İnanç Meseleleri ve Güncel Hayat

23 questions

Question 1Question

Felsefe tarihinde bazı düşünürler, insan zihninin sınırlarını ve bilgi edinme araçlarını merkeze alarak Tanrı'nın varlığı veya yokluğu meselesini ele almışlardır. Onlara göre, metafizik alana dair iddialar insan bilgisiyle doğrulanabilecek veya yanlışlanabilecek bir yapıda değildir. Dolayısıyla Tanrı'nın varlığına ya da yokluğuna dair ne duyusal tecrübelerimiz ne de rasyonel kanıtlarımız kesin bir bilgi sunabilir. Bu durumda insan için en tutarlı yaklaşım, Tanrı'nın varlığı konusunda olumlu veya olumsuz bir yargıda bulunmaktan kaçınmaktır.

Bu parçada dile getirilen görüş ve tavır, inançla ilgili aşağıdaki felsefi akımlardan hangisinin temel iddiasıyla örtüşmektedir?

Show answer & explanation

Answer: Agnostisizm

Answer

Agnostisizm
Doğru seçenek, Tanrı'nın varlığı veya yokluğu hakkında kesin bir bilgiye ulaşmanın insan zihninin sınırları nedeniyle imkânsız olduğunu ve bu konuda yargıda bulunmaktan kaçınmak gerektiğini savunan felsefi akımdır. Parçada verilen bilgi teorisi odaklı açıklama ve yargıyı askıya alma tavrı bu akımın temel iddialarıyla tam olarak örtüşmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Parçadaki temel felsefi iddiayı ve bu iddianın dayanağını analiz etmek.
Düşünürlerin, insan zihninin ve bilgi edinme araçlarının sınırlarını vurgulayarak Tanrı'nın varlığı ya da yokluğu konusunda kesin bir bilgiye ulaşamayacağımızı savundukları belirlenmiştir.
Metindeki temel felsefi ve epistemolojik (bilgi kuramsal) sınırlılık vurgusunun hangi inanç problemine işaret ettiğini bulmak.
2
Metinde bu duruma yönelik önerilen pratik tutumu tespit etmek.
Tanrı'nın varlığı hakkında olumlu veya olumsuz bir yargıda bulunmaktan kaçınılması (yargıyı askıya alma) gerektiği sonucuna varılmıştır.
Elde edilen verilerin ve sergilenen tavrın inançla ilgili hangi akımın ayırt edici özelliği olduğunu netleştirmek.
3
Tespit edilen epistemolojik iddia ile pratik tavrı seçeneklerdeki felsefi akımlarla karşılaştırmak.
Tanrı'nın varlığının veya yokluğunun bilinemeyeceğini ve bu konuda yargısız kalınması gerektiğini savunan akımın agnostisizm olduğu belirlenmiştir.
Doğru kavrama ulaşarak soruyu çözümlemek.

Key Concept

Agnostisizm akımının bilgi teorisi ve Tanrı'nın varlığı hakkındaki epistemolojik yaklaşımı.
Estimated Time:2m 0s
Question 2Question

Bir e-ticaret platformunda satıcı olan Ahmet Bey, piyasada talebi çok yüksek olan ancak tedariki azalan bir temizlik ürününün elindeki tüm stoklarını satıştan çekmiştir. Ahmet Bey, ürünün piyasada tamamen tükenmesini bekleyip fiyatların normalin çok üzerine çıkmasının ardından elindeki stokları yüksek fiyattan piyasaya sürmeyi planlamaktadır.

Buna göre Ahmet Bey’in gerçekleştirmeyi planladığı bu eylem, İslam iktisat ahlakındaki a��ağıdaki kavramlardan hangisiyle doğrudan ilişkilidir ve yasaklanmasının temel ahlaki gerekçesi nedir?

Show answer & explanation

Answer: İhtikar - Ürünlerin piyasadan çekilerek yapay darlık oluşturulması ve tüketicinin temel ihtiyaçlar üzerinden sömürülmesi

Answer

İhtikar - Ürünlerin piyasadan çekilerek yapay darlık oluşturulması ve tüketicinin temel ihtiyaçlar üzerinden sömürülmesi
İhtikar (karaborsacılık), piyasadaki tüketim mallarını toplayıp stoklayarak yapay bir kıtlığa yol açmak ve bu yolla fiyatların fahiş derecede yükselmesini sağlayarak haksız kazanç elde etmektir. Ahmet Bey'in e-ticaret platformundaki stokları çekerek fiyat artışı beklemesi bu kavramla doğrudan uyuşur ve bu durum tüketicileri sömürdüğü için dinen yasaklanmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Parçadaki olay ve eylemin niteliğini belirlemek
Ahmet Bey'in malı stoklayıp piyasada yapay bir darlık yaratmayı ve fiyatların aşırı yükselmesini bekleyerek kazanç sağlamayı planladığı tespit edilmiştir.
Soruda anlatılan ticari eylemin ahlaki sınırlarını çizmek ve İslam hukukundaki karşılığını bulmak için durum analizi yapılmalıdır.
2
Tespit edilen eylemi iktisat ahlakındaki terimlerle karşılaştırmak
Malı stoklayıp pahalılaşmasını bekleyerek piyasaya sürme eyleminin İslam iktisat terminolojisinde 'ihtikar' (karaborsacılık) kavramına karşılık geldiği belirlenmiştir.
Haksız kazanç yollarının fıkhi tanımları incelenerek senaryodaki eylemin tam adı konulmalıdır.
3
Kavramın yasaklanma gerekçesini toplumsal ahlak açısından değerlendirmek
İhtikarın yasaklanma nedeninin, toplumsal refahı bozması, yapay darlık üreterek tüketicileri temel ihtiyaç maddeleri üzerinden mağdur etmesi ve haksız bir sömürü ortamı yaratması olduğu sonucuna varılmıştır.
Kavramın sadece ismini bilmek yeterli olmayıp, aynı zamanda dinin bu konudaki ahlaki ve hukuki yasaklama mantığı analiz edilmelidir.

Key Concept

İhtikar (Karaborsacılık)
Estimated Time:2m 0s
Question 3Question

Modern dönemde, geleneksel dinlerin dogmatik kalıplarına ve din adına yapılan çatışmalara bir tepki olarak yükselen bir inanç biçimi; doğanın rasyonel yapısının ancak aklı temel alan bir ilk neden ile açıklanabileceğini savunur. Bu yaklaşıma göre Tanrı, evreni tasarlayan aşkın bir mimardır. Ancak Tanrı'nın bu aşkınlığı, O'nun evrene sürekli müdahale eden, mucizeler yaratan ve vahiyler gönderen bir 'kişisel ilah' olması fikrini dışlar. Zira her şeyi mükemmel düzenleyen bir gücün, kendi yasalarına sonradan müdahale etmesi tutarsızlık olarak görülür. Bu düşünce, aynı zamanda evrenin kendisini Tanrı olarak gören ve yaratıcı ile yaratılanı tek bir tözde birleştiren panteist öğretileri de reddeder.

