Kur'an'da Bazı Kavramlar
40 questions
Kur’an-ı Kerim’de inanıp yararlı işler yapanlar (iman edip salih amel işleyenler) müjdelenirken eylemin biçimsel yönünden ziyade arkasındaki niyet ve bilinç vurgulanır. Kişinin Allah’a karşı sorumluluk bilinci ve O’na duyduğu saygı (takva), amelini 'salih' kılan en temel unsurdur. Takva olmaksızın yapılan dışsal eylemler ruhsuz birer kalıp olmaktan öteye geçemezken; eyleme dökülmeyen bir takva iddiası da pratik bir karşılık bulamaz.
Buna göre, iman, salih amel ve takva arasındaki ilişkiyi en doğru şekilde açıklayan yargı aşağıdakilerden hangisidir?
"De ki: 'Ey insanlar! Size Rabbinizden hak gelmiştir. Artık kim doğru yolu bulursa (hidayete ererse), ancak kendisi için bulmuştur. Kim de saparsa (dalalete düşerse), ancak kendi aleyhine sapmıştır...'" (Yunus Suresi, 108. ayet)
Bu ayette vurgulanan hidayet ve dalalet ilişkisi çerçevesinde, İslam düşüncesindeki irade ve sorumluluk anlayışıyla ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?
Hidayet; doğru yola girmek, doğru yolu bulmak anlamına gelirken, dalalet; doğru yoldan sapmak, batıla yönelmek demektir. Kur'an-ı Kerim'de insanın kendi iradesiyle yaptığı seçimlerin hidayet veya dalalete yönelmesindeki rolü vurgulanmaktadır.
Şûrâ suresi 13. ayette şöyle buyrulmaktadır:
"...Allah dilediğini kendisine seçer ve kendisine yöneleni de doğru yola (hidayete) iletir."
Bu ayete göre, hidayete ulaşma süreciyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
İslam’da takva; Allah’a karşı duyulan sevgi, saygı ve sorumluluk bilinciyle O’nun rızasına uymayan her türlü kötülükten korunma çabasıdır. Kur'an-ı Kerim'de muttakilerin (takva sahiplerinin) vasıfları sayılırken namaz kılmak ve infak etmek gibi ibadetlerin yanı sıra, öfkeyi yutmak, affedici olmak, sözünde durmak ve haksızlıktan kaçınmak gibi ahlaki tutumlar ön plana çıkarılır. Dolayısıyla takva, inanan insanın hayatında salt bir zihni ve hissi durum olarak kalmaz; aktif bir salih amel sürecine dönüşür.
Bu parçadan hareketle takva kavramı ile ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?
İslam ilim geleneğinde cihad kavramı; insanın kendisinden başlayarak çevresine ve tüm insanlığa yönelebilen, iyiliği yayma ve kötülüğü engelleme gayretlerinin bütününü ifade eder. Nitekim Hz. Muhammed bir hadisinde, "Mücahit, nefsiyle cihad edendir." buyurarak bu kavramın ahlaki boyutuna dikkat çekmiştir. Diğer yandan cihadın, gerektiğinde vatanı ve kutsal değerleri korumak amacıyla can ve mal ile mücadele etmeyi içeren boyutları da ayet ve hadislerle sabit kılınmıştır.
Buna göre cihad kavramı ile ilgili;
I. Bireyin kendi iç dünyasındaki manevi ve ahlaki arınma mücadelesiyle başlar.
II. Sadece vatan savunması gibi askeri ve silahlı eylemlerle sınırlı meşru bir savunma yöntemidir.
III. Hem bireysel hem de toplumsal düzeyde iyiliği hâkim kılma gayretidir.
yargılarından hangilerine ulaşılabilir?
Sırat-ı müstakim; her türlü aşırılıktan uzak, dengeli, ölçülü ve dosdoğru yol anlamına gelir. Bu yolun korunabilmesi için iki uç nokta olan ifrat ve tefritten uzak durularak itidal çizgisinin benimsenmesi gerekir.
