Sanayi 4.0 dönüşümüyle birlikte iş gücü piyasasının teknik beceri talebi artmış, devlet bu ihtiyacı karşılamak amacıyla mesleki ve teknik eğitim yatırımlarını hızlandırmıştır. Eğitim kurumlarının bu yolla bireylere mesleki formasyon kazandırarak onları iş gücüne katması, eğitimin açık işlevlerinden biridir. Ancak yapılan araştırmalar; üst sosyoekonomik düzeydeki ailelerin sosyal ve kültürel sermayelerini kullanarak çocuklarını prestijli teknik üniversitelere yerleştirdiklerini, alt gelir grubundaki ailelerin çocuklarının ise daha düşük gelir getiren ve ara eleman yetiştiren okullara yöneldiğini göstermektedir. Bu durum, eğitim sisteminin liyakate (meritokrasi) dayalı dikey toplumsal hareketliliği sağlama iddiasına rağmen, arka planda mevcut sınıfsal eşitsizlikleri yeniden ürettiğini ortaya koymaktadır.
Bu parçadan hareketle, eğitim kurumu ile toplumsal yapı arasındaki ilişkiyle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılamaz?
- AEğitim kurumu, iş gücü piyasasının teknik beceri talebini karşılayarak toplumsal yapının ekonomik boyutuyla etkileşim halinde olduğunu gösterir.
- BAilelerin sahip olduğu sosyal ve kültürel sermaye farkları, liyakate dayalı dikey toplumsal hareketliliğin önünde bir engel oluşturabilir.
- CEğitim, bireylere mesleki formasyon kazandırma gibi açık işlevlerinin yanında, sınıfsal eşitsizlikleri yeniden üretme şeklinde ortaya çıkan gizli işlevlere de sahip olabilir.
- DEkonomik alandaki teknolojik ve yapısal değişimler, eğitim kurumunun sunduğu programları ve kurumsal hedefleri yeniden şekillendirmektedir.
- Eğitim kurumu, sağladığı fırsat eşitliği sayesinde bireyin aile geçmişinden kaynaklanan sınıfsal farklılıkları tamamen önemsizleştirerek her koşulda dikey hareketlilik gerçekleştirmesini sağlar.Answer