Bu parçada özellikleri belirtilen ve vahye dayalı dinlerin kurumsal yapısını dışlayarak akla dayalı bir Tanrı inancını benimseyen yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Deizm

Answer

Deizm
Doğru cevap Deizm seçeneğidir. Çünkü parçada, evreni tasarlayan aşkın bir ilk nedenin varlığının kabul edildiği ancak bu yaratıcının vahiy, kutsal kitap, peygamberlik ve mucizeler aracılığıyla evrene müdahale etmediğinin savunulduğu açıkça belirtilmiştir. Bu durum deizmin temel teolojik kabulleriyle birebir örtüşmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Paragraftaki temel felsefi iddiaları analiz etmek
Parçada evrenin rasyonel bir düzeni olduğu, bu düzenin aşkın bir yarat��cı ('ilk neden', 'aşkın bir mimar') tarafından kurulduğu, ancak bu yaratıcının vahiy göndermediği, mucizeler yaratmadığı ve evrene sonradan müdahale etmediği tespit edilir.
Soruda tanımlanan inanç yaklaşımının ana ilkelerini belirlemek için paragrafın çözümlenmesi gerekir.
2
Belirlenen ilkeleri seçeneklerdeki felsefi akımlarla karşılaştırmak
Yaratıcıyı kabul edip ilahi müdahaleyi (vahiy, mucize vb.) dışlayan akımın deizm olduğu belirlenir. Diğer akımların (Ateizm, Agnostisizm, Panteizm, Politeizm) bu kriterleri karşılamadığı görülür.
Seçeneklerdeki inanç akımlarının temel farklarını ortaya koyarak doğru eşleştirmeyi yapmak için gereklidir.
3
Doğru inanç yaklaşımını belirlemek
Tanımlanan niteliklerin tümünün deizm akımına ait olduğu doğrulanarak doğru yanıt tespit edilir.
Ulaşılan sonuçları doğrulayıp doğru seçeneği işaretlemek için son adımdır.

Key Concept

Deizm inancı ve özellikleri
Estimated Time:2m 0s
Question 4Question

İslam, evrendeki her şeyin bir ölçü, düzen ve denge (mizan) içerisinde yarat��ldığını savunur. İnsanoğlu ise yeryüzünde halife kılınmış ve çevre ona koruyup gözetmesi gereken bir 'emanet' olarak verilmiştir. Kur'an-ı Kerim'de yer alan, *'Göğü Allah yükseltti ve mizanı (ölçüyü) O koydu. Sakın dengeyi (mizanı) bozmayın.'* (Rahmân suresi, 7-8. ayetler) ifadesi de bu sorumluluğa işaret etmektedir. Günümüzde karşılaştığımız küresel ısınma, çevre kirliliği ve ekolojik dengenin bozulması gibi sorunlar, insanın bu ilahi dengeye müdahalesinin ve emanet bilincinden uzaklaşmasının bir sonucudur.

Bu parçadan hareketle çevre sorunlarına yönelik İslam'ın ortaya koyduğu yaklaşım hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Show answer & explanation

Answer: İnsan, yeryüzünün halifesi olduğundan tabiat üzerinde sınırsız ve mutlak bir tasarruf yetkisine sahiptir.

Answer

İnsanın yeryüzünün halifesi olarak tabiat üzerinde sınırsız ve mutlak bir tasarruf yetkisine sahip olduğu yönündeki iddia.
İslam ahlak ve inanç sistemine göre yeryüzünde mutlak egemenlik ve mülkiyet yalnızca Allah'a aittir. İnsan doğanın sahibi değil, emanetçisidir. Halifelik makamı insana doğayı dilediği gibi yok etme veya üzerinde sınırsız tasarrufta bulunma yetkisi vermez, aksine koruma sorumluluğu yükler. Dolayısıyla insanın tabiat üzerinde sınırsız ve mutlak bir tasarruf yetkisine sahip olduğu söylenemez.

Step-by-Step Solution

1
Parçada verilen bilgilerin ve ayetin ana fikrinin analiz edilmesi.
Metinde evrenin bir mizan (denge) içinde yaratıldığı, insanın yeryüzünde halife olarak bir emanetçi olduğu ve mizanı bozmama uyarısının yapıldığı belirlenir.
Metnin ana fikrini ve İslam'ın çevreye bakışındaki temel kavramları netleştirmek.
2
Seçeneklerde yer alan ifadelerin parçada geçen kavramlar ve ayetin mesajı ile karşılaştırılması.
Ekolojik dengeyi korumanın, emanete sahip çıkmanın ve israftan kaçınmanın birer sorumluluk olduğu doğrulanırken; insanın tabiat üzerinde mutlak bir yetkisinin bulunduğu düşüncesinin bu ilkelerle çeliştiği tespit edilir.
Hangi ifadenin İslam'ın genel teolojik çerçevesi ve emanet bilinciyle uyuşmadığını bulmak.
3
İslam'ın mülkiyet ve tasarruf felsefesine göre söylenemeyecek olan seçeneğin belirlenmesi.
İslam'da mutlak mülkiyet ve tasarruf hakkının yalnızca Allah'a ait olduğu, insanın ise sadece bir emanetçi konumunda bulunmasından ötürü doğa üzerinde sınırsız tasarruf yetkisi iddia edemeyeceği netleştirilir.
Soru kökünde talep edilen 'söylenemez' yargısına kesin olarak ulaşmak.

Key Concept

İslam'ın çevre ahlakı, emanet bilinci ve mizan (ekolojik denge) kavramı.
Estimated Time:2m 0s
Question 5Question

İslam hukukunda yeni tıbbi gelişmeler ve biyoetik meseleler hakkında hüküm verilirken, Kur’an ve Sünnet’in genel ilkeleri ile makasıdü’ş-şerîa (dinin genel amaçları) göz önünde bulundurulur.

Buna göre;
I. Taşıyıcı anneliğin, eşler arasındaki nikah bağı dışındaki üçüncü bir şahsın üreme sürecine dahil edilmesi gerekçesiyle caiz görülmemesi \rightarrow Neslin korunması
II. Beyin ölümü gerçekleşmiş bir hastanın yaşam destek ünitesinden çekilerek hayatına son verilmesinin (aktif ötenazi) yasaklanması \rightarrow Canın korunması
III. Tedavi amaçlı organ naklinin, alıcının hayatını kurtarma veya organın işlevini geri kazandırma amacıyla caiz görülmesi \rightarrow Zaruret hâli
IV. İnsan klonlamasının, soy bağını ortadan kaldırması ve aile kurumunu tahrip etmesi gerekçesiyle yasaklanması \rightarrow Dinin korunması

eşleştirmelerinden hangileri İslam ahlak ve hukuku açısından doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: I, II ve III

Answer

I, II ve III ifadesini içeren seçenek doğrudur.
Taşıyıcı annelik uygulaması neslin korunması (nesebin karışmaması), aktif ötenazi canın korunması (hayat hakkı ve intihar yasağı), organ nakli ise belirli şartlar altında zaruret ilkesi çerçevesinde değerlendirilir. Bu üç eşleştirme de İslam fıkhına ve biyoetik kararlarına uygundur. İnsan klonlamasının yasaklanması ise dinin korunması değil, neslin korunması ile ilgilidir.