Buna g��re, sol sütunda verilen dini yönelim ve davranış biçimlerini, sağ sütundaki kavramlarla doğru bir şekilde eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Kur’an-ı Kerim’de salih amel, iman ile neredeyse ayrılmaz bir bütün olarak sunulmuş ve kurtulu��a erenlerin vasıfları sayılırken bu iki kavram ardı ardına zikredilmiştir. Ancak amel, imanın özünü oluşturan kalbi tasdikin bir parçası veya olmazsa olmaz şartı olmaktan ziyade, onun dış dünyaya yansıyan somut tezahürüdür. Benzer şekilde, kişinin iç dünyasındaki Allah’a karşı sorumluluk bilincini ve duyarlılığını ifade eden takva da salih ameller vasıtasıyla ete kemiğe bürünür. Salih amel olmadan takvadan bahsetmek soyut bir iddiadan ibaret kalırken; takva bilinci taşımadan, yalnızca toplumsal onay ya da alışkanlıkla gerçekleştirilen eylemler de dini anlamda salih amel niteliği kazanamaz. Bu yönüyle salih amel, inancın ahlaki bir sorumluluk bilinciyle eyleme dökülerek bireysel ve toplumsal fayda ürettiği dinamik bir köprüdür.
Bu parçadan hareketle iman, takva ve salih amel ilişkisiyle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?
İslam dininde salih amel kavramı, sadece ibadetlerin şekli boyutunu değil; inanç, niyet, ahlak ve toplumsal sorumlulukla olan ilişkisini de ifade eden çok boyutlu bir yapıya sahiptir. Aşağıda salih amelle doğrudan ilişkili bazı kavramsal boyutlar ve bu boyutların açıklamaları verilmiştir.
Buna göre, sol sütunda yer alan salih amel boyutları ile sağ sütunda yer alan açıklamaların doğru eşleştirmesi nasıl olmalıdır?
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
"Şüphesiz biz ona (doğru) yolu gösterdik. İster şükredici olsun ister nankör." (İnsân Suresi, 3. ayet)
Yukarıda verilen ayet-i kerime ve İslam düşüncesindeki hidayet-dalalet dengesi göz önünde bulundurulduğunda, sol sütundaki kavramları sağ sütundaki en uygun açıklamalarıyla eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
İslam'da inanç ve ibadetlerin ötesinde, ahlaki bir olgunluğu ifade eden temel kavramlar bulunmaktadır. Hz. Peygamber’e yöneltilen 'İhsan nedir?' sorusuna verilen cevap, bu kavramın ibadet ve günlük hayattaki boyutunu net bir şekilde ortaya koymaktadır. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi İslam ahlakındaki 'ihsan' kavramını doğrudan ifade eder?
İslam ahlakında ibadetlerin ve salih amellerin kabul edilmesinde niyetin ve kalbî yönelişin önemi büyüktür. Sol sütunda verilen kavramları, sağ sütundaki tanımlarıyla doğru şekilde nasıl eşleştirirsiniz?
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinde öğretmen, En'âm suresi 162. ayette geçen "De ki: Şüphesiz benim namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm âlemlerin rabbi olan Allah içindir." mealini tahtaya yazmıştır. Öğretmen, bu ayetin ibadetlerin kabul şartlarından biri olan kalbî samimiyeti ve amellerin sadece Allah için yapılmasını vurguladığını belirtmiştir.
Buna göre öğretmenin bahsettiği, ibadetlerin yalnızca Allah rızası için yapılması ve gösterişten uzak tutulması durumunu ifade eden kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Kur'an-ı Kerim'de inanç ve ahlakla ilgili kavramlar, bireyin irade beyan�� ve bu beyanın ilahi iradeyle kesiştiği noktalar üzerinden temellendirilir. Bu bağlamda hidayet, dalalet, sırat-ı müstakim ve ihsan kavramları hem insan sorumluluğunu hem de ilahi takdiri açıklayan temel yapılardır.
