Divan edebiyatı araştırmacıları, 17. ve 18. yüzyılları Türk şiirinde hem klasik yapının korunduğu hem de yeni üslup arayışlarının zirveye ulaştığı bir dönem olarak kabul eder. Bu dönemde şairler, bireysel duyuşlarını toplumsal ve felsefi düşüncelerle birleştirerek özgün tarzlar geliştirmişlerdir. Örneğin, 17. yüzyılda Türk şiirinde felsefi ve didaktik bir çığır açarak toplumsal aksaklıkları sorgulayan, *Hayriyye* ve *Hayrabad* gibi eserlerin sahibi ----, hikemî şiirin öncüsü olmuştur. 18. yüzyılda ise bu üslubun izinden giderek devlet adamlığının verdiği tecrübeyle bilgece gazeller yazan ----, dönemin hikemî tarzının en güçlü sesidir. Öte yandan, Sebk-i Hindî akımının 17. yüzyıldaki ilk ve en önemli temsilcilerinden olan ----, gazellerindeki derin soyutlama ve melankolik hava ile dikkat çekerken; 18. yüzyılda bu akımın estetik sınırlarını zorlayan ve *Hüsn ü Aşk* mesnevisiyle divan şiirinin son büyük şairi kabul edilen ----, Türk edebiyatına eşsiz bir eser kazandırmıştır.
Bu parçada boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
- Nabî - Koca Ragıp Paşa - Nailî - Şeyh GalipAnswer
- BKoca Ragıp Paşa - Nabî - Neşatî - Şeyh Galip
- CNabî - Nedim - Nailî - Şeyh Galip
- DNef'î - Koca Ragıp Paşa - Neşatî - Şeyh Galip
- ENabî - Koca Ragıp Paşa - Nedim - Nailî