Millî Mücadele Dönemi

48 questions

Question 21Question

23 Nisan 1920'de açılan Büyük Millet Meclisi (BMM), Anadolu'nun çeşitli yerlerinde başlayan ve yeni meclisin varlığını tehdit eden ayaklanmalarla karşılaşmıştır. Bu ayaklanmaları bastırarak meclisin otoritesini hukuki yollarla güvence altına almak amacıyla yasama yetkisi kullanılarak 29 Nisan 1920'de bir kanun kabul edilmiştir.

Buna göre, BMM'nin iç isyanları önlemek ve otoritesini korumak amacıyla çıkardığı ilk kanun aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Hıyanet-i Vataniye Kanunu

Answer

Hıyanet-i Vataniye Kanunu
Büyük Millet Meclisi, açılışından hemen sonra başlayan iç isyanları bastırmak ve otoritesini hukuki yollarla güvence altına almak için yasama yetkisini kullanarak 29 Nisan 1920'de Hıyanet-i Vataniye Kanunu'nu çıkarmıştır. Bu kanun, meclise karşı ayaklananların vatan haini sayılacağını ve cezalandırılacağını ilan etmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Meclisin açılış döneminde karşılaştığı temel güvenlik sorununun belirlenmesi.
23 Nisan 1920'de açılan BMM'ye karşı Anadolu'nun çeşitli yerlerinde isyanlar çıkmıştır.
Sorunun çözümüne yönelik ilk adım, meclisin karşılaştığı tehdidin niteliğini anlamaktır.
2
Meclisin bu tehditlere karşı koymak için kullandığı yasama yetkisine dayalı ilk hukuki önlemin tespit edilmesi.
BMM, meclis otoritesini hukuki yollarla korumak için vatana ihanet edenlerin cezalandırılmasını öngören Hıyanet-i Vataniye Kanunu'nu kabul etmiştir.
Meclisin isyanlara karşı çıkardığı yasanın adını belirlemek sorunun doğru cevabına ulaşmayı sağlar.
3
Doğru kanun olan Hıyanet-i Vataniye Kanunu'nun belirlenmesi ve diğer kanunların elenmesi.
Hıyanet-i Vataniye Kanunu, BMM'nin bu amaçla çıkardığı ilk kanundur.
Diğer seçeneklerde verilen kanunların hangi dönemlerde ve amaçlarla çıkarıldığını karşılaştırarak elemeler yapılır.

Key Concept

TBMM'nin Açılması ve Meclise Karşı Çıkan İsyanlar
Estimated Time:45s
Question 22Question

Osmanlı Devleti'nin son döneminde imzalanan Sevr Antlaşması, Osmanl�� anayasası olan Kanun-ı Esasi'nin 'barış antlaşmalarının meclis onayından geçmesi gerektiği' yönündeki hükmüne rağmen, Mebusan Meclisi kapalı olduğu için meclis onayı alınmadan Saltanat Şurası tarafından imzalanmıştır. Bu durum, Sevr Antlaşması'nın öncelikle aşağıdakilerden hangisine neden olmuştur?

Show answer & explanation

Answer: Antlaşmanın hukuken geçersiz bir belge haline gelmesine

Answer

Antlaşmanın hukuken geçersiz bir belge haline gelmesine
Sevr Antlaşması, Osmanlı Devleti'nin anayasası olan Kanun-ı Esasi'nin barış antlaşmalarının Mebusan Meclisi tarafından onaylanmasını zorunlu kılan hükmüne aykırı olarak imzalanmıştır. Mebusan Meclisi kapalı olduğu için bu onay alınamamış, dolayısıyla antlaşma hukuken geçersiz kabul edilmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Kanun-ı Esasi'nin antlaşmalarla ilgili h��kmünü analiz etmek
Anayasaya göre barış antlaşmalarının geçerli olabilmesi için Mebusan Meclisi tarafından onaylanması şarttır.
Antlaşmanın hukuki geçerlilik koşullarını belirlemek için.
2
Antlaşmanın imzalandığı andaki meclis durumunu tespit etmek
Mebusan Meclisi kapalıdır ve antlaşmayı onaylayamamıştır.
Meclis onayının neden alınamadığını anlamak için.
3
Bu meclis eksikliğinin antlaşmanın statüsüne etkisini yorumlamak
Gerekli anayasal onay sürecinden geçmediği için antlaşma hukuken geçersiz sayılmıştır.
Soruda istenen temel sonuca ulaşmak için.

