Bir araştırmacı, göç dalgalarının kentlerdeki suç oranlarına etkisini incelerken şu ifadeleri kullanmıştır: "Hızlı nüfus artışı ve kültürel uyumsuzluk, kentlerin geleneksel ahlak yapısını bozmaktadır. Bu ahlaki erozyonun önüne geçebilmek için yerel yönetimlerin kültürel entegrasyonu zorunlu kılan katı yasal tedbirler alması ve toplumsal disiplini yeniden tesis etmesi şarttır." Bir başka araştırmacı ise aynı olguyu ele alırken, göçle gelen nüfusun yoğunlaştığı bölgelerdeki sosyo-ekonomik göstergeleri analiz etmiş, işsizlik oranları ile suç türleri arasındaki istatistiksel ilişkiyi saptamış ve bulgularını raporlaştırmıştır.
Buna göre, ilk araştırmacının yaklaşımının sosyolojik bir nitelik taşımamasının, ikinci araştırmacının çalışmasının ise sosyolojik bir araştırma olarak kabul edilmesinin temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?
- ASosyolojinin toplumsal yapıyı bir bütün olarak rasyonel ve spekülatif temelde açıklamaya çalışması, oysa ilk araştırmacının olgusal gerçeklik yerine yalnızca kendi zihinsel doğrularını temele almasıdır.
- BSosyolojinin önermelerinin doğruluğunu mantıksal tutarlılıkla ölçmesi, ilk araştırmacının ise toplumsal gerçeklik ile düşünceleri arasındaki uygunluğu test etmeden yargıya varmasıdır.
- Sosyolojinin olanı olduğu gibi inceleyen betimleyici ve olgusal bir bilim olması, buna karşın ilk araştırmacının olması gerekeni dayatan normatif ve öznel bir tutum sergilemesidir.Answer
- DSosyolojinin bireylerin toplumsal statülerini belirleyen nesnel koşullara odaklanması, ilk araştırmacının ise sadece bireylerin toplumsal rollerinden kaynaklanan ahlaki sorumluluklarını ele almasıdır.
- ESosyolojinin toplumsal yasaları doğa bilimlerinde olduğu gibi mutlak determinist bir nedensellikle açıklaması, ilk araştırmacının ise toplumsal değişimi insan iradesinin ötesindeki kaderci bir anlayışla yorumlamasıdır.