Beşeri Sistemler

69 questions

Question 41Question

Ekonomik faaliyetlerin temelini oluşturan üretim, dağıtım ve tüketim süreçleri çeşitli doğal ve beşeri faktörlerin kontrolünde gerçekleşir. Bu faktörler, ekonomik faaliyetlerin coğrafi dağılışın�� ve gelişimini doğrudan etkiler.

Buna göre, sol sütundaki örnek durumlar ile sağ sütundaki bu durumları etkileyen temel coğrafi faktörleri doğru şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Karabük ve Ereğli'de demir madeni çıkarılmamasına rağmen bu bölgede demir-çelik fabrikalarının kurulması
İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropollerin çevresinde besi ve kümes hayvancılığı tesislerinin yoğunlaşması
Doğu Karadeniz Bölümü'nün dik ve engebeli yamaçlarında tarımda makine kullanımının oldukça sınırlı olması
Antalya kıyılarında hasat edilen yaş sebzelerin frigorifik (soğutmalı) tırlarla Rusya pazarına ulaştırılması

Matches

Show answer & explanation

Answer

Karabük ve Ereğli'deki demir-��elik üretimi enerji kaynağına yakınlıkla, metropoller çevresindeki hayvancılık tüketim merkezlerine yakınlıkla, Doğu Karadeniz'deki sınırlı makine kullanımı yery��zü şekilleriyle, yaş sebze ihracatı ise modern ulaşım teknolojisi ve altyapısıyla eşleşir.
Doğru eşleştirmede; demir-çelik sanayisinin Karabük ve Ereğli'ye kurulması enerji kaynağıyla (taş kömürü), büyük metropoller çevresindeki hayvansal üretim tesisleri tüketim potansiyeliyle (pazar), Doğu Karadeniz'deki makineleşme engelleri yeryüzü şekilleriyle (eğim ve engebe), Rusya'ya yapılan sebze sevkiyatı ise modern dağıtım altyapısıyla (frigorifik ulaşım teknolojisi) eşleştirilmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Karabük ve Ereğli demir-çelik fabrikalarının kuruluş yerinin analiz edilmesi
Tesislerin hammaddeye (demir cevherine) değil, demiri eritmek için gerekli olan yüksek kalorili taş kömürüne (enerji kaynağı) yakın kurulduğu belirlenir.
Sanayi üretiminde yer seçimini etkileyen doğal faktörlerden enerji kaynağı ilişkisini doğrulamak.
2
Büyük şehirlerin çevresindeki besi ve kümes hayvancılığı tesislerinin incelenmesi
Bu tesislerin metropollerin çevresinde toplanmasının ana nedeninin, bozulabilir hayvansal gıdaların geniş tüketici nüfusa hızla ulaştırılması olduğu anlaşılır.
Tüketim faktörünün üretimin dağılışı üzerindeki beşeri etkisini açıklamak.
3
Doğu Karadeniz'de tarımsal makineleşmenin kısıtlı olmasının sebebinin bulunması
Bölgenin morfolojik yapısındaki eğim ve engebenin tarım makinesi kullanımını engellediği sonucuna varılır.
Yer şekillerinin tarımsal üretim üzerindeki doğal sınırlayıcı etkisini tespit etmek.
4
Yaş sebze taşımacılığında kullanılan modern yöntemlerin değerlendirilmesi
Soğutmalı araçlarla uzak pazarlara yapılan sevkiyatın dağıtımı kolaylaştıran modern ulaşım teknolojileriyle ilgili olduğu tespit edilir.
Dağıtımı etkileyen beşeri faktörlerin ticaretteki rolünü vurgulamak.

Key Concept

Üretim, dağıtım ve tüketim faaliyetlerinin lokasyon ve süreç yönetimini etkileyen doğal (enerji kaynağı, yer şekilleri) ve beşeri (pazara yakınlık, ulaşım teknolojisi) faktörler.
Estimated Time:2m 0s
Question 42Question

Aşağıda verilen doğal kaynakları (sol sütun), tarihsel süreçteki ekonomik önemleri ve kullanım alanlarıyla (sağ sütun) doğru şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Taş kömürü
Jeotermal akışkan
Toprak örtüsü
Orman varlığı

Matches

Show answer & explanation

Answer

Taş kömürü - Sanayi Devrimi ve demir-çelik sanayisi ile ilgili olan açıklamayla; Jeotermal akışkan - kaplıca ve elektrik üretimi ile ilgili olan açıklamayla; Toprak örtüsü - tarım, tuğla, seramik ve çimento sanayisi ile ilgili olan açıklamayla; Orman varlığı - selüloz, kağıt ve mobilya sanayisi ile ilgili olan açıklamayla eşleşmelidir.
Doğal kaynaklar ekonomik ve tarihsel niteliklerine göre eşleştirildiğinde; Sanayi Devrimi ve demir-çelik sanayisi ile ilgili olan açıklama taş kömürünü; kaplıca ve elektrik üretimi ile ilgili olan açıklama jeotermal akışkanı; tarım, tuğla, seramik ve çimento sanayisi ile ilgili olan açıklama toprak örtüsünü; selüloz, kağıt ve mobilya sanayisi ile ilgili olan açıklama ise orman varlığını belirtmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Doğal kaynakların yenilenebilirlik durumlarını ve ekonomik özelliklerini incelemek.
Taş kömürü tükenebilir/yenilenemeyen; orman, toprak ve jeotermal ise yenilenebilir kaynaklar sınıfında tanımlanmıştır.
Doğal kaynakların sınıflandırılması, onların kullanım potansiyelini ve sürdürülebilirlik sınırlarını belirler.
2
Taş kömürünün ekonomik ve tarihsel önemini eşleştirmek.
Sanayi Devrimi ile demir-çelik üretimi ve buharlı makinelerdeki kritik rolü sebebiyle tükenebilir enerji kaynağı olan taş kömürü üçüncü açıklama ile eşleşir.
Kömürün yüksek kalori değeri ve tarihi önemi onun ayırt edici özelliğidir.
3
Jeotermal akışkanın kullanım alanlarını belirlemek.
Jeotermal enerji yeraltı suyu döngüsüne bağlı yenilenebilir bir kaynak olup, kaplıcalar ve jeotermal elektrik üretimiyle dördüncü açıklama ile eşleşir.
Jeotermal enerjinin kökeni ve modern elektrik üretimindeki yeri doğrudan ekonomiyle ilişkilidir.
4
Toprak ve orman kaynaklarının sanayideki ham madde rollerini ayırt etmek.
Toprak seramik ve çimento sektörüyle (ikinci açıklama), orman ise kağıt ve mobilya sektörüyle (birinci açıklama) eşleşir.
Toprak ve orman kaynaklarının sanayi kollarındaki farklı ham madde girdileri bu kaynakların ekonomik fonksiyonlarını ayrıştırır.

Key Concept

Doğal kaynakların sınıflandırılması (tükenebilir, yenilenebilir, daimi) ve bunların tarihsel süreçte gelişim gösteren ekonomik sektörlerle (sanayi kollarındaki ham madde ve enerji girdisi olarak) ilişkisi.
Question 43Question

Ekonomik faaliyetlerin coğrafi dağılışında doğal çevre şartlarının sınırlandırıcı etkisi, gelişen teknoloji ve beşeri yatırımlarla büyük ölçüde hafifletilmektedir.

Buna göre, aşağıda verilen beşeri ve ekonomik gelişmelerden hangisi doğrudan dağıtım sürecinde karşılaşılan coğrafi engelleri ortadan kaldırmaya yönelik bir uygulamadır?

Show answer & explanation

Answer: Engebeli ve yüksek dağlık bölgelerde tünel, viyadük ve köpr��ler inşa edilerek limanlar ile iç kesimler arasındaki mal sevkiyatının kolaylaştırılması

Answer

Engebeli ve yüksek dağlık bölgelerde tünel, viyadük ve köprüler inşa edilerek limanlar ile iç kesimler arasındaki mal sevkiyatının kolaylaştırılması
Engebeli ve yüksek dağlık bölgelerde tünel, viyadük ve köprülerin inşa edilmesi, yeryüzü şekillerinin (doğal faktörlerin) ulaşım ve dolayısıyla üretilen malların pazarlara ulaştırılması (dağıtım süreci) üzerindeki sınırlandırıcı etkisini azaltan doğrudan bir beşeri faaliyettir.