Step-by-Step Solution

1
Taşıyıcı annelik uygulamasının dini ve hukuki gerekçesini analiz etme
Taşıyıcı annelik, nikah bağı dışındaki üçüncü kişilerin üreme sürecine katılması nedeniyle nesebin (soy bağının) karışmasına yol açar. Bu yüzden yasaklanması İslam'daki 'neslin korunması' ilkesiyle doğrudan örtüşür, dolayısıyla birinci öncül doğrudur.
Uygulamanın yasaklanma gerekçesi ile dinin korunmasını istediği temel değer arasındaki ilişkiyi tespit etmek.
2
Aktif ötenazi uygulamasının fıkhi gerekçesini inceleme
Aktif ötenazi, tıbbi müdahaleyle bir kişinin yaşamına kasıtlı olarak son verilmesidir. İslam'da hayatın kutsallığı esastır ve cana kıymak (intihar veya cinayet) haramdır. Bu durum 'canın korunması' ilkesine uygundur, dolayısıyla ikinci öncül doğrudur.
Ötenazi yasağının hangi makasıd ilkesine dayandığını doğrulamak.
3
Tedavi amaçlı organ naklinin caiz görülme ilkesini değerlendirme
Organ naklinde normal şartlarda insan bedeninin dokunulmazlığı esastır; ancak başka bir yolla tedavisi mümkün olmayan ve ölüm riski taşıyan hastalar için organ nakli 'zaruret' kapsamında değerlendirilerek caiz görülmüştür. Bu yüzden üçüncü öncül doğrudur.
Organ naklinin istisnai olarak caiz kılınma gerekçesini belirlemek.
4
Klonlama uygulamasının yasaklanma gerekçesini inceleme
İnsan klonlaması, fıtrata müdahale edilmesi ve soy bağının yok edilmesi gerekçesiyle yasaklanmıştır. Bu durum 'dinin korunması' değil, 'neslin (nesebin) korunması' ile ilgilidir. Bu yüzden dördüncü öncül yanlıştır.
Klonlama yasağının temel amacını saptayarak yanlış gerekçelendirmeyi ayırt etmek.

Key Concept

Tıp ve biyoetik meselelerde dinin genel amaçları (makasıdü'ş-şerîa) ve fıkhi ilkelerin uygulanması
Estimated Time:2m 0s
Question 6Question

Günümüzde gıda teknolojisi, biyogenetik ve çevre bilimlerindeki gelişmeler, beraberinde fıkhi ve kelami tartışmaları da getirmiştir. Dinî değerler ve temel ilkeler, bu yeni meselelerin çözümünde ve ahlaki sınırlarının çizilmesinde rehberlik etmektedir.

Aşağıda günümüzün güncel meseleleri ile bu meselelerin çözümünde esas alınan temel İslami ilkeler verilmiştir.

Sol sütundaki güncel meseleleri, sağ sütundaki en uygun İslami ilke ve sorumluluklarla eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Canlıların genetik yapısına müdahale edilerek yaratılıştan gelen tabii özelliklerinin ve biyolojik dengelerinin kalıcı olarak değiştirilmesi.
Ormanların tahrip edilmesi, doğal yaşam alanlarının yok edilmesi ve ekolojik dengenin bozularak gelecek nesillerin yaşam hakkının tehlikeye atılması.
Gıda maddelerinde sağlığa zararlı kimyasal katkıların kullanılması ve temizlik şartlarına riayet edilmeden üretilen besinlerin tüketilmesi.
Su ve gıda kaynaklarının ihtiyaç sınırlarının ��tesinde, hesapsızca ve sınırsızca tüketilerek doğadaki dengenin bozulmasına yol açılması.

Matches

Show answer & explanation

Answer

Canlıların genetik yapısına müdahale edilmesi 'Fıtratı koruma ve ilahi düzene müdahale etmeme ilkesi' ile; ormanların yok edilmesi ve çevre tahribatı 'Emanet bilinci ve halifelik sorumluluğu' ile; gıdalardaki zararlı katkı maddeleri 'Helal ve tayyib beslenme düsturu' ile; su ve gıdanın aşırı tüketimi ise 'İsraf yasağı ve iktisat bilinci' ile eşleşmektedir.
Genetik müdahale fıtratı koruma ilkesiyle, ekolojik tahribat emanet bilinciyle, katkı maddeli gıdalar helal ve tayyib düsturuyla, aşırı kaynak tüketimi ise israf yasağı ile eşleşmektedir. Bu ilkeler güncel dini meselelerin çözümünde temel fıkhi ve kelami dayanakları oluşturur.

Step-by-Step Solution

1
Genetik müdahalelerin fıkhi boyutunu çözümleme.
Genetik yapının değiştirilerek yaratılış düzenine müdahale edilmesinin 'Fıtratı koruma' ilkesi çerçevesinde değerlendirildiği tespit edilir.
İslam, Allah'ın yarattığı doğal düzenin korunmasını ve fıtrata aykırı müdahalelerin yapılmamasını emreder.
2
Çevre sorunlarının dini temellerini analiz etme.
Doğanın korunması ve tahrip edilmemesi yükümlülüğünün 'Emanet bilinci' ve 'Halifelik sorumluluğu' ile örtüştüğü belirlenir.
İnsanoğlu yeryüzünün yöneticisi ve koruyucusu (halifesi) kılınmıştır ve doğa ona korumak üzere teslim edilmiş bir emanettir.
3
Gıda güvenliği ve katkı maddelerini fıkhi açıdan değerlendirme.
Zararlı gıdalardan kaçınıp temiz besinleri seçme gayretinin 'Helal ve tayyib' beslenme ilkesine dayandığı görülür.
Tayyib kavramı, gıdanın helal olmasının yanında temiz, sağlıklı, kaliteli ve doğal yapısını kaybetmemiş olmasını da kapsar.
4
Doğal kaynakların aşırı kullanımını dini açıdan değerlendirme.
Gereksiz tüketimin ve sınırsız harcamanın 'İsraf yasağı' kapsamına girdiği sonucuna ulaşılır.
İslam dini, miktarı ne olursa olsun kaynakların saçıp savrulmasını ve verimsiz tüketilmesini yasaklar.

Key Concept

İslam'ın Güncel Gıda, Genetik ve Çevre Sorunlarına Yaklaşımı ve Temel İlkeleri
Estimated Time:2m 0s
Question 7Question

"Nihayet onlardan birine ölüm gelip çattığında, 'Rabbim! Beni geri gönder; ta ki boşa geçirdiğim dünyada salih amel işleyeyim' der. Hayır! Onun söylediği bu söz, boş laftan ibarettir. Onların arkalarında ise yeniden diriltilecekleri güne kadar bir berzah vardır." (Mü'minûn suresi, 99-100. ayetler)

Bu ayetler ve İslam'ın inanç esasları dikkate alındığında, reenkarnasyon ve tenasüh iddiaları hakkında aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?

Show answer & explanation

Answer: İslam inancına göre dünya hayatı tek seferlik bir imtihan sürecidir; ölümle birlikte imtihan son bulur ve ruhlar dünyaya geri dönmeksizin kıyamet gününe kadar berzah aleminde bekletilir.

