan'da rasyonel felsefi düşüncenin ortaya çıkışında, Ege kıyılarındaki tarihsel koşullar kadar çevre medeniyetlerin bilgi ve inanç birikimi de etkili olmuştur. Aşağıda felsefi düşüncenin doğuşuna zemin hazırlayan tarihsel unsurlar ile bu unsurların temel özellikleri verilmiştir. Bu unsurları en uygun özellikleriyle eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Mısır ve Mezopotamya Medeniyetleri
İyonya Kent Devletleri
Antik Yunan Din ve Mitolojisi
Hint ve Çin Medeniyetleri

Matches

Show answer & explanation

Answer

Mısır ve Mezopotamya medeniyetleri pratik amaçlı bilgilerle, İyonya kent devletleri ticari refah ve özgür düşünce ortamıyla, Antik Yunan din ve mitolojisi dogmatik olmayan esnek yapısıyla, Hint ve Çin medeniyetleri ise mistik ve sezgisel bilgelik (hikmet) birikimiyle eşleşmektedir.
Mısır ve Mezopotamya medeniyetleri pratik amaçlı bilgilerle, İyonya kent devletleri ticari refah ve özgür düşünce ortamıyla, Antik Yunan din ve mitolojisi dogmatik olmayan esnek yapısıyla, Hint ve Çin medeniyetleri ise mistik ve sezgisel bilgelik (hikmet) birikimiyle eşleşmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Çevre medeniyetlerin bilgi birikimlerinin niteliği incelenir.
Mısır-Mezopotamya'nın faydacı-pratik bilgisi ile Doğu medeniyetlerinin mistik-sezgisel bilgeliği (hikmet) birbirinden ayırt edilir.
Felsefenin doğuşunda bu medeniyetlerin bıraktığı mirasın niteliğini saptamak.
2
Ege kıyılarındaki sosyo-ekonomik koşullar analiz edilir.
İyonya kıyılarında deniz ticaretinin getirdiği kültürel alışveriş ile refahın sağladığı boş zamanın özgür düşünceyi doğurduğu saptanır.
Felsefenin kurumsal olarak neden İyonya'da ortaya çıktığını açıklamak.
3
İnanç sistemlerinin düşünce üzerindeki etkisi değerlendirilir.
Kutsal kitapları olmayan Antik Yunan çok tanrıcılığının dogmatik engeller yaratmadığı görülür.
Mitolojiden logosa geçişi kolaylaştıran teolojik esnekliği anlamak.

Key Concept

Felsefi düşüncenin doğuşunu hazırlayan tarihsel koşullar ve kültürel etkileşimler
Estimated Time:2m 0s
Question 15Question

Felsefe öğretmeni derste öğrencilerine şu soruları yöneltmiştir:
- "Zamanın akışı içinde değişmeyen bir benlik var mıdır?"
- "Doğru bilginin ölçütleri nelerdir?"
- "Evrensel bir ahlak yasası mümkün müdür?"

Öğretmenin sorduğu bu soruların ortak niteliği göz önünde bulundurulduğunda, felsefi sorularla ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?

Show answer & explanation

Answer: Kavramların özünü, anlamını ve temelini sorgulamaya yönelik olmaları.

Answer

Kavramların özünü, anlamını ve temelini sorgulamaya yönelik olmaları
Verilen tüm sorular ('benlik', 'doğru bilgi', 'ahlak yasası'), dış dünyadaki olgusal durumları betimlemekten ziyade, bu kavramların temelini, anlamını ve özünü sorgulamaktadır. Felsefi soruların en temel özelliği de bu kavramsal ve özü aramaya yönelik yapısıdır.

Step-by-Step Solution

1
Soruları analiz etme
Verilen soruların (benlik, doğru bilgi, ahlak yasası) olgusal/deneysel durumları değil, soyut kavramların yapısını sorguladığı görülür.
Soruların ortak niteliğini ve hangi alana ait olduğunu tespit etmek.
2
Felsefi soruların temel nitelikleriyle karşılaştırma yapma
Felsefi soruların genel, kavramsal, refleksif ve özü sorgulayan yapıda olduğu belirlenir.
Bu nitelikleri doğru yansıtan seçeneğe ulaşmak.

