İkinci Dünya Savaşı sürecinde, müttefik liderlerin Türkiye'yi kendi yanlarında savaşa sokma baskılarına karşı Ankara hükümeti aktif bir tarafsızlık siyaseti izlemiştir. Bu doğrultuda 1943 yılında gerçekleştirilen Adana ve I. Kahire konferanslarında savaşa katılma taleplerine ilkesel olarak olumlu yanıt verilmiş, ancak fiili katılım sürekli ertelenmiştir.
Buna göre, Türkiye'nin savaşa fiilen katılmayı ertelemek amacıyla müttefiklere öne sürdüğü temel gerekçe aşağıdakilerden hangisidir?
- ALozan Antlaşması gereğince Boğazlar Komisyonu'nun yetki alan��na müdahale edilmesinden çekinilmesi
- BBirleşmiş Milletler Teşkilatına kurucu üye olarak kabul edilmek için savaşın fiilen sona ermesinin beklenmek istenmesi
- Türk ordusunun askeri malzeme ve teçhizat bakımından yetersiz olması ve müttefiklerin bu eksiklikleri giderme taahhüdünü tam olarak karşılayamamasıAnswer
- DAmerika Birleşik Devletleri tarafından yürürlüğe konan Marshall Planı kapsamındaki ekonomik yardımlardan mahrum kalınmak istenmemesi
- EEge Adaları'nın silahlandırılması konusunda Yunanistan ile yaşanan sınır gerginliğinin askeri bir çatışmaya dönüşmesini önleme çabası
Answer
Türk ordusunun askeri malzeme ve teçhizat bakımından yetersiz olması ve müttefiklerin bu eksiklikleri giderme taahhüdünü tam olarak karşılayamaması
Türkiye, İkinci Dünya Savaşı boyunca izlediği aktif tarafsızlık siyasetinin bir parçası olarak savaşa fiilen katılmayı ertelemek istemiştir. Bu doğrultuda yapılan diplomatik görüşmelerde (Adana ve Kahire), müttefiklerin savaşa katılma yönündeki yoğun baskılarına karşı Türk ordusunun taarruz gücünün ve modern teçhizatının yetersiz olduğunu savunmuştur. Müttefiklerin bu eksikleri giderme sözü vermesine rağmen yardımların yetersiz kalması, Türkiye'ye savaşa fiilen girmeyi ertelemek için meşru ve askeri bir gerekçe sağlamıştır.
Step-by-Step Solution
Key Concept
İkinci Dünya Savaşı'nda Türkiye'nin izlediği aktif tarafsızlık politikası ve müttefiklerle yürütülen diplomatik ilişkiler (Adana Görüşmesi, Kahire Konferansı)