35 - 36. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.
Byung-Chul Han, modern özneyi Foucault’nun 'disiplin toplumu' kavramsallaştırmasının ötesine geçerek bir 'başarı toplumu' sakini olarak tanımlar. Disiplin toplumu; hastaneler, tımarhaneler, hapishaneler ve fabrikalarla örülü, 'yapmalıs��n' ya da 'yasak' gibi negatif sınırlamalarla hareket eden itaatkâr bedenler üretmeye yönelik bir yapıdır. Buna karşın başarı toplumu; spor salonları, ofis kuleleri, bankalar ve büyük teknoloji şirketleriyle karakterize edilir ve mottosu 'yapabilirsin' şeklindeki pozitifliktir. Bu yeni düzende özne, dışsal bir tahakküm odağının zorlayıcı denetiminden kurtulduğunu düşünürken aslında kendi kendisinin girişimcisi haline gelir. Ancak bu özgürleşme illüzyonu, daha derin bir bağımlılık ve tahakküm ilişkisini beraberinde getirir. Çünkü birey, artık başka bir otoritenin değil, bizzat kendisinin söm��rücüsü olmuştur. Performans odaklı bu yapıda sömüren ile sömürülen aynı kişidir. 'Yapabilirlik' sınırı olmayan bu gönüllü öz-sömürü süreci, modern insanı kronik bir tükenmişli��e ve klinik depresyona sürükler. Han’a göre günümüzün tipik psikolojik rahatsızlıkları, dışsal engellerin veya yasakların değil, bireyin kendi üzerinde kurduğu bu sınırsız performans baskısın��n ve başarısızlık korkusunun birer sonucudur.
Bu parçaya göre 'başarı toplumu' ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- AMottosu haline gelen pozitif söylemin bireyde performans baskısına yol açtığı
- BÖzgürlük hissi yaratarak bireyin kendi kendisini sömürmesine zemin hazırladığı
- Birey üzerindeki denetim ve yaptırımları somut kurumlar ve yasaklar aracılığıyla gerçekleştirdiğiAnswer
- DBireyi kendi sınırlarını zorlamaya yönlendirerek kronik yorgunluğa neden olduğu
- EGünümüz insanında görülen bazı psikolojik kökenli rahatsızlıkların temel kaynağı olduğu