Türkiye'de Doğal Kaynakların Kullanımı ve Ekonomi Politikaları

4 questions

Question 1Question

Türkiye'de uygulanan ekonomi politikaları, ülkenin doğal kaynaklarının kullanım şekli, yoğunluğu ve mekansal da��ılışı üzerinde belirleyici bir etkiye sahip olmuştur. Aşağıda verilen Türkiye ekonomi politikası dönemlerini/kararlarını, bu politikaların doğal kaynak kullanımı üzerindeki temel mekansal yansımalarıyla eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

1935 yılında MTA ve Etibank'ın kurulmasıyla başlayan kurumsallaşma süreci
1950-1960 döneminde Marshall Yardımları desteğiyle uygulanan liberal ekonomi ve altyapı politikaları
1960 yılında kurulan Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) öncülüğünde yürütülen beş yıllık kalkınma planları
1980 sonrasında benimsenen dışa açık serbest piyasa modeli ve özelleştirme kararları

Matches

Show answer & explanation

Answer

1935 yılında MTA ve Etibank'ın kurulmasıyla başlayan kurumsallaşma süreci -> Yerli enerji kaynakları ve madenlerin sistemli şekilde aranarak sanayiye girdi sağlanması ve hammaddeye dayalı sanayi tesislerinin kurulması; 1950-1960 döneminde Marshall Yardımları desteğiyle uygulanan liberal ekonomi ve altyapı politikaları -> Tarımda makineleşmenin hız kazanmasıyla çayır ve mera alanlarının hızla tarım arazisine dönüştürülmesi ve toprak kaynakları üzerindeki baskının artması; 1960 yılında kurulan Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) öncülüğünde yürütülen beş yıllık kalkınma planları -> Çok amaçlı bölgesel kalkınma projelerinin (GAP gibi) temellerinin atılmasıyla su kaynaklarının planlı ve entegre kullanımına geçilmesi; 1980 sonrasında benimsenen dışa açık serbest piyasa modeli ve özelleştirme kararları -> Maden ve enerji kaynaklarının işletilmesinde kamu payının azaltılarak özel sektör ve yabancı sermaye yatırımlarının önünün açılması.
Tarihsel ekonomi politikaları dönemleri ile doğal kaynakların mekansal kullanımı arasındaki ilişkiler kronolojik ve amaçsal olarak tam olarak uyuşmaktadır. MTA ve Etibank'ın kurulması madencilik kurumsallaşması ve sanayi hammaddesi teminiyle; Marshall yardımları tarımda makineleşme ve mera tahribatıyla; DPT planlı kalkınma ve bölgesel su projeleriyle; 1980 sonrası serbest piyasa ise madencilikte özelleştirme ve kamu payının azaltılmasıyla eşleşmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Cumhuriyet dönemi madencilik politikalarının analizi
1935 yılında MTA ve Etibank'ın kurulması, yer altı kaynaklarının bilimsel olarak aranmasını ve işletilmesini sağlamıştır. Bu durum madenlerin sanayiye girdi sağlaması ve hammaddeye yakın sanayi kuruluşlarının kurulması yansımasıyla eşleşir.
MTA ve Etibank'ın tarihsel misyonunu ve mekansal etkisini belirlemek.
2
1950-1960 dönemi tarım ve altyapı politikalarının analizi
Bu dönemde Marshall yardımlarıyla traktör sayısında büyük artış yaşanmış, çayır ve meralar hızla tarım alanına dönüştürülmüştür. Bu durum toprak kaynaklarının tahribatına yol açmıştır.
Marshall yardımları ve tarımda makineleşmenin ekolojik/mekansal sonuçlarını tespit etmek.
3
1960 sonrası planlı dönem yatırımlarının analizi
DPT öncülüğünde yapılan beş yıllık kalkınma planları ile bölgesel dengesizliklerin giderilmesi hedeflenmiş, bu amaçla su kaynaklarının entegre yönetimi ve çok amaçlı projeler (GAP gibi) planlanmıştır.
DPT ve planlı kalkınma döneminin su kaynakları kullanımı üzerindeki etkisini kavramak.
4
1980 sonrası serbest piyasa ve özelleştirme döneminin analizi
Bu dönemde maden ve enerji işletmelerinde kamu payının azaltılması ve özelleştirme politikaları uygulanmış, yabancı ve yerli özel sermaye sektöre çekilmiştir.
Özelleştirme politikalarının doğal kaynak işletim hakları üzerindeki mülkiyet ve sermaye yansımalarını belirlemek.