Key Concept

Felsefi soruların kavramsal, özü sorgulayıcı ve refleksif özellikleri
Estimated Time:1m 0s
Question 16Question

Felsefi düşüncenin MÖ 6. yüzyılda İyonya coğrafyasında sistematik bir yapı kazanarak ortaya çıkışı, kendinden önceki medeniyetlerin birikimleriyle etkileşimine ve birtakım tarihsel-sosyal koşullara dayanmaktadır. Aşağıdaki tabloda sol sütunda felsefenin doğuşuna kaynaklık eden ya da zemin hazırlayan tarihsel unsurlar, sağ sütunda ise bu unsurların felsefi düşünceyi ayıran veya doğuşunu sağlayan özellikleri verilmiştir. Sol sütundaki tarihsel unsurlar ile sağ sütundaki açıklamaları mantıksal açıdan doğru olacak şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Mısır ve Mezopotamya medeniyetlerindeki pratik ihtiyaçlara (tarım, mimari vb.) dayalı bilgi birikimi
Antik Çin ve Hint medeniyetlerinin daha çok ahlaki, dini ve mistik bir karakter taşıyan öğretileri
İyonya kent devletlerindeki demokratik tartışma ortamı ve polis yapısı
İyonya'nın ticaret yollarının kesişim noktasında olmasından kaynaklanan kültürel etkileşim

Matches

Show answer & explanation

Answer

Pratik bilgi birikiminin kuramsal yapıya kavuşması; mistik öğretilerin sistemli ahlak öğretilerine zemin hazırlaması; demokratik polis yapısının özgür sorgulama ve akılsal temellendirmeye yol açması; kültürel etkileşimin ise geleneksel mitlerin sorgulanmasını ve rasyonel eleştiriyi tetiklemesi şeklinde eşleştirme yapılmalıdır.
Doğru eşleştirmede; Mısır/Mezopotamya'nın pratik bilgi birikimi bilginin kuramsal bir yapıya kavuşmasıyla; Çin/Hint'in ahlaki ve mistik öğretileri sistemli ahlak öğretilerine zemin hazırlamasıyla; İyonya'daki özgür düşünce ortamı ve meclis yapısı düşüncelerin akılsal argümanlarla savunulmasıyla; liman kenti olmanın getirdiği kültürel etkileşim ise farklı inanışların karşılaştırılıp dogmatik kabullerin sorgulanmasıyla eşleşmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Mısır ve Mezopotamya medeniyetlerindeki bilgi türünün niteliğini analiz etmek.
Bu medeniyetlerdeki bilginin pratik ihtiyaçlara dayalı olduğu belirlenir. Bu durum, bilginin pratik faydadan uzaklaşıp kuramsal nitelik kazanması gerekliliğiyle eşleştirilir.
Felsefeyi önceki bilimsel/pratik arayışlardan ayıran en temel fark, bilginin sırf bilme arzusuyla (teorik) aranmasıdır.
2
Doğu medeniyetlerinin (Çin ve Hint) felsefeye katkılarını incelemek.
Bu medeniyetlerdeki mistik, dini ve ahlaki öğretilerin felsefi düşüncede ahlak ve yaşam felsefelerinin temelini oluşturduğu saptanır.
Çin ve Hint düşüncesi, batı tarzı rasyonel kozmolojiden ziyade içsel arayışa ve ahlaki olgunluğa yönelmiştir.
3
İyonya kent devletlerindeki sosyal-siyasi yapının etkisini değerlendirmek.
Polislerdeki meclis yapısı ve tartışma kültürünün, düşüncelerin özgürce sorgulanması ve akılsal olarak temellendirilmesi ilkesiyle örtüştüğü görülür.
Özgür düşünce ortamı ve demokratik tartışmalar, iddiaların mitolojik otoriteler yerine akılsal argümanlarla savunulmasını zorunlu kılmıştır.
4
Ticaret yollarının ve liman kentlerinin kültürel etkileşim boyutunu sorgulamak.
Kültürel etkileşimin, farklı kozmolojik açıklamaların karşılaştırılmasına ve dolayısıyla dogmatik kabullerin sarsılarak rasyonel eleştirinin gelişmesine yol açtığı belirlenir.
Farklı kültürlerle karşılaşan birey, kendi toplumunun geleneksel açıklamalarını mutlak doğrular olarak görmekten vazgeçer.

Key Concept

Felsefi Düşüncenin Ortaya Çıkışını Sağlayan Tarihsel Koşullar ve Önceki Medeniyetlerle İlişkisi
Estimated Time:2m 30s
Question 17Question

Aşağıda sol sütunda verilen felsefi argüman örneklerini, sağ sütundaki akıl yürütme yöntemleriyle do��ru bir şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Tüm insanlar düşünen varlıklardır. Arda bir insandır. O hâlde Arda da düşünen bir varlıktır.
Bugüne kadar gözlemlediğim tüm kargalar siyahtır. O hâlde dünyadaki bütün kargalar siyahtır.
İtalya da Türkiye gibi bir Akdeniz ülkesidir. İtalya'da Akdeniz iklimi görülür ve zeytin yetiştirilir. O hâlde Türkiye'de de Akdeniz iklimi görülüp zeytin yetiştirilir.