Answer

İslam inancına göre dünya hayatı tek seferlik bir imtihan sürecidir; ölümle birlikte imtihan son bulur ve ruhlar dünyaya geri dönmeksizin kıyamet gününe kadar berzah aleminde bekletilir.
İslam inancına göre dünya hayatı tekrarsız bir imtihan alanıdır. Mü'minûn suresi 99-100. ayetlerinde de vurgulandığı üzere, ölen bir kimsenin salih amel işlemek üzere dünyaya geri dönme isteği reddedilmiş ve ruhların yeniden diriltilecekleri güne kadar berzah aleminde kalacakları bildirilmiştir. Bu doğrultuda, ruhların başka bedenlerde dünyaya tekrar döneceğini (reenkarnasyon/tenasüh) savunan iddialar İslam'ın ahiret, berzah ve imtihan anlayışıyla kesin olarak çelişmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Mü'minûn suresi 99-100. ayetlerindeki ana mesajı belirlemek.
Ayet, ölüm anında dünyaya dönüp iyi ameller yapmak isteyenlerin talebinin reddedildiğini ve dirilişe kadar berzah aleminde kalınacağını belirtmektedir.
Ayetin doğrudan neyi reddettiğini ve ahiret inancının hangi aşamasını (berzah) vurguladığını anlamak için.
2
Ayetin mesajını reenkarnasyon/tenasüh iddialarıyla karşılaştırmak.
Reenkarnasyonda ruhların dünyaya sürekli geri döndüğü iddiası varken, ayet dünyaya geri dönüşün kesinlikle imkansız olduğunu ve berzah engelinin bulunduğunu açıklar.
Reenkarnasyon inancı ile İslam'ın ölüm sonrası hayat anlayışı arasındaki temel teolojik uyuşmazlığı tespit etmek için.
3
Seçenekleri analiz ederek doğru yargıya ulaşmak.
Dünyanın tek seferlik bir imtihan alanı olduğu ve ruhların berzahta bekletileceği yönündeki ifadenin ayetle tam uyumlu doğru cevap olduğu belirlenir.
Yanlış iddiaları eleyip ayetin ve İslam akidesinin özünü yansıtan seçeneği bulmak için.

Key Concept

İslam'ın Ahiret İnancı ve Reenkarnasyon/Tenasüh Reddiyatı
Estimated Time:2m 0s
Question 8Question

Modern dönemde bireyin anlam arayışı, toplumsal yabancılaşma ve geleneksel dinî kurumların etkisinin zayıflaması gibi faktörler, çeşitli yeni dinî yönelimlerin ve inanç meselelerinin ortaya çıkmasına zemin hazırlamıştır. Bu bağlamda, inanç meseleleri üzerine araştırma yapan bir sosyoloğun çalışmasında yer alan şu ifadeler analiz edilmektedir:

I. Geleneksel dinlerin kutsal değerlerine karşı sembolik bir başkaldırıyı temel alıp doğaüstü bir şeytani güce inanmaksızın insanı, bireysel hazzı ve kişisel iradeyi merkeze alan bir felsefi duruş sergiler.
II. Varlığın ve hayatın nesnel hiçbir anlamı, amacı ya da değeri bulunmadığını savunarak mutlak bir hiçliği ve kuralsızlığı temele koyar.
III. Dinî otoritelerin ve inançların toplumsal, hukuki ve siyasi alandaki belirleyiciliğini reddederek yaşamı dünyevileştirme amacı güder.
IV. Kötülükle özdeşleştirilen bir figürü gerçek bir metafiziksel varlık olarak kabul edip ona itaat etmeyi ve ritüellerle gizemli bir bağlılık kurmayı esas alır.

Bu ifadelerden hangileri doğrudan satanizm inanç yöneliminin (ateistik/modern ve teistik/geleneksel boyutlarıyla) özelliklerini açıklamaktadır?

Show answer & explanation

Answer: I ve IV

Answer

Satanizmin ateistik ve teistik boyutlarını doğru açıklayan ifadeler birinci ve dördüncü öncüllerdir.
Satanizm inanç yönelimi hem geleneksel/teistik (şeytanı gerçek bir varlık olarak kabul edip ona tapınan) hem de modern/ateistik (LaVeyan tarzı, şeytanı sembolik bir başkaldırı ve bireysel haz simgesi olarak gören) boyutlara sahiptir. Bu doğrultuda birinci öncül ateistik satanizmi, dördüncü öncül ise teistik satanizmi doğru bir şekilde açıklamaktadır. İkinci öncülde verilen varlığın değersizliği ve hiçlik vurgusu nihilizm akımına; üçüncü öncüldeki yaşamı dünyevileştirme ve dini toplumsal alandan uzaklaştırma vurgusu ise sekülerizm akımına aittir.

Step-by-Step Solution

1
Parçadaki öncüller tek tek incelenerek hangi inanç/felsefi yönelimleri tanımladığı belirlenir.
I. öncül ateistik (LaVeyan) satanizmi, II. öncül nihilizmi, III. öncül sekülerizmi, IV. öncül ise teistik satanizmi tanımlar.
Soruda satanizmle ilgili olan öncüllerin seçilmesi istenmektedir.
2
Satanizm kapsamında değerlendirilen öncüller bir araya getirilir.
I. ve IV. öncüller satanizmle doğrudan ilgilidir.
Satanizmin hem teistik (gerçek bir varlık olarak şeytana tapınma) hem de ateistik (bireysel haz ve sembolik başkaldırı) boyutları müfredatta yer almaktadır.
3
Elde edilen sonuçlara göre doğru seçenek belirlenir.
Doğru yanıt 'I ve IV' öncüllerini içeren seçenektir.
Diğer öncüller nihilizm ve sekülerizm gibi farklı inanç konularını açıklamaktadır.

Key Concept

Satanizmin Teistik ve Ateistik Çeşitleri
Estimated Time:2m 0s
Question 9Question

Aşağıda sol sütunda Tanrı-evren ilişkisine dair bazı felsefi-teolojik iddialar, sağ sütunda ise bu iddialarla ilişkili inanç biçimleri verilmiştir. Sol sütundaki ifadeleri sağ sütundaki inanç biçimleriyle en uygun şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Tanrı evreni mükemmel bir mekanizma olarak tasarlayıp hareketi başlatmış, ancak işleyişe doğrudan müdahale edecek aşkın bir irade sergilememiştir.
Tanrı, evrenin ve içindeki tüm varlıkların toplamıdır; doğanın dışında veya ötesinde aşkın bir yaratıcı mevcut değildir.
Tanrı evreni yoktan yaratmış olup, peygamberler ve kutsal kitaplar aracılığıyla beşerî alana aktif olarak müdahale etmeye devam etmektedir.
Metafiziksel iddiaların ve Tanrı'nın varlığına dair rasyonel kanıtların doğruluğunu veya yanlışlığını ispatlamak insan aklı için imkansızdır.

Matches

Show answer & explanation

Answer

Sol sütundaki Tanrı'nın müdahalesizliğini savunan ifade Deizm ile; Tanrı-evren özdeşliğini savunan ifade Panteizm ile; aktif yaratıcı ve vahiy inancını savunan ifade Teizm ile; Tanrı'nın bilinemezliğini savunan ifade ise Agnostisizm ile eşleşmelidir.
Doğru eşleştirmede ilk ifade, evrene müdahale etmeyen bir Tanrı'yı kabul ettiği için Deizm ile eşleşir. İkinci ifade, Tanrı ile evreni bir tuttuğu için Panteizm ile eşleşir. Üçüncü ifade, vahiy ve peygamberlik aracılığıyla müdahil bir Tanrı'yı savunduğu için Teizm ile eşleşir. Dördüncü ifade ise Tanrı'nın varlığının insan aklıyla bilinemeyeceğini iddia ettiği için Agnostisizm ile eşleşir.