Key Concept

Ekonomi Politikalarının Doğal Kaynak Kullanımı ve Mekansal Planlama Üzerindeki Etkileri
Question 2Question

Türkiye'de yer altı kaynaklarının ekonomik bir değer olarak işletilmesi ve ekonomi politikalarında kullanımı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Madenlerin ülke ekonomisine katkı sağlayabilmesi için tenör oranının yüksek ve rezerv miktarının işletmeye uygun büyüklükte olması gerekir.

Answer

Madenlerin ülke ekonomisine katkı sağlayabilmesi için tenör oranının yüksek ve rezerv miktarının işletmeye uygun büyüklükte olması gerekir.
Madenlerin ekonomik bir değer olarak işletilebilmesi ve ülke ekonomisine katkı sunabilmesi için maden yatağındaki tenör (saf metal) oranının yüksek olması ve toplam rezervin çıkarılmaya değer miktarda bulunması gerekir.

Step-by-Step Solution

1
Türkiye'de yer altı kaynaklarının işletilme şartlarını ve ekonomi üzerindeki etkilerini incelemek.
Madenlerin işletilmesinde tenör (saf metal) oranının ve rezerv miktarının ekonomik karlılık için en temel faktörler olduğu belirlenir.
Madenin işletilmesi için harcanan sermaye ve emeğin karşılığının alınabilmesi, kaynağın kalitesine ve miktarına bağlıdır.
2
Maden çeşitliliği ile rezerv miktarı arasındaki farkı değerlendirmek.
Bir bölgede çok farklı maden türlerinin bulunmasının (çeşitlilik), bu madenlerin her birinin yüksek miktarda (rezerv) olduğu anlamına gelmediği anlaşılır.
Çeşitlilik jeolojik yapı ile ilgiliyken, rezerv miktarı ekonomik olarak işletilebilirlik sınırını belirler.

Key Concept

Türkiye'de yer altı kaynaklarının işletilme şartları ve ekonomiyle ilişkisi
Estimated Time:1m 0s
Question 3Question

Türkiye'de Cumhuriyet'in kuruluşundan günümüze kadar uygulanan ekonomi politikaları, doğal kaynakların (tarım, su, yer altı kaynakları vb.) işletilmesi ve ekonomiye kazandırılması üzerinde belirleyici bir etkiye sahip olmuştur. Aşağıda verilen ekonomi politikası dönemlerini, o dönemde doğal kaynakların kullanımına yönelik gerçekleştirilen temel ekonomik faaliyet ve politikalarla doğru şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

1923-1929 Dönemi
1929-1950 Dönemi
1950-1960 Dönemi
1960-1980 Dönemi

Matches

Show answer & explanation

Answer

1923-1929 Dönemi - Aşar vergisinin kaldırılması ve yerli kaynakların teşviki; 1929-1950 Dönemi - MTA ve Etibank'ın kurulmasıyla madenciliğin kurumsallaşması; 1950-1960 Dönemi - DSİ'nin kurulması ve baraj yapımlarının hızlanması; 1960-1980 Dönemi - DPT öncülüğünde planlı döneme geçilmesi ve GAP'ın temellerinin atılması.
Cumhuriyet tarihi boyunca uygulanan ekonomi politikaları kronolojik olarak incelendiğinde; 1923-1929 döneminde aşar vergisinin kaldırılması gibi çiftçiyi rahatlatıcı adımlar, 1929-1950 döneminde devletçi modelle MTA ve Etibank gibi madencilik kurumlarının tesisi, 1950-1960 döneminde DSİ'nin kurulmasıyla su kaynaklarının barajlar aracılığıyla değerlendirilmesi ve 1960-1980 planlı döneminde ise DPT liderliğinde GAP gibi entegre havza projelerinin temellerinin atılması tarihsel gerçeklerle tam olarak örtüşmektedir.

Step-by-Step Solution

1
İlk dönem olan 1923-1929 dönemi incelenir.
Bu dönemde tarımsal üretimi artırmak için 1925'te Aşar vergisinin kaldırıldığı ve İzmir İktisat Kongresi'nde millileştirme kararları alındığı belirlenir. Bu durum birinci ifade ile eşleşir.
Cumhuriyet'in ilk yıllarında tarımsal kalkınma ve milli bağımsızlık öncelikli hedeftir.
2
1929-1950 yılları arasındaki devletçilik dönemi analiz edilir.
1929 Dünya Ekonomik Bunalımı sonrasında devlet eliyle sanayi ve madencilik yatırımları yapılmış, 1935'te MTA ve Etibank kurulmuştur. Bu durum ikinci ifade ile eşleşir.
Özel sektörün sermaye yetersizliği nedeniyle madencilik yatırımlarının devlet eliyle ve kurumsal yapılarla yürütülmesi gerekmiştir.
3
1950-1960 dönemi su kaynakları ve altyapı politikaları değerlendirilir.
Bu dönemde tarımda sulama ve enerji ihtiyacını karşılamak adına 1953'te DSİ kurulmuş, baraj yapım seferberliği başlamıştır. Bu durum üçüncü ifade ile eşleşir.
Tarımda makineleşmeyle birlikte sulama ihtiyacının artması ve sanayileşen şehirlerin enerji gereksinimi baraj yatırımlarını zorunlu kılmıştır.
4
1960-1980 planlı dönem çalışmaları incelenir.
1960 sonrasında DPT koordinasyonunda Beş Yıllık Kalkınma Planları hazırlanmış ve Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) gibi entegre bölge planlarının temelleri atılmıştır. Bu durum dördüncü ifade ile eşleşir.
Doğal kaynakların daha verimli ve organize kullanımı için havza bazlı ve planlı kalkınma yaklaşımına geçilmiştir.

