Din ve Hayat
9 questions
İslam dininin kabulüyle birlikte Müslüman toplulukların estetik arayışları, inancın sunduğu tevhid ve estetik ilkeler çerçevesinde şekillenmiştir. Ancak bu şekillenme tek tip bir yapıda gerçekleşmemiş; Anadolu'da hat, ebru ve mimaride kubbeli yapılar öne çıkarken, Endülüs'te daha geometrik ve floral bezemelerle bezeli saray mimarisi (Elhamra gibi), İran coğrafyasında ise minyatür ve ahşap işçiliği gelişim göstermiştir. Bu sanatsal çeşitlilik, İslam'ın ana ilkelerinin farklı kültürel havzalarda nasıl özgün biçimlerde yorumlandığ��nı ortaya koymaktadır.
Buna göre, parçada sözü edilen sanatsal çeşitlilik göz önünde bulundurulduğunda, din, kültür ve sanat ilişkisiyle ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisine ulaşılabilir?
İslam dininin temel amaçlarından biri olan dinin korunması (hıfzu'd-din) ilkesiyle ilgili aşağıdaki tanımları doğru kavramlarla eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
İslam sanatının gelişim sürecine bakıldığında, heykel gibi üç boyutlu ve figüratif tasvirlerden ziyade; hat, tezhip, ebru ve mimarideki geometrik bezemeler (arabesk) gibi soyut ifade biçimlerinin ön plana çıktığı görülür. Bu durum, İslam'ın özünü oluşturan tevhid inancının, yani Allah'ın hiçbir şeye benzemediği (muhalefetün lil-havadis) ilkesinin ve putperestliğe karşı tavrının sanat estetiğine yansımasıdır. Dolayısıyla İslam toplumlarındaki sanat eserleri, sadece estetik bir kaygının ürün�� olmayıp inancın somutlaşmış ve kültürel formlar kazanmış tezahürleridir.
Buna göre, din, kültür ve sanat ilişkisiyle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?
Sanat, insanın estetik duyarlılığının ifadesi olmasının yanı sıra inanç dünyasının da somut yansımasıdır. İslam mimarisinde camilerin iç mekan tasarımında tevhid inancını yansıtan, sonsuzluk ve birlik hissi uyandıracak biçimde geniş, sütunsuz alanlar tercih edilmiştir. Ancak bu camilerin inşasında kullanılan taş, ahşap gibi malzemelerin seçimi ve kubbenin dış formu, inşa edildiği bölgenin iklim koşullarına, coğrafi imkanlarına ve o bölgedeki yerel ustaların geleneksel yapım tekniklerine göre değişiklik göstermiştir.
Bu parçadan hareketle din, kültür ve sanat ilişkisi hakkında aşa��ıdakilerden hangisi söylenebilir?
Din ve birey ilişkisi bağlamında önem taşıyan bazı temel kavramlar ile bu kavramların bireysel düzeydeki yansımalarını içeren açıklamalar aşağıda verilmiştir. Buna göre, sol sütunda yer alan kavramlar sağ sütundaki hangi açıklamalarla doğru şekilde eşleştirilmelidir?
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
İslam dininin ibadet mekanlarına yönelik belirlediği temel kurallar; yönün Kâbe’ye (kıbleye) dönülmesi, mekanın temiz olması ve cemaatle namaz kılınabilmesine elverişli bulunması gibi evrensel ilkelerle sınırlıdır. Buna karşın, Endülüs’teki Kurtuba Camii’nin çift kemerli sütun yapısı, Batı Afrika’daki çamurdan inşa edilmiş Büyük Djenne Camii’nin kendine has formu ve Osmanlı coğrafyasındaki merkezi kubbeli, kurşun kaplı cami mimarisi, İslam dünyasının farklı coğrafyalarında ortaya çıkmış özgün kültürel ve sanatsal yorumlardır.
Bu parçadan hareketle din, kültür ve sanat ilişkisine dair aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi yapılabilir?
İslam dininde 'zarurât-ı hamse' (beş temel zorunluluk) olarak adlandırılan ve korunması esas alınan değerlerin başında canın korunması gelir. Canın korunması; bireyin yaşama hakkının güvence altına alınmasını, beden ve ruh sağlığın��n korunmasını, hayatı tehlikeye atacak risklerin önlenmesini kapsar.
Buna göre;
I. İş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin yasal olarak zorunlu tutulması,
II. Hastalık durumunda tıbbi tedavi yöntemlerine başvurulması,
III. Haksız kazanç ve sömürüyü önlemek amacıyla faizin yasaklanması
uygulamalarından hangileri doğrudan 'canın korunması' gayesi ile ilişkilendirilebilir?
İslam'da aklın korunması gayesi, yalnızca alkol ve uyuşturucu gibi zihni uyuşturan zararlı maddelerin yasaklanmasını kapsar; batıl inançlara inanmak veya körü körüne taklitçilik (taassup) yapmak bu ilkenin ihlali kapsamında değerlendirilmez.
İslam dini, temel inanç ve ibadet esaslarının aslına uygun bir şekilde korunmasına ve bireylerin inançlarını hiçbir baskı altında kalmadan özgürce yaşayabilmesine büyük önem verir. Dinin kaynağı olan vahyin tahrif edilmesini önlemek, dinî pratiklere sonradan eklenen ve dinde yeri olmayan hurafe ve batıl inançlarla mücadele etmek bu ilkenin temel amaçlarındandır.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi doğrudan "dinin korunması" (hıfzu'd-din) ilkesi kapsamında değerlendirilebilecek bir durumdur?