Question

Difficulty: HardMükellefin Davranışları (Ef'al-i Mükellefin)

İslam hukukunda mükelleflerin yükümlülüklerini ve davranışlarının dini hükümlerini ifade eden ef'al-i mükellefin; hitabın bağlayıcılık derecesine, delilin kesinliğine ve eylemin terk edilmesi halinde ortaya çıkan sonuçlara göre sınıflandırılır. Örneğin, yapılması kesin ve bağlayıcı bir delille emredilen eylemler 'farz' olarak adlandırılırken; yapılması istenmekle birlikte farz kadar kesin olmayan hükümler 'vacip' kapsamında değerlendirilir. Eylemlerin terk edilmesi durumunda ise kınanma (levm) veya uhrevi ceza (ikab) gibi farklı sonuçlar öngörülmüştür.

Buna göre ef'al-i mükellefin ile ilgili,

I. Sünnet-i müekked olan bir davranışın mazeretsiz olarak sürekli terk edilmesi, uhrevi bir azaba yol açmasa da kınanmaya (levm) sebep olur.
II. Farz-ı kifaye kapsamındaki bir ibadet, toplumun bir kesimi tarafından yerine getirildiğinde diğer mükelleflerden sorumluluk düşer; ancak hiç kimse yapmazsa tüm toplum günahkar olur.
III. Tenzihen mekruh olarak nitelendirilen bir eylemin yapılması dinen kesin olarak yasaklanmamıştır ancak bu eylemin terk edilmesi mükellefe herhangi bir sevap kazandırmaz.

değerlendirmelerinden hangileri doğrudur?

  1. A
    Yalnız I
  2. B
    Yalnız II
  3. I ve IIAnswer
  4. D
    I ve III
  5. E
    II ve III

Answer

Birinci ve ikinci öncülleri içeren ifade doğrudur.
Birinci ve ikinci öncüllerde verilen ifadeler doğrudur. Sünnet-i müekked, Hz. Peygamber'in farz ve vacip dışında devamlı yaptığı eylemlerdir ve mazeretsiz olarak sürekli terk edilmesi kınanmaya (levm) yol açar. Farz-ı kifaye ise Müslümanların bir kısmının yapmasıyla diğerlerinden sorumluluğun düştüğü, ancak kimse yapmazsa tüm toplumun günahkar olduğu ibadetlerdir. Üçüncü öncülde ise tenzihen mekruhun terk edilmesinin sevap kazandırmayacağı söylenmiştir ancak mekruh bir davranışın Allah rızası için terk edilmesi sevap kazandırır, bu nedenle üçüncü öncül yanlıştır.

Step-by-Step Solution

1
Sünnet-i müekked kavramının hükmünü ve terk edilmesinin sonucunu analiz etmek.
Sünnet-i müekkedin mazeretsiz terk edilmesi günah sayılmasa da kınanmayı (levm) gerektirir. Birinci öncül doğrudur.
Sünnet-i müekkedin terk edilmesinin dini/ahlaki boyutunu belirlemek için.
2
Farz-ı kifaye kavramının toplumsal ve bireysel sorumluluk boyutunu incelemek.
Farz-ı kifaye, bir grup tarafından yapıldığında diğerlerinden sorumluluğu kaldırır; hiç kimse yapmazsa tüm toplum günahkar olur. İkinci öncül doğrudur.
Toplumsal yükümlülüklerin bireysel sorumluluk üzerindeki etkisini belirlemek için.
3
Tenzihen mekruh kavramının terk edilmesi durumundaki sevap durumunu değerlendirmek.
Tenzihen mekruhu terk etmek ibadet/sevap kazandırır. Üçüncü öncülde belirtilen 'herhangi bir sevap kazandırmaz' ifadesi yanlıştır.
Mekruh davranışların yapılmaması durumunda elde edilecek dini kazanımı belirlemek için.

Key Concept

Ef'al-i Mükellefin Hükümleri ve Sonuçları
Estimated Time:2m 0s
Rate this question