Felsefeyi Tanıma
54 questions
Bilim tarihçisi Thomas Kuhn, bilimsel ilerlemenin eski kuramların terk edilip yeni paradigmaların kabul edilmesiyle gerçekleştiğini savunur. Örneğin, Einstein fiziği geliştikten sonra Newton fiziği geçerlilik alanını büyük ölçüde yitirmiştir. Oysa felsefe tarihinde durum çok farklıdır. Platon’un devlet tasarımı, Descartes'ın zihin-beden ayrımı veya Kant’ın ahlak yasası felsefe gündeminden hiçbir zaman düşmez. Bir filozof, kendinden önceki sistemleri çürütüp tarihin tozlu raflarına kaldırmaz; aksine onları kendi düşüncesini temellendirmek için birer basamak olarak kullanır ve felsefe bu şekilde sürekli genişleyen bir tartışma alanı haline gelir.
Bu parçaya göre felsefi düşünceyi bilimsel düşünceden ayıran ve parçada vurgulanan ayırt edici özelliği aşağıdakilerden hangisidir?
Felsefe dersinde öğretmen, tahtaya felsefi sorgulamalara ve filozofların tavırlarına dair bazı örnek durumlar yazmıştır.
Buna göre, sol sütunda verilen filozof tavırları ile sağ sütunda yer alan felsefi düşüncenin ayırt edici özelliklerini doğru şekilde eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Felsefe disiplinini diğer bilgi alanlarından ayıran birtakım zihinsel nitelikler bulunmaktadır. Sol tarafta verilen bu kavramlar ile sağ taraftaki açıklamaları doğru biçimde eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Bir yazar, günlüğüne şu satırları yazar: "Yıllardır insan hakları, özgürlük ve adalet gibi kavramlar üzerine romanlar yazıyorum. Ancak bugün masamın başına oturduğumda, bu kavramları savunurken kurduğum mantıksal argümanların arkasındaki kendi zihinsel kabullerimi, bu yargılara nasıl ulaştığımı ve bu düşünme eyleminin kendisinin ne anlama geldiğini sorgulamaya başladım. Kendi zihnimin ürettiği düşünceleri adeta bir nesne gibi karşıma alıp onları yeniden inceleme gereği duydum."
Bu parçada yazarın felsefi düşünceye yaklaştığı an, felsefi düşüncenin aşağıdaki ayırt edici özelliklerinden hangisiyle doğrudan ilişkilidir?
Aşağıda verilen soru örneklerini, taşıdıkları nitelikler ve yöneldikleri hedefler doğrultusunda en uygun sorgulama türü ve özelliği ile eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Bir tiyatro sahnesinde oynayan oyuncular, kendilerine verilen rolü ve replikleri sorgulamadan sahnelerler. Çoğu insan da yaşamı boyunca toplumun kendisine biçtiği rolleri üstlenir ve bunları sorgulamaksızın tekrar eder. Felsefe ise bireyi bu edilgen durumdan çıkarıp ona hem kendi yaşam senaryosunu yazma hem de eylemlerini dışarıdan bir gözle değerlendirme olanağı sunar. Bu sayede birey, kendi kararlarını alan ve hayatına yön veren aktif bir özneye dönüşür.
Buna göre parçada felsefenin bireye sağladığı aşağıdaki işlevlerden hangisi vurgulanmaktadır?
Bir hukukçu mahkemede "Sanığın bu eylemi mevcut yasalara göre suç teşkil eder mi?" sorusunu sorarak somut bir duruma dair yasal sınırları belirlemeye çalışır. Bir vatandaş ise günlük yaşamında karşılaştığı bir olay karşısında "Bu durumda ne yapmam ahlaken doğrudur?" diyerek pratik bir karar almaya çalışır. Buna karşın bir filozof, bu somut ve pratik durumların ötesine geçerek "Adalet nedir?", "Yasanın meşruiyet kaynağı ne olmalıdır?" gibi sorular yöneltir. Bu parçadan hareketle felsefi soruların diğer soru türlerinden ayrılan temel niteliği aşağıdakilerden hangisidir?