Step-by-Step Solution

1
Üretim, dağıtım ve tüketim kavramlarının tanımlarını analiz etme
Üretim mal ve hizmetlerin elde edilmesi; dağıtım bu malların pazara ulaştırılması; tüketim ise mal ve hizmetlerin kullanılmasıdır.
Soru kökünde doğrudan dağıtım süreciyle ilgili olan beşeri faktörün belirlenmesi istenmektedir.
2
Seçeneklerdeki ekonomik faaliyetlerin hangi aşamaya (üretim, dağıtım, tüketim) ait olduğunu belirleme
Damlama sulama, seracılık, besi/kümes hayvancılığı ve fabrika yer seçimi doğrudan üretim aşamasını veya yerini etkilerken; tünel, viyadük ve köprü inşası doğrudan ulaşım (dağıtım) ağını etkiler.
Hangi beşeri faaliyetin dağıtımda karşılaşılan fiziki engelleri (yeryüzü şekillerini) aşmaya yönelik olduğunu saptamak gerekir.
3
Ulaşım yatırımlarının dağıtımdaki rolünü ilişkilendirme
Dağlık alanlarda inşa edilen köprü ve tüneller, yeryüzü şekillerinin malların ulaştırılması (dağıtılması) üzerindeki sınırlandırıcı etkisini azaltır.
Doğru yanıtın dağıtım faaliyetlerinin kolaylaştırılmasıyla doğrudan ilişkili olduğunu doğrulamak amacıyla bu adım gerçekleştirilir.

Key Concept

Dağıtım faaliyetleri üzerinde ulaşım teknolojileri ve beşeri altyapı yatırımlarının doğal engelleri aşmadaki rolü.
Estimated Time:1m 30s
Question 44Question

Doğal kaynaklar ile ekonomik gelişmişlik ilişkisi incelendiğinde, ülkelerin sahip olduğu kaynak potansiyeli ile bu kaynakları işleme kapasiteleri (sermaye, teknoloji ve iş gücü) kalkınma düzeylerini belirleyen en temel unsurlardır. Aşağıdaki tabloda dört farklı ülkenin doğal kaynak potansiyelleri ve sermaye/teknoloji düzeyleri gösterilmiştir:

ÜlkeDoğal Kaynak PotansiyeliSermaye ve Teknoloji Düzeyi
KZenginYetersiz
LKısıtlıYüksek
MZenginYüksek
NKısıtlıYetersiz

Buna göre, tablodaki veriler dikkate alındığında ülkeler hakkında aşağıda yapılan değerlendirmelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: K ülkesinde doğal kaynakların varlığı, bu ülkenin sermaye ve teknoloji yetersizliğine rağmen yüksek gelir grubu ülkeler arasında yer almasını sağlamıştır.

Answer

Doğal kaynak yönünden zengin olmasına rağmen sermaye ve teknoloji yetersizliği olan K ülkesinin, yüksek gelir grubu ülkeler arasında yer almasını sağladığı yönündeki değerlendirme yanlıştır.
Doğal kaynak yönünden zengin olmasına rağmen sermaye, teknoloji ve kalifiye iş gücü yetersiz olan K ülkesi (Nijerya, Venezuela gibi örnekler), kaynaklarını işlenmemiş (hammadde) olarak ihraç eder. Bu durum katma değeri düşük ihracata ve yüksek dış ticaret açığına yol açtığından ülkenin yüksek gelir grubuna ulaşmasını engeller. Dolayısıyla K ülkesinin yüksek gelir grubunda olduğu yönündeki ifade yanlıştır.

Step-by-Step Solution

1
Tablodaki ülkelerin doğal kaynak potansiyellerini ve teknoloji düzeylerini analiz etmek.
K ülkesinin zengin doğal kaynağa ancak yetersiz sermaye/teknolojiye; L'nin kısıtlı kaynağa ve yüksek sermaye/teknolojiye; M'nin zengin kaynak ve yüksek teknolojiye; N'nin ise kısıtlı kaynak ve yetersiz teknolojiye sahip olduğu belirlenmiştir.
Her ülkenin kalkınma potansiyelini ve ekonomik sınırlarını doğru belirleyebilmek için tablodaki verileri sınıflandırmak gerekir.
2
Doğal kaynak-ekonomi ilişkisinde sermaye ve teknolojinin rolünü yorumlamak.
Sermaye ve teknolojisi yetersiz olan K ülkesinin hammaddeyi işleyemeyip dışarıya ham şekilde satacağı, L ülkesinin ise dışarıdan aldığı hammaddeyi işleyerek katma değerli sanayi ürünü üreteceği saptanmıştır.
Sadece doğal kaynak varlığının bir ülkeyi gelişmiş yapamayacağını, teknoloji ve sermaye ile birleşmesi gerektiğini doğrulamak.
3
Seçeneklerdeki ifadeleri bu analizlerle karşılaştırarak yanlış değerlendirmeyi bulmak.
K ülkesinin zengin kaynaklara sahip olsa da teknoloji eksikliği nedeniyle yüksek gelir grubunda yer alamayacağı, buna karşın seçenekte yüksek gelir grubunda yer aldığı iddia edildiği için bu ifadenin yanlış olduğu saptanmıştır.
Soruda istenen yanlış seçeneği netleştirmek.

Key Concept

Doğal kaynakların zenginliği ile sermaye, teknoloji ve iş gücü unsurlarının bir arada bulunmasının ekonomik kalkınmaya etkisi
Estimated Time:2m 0s
Question 45Question

Doğal kaynaklar, yenilenebilirlik durumlarına ve ekonomik faaliyetlerdeki kullanım amaçlarına göre farklı sınıflara ayrılır. Aşağıda sol sütunda yer alan doğal kaynaklar ile sağ sütunda yer alan ekonomik sınıflandırma ve kullanım özelliklerine dair açıklamaları doğru şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Rüzgâr gücü
Taş kömürü
Toprak örtüsü
Demir cevheri

Matches

Show answer & explanation

Answer

Rüzgâr gücü - Teknolojik gelişmelerle birlikte elektrik enerjisi üretimindeki payı hızla artan, tükenmeyen coğrafi konum ve iklim koşullarına bağlı dinamik kaynak; Taş kömürü - Sanayileşme sürecinde enerji kaynağı olarak demir-çelik sekt��rünün kuruluş yerini doğrudan belirleyen tükenebilir organik kaynak; Toprak örtüsü - Tarımsal faaliyetlerin yanı sıra seramik, tuğla ve çimento gibi sanayi kollarında ham madde olarak kullanılan, belirli şartlarda kendini yenileyebilen kaynak; Demir cevheri - Ağır sanayinin en temel metalik ham maddesi olup, rezerv miktarı ve tenör oranı ekonomik işletilebilirliğini doğrudan etkileyen tükenebilir kaynak.
Eşleştirme sürecinde kaynakların hem doğal sınıflandırması hem de sanayi dallarıyla olan doğrudan ilişkisi göz önünde bulundurulur. Rüzgâr gücü tükenmeyen dinamik yapısıyla elektrik üretimine yönlendirilirken; taş kömürü demir-çelik sanayisinin yer seçimini etkileyen organik kökenli bir enerji kaynağıdır. Toprak örtüsü tuğla, çimento ve seramik sanayisinde ham madde olarak kullanılır ve belirli şartlar altında kendini yeniler. Demir ise tenör ve rezerv ölçütlerine bağlı olarak ağır sanayinin metalik ham maddesini oluşturur.

Step-by-Step Solution

1
Doğal kaynakların yenilenebilirlik durumlarına göre sınıflandırılmasını analiz etmek.
Rüzgâr gücü daimi (tükenmeyen) kaynak, toprak örtüsü belirli koşullarda kendini yenileyen kaynak, taş kömürü ve demir cevheri ise tükenebilen (geçici) kaynak grubundadır.
Kaynağın yenilenebilirlik özelliği ile ekonomik faaliyetlerdeki sürdürülebilirliği arasındaki ilişkiyi kurmak.
2
Kaynağın ekonomik faaliyet türü ve sanayideki rolünü eşleştirmek.
Taş kömürünün demir-çelik sanayisinde enerji kaynağı (kalori kaynağı) olarak kullanılması, rüzgârın elektrik enerjisinde kullanılması, toprağın tarım ve toprak sanayisinde ham madde olması, demirin ise metal sanayisinde ham madde olarak tenör ve rezerv ölçütleriyle kullanılması belirlenir.
Her bir kaynağın spesifik ekonomik kullanım alanı ile sanayi kolunu ayırt etmek.
3
Soldaki kaynakları sağdaki en uygun tanımlarla eşleştirerek sonuca ulaşmak.
Rüzgâr gücü -> yenilenebilir dinamik kaynak tanımına, Taş kömürü -> demir-çelik sektörü ve organik kaynak tanımına, Toprak örtüsü -> seramik, tuğla ve çimento ile kendini yenileyebilen kaynak tanımına, Demir cevheri -> tenör ve metalik ham madde özelliğine eşleşir.
Hatalı veya çeldirici olabilecek diğer eşleşmeleri elemenin mantığını kurmak.

