Tarihsel süreçte şehirlerin ortaya çıkışı, nüfus büyüklükleri ve etki alanlarının genişlemesi üzerinde tarım, sanayi, ticaret, finans ve yönetim gibi fonksiyonel özellikler belirleyici olmuştur. Bir şehrin küresel, bölgesel ya da yerel ölçekteki etki alanı, sahip olduğu bu fonksiyonel özelliklerin gücüyle yakından ilişkilidir.
Buna göre, şehirlerin gelişimi ve etki alanları ile ilgili aşa��ıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- Vatikan ve Brüksel gibi şehirlerin nüfus miktarları görece az olmasına rağmen, üstlendikleri dini ve idari fonksiyonlar nedeniyle küresel ölçekte etki alanına sahip olmaları fonksiyonel güçleriyle açıklanır.Answer
- Bİlk şehirlerin kurulduğu Mezopotamya ve Mısır gibi bölgelerdeki yerleşmeler, kuruldukları ilk dönemden itibaren küresel ölçekte sanayi ve finans merkezleri haline gelerek geniş alanları etkilemiştir.
- CEssen gibi sanayi şehirlerinin küresel ölçekte etki alanına sahip olmasının temel sebebi, bu şehirlerin tarihsel süreçte yönetim ve askeri fonksiyonlarının ön planda olmasıdır.
- DŞehirlerin etki alanı sınırları sadece nüfus miktarına bağlı olarak değiştiğinden, nüfusu on milyonu aşan her kent küresel finans ve ticaret merkezi olarak kabul edilir.
- ETarımsal üretimin artmasıyla ortaya çıkan ilk şehirler, gelişim süreçlerinde sadece tarım fonksiyonunu korumuş, küreselleşen dünyada ticaret ve liman gibi yeni fonksiyonlar edinmemiştir.
Answer
Vatikan ve Brüksel gibi şehirlerin nüfus miktarları görece az olmasına rağmen, üstlendikleri dini ve idari fonksiyonlar nedeniyle küresel ölçekte etki alanına sahip olmaları fonksiyonel güçleriyle açıklanır.
Vatikan ve Brüksel örneğini içeren ifade doğrudur çünkü bir şehrin etki alanının sınırlarını belirleyen temel unsur nüfusunun büyüklüğü değil, sahip olduğu fonksiyonların küresel düzeydeki gücüdür. Vatikan Hristiyan dünyasının yönetim merkezi, Brüksel ise Avrupa Birliği'nin idari başkenti olduğu için küresel etkiye sahiptir.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Şehirlerin Fonksiyonel Özellikleri ve Etki Alanları İlişkisi
Estimated Time:2m 0s