Orta Çağ skolastik doğa anlayışında her varlık, Tanrı tarafından belirlenmiş nihai bir amaca (telos) göre hareket eder. Yağmurun yağması ekinlerin büyümesi içindir, taşın yere düşmesi ise kendi doğal yerine ulaşma isteğindendir. Ancak 15-17. yüzyıl felsefesinde Galileo ve Descartes gibi düşünürlerle birlikte doğa, gizil güçlerden ve amaçsal nedenlerden arındırılarak nedensellik ilkelerine göre işleyen devasa bir makine olarak tasarlanmıştır. Bu yeni anlayışta doğadaki değişimler, amaçlarla değil, madde ve hareket yasalarıyla açıklanır.
Bu parçadan yola çıkılarak 15-17. yüzyıl doğa felsefesinin skolastik doğa anlayışından temel farkı aşağıdakilerden hangisidir?
- AEvreni anlamada metafiziksel kabulleri tamamen reddederek yalnızca pratik faydayı merkeze alan bir yaklaşım geliştirmesi
- BDoğa olaylarının bilgisini elde etmede duyu deneyimlerini tamamen dışlayarak salt rasyonalist bir epistemolojiyi temel alması
- Doğayı ereksel (amaçsal) nedenlerden arındırarak madde ve harekete dayalı mekanik bir nedensellikle açıklamasıAnswer
- DDoğa yasalarını keşfetmek için sadece tümdengelimsel akıl yürütmeyi kullanarak tümevarımsal yöntemi geçersiz sayması
- EDış dünyadaki nesnel gerçekliği reddedip bilginin doğruluğunu zihnin doğuştan getirdiği idelerle sınırlaması
Answer
Doğayı ereksel (amaçsal) nedenlerle değil, madde ve harekete dayalı mekanik bir nedensellikle açıklaması
Doğru yanıt, doğanın ereksel (amaçsal) açıklamalardan temizlenerek madde ve hareket yasaları çerçevesinde, tıpkı bir makine gibi mekanik nedenselleştirilmesini savunan ifadedir. Metinde modern döneme geçişte doğanın amaçsal nedenlerden arındırıldığı ve nedensellik ilkelerine göre işleyen devasa bir makine olarak tasarlandığı açıkça vurgulanmaktadır.
Step-by-Step Solution
Key Concept
15-17. Yüzyıl Felsefesinde Doğa Anlayışı ve Mekanik Evren Tasarımı