Key Concept

Doğal kaynakların yenilenebilirlik durumlarına ve ekonomik kullanım alanlarına göre sınıflandırılması
Question 46Question

Pamuk bitkisinin tarlada ham madde olarak yetiştirilmesinden nihai hazır giyim ürünü olarak tüketilmesine kadar geçen süreçte üretim, dağıtım ve tüketim aşamaları birbirini izler.

Buna göre, aşağıda verilen aşamaları üretimden tüketime doğru sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Pamuğun üretiminden tüketimine kadar olan sıralaması: Ege ovalarında pamuk tarımının gerçekleştirilmesi, fabrikalarda iplik ve kumaş üretimi, atölyelerde elbiseye dönüştürülmesi, mağazalara sevk edilmesi ve tüketiciler tarafından satın alınması şeklindedir.
Üretimden tüketime uzanan coğrafi zincirde ilk halka ham madde teminidir (pamuk tarımı). İkinci halka bu hammaddenin sanayide yarı mamul haline getirilmesidir (iplik/kumaş üretimi). Üçüncü halka yarı mamulün giysi gibi nihai mamul ürüne dönüştürülmesidir (konfeksiyon üretimi). Dördüncü halka üretilen ürünlerin pazara sevk edilmesidir (dağıtım/lojistik). Son halka ise tüketicilerin bu elbiseleri satın alıp giymesiyle gerçekleşen tüketim aşamasıdır.

Step-by-Step Solution

1
Doğal ve beşeri faktörlerin etkisiyle gerçekleşen ilk ham madde üretim aşamasını saptamak.
Ege ovalarında pamuk tarımının gerçekleştirilmesi birinci aşamadır.
Herhangi bir sanayi üretimi veya dağıtım yapılabilmesi için öncelikle ham maddenin doğadan elde edilmesi gerekir.
2
Tarım ürününün sanayi sektörüne girerek yarı işlenmiş hale geldiği aşamayı belirlemek.
Hasat edilen pamuk liflerinin fabrikalarda iplik ve kumaş haline getirilmesi ikinci aşamadır.
Ham madde, temel sanayi kollarında işlenerek bir sonraki üretim aşaması için hazır hale getirilir.
3
Yarı işlenmiş maddeden tüketilebilir nihai mamul ürünün üretildiği aşamayı bulmak.
Elde edilen kumaşların konfeksiyon atölyelerinde elbiseye dönüştürülmesi üçüncü aşamadır.
Kumaşın kullanılabilir bir giysiye dönüştürülmesiyle üretim süreci nihai şeklini alır.
4
Üretilen mamulün tüketicilere ulaştırılması sürecini (dağıtımı) belirlemek.
Hazır giyim ürünlerinin taşımacılık ile mağazalara sevk edilmesi dördüncü aşamadır.
Lojistik ve pazarlama faaliyetleri, üretim alanları ile tüketim merkezleri arasındaki bağlantıyı kuran dağıtım aşamasını oluşturur.
5
Ekonomik faaliyet zincirinin son aşaması olan kullanımı belirlemek.
Tüketicilerin mağazalardan bu elbiseleri satın alarak giymesi beşinci aşamadır.
İhtiyaçların karşılanması ve ürünün kullanımıyla tüketim aşaması gerçekleşir ve döngü son bulur.

Key Concept

Üretim, dağıtım ve tüketim sektörlerinin aşamalı işleyişi ve ham maddeden mamul maddeye dönüşüm süreçleri.
Estimated Time:1m 30s
Question 47Question

Nüfus politikaları; ülkelerin demografik yapıları, ekonomik hedefleri ve sosyal ihtiyaçları doğrultusunda şekillenmektedir. Aşağıda, farklı nüfus politikaları uygulayan ülkelere ait açıklamalar ile bu açıklamaların ait olduğu ülkeler verilmiştir.

Buna göre, sol sütundaki demografik açıklama ve politikalar ile sağ sütundaki ülkeleri doğru şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Uzun ömürlülüğün artması ve düşük doğum oranları nedeniyle dünyada yaşlı nüfus oranının en yüksek olduğu, bu durumun yarattığı aktif iş gücü açığını kapatmak için doğumları teşvik eden ülke.
Çok yüksek kaba doğum oranlarına sahip olan, hızlı nüfus artışının kalkınma üzerindeki baskısını hafifletmek amacıyla aile planlaması ve eğitim yoluyla nüfus artış hızını düşürmeye çalışan ülke.
Nüfus miktarındaki artıştan ziyade, eğitim ve sağlık hizmetlerinin kalitesini artırarak nüfusun niteliksel özelliklerini iyileştirmeye odaklanan ülke.
1970'lerin sonundan itibaren uyguladığı tek çocuk politikasının demografik dengeleri bozması üzerine, önce iki çocuğa, ardından daha esnek doğum politikalarına geçerek politikasını değiştiren ülke.

Matches

Show answer & explanation

Answer

Birinci açıklama Japonya, ikinci açıklama Nijerya, üçüncü açıklama Meksika ve dördüncü açıklama Çin ile eşleşmektedir.
Verilen açıklamalar analiz edildiğinde; dünyada en yüksek yaşlı nüfus oranına sahip olan ve pronatalist politika izleyen ülke Japonya'dır. Hızlı nüfus artışını sınırlamaya çalışan Nijerya antinatalist politika uygulamaktadır. Eğitim ve sağlık hizmetlerinin kalitesini artırarak nüfusu niteliksel olarak geliştirmeyi hedefleyen ülke Meksika'dır. Demografik dengelerin bozulması nedeniyle katı tek çocuk politikasından vazgeçen ise Çin'dir.

Step-by-Step Solution

1
Birinci açıklamayı değerlendirme
Bu açıklama yaşlı nüfus oranı çok yüksek olan ve iş gücü açığını kapatmak için doğumları teşvik eden Japonya'yı işaret etmektedir.
Japonya'nın uyguladığı nüfus politikası pronatalisttir.
2
İkinci açıklamayı değerlendirme
Bu açıklama yüksek kaba doğum oranlarına sahip olan ve nüfus artış hızını azaltmaya çalışan Nijerya'yı işaret etmektedir.
Nijerya'nın uyguladığı nüfus politikası antinatalisttir.
3
Üçüncü açıklamayı değerlendirme
Bu açıklama nüfusun niteliksel özelliklerini (eğitim, sağlık vb.) iyileştirmeye odaklanan Meksika'yı işaret etmektedir.
Meksika'nın nüfus politikası niteliksel iyileştirmeye odaklıdır.
4
Dördüncü açıklamayı değerlendirme
Bu açıklama tek çocuk politikasının demografik dengeleri bozması üzerine politikasında esnemeye giden Çin'i işaret etmektedir.
Çin'in yakın geçmişte demografik kaygılarla politikasını değiştirmesi bu eşleşmeyi sağlar.

Key Concept

Ülkelerin demografik özelliklerine göre uyguladıkları nüfus politikaları (nüfus artış hızını artırma, azaltma veya niteliğini iyileştirme).
Estimated Time:2m 0s
Question 48Question

Doğal kaynaklar; oluşum süreleri, yenilenebilirlik durumları ve ekonomik faaliyetlerdeki kullanım biçimlerine göre sınıflandırılmaktadır.

Aşağıdaki tabloda bazı doğal kaynaklar, yenilenebilirlik durumları ve ekonomik kullanım özellikleriyle eşleştirilmiştir:

NoDoğal KaynakYenilenebilirlik DurumuEkonomik Kullanım Alanı ve Özelliği
IR��zgârDaimi (tükenmeyen)Geçmişte yelkenli gemiler ve un değirmenlerinde mekanik güç kaynağıyken günümüzde modern türbinlerle elektrik üretiminde kullanılır.
IIOrmanBelirli şartlarda yenilenebilenTarih boyunca barınma ve ısınmada kullanılırken günümüzde kâğıt, kereste, mobilya ve kimya sanayisinde ham madde kaynağıdır.
IIITaş KömürüYenilenemeyen (tükenen)Sanayi Devrimi'yle buharlı makinelerde ve demir-çelik sanayisinde yüksek sıcaklık gerektiren ergitme işlemlerinde enerji kaynağı olmuştur.
IVToprakBelirli şartlarda yenilenebilenGeçmişten günümüze tarım ve hayvancılığın zeminini oluştururken günümüzde çimento, seramik, tuğla ve cam sanayisinde ham madde olarak kullanılır.
VDoğal GazBelirli şartlarda yenilenebilenKullanıldıkça tükenmeyen bir enerji kaynağı olup, fosil yakıtlar arasında çevre kirliliği ve karbon salınımı en yüksek olan kaynaktır.