Key Concept

Sevr Antlaşması'nın hukuki geçersizliği
Question 23Question

TBMM bünyesinde kurulan düzenli ordunun Batı Cephesi'ndeki ilk askerî başarısı olan I. İnönü Muharebesi, hem yurt içinde hem de uluslararası alanda önemli gelişmelere zemin hazırlamıştır. Buna göre, I. İnönü Muharebesi'nin ardından yaşanan aşağıdaki gelişmelerden hangisi doğrudan TBMM'nin iç politikadaki gücünü ve otoritesini pekiştiren ulusal nitelikte bir gelişmedir?

Show answer & explanation

Answer: Teşkilat-ı Esasiye Kanunu'nun kabul edilmesi

Answer

Teşkilat-ı Esasiye Kanunu'nun kabul edilmesi
Teşkilat-ı Esasiye Kanunu'nun (1921 Anayasası) kabul edilmesi, yeni kurulan devletin ilk anayasası olup doğrudan iç hukuk ve devlet teşkilatlanmasıyla ilgili ulusal bir gelişmedir.

Step-by-Step Solution

1
I. İnönü Muharebesi'nin sonuçlarını ulusal (iç) ve uluslararası (dış) olarak sınıflandırın.
Teşkilat-ı Esasiye Kanunu'nun kabulü ulusal; Moskova Antlaşması, Afganistan Dostluk Antlaşması ve Londra Konferansı uluslararası sonuçlardır.
Soruda doğrudan ulusal nitelikte bir iç politika gelişmesi sorulmaktadır.
2
Seçeneklerde yer alan gelişmelerin kronolojisini kontrol edin.
Ankara Antlaşması, I. İnönü sonrasında değil Sakarya Meydan Muharebesi sonrasında imzalanmıştır.
Kronolojik olarak yanlış dönemde yer alan seçeneği elemek için.
3
Doğru seçeneği belirleyin.
Teşkilat-ı Esasiye Kanunu yeni Türk devletinin ilk anayasası olup ulusal bir gelişmedir.
Anayasa yapımı doğrudan bir ülkenin iç egemenlik ve yasama faaliyetidir.

Key Concept

I. İnönü Muharebesi'nin ulusal ve uluslararası sonuçlarının ayırt edilmesi
Estimated Time:1m 0s
Question 24Question

Mustafa Kemal Atatürk'ün Sakarya Meydan Muharebesi'nde verdiği "Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh, büt��n vatandır." emriyle uygulamaya koyduğu askeri strateji aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Beli bir savunma çizgisine bağlı kalmaksızın tüm yurt topraklarında topyekün savunma yapmak

Answer

Belli bir savunma ��izgisine bağlı kalmaksızın tüm yurt topraklarında topyekün savunma yapmak
Mustafa Kemal'in "Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh, bütün vatandır." emri, askeri stratejide klasik cephe savunmasını yıkarak yerine vatanın her karış toprağının savunulduğu "topyekün savunma" stratejisini getirmiştir. Bu doğrultuda doğru cevap, belli bir savunma çizgisine bağlı kalmaksızın tüm yurt topraklarında topyekün savunma yapmak olarak açıklanan seçenektir.

Step-by-Step Solution

1
Mustafa Kemal'in Sakarya Meydan Muharebesi'ndeki tarihi emrini analiz etmek.
"Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh, bütün vatandır." ifadesinin savunma alanını sınırlandırmayan, vatanın tamamını kapsayan bir anlayışa dayandığı görülür.
Sözün askeri ve stratejik anlamını kavramak.
2
Bu stratejinin askeri literatürdeki karşılığını belirlemek.
Bu strateji, belirli bir mevzi kaybedildiğinde dahi geri çekilip en yakın noktada savunmaya devam etmeyi öngören "topyekün savunma" anlayışıdır.
Soruda sorulan temel stratejiyi saptamak.

