Fotoğraf sanatı, kurulduğu günden beri insanlığın anıyı dondurma ve zamana meydan okuma çabasını simgeler. Resim sanatı tuval üzerinde tamamen kurmaca bir hayal gücü inşasıyken fotoğraf, var olan somut gerçeği doğrudan vizöre taşır; bu yönüyle fotoğraf resimden çok daha gerçekçidir. Fotoğrafçı da adeta nesnel bir tarihçi gibi çalışarak yaşadığı dönemin toplumsal hafızasını vizöründen geleceğe belgeler. Bu süreçte ışık, onun elinde tıpkı bir ressamın fırçası gibi ��ekil alır ve yüzeyde adeta gölgelerle dans eder. Fotoğraf sanatının bu dönüştürücü gücünü ve estetik değerini anlamak için dünyaca ünlü usta isimlerin zamansız çalışmalarına bakmak yeterlidir. Söz gelimi Ara Güler’in eski İstanbul sokaklarındaki kaybolan yaşamları yansıtan siyah-beyaz kareleri veya Henri Cartier-Bresson’un sokak hayatının ritmini yakalayan fotoğrafları, bu durumun en somut kanıtlarıdır.
Bu parçanın anlatımında aşağıdaki düşünceyi geliştirme yollarından hangilerine başvurulmuştur?
- Atanımlama - örneklendirme - tanık gösterme
- Btanımlama - karşılaştırma - sayısal verilerden yararlanma
- karşılaştırma - benzetme - örneklendirmeAnswer
- Dbenzetme - tanık gösterme - sayısal verilerden yararlanma
- Etanımlama - benzetme - tanık gösterme