İslam dininde ibadetler mükelleflerin yapılış şekillerine göre bedenî, malî ve hem bedenî hem malî ibadetler olmak üzere sınıflandırılır. Bu sınıflandırma, ibadetlerin vekaletle (başkasının yerine yapılması) ifa edilip edilemeyeceğini doğrudan etkiler.
Üç arkadaş arasında geçen konuşmada yapmak istedikleri şu şekilde ifade edilmiştir:
* Hilal: "Geçirdiğim ağır hastalık sebebiyle Ramazan orucumu tutamıyorum. Maddi durumum yerinde olduğu için benim yerime bir başkasını vekil tayin edip ona oruç tutturabilir miyim?"
* Tarık: "Üzerime farz olan zekat ibadetini, yoğun iş tempomdan dolayı kendim dağıtamayacağım için güvendiğim bir yardım kuruluşu aracılığıyla hak sahiplerine ulaştırmak istiyorum."
* Merve: "Maddi gücüm yerinde fakat seyahat etmeme engel olan kronik bir rahatsızlığım var. Bu nedenle üzerime farz olan hac ibadetini yerine getirmesi için adıma bir başkasını göndermeyi planlıyorum."
Buna göre Hilal, Tarık ve Merve'nin durumları ile ibadetlerin sınıflandırılması ilişkisi göz önüne alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- Tarık'ın zekat, Merve'nin ise hac ibadeti vekaletle ifa edilmeye uygunken; Hilal'in bahsettiği oruç yalnızca bedenî bir ibadet olduğundan bu ibadette vekalet geçerli değildir.Answer
- BHilal ve Merve'nin bahsettiği ibadetler yalnızca bedenî ibadetler grubunda yer aldığından, her iki ibadetin de mazeret durumunda bile vekil aracılığıyla yerine getirilmesi fıkhen geçersizdir.
- CTarık'ın ibadeti hem bedenî hem malî nitelik taşıdığından vekalet vermesi geçersizdir; Hilal'in ibadeti ise malî olduğundan yerine vekil tayin edebilir.
- DMerve'nin hac ibadeti yalnızca malî bir ibadet olduğundan, hi��bir mazereti olmasa dahi bu ibadeti her zaman bir vekil aracılığıyla yerine getirmesi mümkündür.
- EOruç ve zekat ibadetleri vacip, hac ibadeti ise farz-ı kifaye hükmünde yer aldığından; mükellefiyet dereceleri gereği bu ibadetlerin tamamında vekalet yoluyla ifa yöntemi geçerlidir.