Question

Difficulty: HardHukuk Alanında Yapılan İnkılaplar

Yeni Türk Devleti'nde 17 Şubat 1926 tarihinde kabul edilen Türk Medeni Kanunu ile aile hukukunda din, mezhep ve cemaat farkı gözetilmeksizin tüm vatandaşlar aynı kanun hükümlerine tabi kılınm��ş; patrikhanelerin ve dini cemaatlerin dünyevi yetkilerine son verilmiştir.

Bu düzenlemelerin;
I. toplumsal alanda laik ve eşitlikçi bir yapının tesis edilmesi,
II. kadınların genel ve yerel seçimlerde oy kullanma hakkını elde etmesi,
III. hukuk birliğinin sağlanarak devletin egemenlik haklarının pekiştirilmesi

durumlarından hangilerine doğrudan katkı sağladığı savunulabilir?

  1. A
    Yalnız I
  2. B
    Yalnız III
  3. C
    I ve II
  4. I ve IIIAnswer
  5. E
    I, II ve III

Answer

Birinci ve üçüncü öncülleri içeren seçenek (I ve III) doğrudur.
Birinci ve üçüncü öncülleri içeren seçenek, Türk Medeni Kanunu'nun getirdiği köklü değişimleri tam olarak yansıtmaktadır. Kanun, şer'i hukuk kurallarını kaldırarak yerine laik kurallar getirmiş ve kadın-erkek eşitliğini sağlayarak laik ve eşitlikçi bir toplumsal düzen kurulmasını sağlamıştır. Ayrıca patrikhanelerin ve konsoloslukların yargı yetkilerine son verilmesi, ülke içindeki hukuk ikiliğini sonlandırarak hukuk birliğini kurmuş ve milli egemenliği pekiştirmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Türk Medeni Kanunu'nun içeriğini ve getirdiği yenilikleri analiz etmek.
1926 yılında kabul edilen kanunla, aile ve miras hukuku gibi medeni hukuk alanlarında dini kurallar yerine modern ve seküler kuralların getirilmesiyle hukukta birlik sağlanmış, kadın-erkek eşitliği (miras, mahkemede şahitlik vb.) güvence altına alınmıştır.
Soruda verilen öncüllerin doğruluğunu Medeni Kanun'un kapsamıyla karşılaştırmak için ilk olarak kanunun getirdiği temel düzenlemeleri belirlemek gerekir.
2
Birinci öncülü (laik ve eşitlikçi yapı) değerlendirmek.
Dini kurallara dayalı Mecelle'nin kaldırılarak yerine seküler bir medeni kanunun getirilmesi laiklikle; kadın ve erkeğin hukuk önünde eşitlenmesi ile gayrimüslimlerin de aynı kanunlara tabi olması ise halkçılık (eşitlik) ilkesiyle doğrudan ilgilidir. Bu nedenle birinci öncül doğrudur.
Medeni Kanun'un toplumsal eşitlik ve din işlerinin hukuktan ayrılması üzerindeki etkisini saptamak.
3
İkinci öncülü (kadınların seçimlerde oy kullanma hakkı) değerlendirmek.
1926 Türk Medeni Kanunu kadınlara sadece sosyal ve ekonomik (medeni) haklar tanımış, siyasi haklar (seçme ve seçilme) vermemiştir. Kadınlar seçme ve seçilme hakkını daha sonra, 1930 (belediye), 1933 (muhtarlık) ve 1934 (milletvekilliği) yıllarında yapılan anayasal değişikliklerle elde etmişlerdir. Dolayısıyla ikinci öncül yanlıştır.
Medeni haklar ile siyasi haklar arasındaki kronolojik ve kavramsal ayrımı netleştirmek.
4
Üçüncü öncülü (hukuk birliği ve egemenlik hakları) değerlendirmek.
Patrikhanelerin ve dini cemaatlerin mahkeme kurma gibi dünyevi yetkilerinin sonlandırılması, ülke sınırları içindeki farklı hukuki yapıları tek çatı altında toplamış (hukuk birliği) ve devletin yargı bağımsızlığı ile egemenlik haklarını güçlendirmiştir. Bu nedenle üçüncü öncül doğrudur.
Cemaat mahkemelerinin kaldırılmasının egemenlik ve hukuki teklik üzerindeki etkisini incelemek.

Key Concept

Türk Medeni Kanunu'nun Kabulü ve Hukuki Sonuçları
Rate this question