Key Concept

Sakarya Meydan Muharebesi'nde uygulanan topyekün savunma stratejisi
Estimated Time:1m 0s
Question 25Question

Millî Mücadele Dönemi'nin askerî safhasının bitişinden Lozan Barış Antlaşması'nın imzalanmasına kadar geçen süreçte yaşanan aşağıdaki gelişmeleri kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Kronolojik sıralama şu şekildedir: Mudanya Ateşkes Antlaşması'nın imzalanması, saltanatın kaldırılması, Lozan Konferansı'nın başlaması ve Lozan Barış Antlaşması'nın imzalanması.
Kronolojik sıralama Mudanya Ateşkes Antlaşması (11 Ekim 1922), Saltanatın Kaldırılması (1 Kasım 1922), Lozan Konferansı'nın başlaması (21 Kasım 1922) ve Lozan Barış Antlaşması'nın imzalanması (24 Temmuz 1923) şeklindedir. Saltanatın kaldırılması, İtilaf Devletleri'nin Lozan Konferansı'na hem TBMM'yi hem de İstanbul Hükûmeti'ni davet ederek ikilik çıkarma planına karşı konferans toplanmadan önce gerçekleştirilmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Millî Mücadele'yi fiilen sona erdiren askerî sürecin bitişini belirlemek.
Mudanya Ateşkes Antlaşması (11 Ekim 1922) ilk sırada yer alır.
Savaşın durması, barış müzakerelerinin başlayabilmesi için gerekli olan ilk adımdır.
2
Barış görüşmeleri öncesi ortaya çıkan siyasi temsil krizine karşı yapılan hamleyi tespit etmek.
Saltanatın kaldırılması (1 Kasım 1922) ikinci sırada yer alır.
İtilaf Devletleri'nin Lozan'a İstanbul Hükûmeti'ni de çağırarak ikilik çıkarma planını engellemek amacıyla konferans başlamadan önce saltanat kaldırılmıştır.
3
Barış görüşmelerinin fiilen başlama tarihini saptamak.
Lozan Barış Konferansı'nın açılışı (21 Kasım 1922) üçüncü sırada yer alır.
Temsil sorunu çözüldükten sonra barış heyeti İsviçre'ye gitmiş ve konferans toplanmıştır.
4
Müzakerelerin nihai sonuca ulaştığı antlaşmayı bulmak.
Lozan Barış Antlaşması'nın imzalanması (24 Temmuz 1923) son sırada yer alır.
Uzun süren diplomatik müzakerelerin ardından nihai barış antlaşması imzalanmış ve süreç tamamlanmıştır.

Key Concept

Mudanya Ateşkesi'nden Lozan Barış Antlaşması'na giden süreçteki kronolojik gelişmeler ve siyasi ilişkiler.
Question 26Question

Millî Mücadele'nin hazırlık döneminde yayımlanan Havza ve Amasya Genelgelerinde yer alan kararlar ile bu kararların taşıdığı stratejik amaçları eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Havza Genelgesi'nde işgallere karşı protesto mitingleri yapılması istenirken Hristiyan halka yönelik taşkınlık yapılmaması uyarısında bulunulması
Amasya Genelgesi'nde 'Milletin bağımsızlığını, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.' kararına yer verilmesi
Amasya Genelgesi'nde 'Vatanın bütünlüğü, milletin bağımsızlığı tehlikededir.' ifadesinin kullanılması
Amasya Genelgesi'nde askerî ve millî örgütlerin hiçbir şekilde dağıtılmayacağının bildirilmesi

Matches

Show answer & explanation

Answer

Havza Genelgesi'nin azınlıklar hakkındaki uyarısı Mondros'un 7. maddesinin uygulanmasını önlemeyi; Amasya Genelgesi'ndeki 'milletin azim ve kararı' ifadesi egemenliğe dayalı yöntemi; 'vatanın bütünlüğünün tehlikede olması' savaşı meşrulaştıran gerekçeyi; 'askerî örgütlerin dağıtılmaması' ise savunma gücünü korumayı amaçlar.
Genelgelerdeki her bir kararın gerisindeki stratejik amaç doğru tespit edilmiştir. Havza Genelgesi'ndeki azınlık uyarısı Mondros'un 7. maddesini engellemeyi; Amasya Genelgesi'ndeki egemenlik vurgusu amaç ve yöntemi; vatanın durumunun tasviri gerekçeyi; terhis karşıtlığı ise askeri gücü korumayı hedefler.

