Bir eylemin ahlaki değeri, onun arkasındaki niyetten ziyade, doğurduğu somut sonuçların getirdiği toplam faydaya göre ölçülmelidir. İnsanın doğası gereği acıdan kaçıp hazza yönelmesi kaçınılmazdır; ahlak yasası da bu öznel temeli göz ardı edemez. Dolayısıyla ahlaki bir yasa, tek tek bireylerin duyusal deneyimlerinden yola çıkarak 'olabildiğince çok insanın en yüksek mutluluğu' ilkesine dayanmalıdır.
Bu parçada belirtilen ahlaki görüşü savunan bir filozofun, ahlak felsefesinin temel sorularına yönelik aşağıdaki yargılardan hangisini benimsemesi beklenir?
- Ahlaki eylemin nihai amacı, en çok sayıda insana en büyük faydayı ve mutluluğu sağlamaktır.Answer
- BAhlak yasası, kişisel duygulardan ve eylemin sonuçlarından tamamen bağımsız olan koşulsuz ödev bilincine dayanmalıdır.
- Cİnsan eylemlerinin tek belirleyicisi kendi bencil arzuları olduğu için genelgeçer bir ahlak yasasının varlığı imkânsızdır.
- DAhlaki doğrular, akılcı hesaplamalarla değil, bireyin anlık olarak yöneldiği mistik ve yaratıcı bir sezgiyle kavranabilir.
- EAhlak, bireyin kendi özgürlüğünü inşa etme süreci olduğundan, önceden belirlenmiş hiçbir yasa veya amaçla sınırlandırılamaz.
Answer
Ahlaki eylemin nihai amacı, en ��ok sayıda insana en büyük faydayı ve mutluluğu sağlamaktır.
Parçada sunulan ahlaki yaklaşım, Jeremy Bentham ve John Stuart Mill tarafından savunulan yararcılık (utilitarizm) akımına aittir. Bu akım, evrensel ahlak yasasını bireysel haz ve toplumsal yarar gibi öznel bir temele dayandırır. Bu doğrultuda, eylemin ahlaki değerini belirleyen ölçüt, en fazla sayıda insana en yüksek faydayı ve mutluluğu sağlamaktır. Bu durum, ahlaki eylemin amacının toplumsal yararı artırarak genel bir mutluluğa ulaşmak olduğu görüşüyle örtüşmektedir.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Evrensel Ahlak Yasasını Öznel Temelde Kabul Edenler (Utilitarizm)