Duyularımız bize dış dünyadaki nesneleri renkleri, kokuları ve sesleriyle sunar. Gündelik yaşamda bu nesnelerin bizim algımızdan bağımsız olarak var olduğunu düşünmek son derece doğaldır. Ancak duyularımızın sınırlılığı ve yanıltıcılığı göz önüne alındığında, dış dünyada gerçekten 'bir şeylerin' var olup olmadığı sorusu kaçın��lmaz hale gelir. Eğer algıladığımız her şey zihnimizin bir yansımasından ibaretse, dışımızda bir gerçeklik bulma çabası sonuçsuz kalacaktır. Nitekim bazı düşünürler bu belirsizlikten hareketle varlığın nesnel gerçekliğini tamamen reddederken; bazıları ise algılarımızın ötesinde, insan zihninden bağımsız bir dış dünyanın var olduğunu ve bu dünyanın bilinebilir olduğunu savunur.
Bu parçadan hareketle varlık felsefesinin temel yaklaşımlarıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
- ADuyuların yanıltıcılığı, bizi kaçınılmaz olarak varlığın zihinden bağımsız olduğunu savunan nihilizm ile onu sadece öznel algılara indirgeyen realizm arasında bir seçime zorlar.
- BDış dünyanın varlığına dair şüpheler, nihilizm ile idealizmin varlığın temelinde 'madde' mi yoksa 'düşünce' mi olduğu konusundaki ortak uzlaşısını gösterir.
- Dış dünyanın gerçekliği meselesi, varlığı bütünüyle yadsıyan nihilizm ile zihinden bağımsız bir varoluşu onaylayan realizm arasında temel bir ayrışma noktası oluşturur.Answer
- DVarlığın bilgisinin doğruluğu problemi çözülmeden, varlığın kendisinin var olup olmadığı sorusuna yanıt aramak anlamsızdır.
- EBilim, varlığı parçalara ayırarak incelerken felsefe onu bütünsel olarak ele alır; bu yüzden dış dünyanın varlığı ancak felsefi realizmle kanıtlanabilir.