Matches

Show answer & explanation

Answer

Birinci örnek tümdengelim ile, ikinci örnek tümevarım ile, üçüncü örnek ise analoji ile eşleşmelidir.
Genel kurallardan özele inen birinci ifade tümdengelimle; özel gözlemlerden genel kurallara ulaşan ikinci ifade tümevarımla; iki durum arasındaki benzerliklere dayanan üçüncü ifade ise analoji ile eşleşmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Birinci argümanın yapısını incelemek
Argümanın genel bir önermeyle başlayıp özele indiği görülür.
Tümdengelim genel ilkelerden yola çıkarak özele doğru yapılan zorunlu akıl yürütmedir.
2
İkinci argümanın yapısını incelemek
Gözlemlenen tekil durumlardan yola çıkılıp genel bir yargıya varıldığı görülür.
Tümevarım özel durumlardan veya tekil gözlemlerden genel yasalara ulaşma yöntemidir.
3
Üçüncü argümanın yapısını incelemek
İki nesne veya durum arasındaki benzerlikten yola çıkarak yeni bir benzerlik çıkarımı yapıldığı görülür.
Analoji iki farklı unsur arasındaki ortak noktalardan hareketle benzer bir sonuca ulaşma sürecidir.

Key Concept

Felsefi Akıl Yürütme Yöntemleri (Tümdengelim, Tümevarım, Analoji)
Question 18Question

Mısır ve Mezopotamya gibi kadim uygarlıklarda gök cisimlerinin hareketlerinin gözlenmesi tarım takvimini düzenlemek, geometri ise taşan tarlaların sınırlarını belirlemek gibi pratik amaçlara hizmet ediyordu. Bu bilgiler saray ve tapınak çevresindeki rahiplerin tekelindeydi. İyonya kentlerinde ise bilgi, hem dinsel otoritelerin hegemonyasından sıyrılmış hem de halkın ortak kullanımına açık meydanlarda (agora) rasyonel tartışmaların konusu olmuştur. Bu durum, insan aklının dogma ve mitosun ötesine geçerek kendi üzerine düşünmesini sağlamıştır.

Bu parçaya göre felsefi düşüncenin ortaya çıkışında etkili olan temel koşul aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Bilgi üretiminin pratik fayda sınırlarını aşarak kamusal alanda akılcı bir sorgulamaya ve eleştiriye açılması

Answer

Bilgi üretiminin pratik fayda sınırlarını aşarak kamusal alanda akılcı bir sorgulamaya ve eleştiriye açılması
Doğru seçenek, bilginin pratik fayda sınırlarını aşarak kamusal alanda akılcı bir sorgulamaya ve eleştiriye açılmasını belirten ifadedir. Çünkü parçada Mısır ve Mezopotamya'daki pratik odaklı ve rahiplerin tekelindeki bilgilerin aksine, İyonya'da bilginin dinsel hegemonyadan kurtularak kamusal alanda (agora) rasyonel tartışma konusu yapıldığı ifade edilmiştir. Bu durum, felsefenin aklın dogmalardan kurtulup özgürce tartışılmasıyla doğduğunu gösterir.

Step-by-Step Solution

1
Parçada verilen medeniyetler arası bilgi anlayışı farkını analiz etmek.
Mısır ve Mezopotamya'da bilginin pratik faydaya ve rahip tekelindeki dinsel otoriteye dayandığı, İyonya'da ise bu sınırların aşıldığı belirlenmiştir.
Soru kökündeki tarihsel anlatının ana eksenini tespit etmek için gereklidir.
2
İyonya'daki yeni bilgi yaklaşımının niteliğini tanımlamak.
İyonya'da bilginin agorada (kamusal alanda) rasyonel tartışmaya açıldığı ve dinsel otoritenin hegemonyasından kurtulduğu görülmüştür.
Felsefi düşüncenin doğuşuna kaynaklık eden tarihsel koşulu doğrudan belirlemek için gereklidir.
3
Elde edilen çıkarımı seçeneklerle karşılaştırarak doğru yargıyı saptamak.
Bilgi üretiminin pratik amaçları aşarak kamusal alanda akılcı sorgulamaya açıldığını belirten seçeneğin doğru olduğu belirlenmiştir.
Çeldiricileri eleyip doğru yanıta ulaşmak için gereklidir.

Key Concept

Felsefi Düşüncenin Ortaya Çıkışı ve Tarihsel Koşulları
Question 19Question

Mısır ve Mezopotamya gibi köklü medeniyetlerde bilgi; Nil Nehri'nin taşma zamanını belirlemek, arazi sınırlarını ölçmek veya tapınak hesaplarını tutmak gibi hayati pratik ihtiyaçların çözümü için geliştirilmiştir. Bu toplumlarda bilgi, pratik faydasından ötür�� değer görmüştür. Ege kıyılarında şekillenen yeni düşünüş tarzı ise doğa olaylarını mitolojik açıklamaların dışına çıkarak, pratik bir fayda amacı gütmeden yalnızca merak ve bilme arzusuyla (theoria) sorgulamıştır.