Step-by-Step Solution

1
Havza Genelgesi'ndeki protesto ve azınlık uyarısının amacını analiz etmek.
Mondros'un 7. maddesinin İtilaf Devletleri tarafından kötüye kullanılmasını engellemek hedeflenmiştir.
Hristiyan azınlığa yönelik herhangi bir taşkınlık, Mondros'un güvenlik gerekçesiyle işgal hakkı tanıyan 7. maddesini tetikleyebilirdi.
2
Amasya Genelgesi'nin 'milletin azim ve kararı' ilkesinin anlamını yorumlamak.
Millî Mücadele'nin yürütülmesinde millet iradesinin esas alınacağı ve millî egemenliğe geçileceği anlaşılır.
Karar mekanizmasının millete devredilmesi, mevcut saltanat rejiminin yerine millet egemenliğinin kurulacağını işaret eder.
3
Amasya Genelgesi'ndeki tehlike bildiriminin işlevini saptamak.
Vatanın bütünlüğü ve bağımsızlığın tehlikede olduğunun vurgulanması, savaşın gerekçesidir.
Milli direniş hareketini başlatmak ve halkı örgütlemek için mücadelenin haklı sebebinin ortaya konması gerekmiştir.
4
Amasya Genelgesi'ndeki terhis karşıtı kararın askeri amacını belirlemek.
Mondros Ateşkesi'nin silahsızlandırma hükümlerini geçersiz kılarak direniş gücünü korumak amaçlanmıştır.
Fiili savunma gücünü kaybetmemek için askerî birliklerin dağıtılmaması ve silahların teslim edilmemesi emredilmiştir.

Key Concept

Havza ve Amasya Genelgelerinin Millî Mücadele tarihindeki stratejik ve hukuki önemi.
Estimated Time:2m 0s
Question 27Question

Mustafa Kemal Paşa, İzmir'in işgali sonrasında yayımladığı Havza Genelgesi'nde; işgallerin protesto edilmesi amacıyla mitingler yapılmasını ve İtilaf Devletleri temsilciliklerine telgraflar çekilmesini isterken, bu gösteriler sırasında Hristiyan halka yönelik hiçbir taşkınlık ve düşmanca eylem yapılmaması konusunda da kesin uyarılarda bulunmuştur.

Havza Genelgesi'nde yer alan bu uyarının temel amacı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Mondros Ateşkes Antlaşması'nın 7. maddesinin uygulamaya konulmasını ve yeni işgallere zemin hazırlanmasını önlemek

Answer

Mondros Ateşkes Antlaşması'nın 7. maddesinin uygulamaya konulmasını ve yeni işgallere zemin hazırlanmasını önlemek
Havza Genelgesi'nde mitingler düzenlenirken azınlıklara yönelik taşkınlık yapılmaması uyarısı, Mondros Ateşkes Antlaşması'nın 7. maddesine dayanmaktadır. Bu maddeye göre İtilaf Devletleri, güvenliklerini tehdit edecek bir durum ortaya çıktığında herhangi bir stratejik noktayı işgal etme yetkisine sahipti. Azınlıklara yönelik olası bir saldırı veya taşkınlık, İtilaf Devletleri tarafından güvenliklerinin tehdit edildiği iddiasıyla yeni işgaller başlatmak için hukuki bir gerekçe olarak kullanılabilirdi. Dolayısıyla uyarının temel amacı, bu tür işgallere zemin hazırlanmasını önlemektir.

Step-by-Step Solution

1
Havza Genelgesi'nin yayımlanış amacı ve içeriği incelenir.
Genelgede halktan işgallere karşı protesto mitingleri düzenlemesi istenirken Hristiyan halka zarar verilmemesi uyarısı tespit edilir.
Mustafa Kemal Paşa'nın bu uyarıyı yapmasındaki temel askeri ve diplomatik kaygıyı saptamak.
2
Mondros Ateşkes Antlaşması'nın işgallere zemin hazırlayan en tehlikeli maddesi (7. madde) hatırlanır.
İtilaf Devletleri'nin, güvenliklerini tehdit eden bir durum çıktığında stratejik yerleri işgal edebileceği kuralı analiz edilir.
Mitingler sırasında çıkabilecek kargaşaların İtilaf Devletleri tarafından nasıl suistimal edilebileceğini değerlendirmek.
3
Havza Genelgesi'ndeki uyarı ile Mondros'un 7. maddesi arasındaki neden-sonuç ilişkisi kurulur.
Hristiyan halka yönelik taşkınlık yapılmamasının, İtilaf Devletleri'nin güvenlik bahanesiyle 7. maddeyi işletmesini engellemeye yönelik olduğu sonucuna ulaşılır.
Doğru seçeneği belirlemek.

