İslam, evrendeki her şeyin bir ölçü, düzen ve denge (mizan) içerisinde yarat��ldığını savunur. İnsanoğlu ise yeryüzünde halife kılınmış ve çevre ona koruyup gözetmesi gereken bir 'emanet' olarak verilmiştir. Kur'an-ı Kerim'de yer alan, *'Göğü Allah yükseltti ve mizanı (ölçüyü) O koydu. Sakın dengeyi (mizanı) bozmayın.'* (Rahmân suresi, 7-8. ayetler) ifadesi de bu sorumluluğa işaret etmektedir. Günümüzde karşılaştığımız küresel ısınma, çevre kirliliği ve ekolojik dengenin bozulması gibi sorunlar, insanın bu ilahi dengeye müdahalesinin ve emanet bilincinden uzaklaşmasının bir sonucudur.
Bu parçadan hareketle çevre sorunlarına yönelik İslam'ın ortaya koyduğu yaklaşım hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- AEkolojik dengenin korunması, evrendeki ilahi ölçü ve düzene uyum sağlamanın bir gereğidir.
- BDoğal çevrenin tahrip edilmesi, insana yeryüzünde verilen emanet sorumluluğunun ihlalidir.
- İnsan, yeryüzünün halifesi olduğundan tabiat üzerinde sınırsız ve mutlak bir tasarruf yetkisine sahiptir.Answer
- DÇevreye karşı duyarlı olmak, sadece insani bir tercih değil, aynı zamanda dini ve ahlaki bir yükümlülüktür.
- EDoğadaki kaynakların verimli kullanımı ve israftan kaçınılması, yaratılış dengesine uygun bir yaşam tarzıdır.
Answer
İnsanın yeryüzünün halifesi olarak tabiat üzerinde sınırsız ve mutlak bir tasarruf yetkisine sahip olduğu yönündeki iddia.
İslam ahlak ve inanç sistemine göre yeryüzünde mutlak egemenlik ve mülkiyet yalnızca Allah'a aittir. İnsan doğanın sahibi değil, emanetçisidir. Halifelik makamı insana doğayı dilediği gibi yok etme veya üzerinde sınırsız tasarrufta bulunma yetkisi vermez, aksine koruma sorumluluğu yükler. Dolayısıyla insanın tabiat üzerinde sınırsız ve mutlak bir tasarruf yetkisine sahip olduğu söylenemez.
Step-by-Step Solution
Key Concept
İslam'ın çevre ahlakı, emanet bilinci ve mizan (ekolojik denge) kavramı.
Estimated Time:2m 0s