Fârâb��’ye göre felsefe, var olmaları bakımından varlıkların özünü ve hakikatini bilme çabasıdır. O, bu arayışı salt teorik bir bilgi yığını elde etmek olarak görmez; aksine felsefi bilginin insanı ahlaki yetkinliğe ve nihai mutluluğa ulaştırması gerektiğini savunur. Filozof, evrendeki düzeni kavrayarak kendi ruhunu da bu düzene uydurmaya çalışan kişidir.
Buna göre, Fârâbî’nin felsefe anlayışıyla ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?
Karl Jaspers, felsefe yapmayı belirli bir hedefe varıp durmaktan ziyade 'yolda olmak' şeklinde tanımlar. Ona göre felsefede sorular cevaplardan daha önemlidir ve her cevap yeni bir arayışın başlangıcına dönüşür. Bu bakımdan felsefe, hiçbir zaman tamamlanmış ve dondurulmuş bir bilgi yığını değildir; tam aksine sürekli devam eden rasyonel bir sorgulama etkinliğidir.
Bu parçadan hareketle felsefeyle ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?
Antik Yunan'da 'sophia' kavramı, eksiksiz ve mutlak bir bilgiye sahip olma durumunu, yani bilgeliği ifade ediyordu. Ancak insan aklının sınırlarını fark eden Pythagoras, kendisini bir bilge (sophos) olarak nitelemekten kaçınmış; bilgiyi hazır bir mülk gibi elinde tutan değil, onun peşinden koşan anlamında 'philosophos' (bilgelik dostu/severi) terimini tercih etmiştir. Bu yaklaşım, felsefenin özünün ne olduğunu ortaya koyan tarihi bir dönüm noktasıdır.
Bu parçadan hareketle felsefe teriminin kökeni ve anlamı göz önünde bulundurulduğunda, felsefe yapmakla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Felsefe terimi, etimolojik olarak 'philein' (sevmek, yönelmek) ve 'sophia' (bilgelik) kavramlarının bir araya gelmesiyle oluşur. Buradaki 'sevgi' (philia) sözcüğü, romantik bir duygu durumundan ziyade bir şeye duyulan yoğun ilgi, onu elde etme arzusu ve bu uğurda sarf edilen sürekli çabayı ifade eder. Dolayısıyla 'philosophia', bilgelik üzerinde tekel kurmak ya da ona sahip olduğunu iddia etmek yerine, bilgeliğe doğru kesintisiz bir yönelişi temsil eder.
Buna göre, felsefe teriminin kökenindeki bu anlamsal yapı dikkate alındığında, aşağıdaki durumlardan hangisi felsefi tavra en uygun örneği oluşturur?
Antik Çağ'da doğa ve evren üzerine düşünen ilk düşünürler kendilerini 'sophos' (bilge) olarak adlandırmaktaydılar. Ancak Pythagoras, bu sıfatın yalnızca tanrılara yakışacağını belirterek kendisini 'philosophos' (bilgelik dostu/bilgeliği arayan) olarak tanımlamıştır. Bu yaklaşıma göre felsefe, hazır ve tamamlanmış bir bilgi birikimine sahip olmak değil; bilginin, hakikatin peşinden durmaksızın gitmektir. Nitekim Karl Jaspers da felsefenin bu yönünü 'Felsefe yapmak yolda olmaktır.' sözüyle dile getirmiştir.
Buna göre, felsefe teriminin kökeni ve anlamı düşünüldüğünde, felsefi etkinliğin doğasına ilişkin aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?
Aşağıdaki metinde felsefe teriminin kökenine ve bu kökenden türeyen kavramlara dair boş bırakılan yerleri uygun kelimelerle tamamlayınız.
