Zaman, modern insanın avuçlarında sürekli eriyen, biriktirilmesi imkânsız soyut bir sermayedir. Klasik dönem insanı için zaman, mevsimlerin döngüsünden ibaret durağan bir nehirken; modern dünyada saat kadranının amansız saniyeleriyle ölçülen hırçın bir akıntıya dönüşmüştür. Nitekim ünlü düşünür Ahmet Hamdi Tanpınar, zamanı 'Ne içindeyim zamanın / Ne de büsbütün dışında' dizeleriyle mekânsız ve tarifsiz bir bütünlük olarak niteler. Oysa bugün bizler zamanı, dakikada ortalama 120 kelime okuyarak hızla tükettiğimiz bir bilgi otobanına çevirmiş durumdayız. Zaman algısındaki bu radikal dönüşüm, modern bireyi kendi doğal ritminden kopararak onu mekanik bir çarkın sıradan dişlisi hâline getirir. Sonuçta zaman, yaşamı derinlemesine anlamlandırma aracı olmaktan çıkıp yalnızca hızın ve üretkenliğin kölesi olan niceliksel bir ölçü birimine dönüşür.
Bu parçanın anlatımında aşağıdaki düşünceyi geliştirme yollarından hangisine başvurulmamıştır?
- ATanımlama
- BKarşılaştırma
- CTanık gösterme
- DSayısal verilerden yararlanma
- ÖrneklendirmeAnswer