İnsanın ahlaki eylemlerinde ne kadar özgür olduğu sorusu felsefe tarihi boyunca tartışılmıştır. Bir düşünceye göre, insan dünyaya geldiğinde hazır bir özgürlüğe sahip değildir; ancak o, dış etkenler tarafından tamamen sürüklenen pasif bir nesne de değildir. İnsan, karşılaştığı ahlaki durumlarda aklını rehber edinip kendi iradesiyle kurallar koyabildiği ve bu kurallara uyabildiği oranda özgürleşir. Dolayısıyla özgürlük, insanın kendi çabasıyla ahlaki bir karakter kazanması ve kendi eylemlerinin sorumluluğunu üstlenmesiyle ortaya çıkan bir özerklik sürecidir.
Bu parçada savunulan görüşün temel iddiası aşağıdakilerden hangisidir?
- Aİnsan eylemlerinde mutlak bir serbestliğe sahiptir ve kararlarını hiçbir dış etkenin etkisi olmadan, keyfi olarak alır.
- Özgürlük, insana doğuştan verilen bir yeti olmayıp bireyin aklını kullanarak kendi eylemlerini belirleme gücünü aşamalı olarak kazanmasıdır.Answer
- CBireyin tüm tercihleri toplumsal ve fiziksel dış faktörler tarafından tamamen belirlendiği için özgürlük bir yanılsamadır.
- DKozmik bir yazgının parçası olan insan, eylemlerinde aşkın bir gücün çizdiği sınırların dışına asla çıkamaz.
- EAhlaki kararların doğruluğu, bireysel vicdani kararlarla toplumsal kurallar arasındaki teorik etik uyuma bağlıdır.
Answer
Özgürlük, insana doğuştan verilen bir yeti olmayıp bireyin aklını kullanarak kendi eylemlerini belirleme gücünü aşamalı olarak kazanmasıdır.
Doğru seçenek parçada savunulan otodeterminizm (ahlaki özerklik) görüşünü tam olarak açıklamaktadır. Paragrafta özgürlüğün hazır bir durum olmadığı, insanın aklını rehber edinerek kendi eylemlerini belirleme gücünü çabasıyla aşamalı olarak kazandığı belirtilmiştir.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Otodeterminizm (Ahlaki Özerklik)
Estimated Time:2m 0s