Tabloda numaralandırılmış doğal kaynaklardan hangisine ait özellikler yanlış verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: V

Answer

V numaralı doğal gaz kaynağına ait özellikler yanlıştır.
V numaralı satırda yer alan doğal gaz kaynağının yenilenebilirlik durumu 'Belirli şartlarda yenilenebilen' olarak verilmiştir; ancak doğal gaz oluşumu milyonlarca yıl alan fosil bir yakıt olup yenilenemeyen (tükenebilen) doğal kaynaklar grubundadır. Ayrıca doğal gaz, fosil yakıtlar içerisinde karbon salınımı ve çevre kirliliği en yüksek olan değil, tam aksine çevre kirliliği en düşük olan kaynaktır. Bu nedenle V numaralı kaynağa ait bilgiler yanlıştır.

Step-by-Step Solution

1
Tabloda verilen doğal kaynakların yenilenebilirlik durumlarını incelemek.
Rüzgâr daimi; orman ve toprak belirli şartlarda yenilenebilen; taş kömürü yenilenemeyen kaynaktır. Doğal gaz ise yenilenebilen değil, petrol ve kömür gibi yenilenemeyen (tükenebilen) bir kaynaktır.
Kaynakların temel coğrafi sınıflandırmasını doğrulamak için.
2
Kaynakların ekonomik özellikleri ve çevreye etkilerini değerlendirmek.
Doğal gaz fosil yakıtlar arasında karbon salınımı en düşük olan temiz enerji kaynağıdır. Tabloda ise çevre kirliliğinin en yüksek olduğu ifade edilmiştir.
Doğal gazın çevresel ve ekonomik özelliklerini test etmek için.
3
Yanlış olan seçeneği belirlemek.
V numaralı satırda hem yenilenebilirlik hem de çevresel özellikler yanlış eşleştirilmiştir.
Doğru seçeneğe ulaşmak için.

Key Concept

Doğal kaynakların yenilenebilirlik durumlarına ve ekonomik kullanım özelliklerine göre sınıflandırılması.
Question 49Question

Sanayi Devrimi'nden günümüze kadar geçen süreçte doğal kaynakların kullanımı, ekonomik kalkınmanın temel motoru olmuştur. Ancak doğal kaynakların sınırlılığı ve yenilenebilme özellikleri ülkelerin kalkınma stratejilerini doğrudan etkilemektedir.

Doğal kaynaklar ve ekonomi ilişkisi dikkate alındığında;

I. Orman ve toprak gibi belirli şartlarda kendini yenileyebilen kaynaklar, taşıma kapasitesinin üzerinde kullanıldıklarında yenilenebilme özelliğini kaybedebilir.
II. Bir ülkenin kalkınabilmesi için mutlaka zengin doğal kaynak rezervlerine sahip olması gerekir; doğal kaynak yönünden fakir ülkelerin sanayileşmesi mümkün değildir.
III. Fosil yakıtlar gibi tükenebilen kaynakların sanayideki yoğun kullanımı, ekonomik büyümeyi hızlandırırken çevresel sürdürülebilirliği olumsuz etkilemektedir.

yargılarından hangileri doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: I ve III

Answer

Birinci öncülde belirtilen orman ve toprak gibi kaynakların aşırı kullanımda yenilenebilirlik özelli��ini kaybetmesi ile üçüncü öncülde belirtilen fosil yakıt kullanımının ekonomik büyümeyi hızlandırırken çevresel sürdürülebilirliği olumsuz etkilemesi ifadeleri doğrudur.
Belirli şartlarda kendini yenileyebilen orman ve toprak gibi kaynakların aşırı tahribatı, bu kaynakların kendini yenileme hızını aşarak yok olmasına yol açabilir. Bununla birlikte, fosil yakıtlar gibi tükenebilir enerji kaynaklarının kullanımı ekonomik büyümeyi desteklese de çevre kirliliği ve sera etkisi nedeniyle sürdürülebilirliği olumsuz etkiler. Bu nedenlerle birinci ve üçüncü yargılar doğru kabul edilmelidir.

Step-by-Step Solution

1
Birinci öncülün doğruluğunu kontrol etmek amacıyla doğal kaynakların kendini yenileme sınırları incelenir.
Orman ve toprak gibi kaynakların taşıma kapasitesinin üzerinde ve aşırı kullanımı durumunda yenilenebilirlik özelliğini kaybederek tükenebileceği sonucuna ulaşılır. Birinci öncül doğrudur.
Yenilenebilir kaynakların sürdürülebilirliği, kullanım hızının kaynağın kendini yenileme hızını aşmamasına bağlıdır.
2
İkinci öncülün doğruluğunu kontrol etmek amacıyla doğal kaynak zenginliği ile ekonomik gelişmişlik ilişkisi analiz edilir.
Japonya, Güney Kore ve İsviçre gibi ülkelerin doğal kaynaklar bakımından fakir olmalarına rağmen teknoloji, sermaye ve nitelikli iş gücüyle gelişmiş ülkeler olduğu bilinmektedir. Dolayısıyla ikinci öncül yanlıştır.
Kalkınma için zengin doğal kaynaklar tek başına ne yeterli ne de mutlak zorunlu bir koşuldur.
3
Üçüncü öncülün doğruluğunu kontrol etmek amacıyla fosil yakıtların ekonomik ve çevresel etkileri değerlendirilir.
Kömür ve petrol gibi fosil yakıtlar sanayide yoğun enerji sağlayarak ekonomik büyümeyi hızlandırırken, yüksek karbon salınımları nedeniyle küresel iklim değişikliğine ve çevre kirliliğine yol açarak sürdürülebilirliği tehlikeye atar. Üçüncü öncül doğrudur.
Tükenebilir fosil kaynakların kullanımı kısa vadeli ekonomik kazanç sağlasa da uzun vadeli çevresel maliyetler doğurmaktadır.

Key Concept

Doğal Kaynaklar ve Ekonomik Gelişmişlik İlişkisi
Estimated Time:2m 0s
Question 50Question

Doğal kaynak-ekonomi ilişkisi açısından ülkelerin gelişmişlik seviyeleri ile sahip oldukları kaynaklar ve bu kaynakları işleme yetenekleri arasında yakın bir ilişki vardır.

Aşağıdaki tabloda beş farklı ülkenin doğal kaynak potansiyelleri ile sermaye ve teknolojik imkânları gösterilmiştir:

ÜlkeDoğal Kaynak PotansiyeliSermaye ve Teknolojik İmkânlar
IZenginYetersiz
IIYetersizGelişmiş
IIIZenginGelişmiş
IVYetersizYetersiz
VSınırlıGelişmiş

Buna göre, tabloda verilen ülkelerin ekonomik yapıları ve dış ticaret özellikleri göz önüne alındığında, aşağıdakilerden hangisi kesinlikle yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: II. ülke, sanayisi için ihtiyaç duyduğu ham maddeleri ithal etmek zorunda olduğundan ekonomik olarak kalkınamamış ve sanayileşmesini gerçekleştirememiştir.

Answer

Doğal kaynak yönünden fakir olmasına rağmen yüksek sermaye ve teknolojiye sahip olan II. ülkenin sanayileşemediği ve kalkınamadığı yönündeki ifade yanlıştır. Japonya gibi ülkeler bu gruba girer ve yüksek derecede gelişmişlerdir.
Tabloda II ile gösterilen ülke, doğal kaynak potansiyeli yetersiz olmasına rağmen sermaye ve teknolojik imkânları gelişmiş bir yapıya sahiptir. Bu özelliklere sahip ülkelerin (örneğin Japonya) dışarıdan ham madde ithal edip bunları yüksek teknolojileriyle işleyerek mamul madde olarak ihraç ettikleri ve yüksek düzeyde sanayileştikleri bilinmektedir. Bu nedenle bu ülkenin kalkınamadığı ve sanayileşemediği yönündeki ifade kesinlikle yanlıştır.

