Geleneksel felsefe, değişimin ardında değişmeden kalan ve kendi başına var olan durağan tözler arama eğilimindedir. Oysa gerçeklik, nihai olarak bitmiş nesnelerin bir toplamı değil; durmaksızın birbirini etkileyen, dönüşen ve akıp giden olaylar ağından ibarettir. Varlık, durağan bir özden ziyade, dinamik ilişkilerin oluşturduğu yaratıcı bir süreçtir. Dolayısıyla bir şeyi anlamak, onun değişmeyen yapısını değil, bu oluş sürecindeki yönelimini kavramaktır.
Bu parçada savunulan görüşe göre, varlığın yapısıyla ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?
- AGerçek varlık, somut dünyada değil, zihinden bağımsız olan ve hiçbir şekilde değişmeyen idealar alanında bulunur.
- BVarlık, temelinde maddi unsurları barındıran ve duyu organlarıyla kavranabilen somut nesnelerden ibarettir.
- CVarlık, felsefi spekülasyonlarla değil, yalnızca bilimsel deney ve gözlemlerle parçalara ayrılarak incelendiğinde tam olarak kavranabilir.
- Varlık, değişmez sabit özlerin bir toplamı olmaktan ziyade, durmaksızın gerçekleşen dinamik bir oluş sürecidir.Answer
- EDış dünyadaki nesneler insan algısının ötesinde bir varlığa sahip olmadığı için varlığın nesnel olarak var olduğunu savunmak imkansızdır.
Answer
Varlık, değişmez sabit özlerin bir toplamı olmaktan ziyade, durmaksızın gerçekleşen dinamik bir oluş sürecidir.
Parçada, geleneksel felsefenin durağan töz arayışı eleştirilerek gerçekliğin durmaksızın birbirini etkileyen, dönüşen olaylar ağı ve yaratıcı bir süreç olduğu belirtilmiştir. Dolayısıyla varlığı değişmez sabit özler yerine dinamik bir oluş süreci olarak gören yargı parçadaki savunuyu tam olarak doğrular.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Oluş Olarak Varlık ve Süreç Felsefesi
Estimated Time:2m 0s