Bu parçada vurgulanan fark göz önünde bulundurulduğunda, felsefi düşüncenin ortaya çıkışını sağlayan temel zihinsel dönüşüm a��ağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Bilginin pratik yaşamı kolaylaştırma işlevinden sıyrılarak, evreni kendi başına bir anlama ve rasyonel açıklama aracı haline getirilmesi

Answer

Bilginin pratik yaşamı kolaylaştırma işlevinden sıyrılarak, evreni kendi başına bir anlama ve rasyonel açıklama aracı haline getirilmesi
Doğru seçenek olan bilginin pratik fayda amacından sıyrılıp kendi başına bir amaç haline gelmesi ifadesi, parçada anlatılan dönüşümü tam olarak yansıtır. Çünkü parçada doğu medeniyetlerindeki pratik faydacı bilgi anlayışı ile İyonya'da başlayan faydasız saf bilme arzusu (theoria) arasındaki ayrım vurgulanmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Parçada verilen Mısır ve Mezopotamya medeniyetlerindeki bilgi anlayışını analiz edin.
Bu medeniyetlerde bilginin Nil taşkınları, arazi ölçümü ve tapınak hesapları gibi pratik ve hayati gereksinimleri karşılamak amacıyla pratik bir fayda aracı olarak kullanıldığı tespit edilir.
Geçmiş medeniyetlerin bilgi birikiminin hangi amaca hizmet ettiğini anlamak için.
2
Ege kıyılarında başlayan yeni düşünüş biçiminin özelliğini belirleyin.
Buradaki sorgulamanın pratik bir fayda amacı taşımadan, yalnızca merak ve bilme arzusuyla (theoria) doğayı akla dayanarak açıklama çabası olduğu görülür.
Felsefi düşüncenin ayırt edici niteliğini ortaya koymak için.
3
İki düşünüş biçimi arasındaki temel dönüşümü karşılaştırarak sonuca ulaşın.
Mitolojik/faydacı bilgi anlayışından rasyonel ve kendi başına amaç olan teorik bilgi anlayışına geçildiği sonucuna varılır. Bu da bilginin kendi başına bir anlama ve rasyonel açıklama aracı haline gelmesidir.
Seçenekler arasından parçada vurgulanan zihinsel dönüşümü doğru yansıtan seçeneği belirlemek için.

Key Concept

Felsefi Düşüncenin Ortaya Çıkışında Pratik Bilgiden Teorik Bilgiye (Logos'a) Geçiş
Question 20Question

Bahçede duran elma ağacı insan zihninden bağımsız olarak dış dünyada var olan bir varlıktır. Bu ağaca yönelik ortaya konan 'Bahçedeki elma ağacı meyve vermiştir.' yargısı ise bu varlığa dair bilginin nesnesiyle uyuşmasını ifade eder.

Buna göre, parçada sırasıyla felsefi düşüncedeki hangi iki kavram örneklendirilmektedir?

Show answer & explanation

Answer: Gerçeklik - Doğruluk

Answer

Parçadaki elma ağacı nesnesi gerçekliği, bu ağaca dair kurulan yargı ise doğruluğu temsil ettiğinden sırasıyla 'Gerçeklik - Doğruluk' kavram çifti doğrudur.
Dış dünyada zihinden bağımsız şekilde bulunan elma ağacı gerçekliği temsil eder. Bu ağaç hakkında kurulan ve gerçeklikle uyuşan yargı ise doğruluğu ifade eder. Dolayısıyla sırasıyla gerçeklik ve doğruluk kavramları örneklendirilmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Parçadaki ilk durumu yani elma ağacının varlığını incelemek.
Bunun zihinden bağımsız nesnel bir 'gerçeklik' olduğunu belirlemek.
Gerçeklik, dış dünyadaki somut varoluşu temsil eder.
2
Ağaca dair kurulan 'Bahçedeki elma ağacı meyve vermiştir.' yargısını incelemek.
Bunun nesnesiyle uyuşarak 'doğruluk' niteliği kazandığını belirlemek.
Doğruluk, önermelerin nesnesine uygunluğudur.
3
Belirlenen iki kavramı parça sırasına göre bir araya getirmek.
İlk olarak gerçeklik, ikinci olarak doğruluk kavramlarının geldiğini saptamak.
Soru kökünde sırasıyla hangi kavramların örneklendirildiği sorulmuştur.

Key Concept

Felsefi düşüncede gerçeklik varlığın zihinden bağımsız olma durumunu, doğruluk ise bu varlığa dair yargıların nesnesine uygunluğunu ifade eder.
Page 1 / 2Next
Felsefeyi Tanıma ve Felsefi Düşünme Practice Questions — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin