Question

Difficulty: MediumEvrensel Ahlak Yasasını Reddeden Görüşler

Felsefe tarihinde evrensel bir ahlak yasasının varlığını reddeden filozoflar, bu reddedişlerini farklı insan doğası ve özgürlük anlayışlarına dayandırmışlardır. Aşağıda sol sütunda yer alan ahlaki yaklaşımları, sağ sütundaki kendilerine özgü ahlak yasasını reddetme gerekçeleriyle eşleştiriniz.

  • Epiküros'un HazcılığıRuhsal acıdan kaçınmayı ve zihinsel dinginliği (ataraxia) en yüksek iyi olarak görerek bireysel huzura odaklanır; bu durum kişiyi her türlü genel toplumsal ve evrensel ahlaki yükümlülükten uzaklaştırır.
  • Thomas Hobbes'un Bencilliğiİnsanın doğası gereği tamamen kendi çıkarını arayan bir varlık olduğunu ve 'herkesin herkesle savaşı' durumunda olduğunu savunarak ahlakın nesnel ve ortak bir temelinin olamayacağını öne sürer.
  • Max Stirner'in Bireyselci Anarşizmi'Biricik' olan bireyin kendi üzerindeki her türlü dışsal otoriteyi reddetmesi gerektiğini savunur; ahlak yasalarını, devleti ve toplumu bireyin biricikliğini ve özgürlüğünü yok eden soyutlamalar olarak görür.
  • Jean-Paul Sartre'ın Varoluşçuluğuİnsanda varoluşun özden önce geldiğini ve bireyin kendi değerlerini özgür seçimleriyle sıfırdan yaratmak zorunda olduğunu savunarak insan doğasını önceden sınırlayan aşkın bir ahlak yasasını yadsır.

Answer

Epiküros'un Hazcılığı - ataraxia ve bireysel huzura odaklanarak genel ahlaki yükümlülükleri reddetme; Thomas Hobbes'un Bencilliği - insanın bencil doğası ve herkesin herkesle savaşı nedeniyle ortak ahlak temelini yadsıma; Max Stirner'in Bireyselci Anarşizmi - bireyin biricikliğini savunarak ahlak yasalarını ve otoriteleri özgürlüğü kısıtlayan soyutlamalar olarak reddetme; Jean-Paul Sartre'ın Varoluşçuluğu - varoluşun özden önce gelmesiyle aşkın ahlak yasalarını yadsıma.
Doğru eşleştirmeler, filozofların evrensel ahlak yasasını reddetme gerekçelerine uygun olarak yapılmıştır. Epiküros bireysel ruhsal dinginliği (ataraxia) merkeze alarak; Hobbes insanın doğuştan gelen bencilliğini ve herkesin herkesle savaşını vurgulayarak; Stirner bireyin biricikliğini savunup ahlaki kuralları özgürlüğü kısıtlayan soyut otoriteler olarak görerek; Sartre ise varoluşun özden önce geldiğini ve insanın değerlerini kendisinin yarattığını savunarak evrensel ahlak yasasını yadsımıştır.

Step-by-Step Solution

1
Epiküros'un ahlak felsefesindeki temel kavramı belirleme
Epiküros, hazcılığı zihinsel dinginlik olan 'ataraxia' kavramı ile temellendirir. Bu durum bireysel kurtuluşu amaçlar ve evrensel bir ahlak yasasının reddedilmesine yol açar.
Sol sütundaki Epiküros ifadesi, ataraxia ve bireysel zihinsel dinginlik içeren açıklamayla eşleştirilmelidir.
2
Thomas Hobbes'un insan doğası hakkındaki temel varsayımını analiz etme
Hobbes'a göre insan doğası gereği bencildir (egoist) ve doğal durumda 'herkesin herkesle savaşı' hakimdir. Bu durum ortak/evrensel ahlaki yasanın reddine temel oluşturur.
Hobbes'un bencillik ve savaş durumu vurgusu, bencil doğa ve çıkar odaklı açıklamayla eşleşmelidir.
3
Max Stirner'in anarşist yaklaşımını ve birey anlayışını inceleme
Stirner, 'Biricik ve Kendisi' adlı eserinde bireyi ve onun biricikliğini ahlak, devlet gibi her türlü soyut otoriteden üstün tutar.
Stirner'in 'biricik' kavramı ve ahlakı bireyi kısıtlayan bir soyutlama olarak gören açıklaması doğru eşleşmedir.
4
Jean-Paul Sartre'ın egzistansiyalist (varoluşçu) felsefesini değerlendirme
Sartre, 'varoluş özden önce gelir' ilkesini savunarak insanın kendi özünü özgürce yarattığını belirtir, dolayısıyla evrensel bir ahlak yasasını reddeder.
Varoluşun özden önce gelmesi ve insanın kendi değerlerini yaratması yönündeki açıklama Sartre ile eşleşir.

Key Concept

Evrensel ahlak yasasını reddeden görüşlerin felsefi temelleri ve filozofların kendilerine has gerekçeleri
Estimated Time:2m 0s
Rate this question