Key Concept

Havza Genelgesi'nin niteliği ve Mondros Ateşkes Antlaşması'nın işgal gerekçelerini engelleme stratejisi
Question 28Question

Millî Mücadele Hazırlık Dönemi'ne yön veren aşağıdaki gelişmeleri kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Gelişmelerin doğru kronolojik sıralaması: Amasya Genelgesi'nde kongre kararının alınması, Mustafa Kemal'in askerlikten istifası, Erzurum Kongresi'nin toplanması ve Sivas Kongresi'nin toplanması şeklindedir.
Millî Mücadele Hazırlık Dönemi'nde olaylar sırasıyla; Sivas Kongresi çağrısının yapıldığı Amasya Genelgesi, Mustafa Kemal'in askerlikten istifası, bölgesel delege yapısıyla toplanan Erzurum Kongresi ve son olarak tüm yurdu kapsayan kararların alındığı Sivas Kongresi şeklinde kronolojik olarak sıralanır.

Step-by-Step Solution

1
Kongrelerin toplanmasına dair ilk kararın tespit edilmesi
Amasya Genelgesi (22 Haziran 1919) ile Sivas Kongresi'nin toplanma kararı alınmıştır. Bu olay kronolojinin başlangıcını oluşturur.
Genelge, kongreler sürecini başlatan resmi çağrıdır.
2
Mustafa Kemal'in resmi görevlerinden ayrılış tarihinin belirlenmesi
Mustafa Kemal Paşa, Amasya Genelgesi sonrasında İstanbul Hükümeti ile yaşadığı anlaşmazlıklar üzerine 8-9 Temmuz 1919'da askerlikten istifa etmiştir.
Bu olay, genelge ile Erzurum Kongresi arasındaki süreçte gerçekleşmiştir.
3
Erzurum Kongresi'nin tarihsel sırasının analiz edilmesi
Erzurum Kongresi, Mustafa Kemal'in sivil olarak katıldığı ilk kongre olup 23 Temmuz - 7 Ağustos 1919 tarihleri arasında toplanmıştır.
Kongre, Amasya Genelgesi kararlarından sonra ve Sivas Kongresi'nden önce toplanmıştır.
4
Sivas Kongresi'nin yerinin belirlenmesi
Sivas Kongresi, 4-11 Eylül 1919 tarihlerinde toplanarak tüm cemiyetleri birleştirmiş ve manda fikrini kesin olarak reddetmiştir.
Bu kongre, Erzurum Kongresi'nde alınan bölgesel kararların ulusallaştırıldığı son aşamadır.

Key Concept

Millî Mücadele Hazırlık Dönemi Kronolojisi
Question 29Question

Erzurum Kongresi'nde yer alan "Kuva-yı Millîye'yi tek kuvvet olarak tanımak ve millî iradeyi egemen kılmak esastır." kararı, kendi içinde iki farklı temel hedefi barındırmaktadır. Bu hedeflerden ilki olan "Kuva-yı Millîye'yi tek kuvvet olarak tanımak" ülkeyi düşman işgalinden kurtarmayı (millî bağımsızlık), ikincisi olan "millî iradeyi egemen kılmak" ise milletin kendi geleceğine kendisinin karar vermesini (millî egemenlik) amaçlamaktadır.

Buna göre, kongrede alınan aşağıdaki kararlardan hangisi, doğrudan bu kararın ikinci hedefiyle (millî egemenlik) aynı doğrultuda bir amaca hizmet etmektedir?

Show answer & explanation

Answer: Mebusan Meclisinin derhal toplanması ve hükümet çalışmalarının meclis denetimine alınması için çalışılacaktır.

Answer

Mebusan Meclisinin derhal toplanması ve hükümet çalışmalarının meclis denetimine alınması için çalışılacaktır.
Doğru yanıt, halk temsilini ve iradesini yansıtan meclisin toplanması ile hükümet denetimini içeren karardır. Bu karar doğrudan ulus egemenliğini (millî egemenliği) gerçekleştirmeyi ve halkın yönetimde söz sahibi olmasını amaçlar.