Step-by-Step Solution

1
Tablodaki ülkelerin özelliklerini analiz etme
I. ülke kaynak zengini ama sermayesiz; II. ülke kaynak fakiri ama gelişmiş sermaye/teknolojili; III. ülke her iki açıdan zengin; IV. ülke her iki açıdan yetersiz; V. ülke ise sınırlı kaynağa ve gelişmiş imkânlara sahip.
Ülkelerin sahip oldukları koşullar ile ekonomik gelişmişlik düzeyleri arasındaki ilişkiyi kurabilmek için durum tespiti yapılır.
2
Doğal kaynak ve gelişmişlik ilişkisini yorumlama
Doğal kaynağın yetersiz olması bir ülkenin sanayileşmesine engel değildir. Sermaye, teknoloji ve nitelikli iş gücü ile dışarıdan ham madde alınarak işlenebilir (örneğin Japonya).
Gelişmişlik düzeyini belirleyen temel faktörün sadece doğal kaynak bolluğu olmadığını anlamak.
3
Seçenekleri değerlendirerek kesinlikle yanlış olan yargıyı belirleme
II. ülkenin sanayileşemediği ve kalkınamadığı yargısı kesinlikle yanlıştır. Çünkü bu ülke gelişmiş sermaye ve teknolojiye sahiptir.
Doğru seçeneğe ulaşmak için tüm yargıların doğruluk derecesini kontrol etmek.

Key Concept

Doğal Kaynaklar ve Ekonomik Gelişmişlik İlişkisi
Question 51Question

Aşağıda verilen ülkeleri ve tarihsel dönemleri, uyguladıkları nüfus politikalarının temel amaçları ve demografik sonuçlarıyla eşle��tiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Japonya
Nijerya
Türkiye (1923-1965 Dönemi)
Hindistan

Matches

Show answer & explanation

Answer

Japonya'nın nüfus artışını artırmaya çalışmasına rağmen yaşlı nüfus ve iş gücü sorunu yaşaması; Nijerya'nın nüfusu azaltma politikasına rağmen doğum oranlarının yüksekliği; Türkiye'nin Cumhuriyet'in ilk yıllarında (1923-1965) pro-natalist (artırıcı) politikalar izlemesi; Hindistan'ın ise dünyada ilk aile planlamasını başlatıp sosyo-kültürel engeller nedeniyle yavaş ilerlemesi durumları birbiriyle eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmede Japonya yaşlanan nüfusu ve aktif nüfusu artırma politikasıyla; Nijerya nüfusu azaltma çabasına rağmen yüksek genç nüfus oranıyla; Türkiye (1923-1965) savaş sonrası kalkınma hedefleri doğrultusundaki nüfus artırıcı önlemleriyle; Hindistan ise dünyada ilk aile planlamasını uygulamaya alan ancak sosyo-kültürel nedenlerle hedeflerine ulaşamayan ülke olarak birbiriyle eşleşir.

Step-by-Step Solution

1
Japonya'nın gelişmişlik düzeyini ve demografik yapısını incelemek.
Japonya'nın doğum oranlarının çok düşük olduğu, nüfusu artırma politikası uyguladığı ancak iş gücü sıkıntısı ve yaşlı nüfus sorunu yaşadığı belirlenir. Bu durum ikinci açıklamayla eşleşir.
Gelişmiş ülkelerin nüfus politikalarının temel hedeflerini ve karşılaştıkları sorunları ayırt etmek için.
2
Nijerya'nın demografik özelliklerini ve nüfus politikası hedeflerini değerlendirmek.
Nijerya'nın gelişmekte olan bir ülke olarak nüfus artış hızını azaltıcı politikalar izlediği ancak yüksek doğum oranlarının devam ettiği görülür. Bu durum üçüncü açıklamayla eşleşir.
Az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin nüfus artış hızı üzerindeki kontrol süreçlerini kavramak için.
3
Türkiye'nin 1923-1965 yılları arasındaki nüfus politikasını analiz etmek.
Cumhuriyet'in ilk yıllarında savaş kayıplarını telafi etmek ve kalkınmayı desteklemek amacıyla nüfus artış hızını artırıcı (pro-natalist) politikalar izlendiği saptanır. Bu durum dördüncü açıklamayla eşleşir.
Türkiye'nin farklı tarihsel dönemlerdeki nüfus politikalarının gerekçelerini belirlemek için.
4
Hindistan'ın nüfus politikalarının tarihsel sürecini analiz etmek.
Hindistan'ın 1952'de dünyada ilk resmi aile planlamasını başlattığı fakat toplumsal yapı nedeniyle hedeflere ulaşmakta zorlandığı belirlenir. Bu durum birinci açıklamayla eşleşir.
Nüfus politikalarının uygulanmasındaki sosyo-kültürel engellerin etkisini anlamak için.

Key Concept

Nüfus Politikaları ve Ülkelerin Nüfus Politikaları
Estimated Time:2m 0s
Question 52Question

Aşağıdaki tabloda, TÜİK'in Türkiye nüfusuna yönelik hazırladığı temel projeksiyon senaryosunda yer alan bazı göstergelerin yıllara göre tahmini değişimleri verilmiştir:

YılToplam Nüfus (Milyon)Ortanca YaşÇocuk Nüfus Oranı (00-1414 Yaş) (%\%)Yaşlı Nüfus Oranı (65+65+ Yaş) (%\%)
2025202585,885,834,234,220,820,810,610,6
2050205093,693,642,542,515,115,121,121,1
2075207588,988,947,647,613,213,227,827,8

Bu projeksiyon verileri ve Türkiye'nin nüfus özellikleri dikkate alındığında, gelecekte ortaya çıkması beklenen durumlar ve uygulanan nüfus politikalarıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Show answer & explanation

Answer: 20502050 yılından sonra toplam nüfusun azalma eğilimine girmesi ve yaşlı nüfus oranının hızla yükselmesi, günümüzde Türkiye'de nüfus artış hızını yükseltmeyi amaçlayan politikaların uygulanmasının temel gerekçesidir.

Answer

2050 yılından sonra toplam nüfusun azalma eğilimine girmesi ve yaşlı nüfus oranının hızla yükselmesi, günümüzde Türkiye'de nüfus artış hızını yükseltmeyi amaçlayan politikaların uygulanmasının temel gerekçesidir.
TÜİK projeksiyonlarında öngörülen nüfusun yaşlanması, ortanca yaşın yükselmesi ve 20502050 yılından sonra toplam nüfus miktarının azalma eğilimine girmesi, Türkiye'nin gelecekte dinamik iş gücü potansiyelini kaybetme riskiyle karşı karşıya kalacağını göstermektedir. Bu durum, günümüzde yürütülen ve nüfus artış hızını yükseltmeyi hedefleyen doğum teşvikleri ile aile destek politikalarının en temel çıkış noktasını oluşturmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Projeksiyon tablosundaki demografik verileri ve eğilimleri analiz edin.
Türkiye nüfusunun 20502050 yılına kadar artıp ardından azalacağı, ortanca yaşın (34,234,2'den 47,647,6'ya) ve yaşlı nüfus oranının (%10,6\%10,6'dan %27,8\%27,8'e) hızla artacağı, çocuk nüfus oranının ise gerileyeceği görülmektedir.
Geleceğe yönelik demografik dönüşüm sürecinin yönünü tespit etmek.
2
Elde edilen demografik eğilimleri Türkiye'nin güncel nüfus politikalarıyla ilişkilendirin.
Nüfusun yaşlanması ve azalma eğilimi, gelecekte dinamik iş gücü açığına ve sosyal güvenlik sisteminin yükünün artmasına yol açacaktır. Bu nedenle günümüzde nüfus artış hızını artırmaya yönelik teşvikler uygulanmaktadır.
Gelecek projeksiyonlarının güncel politika kararları üzerindeki etkisini belirlemek.
3
Seçenekleri inceleyerek nüfus dönemleri ve gelişmişlik ilişkisiyle ilgili kavram yanılgılarını içeren seçenekleri eleyin.
Tarihsel dönemlerin amaçlarını yanlış eşleştiren ve nüfusun yaşlanmasını gelişmişliğin azalması olarak yorumlayan seçenekler elenerek doğru cevaba ulaşılır.
Çeldiricilerdeki mantık hatalarını saptamak.

