Fotoğrafın keşfi, resim sanatında köklü bir kırılmaya yol açmıştır. Ondokuzuncu yüzyıla kadar ressamın temel görevi, doğayı ve insanı olduğu gibi yansıtmaktı; adeta dış dünyanın sadık bir aynası olmaktı. Ancak vizörün arkasındaki mekanik göz, bu işlevi ressamın elinden çok daha hızlı ve kusursuz bir biçimde aldı. Nitekim ünlü ressam Paul Delaroche, ilk andan itibaren bu gerçeği sezmiş ve 'Fotoğraf, resim sanatının ölümüdür!' diyerek endişesini dile getirmiştir. Bu tehdit, ressamları nesnelerin dış görünüşünü kopyalamaktan vazgeçip zihinsel soyutlamaya yönlendirmiştir. Böylece resim, fotoğraf gibi anı dondurmak yerine, o anın duygu ve izlenimlerini tuvale aktarma çabasına girişmiştir. Kısacası fotoğraf nesnelliğin zirvesiyken modern resim öznelliğin sınırlarını zorlamıştır. Sonuçta fotoğraf gerçeği olduğu gibi belgelerken resim gerçeği yeniden yorumlamıştır.
Bu parçanın anlatımında aşağıdaki düşünceyi geliştirme yollarından hangilerine başvurulmuştur?
- ATanımlama - Örneklendirme - Karşılaştırma
- Tanık gösterme - Karşılaştırma - BenzetmeAnswer
- CSayısal verilerden yararlanma - Benzetme - Tanımlama
- DTanık gösterme - Örneklendirme - Sayısal verilerden yararlanma
- ETanımlama - Tanık gösterme - Kişileştirme