Step-by-Step Solution

1
Öncüldeki 'Kuva-yı Millîye'yi tek kuvvet olarak tanımak ve millî iradeyi egemen kılmak esastır.' kararı analiz edilir.
Bu kararın 'millî iradeyi egemen kılmak' kısmı halkın kendi kendini yönetmesi, yani 'millî egemenlik' (ulus egemenliği) kavramını ifade eder.
Soruda bizden istenen millî egemenlik ilkesiyle doğrudan aynı doğrultuda olan kararı tespit etmektir.
2
Seçeneklerdeki kararlar millî egemenlik ve millî bağımsızlık kavramlarına göre sınıflandırılır.
Mebusan Meclisinin toplanması ve hükümetin meclis denetimine alınması halk temsiline ve millet iradesine dayandığı için doğrudan millî egemenlik doğrultusundadır. Diğer seçenekler (manda/himayenin reddi, sınırların korunması, azınlık hakları ve ortak savunma) ise ülkenin bağımsızlığı (millî bağımsızlık) ile ilgilidir.
Meclis ve denetim mekanizmaları doğrudan halk iradesinin yönetime yansımasını ve ulusal egemenliğin kurulmasını sağlar.

Key Concept

Erzurum Kongresi'nde millî bağımsızlık ve millî egemenlik ilkelerinin belirlenmesi
Estimated Time:2m 0s
Question 30Question

Millî Mücadele Hazırlık Dönemi'nde gerçekleştirilen Erzurum ve Sivas Kongreleri'nde alınan kararlar, Kurtulu�� Savaşı'nın hem fikrî hem de hukuki çerçevesini çizmiştir. Aşağıda verilen kongre kararlarını, Millî Mücadele tarihindeki siyasi ve hukuki anlamlarıyla en uygun biçimde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür, parçalanamaz.
Kuvay-ı Millîye'yi tek kuvvet tan��mak ve millî iradeyi hâkim kılmak esastır.
Manda ve himaye kabul olunamaz.
Mebusan Meclisi'nin derhal toplanması ve hükümet işlerinin meclis denetimine konulması için çalışılacaktır.

Matches

Show answer & explanation

Answer

Milli sınırların bütünlüğü kararı millî s��nırların bölünmezliği açıklamasıyla; milli iradenin hakim kılınması kararı ulusal egemenliğe dayalı yeni devlet düzeniyle; manda ve himayenin reddi tam bağımsızlık ilkesiyle; Mebusan Meclisi'nin toplanması talebi ise İstanbul Hükümeti'nin denetlenmesi amacıyla eşleşmelidir.
Eşleştirmede her karar kendi siyasi amacıyla örtüşmektedir: Sınır bütünlüğü ilkesi millî sınırların bölünmezliğine; millî iradenin hâkim kılınması ulusal egemenliğe dayalı yeni rejime; manda ve himayenin reddi dış güdümsüz tam bağımsızlığa; Mebusan Meclisi'nin toplanması ise İstanbul Hükümeti'nin denetlenmesi amacına yöneliktir.

Step-by-Step Solution

1
Vatan bütünlüğü ile ilgili kongre kararını analiz etmek.
'Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür' ifadesi, ülke sınırlarının bölünmezliğine yapılan ilk resmi atıftır ve millî sınırların ilk kez çizilmesiyle eşleşir.
Bu madde, bölgesel direnişten topyekün vatan savunmasına geçişin hukuki temelidir.
2
Yönetim biçimi ve halk iradesiyle ilgili olan kararı incelemek.
'Millî iradeyi hâkim kılmak' kararı, egemenliğin kaynağını halka dayandırarak yeni bir devlet düzeninin işaretini verir.
Saltanat gücüne doğrudan karşı çıkılmasa da halkın iradesinin üstün tutulması rejim değişikliğinin öncüsüdür.
3
Dış siyasetteki bağımsızlık anlayışıyla ilgili kararı analiz etmek.
'Manda ve himaye kabul olunamaz' maddesi, tam bağımsızlık ilkesinin benimsenmesini ve dış güdümün reddedilmesini içerir.
Kongre delegelerinin bir kısmının savunduğu Amerikan veya İngiliz mandası fikri bu kararla tamamen devre dışı bırakılmıştır.
4
Hükümetin denetimi ve meclis faaliyetleriyle ilgili kararı değerlendirmek.
'Mebusan Meclisi'nin derhal toplanması' talebi, halkın temsilcileri aracılığıyla yürütme organını (İstanbul Hükümeti'ni) kontrol altına alma çabasıdır.
Hükümetin tek başına teslimiyetçi kararlar almasını önlemek için meclis denetimi şart koşulmuştur.