Fill in the blanks below
Descartes, felsefe yapmayı gözleri kapalı yaşamaktan kurtulup onları açmaya çalışmaya benzetir. Ona göre felsefe ile uğraşmayan bir insan, yaşam boyu gözleri kapalı yürüyen ve kendi yolunu bulmak için sürekli başkalarına bağımlı kalan bir kimse gibidir.
Bu parçadan hareketle felsefeyle ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?
Felsefe, hazır bilgi paketleri sunan veya dünyaya dair kesin reçeteler yazan bir disiplin değildir. Aksine o, insanın kendisiyle, toplumla ve evrenle kurduğu ilişkiyi sorunsallaştıran, kavramları analiz ederek zihinsel sınırları zorlayan sürekli bir refleksiyon faaliyetidir. Bir filozof, dünyaya dair doğruları cebinde taşıyan bir "bilge" değil; bu doğruların ne ölçüde doğru olduğunu, temellerini ve anlamını sorgulayan bir arayışçıdır. Dolayısıyla felsefi çaba, belirli bir pratik sonuca ulaşıp orada durmak yerine, dü��ünmenin kendisini bir yaşam biçimi haline getirmeyi gerektirir.
Bu parçadan hareketle felsefeyle ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?
Filozof, adalet kavramını temellendirirken sadece toplumsal pratikleri ve yasal düzenlemeleri incelemekle kalmaz; aynı zamanda "Adalet kavramına ulaşırken zihnim hangi ön kabullerle hareket etmektedir?" ve "Bu ön kabullerin mantıksal dayanakları nelerdir?" gibi sorularla kendi düşünme biçimini de masaya yatırır. Bu yönüyle felsefi sorgulama, sadece dışsal bir nesneye yönelmekle sınırlı kalmayıp bilme eyleminin kendisini ve bu eylemin sonuçlarını da analiz eder.
Buna göre parçada felsefi düşüncenin aşağıdaki özelliklerinden hangisi vurgulanmaktadır?
Aşağıda sol sütunda verilen felsefi düşüncenin ayırt edici özelliklerini, sağ sütundaki doğru tanımlarıyla eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Wittgenstein, *Tractatus* adlı eserinde felsefenin bir kuram veya öğreti olmadığını, aksine bir etkinlik olduğunu savunur. Ona göre felsefenin amacı, dilin sınırlarını belirleyerek düşünceleri mantıksal olarak netleştirmektir. Felsefe yapıldı��ında ortaya çıkan şey yeni felsefi önermeler değil, karmaşık ve bulanık önermelerin berraklaşmasıdır. Dolayısıyla felsefe, olgusal dünyaya dair yeni bilgiler sunan bir bilim dalı gibi çalışmaz; var olan önermeleri analiz ederek onların anlamını aydınlatır.
Bu parçadan hareketle felsefenin doğasına ilişkin aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?
Bir insan sadece dış dünyadaki nesneleri, örneğin gökyüzünü, ağaçları veya diğer insanları düşünmekle kalmaz. Aynı zamanda kendi zihnine dönerek "Ben bu nesneleri nasıl algılıyorum?", "Düşüncelerimin kaynağı nedir?" ve "Doğru düşünüp düşünmediğimi nasıl bilebilirim?" gibi sorular üzerinde de kafa yorar. Bu şekilde zihin, doğrudan kendisine ve kendi ürettiği bilgilere yönelir. Bu parçada açıklanan durum, felsefi düşüncenin aşağıdaki özelliklerinden hangisi ile doğrudan ilgilidir?
Sokrates, sorgulanmamış bir hayatın yaşanmaya değer olmadığını savunurken aslında felsefenin durağan bir bilgi birikimi değil, sürekli kendini gözden geçiren bir sorgulama pratiği olduğunu vurguluyordu. Ona göre insan, kendisini hazır doğruların rüzgarına bırakmak yerine, kendi zihninin sınırlarını ve bilgisizliğini fark etmelidir. Felsefi etkinlik, bu farkındalıkla başlayan ve hiçbir dogmatik kabule boyun eğmeyen rasyonel bir çabadır.
Buna göre, parçadan hareketle felsefeyle ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?