Aşağıda verilen kavramlar ile bu kavramların anlam dünyasını yansıtan ayet meallerini doğru şekilde eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Aşağıdaki ayet meallerinde geçen muttaki (takva sahibi) bireylerin özellikleri ile bu özelliklerin yansıttığı ahlaki ve dini tutumları doğru şekilde eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
İhsan, kulun hem Yaratıcı’ya hem de yaratılana karşı sergilediği ahlaki ve ameli tutumun en nitelikli halini ifade eder. Bu kavramın dikey boyutu, kulun ibadetlerini Allah’ı görüyormuşçasına derin bir murakabe ve huşu içinde yapmasını öngörürken; yatay boyutu ise bu içsel farkındalığın sosyal hayatta insanlara iyilik etmek, işleri en güzel şekilde yapmak ve ahlaki erdemleri kuşanmak şeklinde tezahür etmesini gerektirir. Bu iki boyutun bütünleşmesiyle şekillenen 'muhsin' ��ahsiyeti, davranışlarını dışsal zorlamalar veya beşeri denetimler sebebiyle değil, her an ilahi bir gözetim altında olduğunun bilinciyle güzelleştirir.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi parçada tanımlanan ihsan ve muhsin kavramlarının özünü doğrudan yansıtan bir davranıştır?
Fâtiha suresinin 6. ayetinde "Bizi doğru yola (Sırat-ı müstakim’e) ilet." şeklinde dua edilmektedir. İslam alimleri, bu ayette geçen "sırat-ı müstakim" kavramını; inanç, ibadet ve ahlak başta olmak üzere hayatın her alanında aşırılıklardan uzak durup dengeli bir yol izlemek (itidal) olarak tanımlamışlardır.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi sırat-ı müstakim kavramının bu tanımına uygun bir davranıştır?
İslam'da cihad kavramı, bireyin kendi iç dünyasından başlayarak topluma ve dış dünyaya doğru genişleyen bir yapıya sahiptir. Aşağıda cihadın farklı boyutları verilmiştir:
* İlim, eğitim ve yayın yoluyla toplumdaki cehalete karşı mücadele etmek
* Nefsin kötü arzu ve isteklerine karşı koyarak ahlaki açıdan temiz kalmaya çalışmak
* Vatanı, dini ve mukaddes değerleri korumak amacıyla cephede düşmana karşı mücadele etmek
Bu boyutların, bireyin en içsel/kişisel mücadelesinden başlayarak toplumsal ve en dışsal mücadeleye doğru sırası nasıl olmalıdır?
Drag items to arrange them in the correct order
İslam ahlakında ve ibadet hayatında yer alan aşağıdaki kavramlar ile bu kavramların niyet ve amel boyutundaki yansımalarını içeren açıklamaları doğru şekilde eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Mekke döneminde nazil olan Furkan Suresi’nin 52. ayetinde şöyle buyrulmaktadır: *"Öyleyse kâfirlere boyun eğme ve bununla (Kur’an’la) onlara karşı büyük bir cihad et."* Bu ayetin indiği dönemde Müslümanların henüz askeri bir mücadeleye (savaş/kıtal) izinlerinin bulunmadığı ve cihadın Kur’an vasıtasıyla yapılmasının istendiği dikkate alındığında, İslam'daki cihad kavramı hakkında aşağıdaki çıkarımlardan hangisine ulaşılabilir?
İslam dininde cihad; kelime olarak gayret etmek, çabalamak ve bir işi başarmak için elinden gelen her şeyi yapmak demektir. Istılahi (dini) anlamda ise Allah’ın rızasını kazanmak amacıyla kötülüklerden kaçınmak, iyilikleri yaymak ve bu uğurda her türlü maddi ve manevi çabayı göstermek anlamına gelir. Dinî öğretide cihad; nefisle, ilimle, dille ve gerektiğinde vatan savunması için silahla yapılabilir.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi geniş anlamıyla cihad kapsamında değerlendirilebilecek davranışlardan biri değildir?