Orta Çağ felsefesinde insan, asli günahla malul, kurtuluşu ancak kilisenin otoritesine boyun eğmekte arayan edilgen bir varlık olarak konumlandırılmıştır. 15-17. yüzyıl felsefesinde ise hümanizm akımının etkisiyle insan; kendi kaderini tayin edebilen, akıl sahibi, yaratıcı ve dünyayı anlama kapasitesine sahip aktif bir özne olarak yeniden tanımlanmıştır.
Bu parçada vurgulanan düşünce dönüşümü, aşağıdakilerden hangisiyle ifade edilebilir?
- ADeney yoluyla elde edilen ampirik bilgilerin rasyonel aklın süzgecinden geçirilerek sentezlenmesi
- BPatristik felsefenin inanç esaslarını akılla temellendirme çabasının skolastik felsefeyle son bulması
- Teosentrik (tanrı merkezli) bakış açısından antroposentrik (insan merkezli) bakış açısına geçilmesiAnswer
- DDoğanın olgusal olarak incelenmesini savunan bilimsel yöntemin felsefi sorgulamanın yerini tamamen alması
- EAhlaki eylemin temelindeki determinist (gerekirci) yapının insanı fatalist (yazgıcı) bir ahlak anlayışına yöneltmesi
Answer
Teosentrik (tanrı merkezli) bakış açısından antroposentrik (insan merkezli) bakış açısına geçilmesi
Parçada Orta Çağ felsefesindeki tanrı merkezli (teosentrik) insan tasarımından, 15-17. yüzyıl felsefesindeki insanı merkeze alan (antroposentrik) hümanist yaklaşıma geçiş anlatılmaktadır. Bu durum teosentrik bakış açısından antroposentrik bakış açısına geçilmesini ifade eder.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Hümanizm ve İnsan Merkezli Düşünce