Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî, *Mesnevi*’sinde yer alan bir temsilinde, bahçedeki ağaçların farklı renklerde çiçek açmasını ve rüzgârla farklı yönlere savrulmasını ancak hepsinin görünmeyen tek bir kökten hayat bulduğunu belirtir. Bu bağlamda dervişin, dış dünyadaki bu duyusal çokluğa ve değişkenliğe takılıp kalmayarak özdeki tekil hakikate yönelmesi gerektiğini vurgular.
Buna göre, Mevlânâ’nın bu anlatımıyla tasavvuftaki;
I. Kesret içerisinde vahdeti müşahede etmek,
II. Eşyanın hakikatine dair marifet sahibi olmak,
III. Zühd anlayışını tamamen maddi dünyayı inkâr etmek üzerine kurmak
durumlarından hangilerini doğrudan hedeflediği savunulabilir?
- AYalnız I
- BYalnız II
- I ve IIAnswer
- DI ve III
- EI, II ve III
Answer
I ve II öncüllerini içeren seçenek
Mevlânâ’nın verdiği ağaç ve kök örneği, evrendeki çokluğun (kesret) arkasında yatan tek ilahi kaynağı (vahdet) görmeyi (I. öncül) ve dervişin bu tek hakikate yönelerek eşyanın iç yüzünü kavramasını, yani marifet sahibi olmasını (II. öncül) anlatmaktadır. Maddi dünyanın veya dış görünüşün tamamen inkâr edilmesi tasavvufun genel zühd ve varlık anlayışıyla bağdaşmadığı için üçüncü öncül elenir. Bu doğrultuda birinci ve ikinci öncülleri birlikte içeren seçenek doğru cevaptır.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Tasavvufi Düşüncede Kesret-Vahdet ve Marifet İlişkisi