Bir eylemin ahlaki niteliğini belirleyen şey, onun soyut bir ödev bilincine veya aşkın bir otoriteye uygunluğu değildir. Ahlak, insan yaşamının somut gerçekliğinden kopuk olamaz; insanın acıdan kaçma ve hazza yönelme şeklindeki doğal eğilimleri ahlakın çıkış noktasıdır. Ancak bu durum, her bireyin yalnızca kendi bencil çıkarlarını araması gerektiği anlamına gelmez. Gerçek ahlaki eylem, bireysel hazzı aşarak olabildiğince çok insanın olabildiğince büyük mutluluğunu hedefleyen eylemdir. Dolayısıyla yasa, kaynağını insanın öznel dünyasında bulur fakat yönelimi itibarıyla tüm insanlığı kucaklayan evrensel bir ilkeye dönüşür.
Bu parçada dile getirilen görüşler, evrensel ahlak yasasını savunan yaklaşımlardan hangisinin temel tezini örneklendirmektedir?
- AAhlaki eylemin kaynağ��nı, insanın içsel bir yönelimle elde ettiği ve rasyonel olmayan doğrudan sezgisine dayandıran yaklaşım
- Ahlaki eylemin değerini, eylemin sonucunda ortaya çıkan toplumsal fayda ve mutluluk oranına dayandıran yaklaşımAnswer
- CAhlaki eylemi, hiçbir çıkar gözetmeksizin sadece ödev duygusuyla yerine getirilmesi gereken nesnel bir buyruk olarak gören yaklaşım
- Dİnsanın doğası gereği yalnızca kendi çıkarını düşündüğünü ve bu yüzden ortak bir ahlak yasasının olamayacağını savunan yaklaşım
- EAhlaki değerlerin kültürel koşullara göre şekillendiğini ve bu yüzden evrensel bir yasanın kurulamayacağını savunan yaklaşım