Bir kimse için haz verici ve dolayısıyla 'iyi' olan bir durum, bir başkası için acı verici ve 'kötü' olabilir. Ahlaki değerlerin merkezine bireysel duyumları ve bu duyumların sağladığı anlık doyumları yerleştirdiğimizde, herkesin üzerinde uzlaşabileceği ortak bir ahlaki ölçütten bahsetmek imkânsız hale gelir. Çünkü duyularımız bizi yanıltabileceği gibi, haz arayışımız da tamamen kişisel deneyimlerimizin sınırları içinde kalır. Bu nedenle, ahlaki eylemin amacı yalnızca bireyin kendi sınırları içindeki doyumu olmalıdır.
Bu parçada dile getirilen görüşleri savunan bir filozofun, aşağıdakilerden hangisini öne sürmesi beklenir?
- AToplumsal düzenin korunması amacıyla bireysel hazlar bastırılmalı ve ortak bir ahlak yasasına itaat edilmelidir.
- BAhlaki eylemler, en yüksek sayıda insana en büyük faydayı sağlayacak şekilde düzenlendiğinde evrenselleşir.
- Cİnsan eylemleri belirli neden-sonuç ilişkileriyle sınırlı olduğundan, ahlaki kuralların varlığı anlamsızdır.
- Evrensel bir ahlak yasası oluşturulamaz; çünkü ahlaki eylemin ölçütü olan haz, bireyin duyusal deneyimlerine bağlı olarak değişir.Answer
- EAhlaki değerler nesnel bir dünyada var olan idealara dayandığı için kişisel hazlardan bağımsızdır.
Answer
Evrensel bir ahlak yasasının oluşturulamayacağı, çünkü ahlaki eylemin ölçütü olan hazzın bireyin duyusal deneyimlerine bağlı olarak değiştiği görüşü.
Evrensel bir ahlak yasasının kurulamayacağını, çünkü ahlaki eylemin ölçütü olan hazzın bireyin duyusal deneyimlerine bağlı olarak değişeceğini belirten yargı doğrudur. Parçada hazların öznelliği ve kişiden kişiye değişmesi vurgulanarak, herkes için ortak bir ahlaki ölçütün imkânsızlığı temellendirilmektedir.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Hedonizm (Hazcılık) ve Evrensel Ahlak Yasasının Reddi