Step-by-Step Solution

1
İlk ifadedeki Tanrı'nın evreni yarattıktan sonra müdahale etmediği yönündeki iddiayı incelemek.
Bu yaklaşımın deist saatçi Tanrı analojisine dayandığı tespit edilir.
Deizm, Tanrı'nın aşkınlığını kabul ederken dinsel müdahaleyi (vahiy, mucize) reddeder.
2
İkinci ifadedeki Tanrı ve doğanın/evrenin bir bütün olduğu, aşkın bir yaratıcının olmadığı iddiasını incelemek.
Bu tezin panteist (kamutanrıcı) dünya görüşüne ait olduğu belirlenir.
Panteizm, Tanrı'yı evrenin kendisi olarak tanımlar ve içkin bir Tanrı modelini benimser.
3
Üçüncü ifadedeki evrenin yaratıcısı olan Tanrı'nın peygamberler ve vahiy vasıtasıyla müdahale ettiği iddiasını incelemek.
Bu iddianın teist ilahi dinler inancına ait olduğu belirlenir.
Teizm, vahiy ve nübüvvet gibi unsurlarla insanın yaratılış amacına rehberlik eden müdahil bir Tanrı'yı savunur.
4
Dördüncü ifadedeki Tanrı'nın varlığına dair kanıtların insan aklı için ulaşılamaz olduğu iddiasını incelemek.
Bu tezin agnostik (bilinemezci) yaklaşımla eşleştiği saptanır.
Agnostisizm, Tanrı'nın varlığı ya da yokluğu hakkında rasyonel bilgi üretilemeyeceğini savunur.

Key Concept

Deizm'in Tanrı-evren ilişkisi bağlamında diğer felsefi ve teolojik akımlardan ayrışan yönleri
Estimated Time:2m 0s
Question 10Question

18. yüzyıl Aydınlanma Dönemi'nde yaygınlaşan bir düşünceye göre; evren, rasyonel kurallarla işleyen mükemmel bir makine gibidir. Bu makineyi tasarlayıp ilk hareketi veren aşkın bir Yaratıcı vardır; ancak bu Yaratıcı, yarattığı sisteme sonradan müdahale etmez, doğa yasalarının akışını değiştirmez ve insanlara din veya peygamber göndermez. İnsan, yaratıcının varlığını ve ahlaki doğruları yalnızca aklını kullanarak bulabilir.

Bu parçada temel iddiaları özetlenen teolojik-felsefi akımı benimseyen bir kimsenin;

I. Allah'ın her an yaratma halinde ve evreni sevk ve idare etme konumunda olması (Kayyûmiyet),
II. İnsanlığın ilahi hitaba ve rehberliğe olan ihtiyacının elçiler vasıtasıyla karşılanması (Nübüvvet),
III. Evrenin sonradan yaratılmış ve yok olmaya mahkum geçici bir yapıda olması (Hudûs),

inanç esaslarından hangilerini doğrudan reddetmesi beklenir?

Show answer & explanation

Answer: I ve II

Answer

I ve II
Deizm, Tanrı'nın evreni tasarlayıp yarattıktan sonra onun işleyişine müdahale etmediğini savunur. Bu durum, Allah'ın evreni sürekli ayakta tuttuğunu ve her an yaratma/yönetme halinde olduğunu ifade eden Kayyûmiyet sıfatını (I) doğrudan dışlar. Ayrıca deizm, vahyi ve elçileri reddettiği için Nübüvvet kurumunu (II) da kabul etmez. Dolayısıyla bu akımı benimseyen birinin I ve II numaralı esasları reddetmesi beklenir. Hudûs ise evrenin sonradan yaratılmış olması anlamına gelir ve deizm yaratılışı kabul ettiğinden bu kavramı reddetmez.

Step-by-Step Solution

1
Parçada verilen teolojik-felsefi görüşün hangi akıma ait olduğunu belirlemek.
Evreni kendi yasalarıyla işleyen bir makineye benzeten, bir yaratıcıyı kabul etmekle birlikte vahyi, peygamberleri ve Tanrı'nın evrene müdahalesini reddeden bu akım deizmdir.
Soru öncülündeki düşüncenin sınırlarını ve ismini doğru tespit etmek, seçenekleri doğru analiz etmenin ilk adımıdır.
2
Deizmin ilkelerini İslam inanç esaslarıyla karşılaştırmak.
Deizm ilahi müdahaleyi reddettiği için Allah'ın evreni sürekli yönetmesini ifade eden 'Kayyûmiyet' sıfatını (I) ve peygamberlik müessesesini (II) reddeder. Ancak evrenin yaratıcısı olduğunu savunduğu için evrenin yaratılmışlığı (III - hudûs) fikrini reddetmez.
Öncüllerde yer alan dini kavramların deizm açısından kabul edilip edilmediğini rasyonel olarak değerlendirmek gerekir.
3
Analiz doğrultusunda doğru seçeneğe karar vermek.
Deist birinin doğrudan reddetmesi beklenen esaslar I ve II numaralı öncüllerdir.
Soru kökünün bizden istediği 'reddedilmesi beklenenler' kriterine uygun öncülleri nihai cevaba dönüştürmek.

Key Concept

Deizm akımının vahiy, nübüvvet ve ilahi müdahaleyi reddeden yapısı ile İslam akaidindeki yansımaları
Estimated Time:2m 30s
Question 11Question

İslam dini, toplumsal refahın korunması ve ekonomik adaletin sağlanması amacıyla serbest piyasa ahlakını zedeleyecek sömürü mekanizmalarını yasaklamıştır. Bu bağlamda, özellikle darlık dönemlerinde insanların temel ihtiyaç maddelerini piyasadan toplayıp stoklayarak fiyatların suni bir şekilde yükselmesine yol açan ve bu yolla fahiş kazanç elde etmeyi amaçlayan karaborsacılık faaliyeti kesin olarak yasaklanmıştır.

Bu parçada söz edilen ve İslam iktisat ahlakında haksız kazanç yollarından biri olarak kabul edilen kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İhtikar

Answer

İhtikar
Paragrafta, darlık zamanında temel ihtiyaç maddelerini toplayıp piyasadan çekerek fiyatları yapay biçimde artırma ve karaborsacılık yapma faaliyeti tanımlanmıştır. İslam iktisat ahlakında bu gayrimeşru faaliyet 'ihtikar' olarak adlandırılmaktadır. Bu sebeple doğru cevap ihtikar seçeneğidir.

Step-by-Step Solution

1
Metinde geçen temel iktisadi problemleri ve tanımlayıcı ifadeleri tespit edin.
Metinde 'temel ihtiyaç maddelerini toplayıp stoklamak', 'fiyatların suni yükselmesi' ve 'karaborsacılık' ifadeleri vurgulanmaktadır.
Paragrafta açıklanan ekonomik sorunun hangi kavramsal karşılığa sahip olduğunu belirlemek gerekir.
2
Tespit edilen kavram özelliklerini seçeneklerdeki terimlerle karşılaştırın.
İslam fıkıh ve ahlak literatüründe, gıda maddesi gibi ihtiyaçları stoklayıp pahalılaşmasını bekleyerek piyasada darlık oluşturma eyleminin terim karşılığı 'ihtikar'dır.
Karaborsacılık ve stokçuluk faaliyetinin dini terminolojideki tam adını bulmak hedeflenmiştir.

Key Concept

İktisadi Hayatla İlgili Dinî Meseleler kapsamında ihtikar (karaborsacılık) yasağı
Question 12Question

Bir düşünür, "İnsan zihninin ve bilgi araçlarının sınırlılığı nedeniyle, duyular dışı bir alan olan Tanrı'nın var olup olmadığını kesin olarak bilmemiz mümkün değildir. Bu sebeple Tanrı'nın varlığı veya yokluğu hakkında kesin bir yargıda bulunmaktan kaçınmalı ve bu konudaki belirsizliği kabul etmeliyiz." şeklinde görüş belirtmektedir.

