Question

Difficulty: Very hard15. Yüzyıl - 17. Yüzyıl Felsefesi: Rönesans, Hümanizma, Bilimsel Yöntem ve Kartezyen Felsefe

Skolastik düşünce, evreni Tanrı’nın iradesinin sürekli müdahale ettiği, her varlığın kendi doğal amacına (telos) doğru hareket ettiği hiyerarşik ve niteliksel bir düzen olarak tasarlıyordu. Bu düzende bilgi, ilahi otoriteye ve bu otoritenin onayladığı Aristotelesçi kozmolojiye tabiydi. 15-17. yüzyıl felsefesinde ise doğa, ereksel açıklamalardan arındırılarak niceliksel ve mekanik yasalara göre işleyen devasa bir makineye benzetildi. Descartes, bu mekanik evren tasarımını kartezyen düalizmle felsefi bir temele kavuşturdu: Maddeyi sadece yer kaplama niteliğine indirgeyerek aşkın müdahalelerden ve teolojik kabullerden temizledi, onu matematiksel fiziğin konusu yaptı; düşünen özneyi ise bu mekanik do��anın dışına yerleştirerek bilginin yegane kurucusu ve kesinlik merkezi kıldı.

Buna göre 15-17. yüzyıl felsefesinin ve yeni bilimsel yöntemin ortaya koyduğu bilgi anlayışı hakkında;

I. Doğruluk ve kesinliğin ölçütü, aşkın ilkelerden ve otoritelerden alınarak düşünen öznenin zihinsel apaçıklığına (cogito) devredilmiştir.
II. Doğanın ereksel nedenlerden arındırılması, onu ancak duyusal deneyim ve gözleme dayalı tümevarımsal genellemelerle kavranabilecek olgusal bir alana indirgemiştir.
III. Zihin ve madde arasında yapılan kartezyen ayrım, fiziksel dünyayı ilahi müdahalelerden bağımsız, rasyonel ve öngörülebilir mekanik bir düzende açıklamanın zeminini hazırlamıştır.

yargılarından hangileri doğrudur?

  1. A
    Yalnız I
  2. B
    Yalnız II
  3. C
    I ve II
  4. I ve IIIAnswer
  5. E
    I, II ve III

Answer

Doğruluk ve kesinliğin ölçütünün düşünen öznenin zihinsel apaçıklığına devredildiğini ve kartezyen ayrımın fiziksel dünyayı mekanik bir düzende açıklamanın zeminini hazırladığını savunan yargıların birlikte yer aldığı ifadedir.
Doğruluk ve kesinliğin ölçütünün düşünen öznenin zihinsel apaçıklığına devredildiğini savunan birinci öncül ile kartezyen zihin-madde ayrımının fiziksel dünyayı mekanik yasalarla öngörülebilir kıldığını savunan üçüncü öncül doğrudur. Metin, öznenin bilgi kurucu rolünü ve doğanın mekanikleşerek matematiksel fiziğin konusu haline geldiğini açıkça belirtmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Paragraftaki skolastik bilgi anlayışı ile 15-17. yüzyıl felsefesinin bilgi anlayışını karşılaştırınız.
Skolastik dönemde bilgi aşkın ilkelere ve otoritelere dayanırken, yeni dönemde kesinlik ölçütünün özneye (cogito) geçtiği belirlenmiştir. Bu durum birinci öncülün doğru olduğunu gösterir.
Soruda istenen modern felsefenin getirdiği temel epistemolojik değişimi saptamak.
2
Descartes'ın doğa tasarımı ve bilimsel yönteme yaklaşımını rasyonalizm-empirizm bağlamında analiz ediniz.
Kartezyen doğa tasarımı matematiksel fiziğe dayanır; doğanın yalnızca duyusal deneyim ve tümevarımsal yöntemle kavranabileceğini iddia etmek empirist bir indirgemedir ve rasyonalist kartezyen felsefeyle çelişir. Bu durum ikinci öncülün yanlış olduğunu kanıtlar.
Doğanın mekanikleştirilmesi ile yöntemsel araçlar arasındaki bağı doğru kurarak yanılgıları ayıklamak.
3
Kartezyen düalizmin (zihin-madde ayrımının) ontolojik ve bilimsel sonuçlarını değerlendiriniz.
Zihnin maddeden ayrılması (düalizm), maddeyi (res extensa) niteliksel ve teolojik amaçlardan temizleyerek onu mekanik yasalarla öngörülebilir kılmıştır. Bu durum üçüncü öncülün doğru olduğunu gösterir.
Düalizmin doğa bilimlerine sağladığı kuramsal bağımsızlığı tespit etmek.
4
Elde edilen sonuçları birleştirerek doğru seçeneği belirleyiniz.
Birinci ve üçüncü öncüllerin doğru, ikinci öncülün ise yanlış olduğu saptanarak doğru cevaba ulaşılır.
Akıl yürütme adımlarını nihai sonuca bağlamak.

Key Concept

Kartezyen düalizmin ve cogito ilkesinin skolastik düşünceden kopuşu sağlaması ve modern bilimin mekanik doğa tasarımına zemin hazırlaması.
Rate this question