İslam'da ibadetlerin nihai amacı, bireyin Allah'a olan bağlılığını samimiyetle (ihlas) ortaya koyarak ahlaki gelişimini tamamlamasıdır. Ancak bazı insanlar, ibadetlerin toplumsal dayanışmayı artırma, insanları bir araya getirme gibi sosyal faydalarını ibadetin yegane varlık sebebi olarak görerek, ibadet esnasında çevrelerindeki insanların takdirini kazanmayı (riya) ibadetin özünün önüne koyabilmektedir. Diğer yandan, bazıları da ibadetlerin sadece birey ile Allah arasında vicdani bir bağ olduğunu savunarak dinin sosyal adalet, paylaşım ve yardımlaşma gibi toplumsal boyutlarını ihmal etmektedir.
Bu parçadan hareketle, ibadetlerin bireysel ve toplumsal boyutlarının dengeli bir şekilde kavranmasıyla ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?
- İbadetlerin toplumsal ve ahlaki faydalarının gerçekleşmesi, bireyin samimi (ihlaslı) bir niyetle ibadete yönelmesi ve onun sosyal adalet boyutunu gözetmesiyle mümkündür.Answer
- Bİbadetlerin sosyal hayattaki birleştirici gücünün ortaya çıkması için, bireyin ibadet esnasında çevredekilerin takdirini ve beğenisini kazanmaya odaklanması gerekir.
- Cİbadetler yalnızca yaratıcı ile kul arasındaki vicdani bir bağdan ibaret olduğundan, toplumsal adalet ve yardımlaşma gibi süreçlere doğrudan bir katkı sunması beklenmez.
- Dİbadetlerin toplumsal fayda sağlayan pratik yönü dinin özünden değil, toplumun tarihsel süreç içerisinde oluşturduğu örf ve adetlerden kaynaklanır.
- EBireysel olgunlaşmayı sağlayan ibadetlerin tamamı bedenî nitelikteyken, toplumsal fayda sağlayan ibadetlerin tümü malî olarak sınıflandırılan ibadetlerdir.