Bu düşünürün savunduğu bu yaklaşım, inançla ilgili aşağıdaki felsefi akımlardan hangisiyle doğrudan ilişkilendirilebilir?

Show answer & explanation

Answer: Agnostisizm

Answer

Agnostisizm
Parçada belirtilen, insan zihninin ve bilgi araçlarının sınırlılığı sebebiyle Tanrı'nın varlığı veya yokluğu hakkında kesin bir bilgiye ulaşılamayacağı ve bu sebeple bir yargıda bulunmaktan kaçınılması gerektiği görüşü, agnostisizm (bilinemezcilik) akımının temel iddiasıdır.

Step-by-Step Solution

1
Paragraftaki temel felsefi iddiayı analiz etme
Düşünürün, insan zihninin aşkın konuları (Tanrı'nın varlığı veya yokluğu) kesin olarak bilemeyeceğini savunduğu ve bu konuda yargı bildirmekten kaçınmayı önerdiği tespit edilmiştir.
Soruda verilen düşüncenin hangi epistemolojik (bilgi felsefesi) temele dayandığını anlamak için.
2
Seçeneklerdeki felsefi akımların tanımlarıyla karşılaştırma yapma
Tanrı'nın varlığının bilinemeyeceğini ileri süren bilinemezci akımın agnostisizm olduğu belirlenmiştir.
Çeldirici akımların iddiaları ile parçadaki bilgi sınırlandırması iddiasını ayırt etmek için.

Key Concept

Agnostisizm akımının Tanrı'nın varlığının veya yokluğunun insan zihniyle bilinemeyeceği yönündeki temel iddiası
Question 13Question

İlahi dinlerin inanç esaslarına, ahlak kurallarına ve otoritesine karşı bir başkaldırı olarak ortaya çıkan; şeytanı yücelten, ona tapınmayı veya onu kötülüğün ve isyanın bir sembolü olarak görmeyi esas alan yeni dinî yönelim aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Satanizm

Answer

Satanizm
Sözü edilen inanç sistemi, ilahi dinlerin inanç esaslarına ve ahlaki değerlerine karşı bir başkaldırı olarak şeytanı yücelten ve ona tapınmayı esas alan Satanizm'dir.

Step-by-Step Solution

1
Metinde verilen tanım incelenir.
Tanımda 'ilahi dinlere karşı başkaldırı', 'şeytanı yüceltme', 'ona tapınma veya onu kötülüğün/isyanın sembolü olarak görme' gibi belirleyici unsurlar tespit edilir.
Soruda sorulan dinî yönelimin ayırt edici özelliklerini belirlemek amacıyla.
2
Elde edilen ayırt edici özellikler seçeneklerdeki kavramlarla karşılaştırılır.
Deizm, ateizm, nihilizm ve sekülerizm gibi akımların şeytana tapınma veya şeytanı yüceltme gibi bir inanç sistemine sahip olmadığı; bu özelliklerin doğrudan Satanizm kavramına ait olduğu belirlenir.
Yanlış seçenekleri eleyip doğru cevaba ulaşmak amacıyla.

Key Concept

Satanizm ve Yeni Dinî Yönelimler
Question 14Question

Ateizm kavramı, felsefi ve pratik düzlemde farklı tezler ve yaklaşımlar barındırmaktadır. Aşağıda verilen ateizmle ilişkili kavram ve argümanları, karşılarında yer alan en uygun açıklamalarla eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Pratik Ateizm
Teorik Ateizm
Kötülük Problemi

Matches

Show answer & explanation

Answer

Pratik Ateizm kavramı günlük yaşamda Tanrı yokmuş gibi davranma açıklamasıyla, Teorik Ateizm kavramı felsefi ve sistemli reddiye açıklamasıyla, Kötülük Problemi ise dünyadaki acı ve felaketlerden yola çıkarak yaratıc��yı reddetme açıklamasıyla eşleşmelidir.
Doğru eşleştirmede; pratik ateizm eylemsel/yaşamsal kayıtsızlığa dayanan seküler hayat sürme tanımıyla, teorik ateizm sistemli ve felsefi argümanlar içeren reddiyeyle, kötülük problemi ise evrendeki acı ve adaletsizlikler üzerinden Tanrı'nın sıfatlarını sorgulayan teodise argümanıyla eşleşmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Pratik ateizmin tanımını ve günlük hayattaki yansımasını analiz etme.
Pratik ateizmin teorik bir iddia taşımaktan ziyade yaşam biçiminde Tanrı'yı yok saymak olduğu belirlenir ve 'günlük yaşamda ve ahlaki eylemlerde Tanrı inancı yokmuş gibi seküler bir hayat sürme' ifadesiyle eşleştirilir.
Kavramın pratik/yaşamsal boyutunu teorik boyutundan ayırt etmek.
2
Teorik ateizmin felsefi zeminini ve iddialarını inceleme.
Teorik ateizmin Tanrı'nın yokluğunu sistemli ve mantıksal argümanlarla kanıtlama çabası olduğu görülür ve 'ontolojik, kozmolojik ya da epistemolojik argümanlar geliştirerek sistemli ve felsefi bir reddiye sunan yaklaşım' ifadesiyle eşleştirilir.
Kavramın felsefi ve düşünsel temellerini belirlemek.
3
Ateizmin en temel argümanlarından biri olan kötülük problemini değerlendirme.
Kötülük probleminin dünyadaki olumsuzlukları Tanrı'nın sıfatlarıyla çeliştirme çabası olduğu saptanır ve 'evrendeki acı, felaket ve adaletsizliklerin varlığından hareketle yaratıcıyı reddeden teodise temelli argüman' ile eşleştirilir.
Ateizmin argümantatif yapısını anlamak.

Key Concept

Ateizmin pratik ve teorik boyutları ile en temel felsefi argümanı olan kötülük probleminin analiz edilmesi.
Estimated Time:2m 0s
Question 15Question

Aşağıda güncel inanç meseleleriyle ilgili felsefi akımlar ve bu akımların varlık ile ahlak alanındaki temel iddiaları verilmiştir. Sol sütunda yer alan felsefi akımları, sağ sütundaki uygun açıklamalarla eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Nihilizm
Deizm
Ateizm
Agnostisizm

Matches

Show answer & explanation

Answer

Nihilizm; varlığın ve ahlakın nesnel değerini reddeden açıklamayla, Deizm; evrene müdahale etmeyen Tanrı anlayışıyla, Ateizm; Tanrı'nın varlığını tamamen reddeden yaklaşımla, Agnostisizm ise Tanrı'nın varlığının bilinemeyeceğini savunan açıklamayla eşleşir.
Sol sütundaki felsefi akımlarla sağ sütundaki tanımlar doğru nitelikleriyle eşleştirilmiştir. Nihilizm hayatın nesnel anlamını ve değerini reddeder; Deizm vahyi ve peygamberliği dışlayan bir Tanrı inancı sunar; Ateizm Tanrı'nın varlığını tamamen reddeder; Agnostisizm ise Tanrı hakkında bilgi sahibi olunamayacağını savunur.

