İlk romanında okuru adeta kelimelerin labirentinde gezdiren yazar, ikinci kitabında bu yorucu tutumundan vazgeçmişe benziyor. Artık aynı anlama gelen sözcükleri ardı ardına sıralayarak cümleyi şişirmiyor; anlatmak istediğini gereksiz yüklerden arındırarak doğrudan önümüze koyuyor. Ancak bu arınma çabası, onu bu kez de anlatımın pürüzsüz ve engelsiz akışına ket vuran, telaffuzu güç yabancı terimlerin ve yerleşmemiş cümle yapılarının kucağına itmiş.
Bu parçaya göre sözü edilen yazarın ikinci kitabındaki üslup değişimiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
- Duruluk ilkesini hayata geçirirken akıcılık niteliğini göz ardı ettiğiAnswer
- BYalınlığı yakalamaya çalışırken ��zgünlüğünü yitirdiği
- CAçıklık ilkesine bağlı kalmak isterken yoğunluktan uzaklaştığı
- DÖzlülüğü hedeflerken anlatımın doğallığını feda ettiği
- ETutarlılık ilkesini önemserken nesnel bir üsluba yöneldiği
Answer
Duruluk ilkesini hayata geçirirken akıcılık niteliğini göz ardı ettiği
Yazarın ikinci kitabında aynı anlama gelen sözcükleri kullanmaması ve gereksiz yüklerden arınması 'duruluk' ilkesine uygundur. Ancak telaffuzu güç kelimelere ve engelli cümle yapılarına yönelmesi, metnin pürüzsüzce okunmasını engelleyerek 'akıcılık' ilkesinin göz ardı edildiğini gösterir. Bu iki durum doğru seçenekte bir arada verilmiştir.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Paragrafta Anlatım İlkeleri (Duruluk ve Akıcılık)