Jean-Paul Sartre varoluşçu felsefesinde, insanın önceden belirlenmiş bir özle dünyaya gelmediğini savunur. Ona göre insan önce var olur, ardından kendi kararları ve eylemleriyle kendi özünü, yani kim olacağını kendisi inşa eder. Eğer her şeyi önceden tasarlayan, mutlak bilgi ve güç sahibi aşkın bir yaratıcı var olsaydı, insanın bu kurucu özgürlüğünden ve ahlaki sorumluluğundan söz edilemezdi. Bu nedenle insan özgürlüğünün ve ahlaki ��zerkliğinin varlığı, aşkın bir yaratıcının yokluğunu gerektirir.
Bu parçada dile getirilen görüşler, Tanrı'nın varlığını reddeden aşağıdaki argümanlardan hangisiyle ilişkilendirilebilir?
- ATanrı'nın varlığına ya da yokluğuna dair kesin bir bilgiye ulaşmanın insan aklı için imkansız olduğunu savunan agnostik argüman
- BEvreni mükemmel bir düzen içerisinde yaratan ancak yaratma eyleminin ardından dünyaya müdahale etmeyen aşkın bir Tanrı tasarımı
- İnsanın ahlaki özerkliğini ve seçim özgürlüğünü korumak amacıyla Tanrı'nın varlığını yadsıyan ahlaki gerekçelere dayalı ateist argümanAnswer
- DBelli bir dinin inanç esaslarını dogmatik bir yaklaşımla savunarak Tanrı'nın varlığına akılsal kanıtlar sunan teolojik argüman
- EEvrenin temelinde yalnızca düşünsel bir ilkenin bulunduğunu ve maddi dünyanın bu ilkenin bir yansıması olduğunu savunan idealist argüman
Answer
İnsanın ahlaki özerkliğini ve seçim özgürlüğünü korumak amacıyla Tanrı'nın varlığını yadsıyan ahlaki gerekçelere dayalı ateist argüman
Doğru yanıt olan seçenek, insanın kendi kararlarıyla özünü yaratabilen özgür bir varlık olması için aşkın bir yaratıcının varlığını yadsıyan ahlaki gerekçelere dayalı ateist argümanı açıklamaktadır. Metinde de vurgulandığı üzere, insanın mutlak özgürlüğü ancak onu belirleyen aşkın bir gücün yokluğu ile mümkündür.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Ateizmin Ahlak ve Özgürlük Argümanı
Estimated Time:2m 0s