Step-by-Step Solution

1
Nihilizm kavramının analizi yapılır.
Nihilizm (hiççilik) akımının hayatın ve ahlakın nesnel bir anlamı olmadığını savunan, ahlaki ve dinî otoriteleri reddeden ifadeyle eşleştiği belirlenir.
Nihilizm, Latince 'nihil' (hiç) kelimesinden türemiş olup bilginin, varlığın ve ahlakın değerini sıfıra indiren felsefi yaklaşımdır.
2
Deizm kavramının analizi yapılır.
Deizm akımının Tanrı'yı kabul eden ancak vahyi, peygamberliği ve Tanrı'nın evrene müdahalesini reddeden ifadeyle eşleştiği tespit edilir.
Deizm, Tanrı'yı sadece ilk yaratıcı olarak kabul edip sonrasında evreni kendi yasalarıyla baş başa bıraktığını savunur.
3
Ateizm ve Agnostisizm kavramlarının analizi yapılır.
Ateizm Tanrı'nın yokluğunu savunan ifadeyle, Agnostisizm ise Tanrı'nın varlığının bilinemeyeceğini savunan ifadeyle eşleşir.
Ateizm aktif bir inançsızlık ve Tanrı'yı reddetme durumuyken, Agnostisizm bilginin sınırlarına vurgu yaparak kararsızlığı savunur.

Key Concept

Nihilizm ve Diğer İnanç Karşıtı Akımlar
Question 16Question

Sekülerizm, dinî kurum ve değerlerin toplumsal hayat, hukuk, eğitim ve siyaset üzerindeki belirleyici gücünün zayıflamasını ve bu alanların rasyonel, dünyevi ilkelerle düzenlenmesini savunan bir akımdır. Bu yönüyle sekülerizm, din karşıtlığından ziyade dinin ve dinî değerlerin kurumsal düzeyde kamusal alandan çekilerek bireysel vicdan alanına sınırlandırılmasını hedefler.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi sekülerizmin temel savları ile doğrudan uyuşan bir yargıdır?

Show answer & explanation

Answer: Toplumsal düzenin ve ahlakın kuralları, ilahi ve aşkın referanslar yerine insan aklına ve pratik hayatın ihtiyaçlarına göre şekillenmelidir.

Answer

Toplumsal düzenin ve ahlakın kuralları, ilahi ve aşkın referanslar yerine insan aklına ve pratik hayatın ihtiyaçlarına göre şekillenmelidir.
Sekülerizm, toplumsal alanların, ahlakın ve hukukun dinî otoriteden bağımsız olarak rasyonel ve dünyevi temellerde yapılandırılmasını savunur. Dolayısıyla toplumsal kuralların ve ahlakın, ilahi bildirimler yerine insan aklına ve pratik hayatın gereksinimlerine göre şekillenmesi gerektiği fikri doğrudan sekülerizmin temel savıdır.

Step-by-Step Solution

1
Sekülerizm kavramının kelime anlamını ve temel felsefi iddialarını analiz etmek.
Sekülerizmin, dini değer ve kurumların kamusal hayattan arındırılmasını ve hayatın dünyevi kurallarla yönetilmesini savunduğu sonucuna varılır.
Soru kökündeki tanımın hangi kavramı işaret ettiğini ve bu kavramın temel niteliklerini anlamak için gereklidir.
2
Seçenekleri analiz ederek pozitivizm, deizm ve dinî ahlak tezleriyle sekülerizmin farkını ayırt etmek.
Toplumsal düzenin ve ahlakın rasyonel ve dünyevi temellere göre şekillenmesi yönündeki tezin sekülerizmle doğrudan uyuştuğu, deneysel bilim vurgusunun pozitivizme, yaratıcı müdahalesizliğinin deizme ait olduğu görülür.
Çeldiricileri eleyerek doğru cevabı kesinleştirmek için bu adım gereklidir.

Key Concept

Sekülerizm
Estimated Time:2m 0s
Question 17Question

İslam dininde tıbbi gelişmeler yakından takip edilmiş ve biyoetik sorunlar karşısında makasıdü'ş-şerîa (dinin genel amaçları) ilkeleri temel alınarak çeşitli hükümler ortaya konmuştur.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi günümüz biyoetik meselelerine yönelik İslam dininin belirlediği ilke ve sınırlara aykırı bir değerlendirmedir?

Show answer & explanation

Answer: Tüp bebek tedavisinde nikah bağı devam eden eşler dışında, tıbbi zorunluluk halinde üçüncü bir şahsın (donörün) üreme hücrelerinin kullanılması neslin korunması ilkesi çerçevesinde meşru kabul edilir.

Answer

Tüp bebek tedavisinde nikah bağı devam eden eşler dışında donör kullanımının meşru kabul edildiğini belirten ifade İslam dininin ilkelerine aykırıdır.
İslam hukukuna ve Din İşleri Yüksek Kurulu kararlarına göre, tüp bebek tedavisinde üreme hücrelerinin sadece nikahlı eşlere ait olması şarttır. Eşler dışından bir donörden sperm veya yumurta alınarak yapılan tedavi neslin korunması ilkesini zedelediği için caiz değildir. Dolayısıyla donör kullanımının meşru olduğunu savunan değerlendirme İslam dininin sınırlarına aykırıdır.

Step-by-Step Solution

1
Seçeneklerde verilen biyoetik meseleleri ve bunlara getirilen dini gerekçeleri İslam hukukunun genel amaçları (makasıdü'ş-şerîa) açısından değerlendirmek.
Ötenazi (canın korunması), organ nakli (zaruret ve insan onuru), otopsi (kamu yararı ve zorunluluk) ve klonlama (fıtrat ve aile yapısı) ile ilgili açıklamalar İslam hukukuna uygundur.
Seçeneklerin dini hüküm doğruluğunu kontrol ederek yanlış olan tespiti belirlemek gerekir.
2
Tüp bebek tedavisiyle ilgili açıklamayı neslin korunması ilkesi bağlamında analiz etmek.
Tüp bebek tedavisinde üçüncü şahıslardan donör kullanılması neslin (soyun) karışmasına yol açacağı için meşru kabul edilemez. İslam'da bu tedavi yalnızca nikahlı eşler arasında caizdir.
Donör kullanımının neslin korunması kapsamında meşru sayıldığı iddiasının fıkhi açıdan yanlış olduğunu ortaya koymak gerekir.

Key Concept

Tıp ve biyoetik meselelerde dinin can ve neslin korunması gibi temel amaçları gözetilerek hüküm verilmesi.
Question 18Question

Günümüzde tıp alanındaki gelişmelerle birlikte suni döllenme ve tüp bebek yöntemleri sıklıkla uygulanmaktadır. İslam dini, tıbbi tedavileri teşvik etmekle birlikte neslin korunması ve aile kurumunun zarar görmemesi için biyoetik konularda belirli sınırlar çizmiştir.

Buna göre, yeni üreme teknolojileri ve tüp bebek uygulamalarıyla ilgili;

I. Döllendirilecek yumurta ve spermin nikahlı eşlere ait olması ve embriyonun eşin rahmine yerleştirilmesi,
II. Eşlerden birinin üreme hücresinin yetersiz olduğu durumlarda tıbbi gerekçelerle dışarıdan donör (h��cre bağışçısı) kullanılması,
III. Eşlerden birinin vefat etmesinden sonra, önceden dondurulmuş olan üreme hücreleriyle döllenme işleminin gerçekleştirilmesi

durumlarından hangileri İslam ahlakı ve hukuku açısından caiz görülen uygulamalar arasında yer alır?