Key Concept

Türkiye'de Nüfus Projeksiyonları ve Nüfus Politikaları İlişkisi
Question 53Question

Türkiye'de Cumhuriyet'in kuruluşundan günümüze kadar uygulanan ekonomi politikaları, doğal kaynakların (tarım, su, yer altı kaynakları vb.) işletilmesi ve ekonomiye kazandırılması üzerinde belirleyici bir etkiye sahip olmuştur. Aşağıda verilen ekonomi politikası dönemlerini, o dönemde doğal kaynakların kullanımına yönelik gerçekleştirilen temel ekonomik faaliyet ve politikalarla doğru şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

1923-1929 Dönemi
1929-1950 Dönemi
1950-1960 Dönemi
1960-1980 Dönemi

Matches

Show answer & explanation

Answer

1923-1929 Dönemi - Aşar vergisinin kaldırılması ve yerli kaynakların teşviki; 1929-1950 Dönemi - MTA ve Etibank'ın kurulmasıyla madenciliğin kurumsallaşması; 1950-1960 Dönemi - DSİ'nin kurulması ve baraj yapımlarının hızlanması; 1960-1980 Dönemi - DPT öncülüğünde planlı döneme geçilmesi ve GAP'ın temellerinin atılması.
Cumhuriyet tarihi boyunca uygulanan ekonomi politikaları kronolojik olarak incelendiğinde; 1923-1929 döneminde aşar vergisinin kaldırılması gibi çiftçiyi rahatlatıcı adımlar, 1929-1950 döneminde devletçi modelle MTA ve Etibank gibi madencilik kurumlarının tesisi, 1950-1960 döneminde DSİ'nin kurulmasıyla su kaynaklarının barajlar aracılığıyla değerlendirilmesi ve 1960-1980 planlı döneminde ise DPT liderliğinde GAP gibi entegre havza projelerinin temellerinin atılması tarihsel gerçeklerle tam olarak örtüşmektedir.

Step-by-Step Solution

1
İlk dönem olan 1923-1929 dönemi incelenir.
Bu dönemde tarımsal üretimi artırmak için 1925'te Aşar vergisinin kaldırıldığı ve İzmir İktisat Kongresi'nde millileştirme kararları alındığı belirlenir. Bu durum birinci ifade ile eşleşir.
Cumhuriyet'in ilk yıllarında tarımsal kalkınma ve milli bağımsızlık öncelikli hedeftir.
2
1929-1950 yılları arasındaki devletçilik dönemi analiz edilir.
1929 Dünya Ekonomik Bunalımı sonrasında devlet eliyle sanayi ve madencilik yatırımları yapılmış, 1935'te MTA ve Etibank kurulmuştur. Bu durum ikinci ifade ile eşleşir.
Özel sektörün sermaye yetersizliği nedeniyle madencilik yatırımlarının devlet eliyle ve kurumsal yapılarla yürütülmesi gerekmiştir.
3
1950-1960 dönemi su kaynakları ve altyapı politikaları değerlendirilir.
Bu dönemde tarımda sulama ve enerji ihtiyacını karşılamak adına 1953'te DSİ kurulmuş, baraj yapım seferberliği başlamıştır. Bu durum üçüncü ifade ile eşleşir.
Tarımda makineleşmeyle birlikte sulama ihtiyacının artması ve sanayileşen şehirlerin enerji gereksinimi baraj yatırımlarını zorunlu kılmıştır.
4
1960-1980 planlı dönem çalışmaları incelenir.
1960 sonrasında DPT koordinasyonunda Beş Yıllık Kalkınma Planları hazırlanmış ve Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) gibi entegre bölge planlarının temelleri atılmıştır. Bu durum dördüncü ifade ile eşleşir.
Doğal kaynakların daha verimli ve organize kullanımı için havza bazlı ve planlı kalkınma yaklaşımına geçilmiştir.

Key Concept

Cumhuriyet dönemi ekonomi politikalarının Türkiye'deki tarım, maden ve su kaynaklarının kullanımına yansımaları.
Estimated Time:2m 0s
Question 54Question

Türkiye'de Cumhuriyet Dönemi'nden günümüze kadar geçen süreçte uygulanan nüfus politikaları ve yaşanan demografik gelişmeler belirli tarihsel dönemeçlere dayanmaktadır.

Buna göre, aşağıda verilen demografik gelişme ve politika değişikliklerinin geçmişten günümüze doğru kronolojik olarak sıralanışı nasıl olmalıdır?

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Kronolojik sıralama: İlk nüfus sayımı ve artırıcı politikaların başlaması, nüfus artış hızının zirve seviyeye ulaşması, kalkınma planlarıyla azaltıcı politikalara geçilmesi ve son olarak nüfus projeksiyonları doğrultusunda yeniden artırıcı politikaların uygulanması şeklindedir.
Cumhuriyet tarihi boyunca uygulanan nüfus politikalarının kronolojisi incelendiğinde; ilk olarak 1927 genel nüfus sayımıyla başlayan nüfus artırma çabaları gelmektedir. Bunu, sağlık hizmetlerinin gelişmesiyle 1955-1960 döneminde nüfus artış hızının zirveye ulaşması izlemiştir. Hızlı artışın kalkınmayı yavaşlatması sonucu 1965 yılında çıkarılan Nüfus Planlaması Kanunu ile antinatalist (azaltıcı) politikalara geçilmiştir. Son olarak, 2000'li yılların sonundan itibaren düşen doğum oranları ve nüfus projeksiyonlarındaki yaşlanma tehdidi nedeniyle tekrar pronatalist politikalara geçiş yapılmıştır.

Step-by-Step Solution

1
İlk genel nüfus sayımının ve ilk dönem politikalarının tarihini belirleme
Cumhuriyetin ilk nüfus sayımı 1927 yılında yapılmış ve bu dönemde nüfusu artırma politikası izlenmiştir.
Kronolojinin en erken safhasını belirlemek için ilk verilerin toplandığı dönem seçilmelidir.
2
Nüfus artış hızının zirveye ulaştığı dönemi belirleme
Yıllık nüfus artış hızı 1955-1960 yılları arasında en yüksek seviyeye (yaklaşık binde 28,528,5) ulaşmıştır.
Savaş sonrası iyileşen koşullarla birlikte nüfusun en hızlı büyüdüğü dönem tespit edilmelidir.
3
Nüfus politikasında ilk büyük makroekonomik eksen değişikliğini belirleme
1965 yılında Nüfus Planlaması Kanunu ile hızlı nüfus artışını sınırlama (antinatalist) politikasına geçilmiştir.
Zirveye ulaşan artış hızının ekonomik kalkınma üzerindeki baskılarını hafifletmek için yapılan yasal değişikliğin sırası belirlenmelidir.
4
Yakın dönem nüfus projeksiyonlarına dayanan güncel politikayı belirleme
2000'li yılların sonlarından itibaren yaşlanan nüfusu ve azalan doğurganlığı desteklemek adına yeniden pronatalist söylem ve teşvikler başlamıştır.
Geleceğe dönük projeksiyonlar doğrultusunda uygulanan en güncel politika dönemi belirlenmelidir.

Key Concept

Cumhuriyet Dönemi Türkiye nüfus politikalarının tarihsel gelişimi ve nüfus projeksiyonlarının politika değişiklikleri üzerindeki rolü.
Estimated Time:2m 0s
Question 55Question

Aşağıda verilen şehirler ile bu şehirlerin ön plana çıkan fonksiyonel özelliklerini ve etki alanlarını doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Essen
Roma
Marsilya
Oxford

Matches

Show answer & explanation

Answer

Essen şehri sanayi fonksiyonu ve küresel etkiyle (left_1 - right_1), Roma şehri idari ve dini fonksiyonla küresel etkiyle (left_2 - right_2), Marsilya şehri liman fonksiyonuyla bölgesel etkiyle (left_3 - right_3), Oxford şehri ise eğitim fonksiyonuyla bölgesel etkiyle (left_4 - right_4) eşleşmektedir.
Eşleştirmede Essen sanayi fonksiyonuyla küresel etkiye (1-1); Roma idari ve dini fonksiyonuyla küresel etkiye (2-2); Marsilya liman fonksiyonuyla bölgesel etkiye (3-3); Oxford ise eğitim fonksiyonuyla bölgesel etkiye (4-4) sahip olacak şekilde doğru eşleştirilmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Essen şehrinin fonksiyonunun ve etki derecesinin belirlenmesi
Almanya'nın Ruhr Havzası'nda yer alan Essen, zengin taş kömürü havzasına bağlı olarak demir-çelik sanayisiyle gelişmiş ve sanayi fonksiyonuyla küresel ölçekte etki kazanmıştır. Bu nedenle birinci açıklama ile eşleşir.
Sanayi şehirlerinin küresel etkisine Essen en tipik örnektir.
2
Roma şehrinin fonksiyonunun ve etki derecesinin belirlenmesi
Roma, hem İtalya'nın idari başkenti hem de Katolik dünyasının dini merkezi olan Vatikan'ı barındırması yönüyle çift fonksiyonlu ve küresel etkiye sahip bir şehirdir. Bu nedenle ikinci açıklama ile eşleşir.
Dini ve idari fonksiyonların bir arada bulunması Roma'ya küresel etki kazandırır.
3
Marsilya şehrinin fonksiyonunun ve etki derecesinin belirlenmesi
Marsilya, Akdeniz Havzası'nın en büyük ticaret kapılarından biri olup liman fonksiyonuna sahiptir ve etki alanı bölgesel ölçektedir. Bu nedenle üçüncü açıklama ile eşleşir.
Liman şehirlerinin etki alanı küresel veya bölgesel olabilir; Marsilya bölgesel düzeydedir.
4
Oxford şehrinin fonksiyonunun ve etki derecesinin belirlenmesi
Oxford, dünya çapında tanınan prestijli eğitim kurumlarına sahip olsa da MEB müfredatında eğitim fonksiyonuna bağlı bölgesel etkiye sahip şehirler sınıfında yer alır. Bu nedenle dördüncü açıklama ile eşleşir.
Eğitim fonksiyonu ön planda olan şehirler genellikle bölgesel etki gösterir.

