Sanatçı, çocukluğunun geçtiği o dağ köyündeki kerpiç evlerin (I) duvarlarını süsleyen resimleri dün gibi hatırlıyordu. Köy kahvesinin hemen ��nünde yükselen yaşlı çınarın (II) gölgesinde geçirilen uzun yaz günleri, onun doğayla kurduğu bağın ilk harcı olmuştu. Resimlerinde kullandığı canlı renkler, aslında o yıllarda dağların (III) sırtında izlediği gün batımlarının zihnine kazınan yansımalarıydı. Kent yaşamının karmaşası içinde kaybolup giden insanın yalnızlığını tuvaline aktarırken, geçmişin o saf dünyasından süzülen renklerle modern insanın ruhundaki (IV) karanlığı dağıtmaya çalışıyordu. Resimlerini tamamladıktan sonra fırçalarını özenle temizleyip masanın üzerine (V) bırakıyordu.
Bu par��ada numaralanmış sözcüklerden hangisi mecaz anlamıyla kullanılmıştır?
- AI
- BII
- CIII
- IVAnswer
- EV