Hz. Muhammed, alacaklısı olan bir bedevinin borcunu kaba ve sert bir üslupla talep etmesi üzerine araya girmek ve bedeviyi cezalandırmak isteyen sahabileri engellemiştir. O, sahabilerine: "Hak sahibinin konuşma hakkı vardır." diyerek bedeviyi haklı bulmuş ve borcun geciktirilmeden, hatta daha iyi bir kalitede ödenmesini emretmiştir.
Bu olaydan hareketle Hz. Muhammed'in adalet ve hak gözetme anlayışı hakkında;
I. Hak sahibinin kim olduğuna bakılmaksızın hakkın sahibine iade edilmesi esastır.
II. Toplumsal statü farkları, hukuki eşitli��in ve adaletin uygulanmasına engel teşkil etmez.
III. Alacaklıların haklarını tahsil ederken her türlü yöntemi ve üslubu kullanması meşru kabul edilir.
yargılarından hangilerine ulaşılabilir?
- AYalnız I
- BYalnız III
- I ve IIAnswer
- DI ve III
- EII ve III
Answer
Hz. Muhammed'in adalet anlayışına göre hakkın sahibine iade edilmesi esastır ve statü farkları adaletin uygulanmasına engel teşkil etmez (I ve II).
Doğru cevap olan ifade, Hz. Muhammed'in alacaklıya gösterdiği tutumdan yola çıkarak adaletin mutlaklığını ve sınıfsal ya da statüsel fark gözetmeksizin uygulanması gerektiğini ortaya koymaktadır. Peygamber'in devlet başkanı sıfatıyla bir bedevinin kaba tavrına rağmen hakkını savunması, hem hakkın sahibine verilmesinin esas olduğunu hem de statülerin adaleti engellemeyeceğini gösterir.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Hz. Muhammed'in adaleti, hak sahibinin hakkını gözetmesi ve hukuki eşitlik ilkesi
Estimated Time:2m 0s