Key Concept

Şehirlerin ön plana çıkan fonksiyonel özellikleri ile etki alanlarının (küresel, bölgesel, yerel) sınıflandırılması.
Estimated Time:2m 0s
Question 56Question

Türkiye'de Cumhuriyet'in kuruluşundan günümüze kadar uygulanan ekonomi politikaları, doğal kaynakların (maden, su, toprak vb.) işletilmesi ve yönetim biçiminde belirleyici olmuştur. Aşağıda verilen ekonomi politikası dönemlerini, bu dönemlerde doğal kaynakların kullanımına yönelik gerçekleştirilen temel faaliyetler veya kurumsal adımlarla eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

1929-1950 Dönemi (Devletçilik İlkesi ve Madencilik)
1950-1960 Dönemi (Liberal Politikalar ve Tarımda Makineleşme)
1960-1980 Dönemi (Planlı Kalkınma ve Teşkilatlanma)

Matches

Show answer & explanation

Answer

1929-1950 Dönemi (Devletçilik İlkesi ve Madencilik) ile MTA Enstitüsü ve Etibank'ın kurulması; 1950-1960 Dönemi (Liberal Politikalar ve Tarımda Makineleşme) ile tarımda traktör kullanımı ve büyük barajların inşası; 1960-1980 Dönemi (Planlı Kalkınma ve Teşkilatlanma) ile DPT'nin kurulması ve kalkınma planları eşleşir.
Eşleştirme, Türkiye ekonomi tarihindeki kurumsal ve yapısal gelişmelerin kronolojik yansımasına dayanmaktadır. Devletçilik ilkesinin benimsendiği 1929-1950 döneminde yer altı kaynaklarının aranması için MTA ve Etibank kurulmuştur. Liberal politikaların öne çıktığı 1950-1960 döneminde tarımda traktör kullanımı ve sulama amaçlı Seyhan Barajı gibi su projeleri hız kazanmıştır. 1960-1980 planlı dönemde ise DPT kurularak kalkınma planları vasıtasıyla doğal kaynakların planlı kullanımına geçilmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Ekonomi politikası dönemlerinin karakteristik özelliklerini ve doğal kaynak yaklaşımlarını belirleme
1929-1950 arası devletçi sanayi ve maden yatırımları, 1950-1960 arası liberalleşme ve tarımsal modernleşme, 1960-1980 arası ise planlı devlet yatırımları dönemidir.
Dönemsel uygulamaların mekansal ve kurumsal yansımalarını doğru analiz etmek için.
2
Yer altı kaynaklarının aranması ve işletilmesine yönelik kurumsal adımları analiz etme
1935 yılında MTA Enstitüsü ve Etibank kurulmuştur. Bu tarih 1929-1950 devletçilik dönemiyle örtüşmektedir.
Devlet eliyle madencilik faaliyetlerinin kurumsallaşması bu dönemin temel hedefidir.
3
Tarım ve su kaynaklarının kullanımındaki teknolojik ve yapısal değişimleri inceleme
Traktör kullanımının artması ve Seyhan ile Sarıyar gibi önemli barajların yapılması 1950-1960 liberal döneminde gerçekleşmiştir.
Bu dönemde tarımsal üretimi artırmak için sulama ve makineleşme altyapısına büyük yatırımlar yapılmıştır.
4
Planlı kalkınma hamlelerini ve teşkilatlanmayı tespit etme
1960 yılında Devlet Planlama Teşkilatının kurulması ve beş yıllık kalkınma planları 1960-1980 dönemiyle eşleşmektedir.
Doğal kaynakların korunarak rasyonel şekilde işletilmesi DPT'nin planlı yönetimiyle sağlanmıştır.

Key Concept

Türkiye'de Cumhuriyet döneminde uygulanan ekonomi politikalarının doğal kaynakların yönetimi üzerindeki yansımaları
Question 57Question

Bir yerleşmenin kent kimliği kazanmasında ve sınırlarının ötesinde bir çekim merkezi hâline gelmesinde üstlendiği ekonomik, sosyal ya da siyasi faaliyetler belirleyici olmaktadır. Şehirlerin sahip olduğu bu baskın faaliyetler (fonksiyonlar), onların dünya genelindeki etki alanlarının genişliğini doğrudan şekillendirir.

Buna göre kentlerin fonksiyonel yapıları ile etki alanlarının coğrafi sınırları arasındaki ilişki göz önüne alındığında;

I. Rotterdam ve Singapur gibi deniz ticaretine yön veren merkezlerin küresel ölçekte etki yaratmasında, geniş hinterlanda sahip olmaları ve uluslararası deniz yolu taşımacılığı rotaları üzerinde yer almaları temel etkendir.
II. Vatikan ve Mekke gibi inanç merkezlerinin küresel etki alanına sahip olması, bu kentlerin demografik büyüklükleri ve modern sanayi tesislerine ev sahipliği yapmalarıyla açıklanmaktadır.
III. Ruhr Bölgesi'nde yer alan Essen gibi sanayi kentlerinin etki alanı yerel ve bölgesel sınırları aşsa da bu kentlerin küresel karar alma mekanizmaları üzerindeki etkisi, New York ve Londra gibi küresel finans merkezlerinin gerisindedir.

yargılarından hangileri doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: I ve III

Answer

Rotterdam ve Singapur gibi liman şehirlerinin küresel etkisinde hinterland ve konumun önemini belirten birinci yargı ile sanayi kentlerinin etki alanının finans merkezlerine kıyasla daha sınırlı olduğunu açıklayan üçüncü yargının birlikte yer aldığı seçenektir.
Doğru cevap, liman şehirlerinin küresel etkisinde konum ve hinterlandın önemini belirten birinci yargı ile sanayi şehirleri ile finans merkezlerinin küresel etki derecelerini kıyaslayan üçüncü yargının bir arada bulunduğu seçenektir. Rotterdam ve Singapur gibi şehirler geniş art bölgelerine sahip olmaları ve küresel ticaret rotalarında bulunmaları sayesinde küresel etki kazanmıştır. Ruhr Bölgesi'ndeki Essen gibi sanayi kentleri ise tarım kentlerine göre daha geniş bir etkiye sahip olsa da küresel finans merkezleri olan New York veya Londra kadar küresel karar mekanizmalarını yönlendiremez.

Step-by-Step Solution

1
Birinci yargı analiz edilir.
Rotterdam ve Singapur küresel ticaret yollarında yer alan, hinterlandı (art bölgesi) son derece geniş liman şehirleridir. Bu durum onlara küresel ölçekte etki kazandırır, yani birinci yargı doğrudur.
Liman şehirlerinin küresel etki kazanmasındaki temel coğrafi ve ekonomik faktörleri doğrulamak için.
2
İkinci yargı analiz edilir.
Mekke ve Vatikan gibi dini şehirlerin etki alanının küresel olması, bu şehirlerin nüfusunun çok kalabalık olmasından ya da büyük sanayi tesislerine sahip olmasından kaynaklanmaz; hitap ettikleri dini inanç sistemlerinin küresel yaygınlığından kaynaklanır. Dolayısıyla ikinci yargı yanlıştır.
Nüfus büyüklüğü ile fonksiyonel etki arasındaki ilişkiyi doğru analiz etmek ve yaygın bir kavram yanılgısını elemektir.
3
Üçüncü yargı analiz edilir.
Essen gibi sanayi devrimiyle ön plana çıkmış şehirler bölgesel/küresel etkiye sahip olsa da küresel borsa, bankacılık ve karar alma mekanizmalarını elinde bulunduran New York, Londra, Tokyo gibi finans şehirlerinin küresel etki gücü çok daha fazladır. Dolayısıyla üçüncü yargı doğrudur.
Farklı şehir fonksiyonlarının küresel ölçekteki etki derecelerini ve hiyerarşisini doğru kıyaslamaktır.
4
Sonuç sentezlenir.
Doğru yargıların I ve III olduğu belirlenir.
Seçenekler arasından doğru kombinasyonu içeren seçeneğe ulaşmak için.