Key Concept

Erzurum ve Sivas Kongreleri kararlarının siyasi ve hukuki analizleri
Estimated Time:2m 0s
Question 31Question

Millî Mücadele Dönemi'nde temsil gücünün hukuken tanınmasından meclisin kapatılmasına kadar geçen süreçte yaşanan aşağıdaki gelişmeleri kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Kronolojik sıralama Amasya Görüşmeleri'nin yapılması, Temsil Heyeti'nin Ankara'ya gelmesi, Mebusan Meclisi'nin açılması, Misakımilli'nin kabulü ve İstanbul'un işgali şeklinde olmalıdır.
Doğru kronolojik sıralama Amasya Görüşmeleri (Ekim 1919), Temsil Heyeti'nin Ankara'ya gelmesi (Aralık 1919), Mebusan Meclisi'nin açılması (12 Ocak 1920), Misakımilli Kararları'nın kabulü (28 Ocak 1920) ve İstanbul'un resmen işgali (16 Mart 1920) şeklindedir.

Step-by-Step Solution

1
Amasya Görüşmeleri'nin zamanını belirlemek.
Görüşmelerin Ekim 1919'da gerçekleştiği belirlenir.
Sivas Kongresi sonrası Damat Ferit Hükümeti düşmüş ve yeni kurulan Ali Rıza Paşa Hükümeti Temsil Heyeti ile görüşmeyi kabul etmiştir.
2
Temsil Heyeti'nin Ankara'ya geliş tarihini belirlemek.
Temsil Heyeti'nin 27 Aralık 1919'da Ankara'ya ulaştığı belirlenir.
Seçimlerin tamamlanması sonrası meclis çalışmalarına yakın olmak ve güvenli bir merkezden süreci yönetmek amaçlanmıştır.
3
Mebusan Meclisi'nin açılış zamanını saptamak.
Meclisin 12 Ocak 1920'de toplandığı belirlenir.
Mustafa Kemal'in Ankara'da milletvekilleriyle yaptığı görüşmelerden sonra meclis İstanbul'da açılmıştır.
4
Misakımilli'nin kabul tarihini saptamak.
Misakımilli'nin 28 Ocak 1920'de kabul edildiği belirlenir.
Meclis içinde kurulan Felah-ı Vatan Grubu'nun öncülüğünde bağımsızlık programı onaylanmıştır.
5
İstanbul'un resmen işgali tarihini saptamak.
İstanbul'un 16 Mart 1920'de resmen işgal edildiği belirlenir.
İtilaf Devletleri, Misakımilli kararlarının geri çekilmesini sağlayamayınca meclisi basmış ve kapatmıştır.

Key Concept

Amasya Görüşmeleri ile Mebusan Meclisi'nin kapatılması arasındaki tarihsel kronoloji
Question 32Question

Mustafa Kemal Paşa, Nutuk'ta Amasya Görüşmeleri ile ilgili olarak İstanbul Hükümeti'nin temsilcisiyle bir araya gelip protokol imzalamasını değerlendirirken bu gelişmenin Temsil Heyeti'nin hukuki varlığının tanınması anlamına geldiğini vurgulamıştır.

Buna göre Amasya Görüşmeleri'nin gerçekleştirilmesi, aşağıdakilerden hangisinin doğrudan bir kanıtı olarak gösterilebilir?

Show answer & explanation

Answer: İstanbul Hükümeti'nin Anadolu'daki direniş hareketini resmen ve hukuken bir güç olarak kabul ettiğinin

Answer

İstanbul Hükümeti'nin Anadolu'daki direniş hareketini resmen ve hukuken bir güç olarak kabul ettiğinin
Amasya Görüşmeleri, İstanbul Hükümeti ile Temsil Heyeti'nin ilk kez resmi bir ortamda buluşup ortak protokol imzaladığı olaydır. Bu durum, İstanbul Hükümeti'nin Anadolu'daki direniş hareketini resmen ve hukuken muhatap aldığını kanıtlar.

