John Locke��a göre insanlar, doğa durumunda sahip oldukları cezalandırma yetkisini ve kendi haklarını koruma gücünü, ortak bir rızaya dayalı toplumsal sözleşmeyle kamunun eline bırakırlar. Ancak devletin egemenliği mutlak ve sınırsız değildir; aksine, bireylerin can, mal ve hürriyet gibi temel haklarını koruma amacıyla sınırlandırılmıştır. Eğer siyasi iktidar bu amacı çiğneyip bireysel hakları gasp etmeye kalkışırsa, sözleşme ihlal edilmiş olur ve bireylerin direnme hakkı doğar.
Bu parçadan hareketle John Locke'un devlet anlayışına ilişkin aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?
- AToplumsal sözleşmeyle kurulan devletin egemenliği mutlak ve bölünmez olup, bireylerin iktidara karşı direnme hakkı bulunmamaktadır.
- BDevlet, doğruluk değeri taşıyan ahlaki ilkelerin dış dünyada somutlaşmış birer gerçekliği olarak var olan ontolojik bir zorunluluktur.
- CToplumsal düzenin ve devlet yasalarının temel ilkeleri, insan zihninde doğuştan hazır bulunan a priori kavramlara dayanır.
- Siyasi gücün meşruiyeti, bireylerin hak ve özgürlüklerinin güvence altına alınması ve korunması koşuluna bağlıdır.Answer
- EBireyin doğal özgürlüğü mutlak olduğundan, devletin kurduğu yasal düzenin birey üzerinde hiçbir yaptırım g��cü olamaz.
Answer
Siyasi gücün meşruiyeti, bireylerin hak ve özgürlüklerinin güvence altına alınması ve korunması koşuluna bağlıdır.
Parçada Locke'un devletin egemenliğini mutlak görmediği, aksine bireyin can, mal ve hürriyet haklarıyla sınırlandırdığı belirtilmektedir. Devlet bu hakları gasp ettiğinde sözleşmenin ihlal edileceği ve bireyin direnme hakkının doğacağı vurgusu, siyasi gücün meşruiyetini bireysel hakların korunması koşuluna bağladığını gösterir.
Step-by-Step Solution
Key Concept
John Locke'un birey-devlet ilişkisi, toplumsal sözleşme kuramı, sınırlı devlet ve direnme hakkı anlayışı.