Key Concept

Şehirlerin fonksiyonel özellikleri (liman, sanayi, din, finans vb.) ile bu fonksiyonların belirlediği küresel-bölgesel etki alanları arasındaki ilişkiler.
Estimated Time:2m 0s
Question 58Question

Türkiye’de Cumhuriyet’in ilanından günümüze kadar geçen süreçte, değişen sosyoekonomik şartlara bağlı olarak farklı nüfus politikaları benimsenmiştir. Bu doğrultuda 1923-1965 yılları arasında nüfus artış hızını artırmaya yönelik politikalar uygulanırken, 1965 yılından itibaren nüfus artış hızını düşürmeyi amaçlayan politikalara geçiş yapılmıştır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Türkiye'de 1923-1965 döneminde nüfus artış hızını artırmaya yönelik politikaların uygulanma gerek��elerinden biri değildir?

Show answer & explanation

Answer: Hızlı nüfus artışının kişi başına düşen milli geliri azaltması ve demografik yatırımların bütçe üzerindeki yükünü artırması

Answer

Hızlı nüfus artışının kişi başına düşen milli geliri azaltması ve demografik yatırımların bütçe üzerindeki yükünü artırması
Doğru yanıt, hızlı nüfus artışının kişi başına düşen milli geliri azaltması ve demografik yatırımların bütçe üzerindeki yükünü artırması yönündeki ifadedir. Bu gerekçe, Türkiye'nin 1965 yılında yürürlüğe koyduğu 557 sayılı Nüfus Planlaması Kanunu ile başlayan ve nüfus artış hızını düşürmeyi hedefleyen antinatalist politikasının temel sebebidir. Cumhuriyet'in ilk 40 yılında ise nüfus artışı ülkenin kalkınması, savunması ve iş gücü ihtiyacı için olumlu bir faktör olarak görülmüştür.

Step-by-Step Solution

1
Türkiye'nin cumhuriyet tarihi boyunca uyguladığı nüfus politikası dönemlerini belirlemek.
1923-1965 arası nüfus artış hızını artırma (pronatalist) dönemi, 1965 sonrası ise nüfus artış hızını azaltma/planlama (antinatalist) dönemidir.
Soruda istenen gerekçenin hangi döneme ait olduğunu tespit edebilmek için dönem sınırları çizilmelidir.
2
1923-1965 döneminin sosyoekonomik şartlarını analiz etmek.
Savaşlardan yeni çıkılmış olması, yüksek bebek ölüm oranları, yetersiz iş gücü ve insan gücüne dayalı tarım gibi koşullar nüfusu artırma politikasının nedenleridir.
Verilen seçeneklerin 1923-1965 döneminin gerekçeleriyle uyuşup uyuşmadığını doğrulamak gerekir.
3
Hızlı nüfus artışının olumsuz ekonomik etkilerine dair seçeneği değerlendirmek.
Hızlı nüfus artışının kişi başına düşen milli geliri düşürmesi ve demografik yatırımları artırması gibi gerekçeler, 1960'lardan sonra ortaya çıkan sorunlardır ve 1965'teki politika değişikliğinin nedenidir.
Yanlış olan gerekçeyi bularak doğru seçeneğe ulaşmak.

Key Concept

Türkiye'de Cumhuriyet Dönemi Nüfus Politikaları ve Gerekçeleri
Question 59Question

Türkiye’de 1923-1965 yılları arasında nüfus artış hızını yükseltmeye yönelik pronatalist politikalar uygulanırken, 1965 yılından itibaren Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planı ile nüfus artış hızını düşürmeyi ve nüfusun niteliğini iyileştirmeyi amaçlayan politikalara geçiş yapılmıştır.

Bu politika değişikliğine yol açan temel gerekçeler arasında aşağıdakilerden hangisi gösterilemez?

Show answer & explanation

Answer: Savaşlar nedeniyle kaybedilen genç nüfusun yerine konulması ve tarım ile savunma alanındaki iş gücü açığının kapatılmak istenmesi

Answer

Savaşlar nedeniyle kaybedilen genç nüfusun yerine konulması ve tarım ile savunma alanındaki iş gücü açığının kapatılmak istenmesi gerekçesi, Cumhuriyet'in ilk yıllarında uygulanan nüfus artış hızını artırmaya yönelik politikaların bir nedenidir; 1965 yılındaki nüfus planlaması politikalarına geçiş gerekçesi olamaz.
Savaşlar nedeniyle kaybedilen genç nüfusun yerine konulması ve tarım ile savunma alanındaki iş gücü açığının kapatılmak istenmesi gerekçesi, Cumhuriyet'in ilk yıllarında (1923-1965) uygulanan nüfus artış hızını artırmaya yönelik politikaların bir nedenidir. 1965 yılındaki nüfus artış hızını düşürmeye yönelik politikalara geçişin gerekçesi olamaz.

Step-by-Step Solution

1
Türkiye'nin nüfus politikası dönemlerinin amaçlarını analiz etme.
1923-1965 dönemi nüfusu artırma odaklıyken, 1965 sonrası dönem nüfus artış hızını düşürme ve planlama odaklıdır.
Soruda 1965 yılındaki politika değişikliğinin (artırmadan düşürmeye geçişin) gerekçesi olmayan seçenek sorulmaktadır.
2
1965 yılındaki politika değişiminin (nüfus planlamasına geçişin) nedenlerini değerlendirme.
Kalkınma hızının nüfus artışının gerisinde kalması, işsizlik, plansız kentleşme, demografik yatırımların artması ve refah düzeyinin yükseltilmesi isteği 1965 politika değişikliğinin gerekçelerindendir.
Seçeneklerdeki ifadelerin hangi dönemin gerekçesi olduğunu belirlemek gerekir.
3
Savaş kayıpları ve iş gücü açığı gerekçesini tarihsel bağlama oturtma.
Savaş kayıplarının telafisi ve iş gücü ihtiyacı Cumhuriyet'in ilk yıllarında (1923-1965) uygulanan artırıcı politikaların temel nedenidir.
Bu durum 1965 sonrasının azaltıcı politikalarına gerekçe olamayacağı için doğru cevap olarak belirlenir.

Key Concept

Cumhuriyet Dönemi Türkiye Nüfus Politikaları ve Gerekçeleri
Estimated Time:1m 30s
Question 60Question

Aşağıda verilen ülkeleri, günümüzde uyguladıkları nüfus politikalarının temel gerekçeleri ve ama��larıyla doğru şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Japonya
Nijerya
Meksika

Matches

Show answer & explanation

Answer

Japonya ile nüfus artış hızını yükseltmeyi amaçlayan politikalar; Nijerya ile nüfus artış hızını düşürmeyi amaçlayan politikalar; Meksika ile nüfusun niteliksel yapısını iyileştirmeyi amaçlayan politikalar eşleşmektedir.
Japonya, yaşlanan nüfusu ve düşük doğum oranları nedeniyle nüfus artış hızını artırmaya çalışır. Nijerya, yüksek nüfus artış hızının kalkınmayı yavaşlatması sebebiyle bu hızı azaltmayı hedefler. Meksika ise nüfusun niceliksel artışından ziyade eğitim, sağlık gibi niteliksel yönlerini geliştirmeye odaklanır.

Step-by-Step Solution

1
Ülkelerin demografik özelliklerini ve gelişmişlik düzeylerini analiz edin.
Japonya gelişmiş ve yaşlı nüfusu fazla olan bir ülkedir; Nijerya yüksek doğum oranlarına sahip gelişmekte olan bir ülkedir; Meksika ise gelişmekte olan ve nüfus niteliğini artırmaya odaklanan bir ülkedir.
Ülkelerin uyguladığı nüfus politikaları doğrudan onların gelişmişlik seviyeleri ve mevcut demografik yapıları ile ilişkilidir.
2
Her ülkeyi uyguladığı nüfus politikasının amacı ile eşleştirin.
Japonya nüfus artış hızını yükseltmeyi amaçlayan politikalarla, Nijerya nüfus artış hızını düşürmeyi hedefleyen politikalarla, Meksika ise nüfusun niteliğini iyileştirmeyi amaçlayan politikalarla eşleşir.
Japonya'da iş gücü açığı ve yaşlı nüfus artışı, Nijerya'da ise hızlı nüfus artışının kalkınmayı engellemesi temel gerekçelerdir.

Key Concept

Ülkelerin gelişmişlik düzeylerine göre uyguladıkları nüfus politikaları
Estimated Time:2m 0s
PreviousPage 3 / 4Next