Show answer & explanation

Answer: Yalnız I

Answer

Yalnız I öncülünde yer alan, döllendirilecek hücrelerin nikahlı eşlere ait olması ve embriyonun eşin rahmine yerleştirilmesi uygulaması İslam hukuku açısından caizdir.
Yalnız birinci öncülde belirtilen, üreme hücrelerinin nikahlı eşlere ait olması ve döllenen yumurtanın eşin rahmine yerleştirilmesi durumu neslin korunması ve aile bütünlüğü ilkelerine uygun olduğu için caiz kabul edilir.

Step-by-Step Solution

1
Tüp bebek ve suni döllenme uygulamalarının İslam hukukundaki genel geçerlilik şartları incelenir.
İslam dini tedaviyi teşvik eder ancak neslin korunmasını ve evlilik bağının saflığını korumayı temel amaç (makasıdü'ş-şerîa) edinir.
Tedavi yöntemlerinin ahlaki ve hukuki sınırlarını belirlemek için temel dini amaçların dikkate alınması gerekir.
2
Öncüllerde verilen durumların İslam'ın neslin korunması ilkesiyle uyumu değerlendirilir.
Birinci öncüldeki uygulama evlilik birliği içindeki eşler arasında gerçekleştiği için caizdir. İkinci öncüldeki donör kullanımı neslin karışmasına yol açacağı için caiz değildir. Üçüncü öncüldeki ölümle nikah bağının son bulması ilkesi gereğince vefat sonrası döllenme caiz değildir.
Her bir öncülün fıkhi ve biyoetik gerekçelerini analiz etmek doğru sonuca ulaşmayı sağlar.

Key Concept

İslam hukukunda neslin korunması ilkesi çerçevesinde tüp bebek ve üreme teknolojilerinin sınırları
Question 19Question

Bir çevrim içi mağaza işleten Kenan Bey, kışın gıda ürünlerine talebin artacağını öngörerek elindeki un stoklarını satıştan çekmiş ve ilanlarını kapatmıştır. Piyasada fiyatlar iki katına ulaştığında bu unları yüksek fiyattan satmıştır. Ayrıca, unun piyasa değerini bilmeyen bir müşteriye elindeki son çuvalı gerçek değerinin üç katına satmıştır.

Kenan Bey’in bu faaliyetleri, İslam iktisat ahlakında yasaklanan aşağıdaki kavramlardan hangileriyle doğrudan ilişkilendirilebilir?

Show answer & explanation

Answer: İhtikar - Gabn-i fahiş

Answer

İhtikar - Gabn-i fahiş
İhtikar ve gabn-i fahiş içeren seçenek doğrudur. Çünkü Kenan Bey'in kârı artırmak amacıyla malları depolayıp satıştan çekmesi ihtikar (karaborsacılık), piyasa değerini bilmeyen alıcıya çok yüksek fiyattan satması ise gabn-i fahiş (aşırı değer farkı/aldatma) kavramını doğrudan tanımlar.

Step-by-Step Solution

1
Senaryodaki ilk eylemi analiz edin.
Kenan Bey'in kışın talebin artacağını öngörerek elindeki un stoklarını satıştan çekmesi ve fiyatlar yükseldiğinde piyasaya sürmesi karaborsacılık (ihtikar) anlamına gelmektedir.
İslam iktisat ahlakında, kâr elde etmek amacıyla piyasada darlık oluşturup fiyatların yapay şekilde artmasını sağlama eylemine ihtikar denir.
2
Senaryodaki ikinci eylemi analiz edin.
Müşterinin bilgisizliğinden faydalanarak unun gerçek değerinin üç katına satılması aşırı fiyat farkı ve aldatma (gabn-i fahiş) anlamına gelmektedir.
Bir malın piyasadaki değerinden çok daha yüksek bir fiyatla, karşı tarafın durumundan veya cehaletinden faydalanılarak satılması fıkıhta gabn-i fahiş olarak adlandırılır ve yasaklanmıştır.
3
Bulunan kavramları birleştirin ve doğru seçeneği belirleyin.
Bu iki olumsuz ticari eylem sırasıyla ihtikar ve gabn-i fahiş kavramları ile doğrudan ilişkilidir.
Diğer kavramlardan riba (faiz) ve karz-ı hasen (faizsiz borç) bu durumlarla ilişkili değildir.

Key Concept

İktisadi hayatta ahlaki ilkeler ve yasaklar (İhtikar, Gabn-i Fahiş)
Question 20Question

İnançla ilgili felsefi akımlar, Tanrı'nın varlığı ve bu konudaki bilginin imkânı çerçevesinde farklı yaklaşımlar geliştirmişlerdir. Aşağıda verilen inanç meseleleri ile bu meselelerin temel iddialarını doğru şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Ateizm
Deizm
Agnostisizm
Nihilizm

Matches

Show answer & explanation

Answer

Eşleştirme şu şekildedir: Ateizm kavramı Tanrı'nın varlığını kesin olarak reddeden yaklaşımla; Deizm kavramı evreni yaratan ancak müdahale etmeyen Tanrı anlayışıyla; Agnostisizm kavramı Tanrı'nın varlığının bilinemeyeceğini savunan epistemolojik yaklaşımla; Nihilizm kavramı ise her türlü aşkın anlam ve inancı reddeden yaklaşımla eşleşir.
Eşleştirmede Agnostisizm, Tanrı'nın varlığının veya yokluğunun insan aklının ve bilgi kaynaklarının sınırlarını aşması sebebiyle bilinemeyeceğini savunan yaklaşımla; Ateizm, aşkın bir gücü dışlayarak Tanrı'nın varlığını kesin olarak reddeden yaklaşımla; Deizm, Tanrı'nın evreni yarattığını fakat vahiy göndermediğini belirten yaklaşımla; Nihilizm ise nesnel anlam ve aşkın değerlerin olmadığını savunan yaklaşımla eşleşir. Bu dağılım kavramların doğru tanımlarını yansıtmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Agnostisizm kavramının bilgi teorisi (epistemolojik) boyutu incelenir.
Bu yaklaşımın, Tanrı'nın varlığı veya yokluğu konusunun insan bilgisinin sınırlarını aşması sebebiyle bilinemez olduğunu savunduğu saptanır.
Sorunun odağı olan agnostisizmin doğru iddiayla ilişkilendirilmesi hedeflenir.
2
Ateizm kavramının Tanrı'nın varlığına yönelik yaklaşımı incelenir.
Tanrı'nın varlığını kesin bir dille reddeden ve doğaüstü gücü dışlayan iddiayla eşleştiği belirlenir.
Ateizmin yokluk iddiasının, agnostisizmin bilinemezlik iddiasından ayırt edilmesi sağlanır.
3
Deizm kavramının yaratıcı ve din ilişkisi analiz edilir.
Yaratıcıyı kabul eden fakat peygamberliği ve vahyi dışlayan iddiayla eşleştiği görülür.
Tanrı'nın varlığını kabul edip kurumsal dini reddeden bu yaklaşımın sınırları netleştirilir.
4
Nihilizm kavramının varlık ve değer boyutu değerlendirilir.
Nesnel anlama ve aşkın inançlara karşı çıkan iddiayla eşleştiği tespit edilir.
Değer ve anlamın yokluğunu savunan yaklaşım doğru biçimde eşleştirilerek soru çözülür.

Key Concept

Agnostisizm ve Diğer Güncel İnanç Problemleri
Estimated Time:2m 0s
Page 1 / 2Next