Key Concept

Cumhuriyet dönemi ekonomi politikalarının Türkiye'deki tarım, maden ve su kaynaklarının kullanımına yansımaları.
Estimated Time:2m 0s
Question 4Question

Türkiye'de Cumhuriyet'in kuruluşundan günümüze kadar uygulanan ekonomi politikaları, doğal kaynakların (maden, su, toprak vb.) işletilmesi ve yönetim biçiminde belirleyici olmuştur. Aşağıda verilen ekonomi politikası dönemlerini, bu dönemlerde doğal kaynakların kullanımına yönelik gerçekleştirilen temel faaliyetler veya kurumsal adımlarla eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

1929-1950 Dönemi (Devletçilik İlkesi ve Madencilik)
1950-1960 Dönemi (Liberal Politikalar ve Tarımda Makineleşme)
1960-1980 Dönemi (Planlı Kalkınma ve Teşkilatlanma)

Matches

Show answer & explanation

Answer

1929-1950 Dönemi (Devletçilik İlkesi ve Madencilik) ile MTA Enstitüsü ve Etibank'ın kurulması; 1950-1960 Dönemi (Liberal Politikalar ve Tarımda Makineleşme) ile tarımda traktör kullanımı ve büyük barajların inşası; 1960-1980 Dönemi (Planlı Kalkınma ve Teşkilatlanma) ile DPT'nin kurulması ve kalkınma planları eşleşir.
Eşleştirme, Türkiye ekonomi tarihindeki kurumsal ve yapısal gelişmelerin kronolojik yansımasına dayanmaktadır. Devletçilik ilkesinin benimsendiği 1929-1950 döneminde yer altı kaynaklarının aranması için MTA ve Etibank kurulmuştur. Liberal politikaların öne çıktığı 1950-1960 döneminde tarımda traktör kullanımı ve sulama amaçlı Seyhan Barajı gibi su projeleri hız kazanmıştır. 1960-1980 planlı dönemde ise DPT kurularak kalkınma planları vasıtasıyla doğal kaynakların planlı kullanımına geçilmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Ekonomi politikası dönemlerinin karakteristik özelliklerini ve doğal kaynak yaklaşımlarını belirleme
1929-1950 arası devletçi sanayi ve maden yatırımları, 1950-1960 arası liberalleşme ve tarımsal modernleşme, 1960-1980 arası ise planlı devlet yatırımları dönemidir.
Dönemsel uygulamaların mekansal ve kurumsal yansımalarını doğru analiz etmek için.
2
Yer altı kaynaklarının aranması ve işletilmesine yönelik kurumsal adımları analiz etme
1935 yılında MTA Enstitüsü ve Etibank kurulmuştur. Bu tarih 1929-1950 devletçilik dönemiyle örtüşmektedir.
Devlet eliyle madencilik faaliyetlerinin kurumsallaşması bu dönemin temel hedefidir.
3
Tarım ve su kaynaklarının kullanımındaki teknolojik ve yapısal değişimleri inceleme
Traktör kullanımının artması ve Seyhan ile Sarıyar gibi önemli barajların yapılması 1950-1960 liberal döneminde gerçekleşmiştir.
Bu dönemde tarımsal üretimi artırmak için sulama ve makineleşme altyapısına büyük yatırımlar yapılmıştır.
4
Planlı kalkınma hamlelerini ve teşkilatlanmayı tespit etme
1960 yılında Devlet Planlama Teşkilatının kurulması ve beş yıllık kalkınma planları 1960-1980 dönemiyle eşleşmektedir.
Doğal kaynakların korunarak rasyonel şekilde işletilmesi DPT'nin planlı yönetimiyle sağlanmıştır.

Key Concept

Türkiye'de Cumhuriyet döneminde uygulanan ekonomi politikalarının doğal kaynakların yönetimi üzerindeki yansımaları