Step-by-Step Solution

1
Amasya Görüşmeleri'nin taraflarını ve buluşma amacını belirlemek.
Görüşmeler, İstanbul Hükümeti'nin temsilcisi Bahriye Nazırı Salih Paşa ile Anadolu'daki direnişi temsil eden Temsil Heyeti adına Mustafa Kemal Paşa arasında gerçekleşmiştir.
Resmi iki tarafın bir araya gelerek protokol imzalaması, tarafların birbirinin varlığını tanıdığını gösterir.
2
Görüşmelerin Temsil Heyeti açısından siyasi ve hukuki statüsünü analiz etmek.
İstanbul Hükümeti, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin yürütme kurulu olan Temsil Heyeti'ni resmi bir muhatap olarak kabul etmiştir.
Mustafa Kemal Paşa'nın Nutuk'ta belirttiği üzere bu durum, Temsil Heyeti'nin hukuki varlığının resmen tanındığının en açık kanıtıdır.

Key Concept

Amasya Görüşmeleri'nin siyasi önemi ve Temsil Heyeti'nin hukuken tanınması
Estimated Time:2m 0s
Question 33Question

Millî Mücadele Dönemi'nde meclisin açılış süreci ve meclise karşı çıkan isyanlara karşı alınan önlemlerle ilgili verilen aşağıdaki gelişmelerin kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralaması nasıl olmalıdır?

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Doğru kronolojik sıralama; İstanbul'un resmen işgali ve meclisin dağıtılması, yeni meclis için seçim çağrısının yapılması, meclisin Ankara'da açılması ve isyanlara karşı İstiklal Mahkemeleri'nin kurulması şeklindedir.
Doğru kronolojik sıralamada öncelikle İstanbul'un resmen işgal edilerek Mebusan Meclisi'nin dağıtılması (16 Mart 1920), ardından Temsil Heyeti'nin seçim genelgesi yayımlaması (19 Mart 1920), sonrasında meclisin Ankara'da açılması (23 Nisan 1920) ve son olarak meclise karşı çıkan isyanlara karşı yargısal tedbir olarak İstiklal Mahkemeleri'nin kurulması (11 Eylül 1920) yer alır.

Step-by-Step Solution

1
Osmanlı Mebusan Meclisi'nin kapatılma sürecini belirlemek
İtilaf Devletleri'nin 16 Mart 1920'de İstanbul'u resmen işgal etmesi ve Mebusan Meclisi'ni dağıtması sürecin ilk adımıdır.
Bu olay, Ankara'da yeni ve bağımsız bir meclisin açılması sürecini doğrudan tetiklemiştir.
2
Seçimlerin yapılması ve yeni meclise giden hazırlıkları analiz etmek
Mebusan Meclisi'nin kapatılmasından üç gün sonra, 19 Mart 1920'de Temsil Heyeti olağanüstü yetkili bir meclisin toplanması için seçim genelgesi yayımlamıştır.
Genelge, yeni meclisin demokratik yollarla ve temsil gücü yüksek olarak açılmasını sağlamak amacıyla yayımlanmıştır.
3
Meclisin fiilen açılış tarihini saptamak
Seçimlerin ardından 23 Nisan 1920'de Büyük Millet Meclisi açılmıştır.
Bu adım, ulusal iradenin yönetimdeki en üst merci haline geldiğini resmileştirmiştir.
4
Meclisin otoritesini korumak için aldığı yargısal önlemi belirlemek
Meclisin açılmasından sonra başlayan iç isyanlara karşı 11 Eylül 1920'de İstiklal Mahkemeleri kurulmuştur.
İsyanların bastırılması ve yargılamaların hızlıca yapılarak meclis otoritesinin tesisi amacıyla bu adım en son gerçekleşmiştir.

Key Concept

TBMM'nin açılmasına giden tarihsel süreç ve meclisin otoritesini koruma önlemleri
Estimated Time:2m 0s
Question 34Question

Büyük Millet Meclisinin açılmasından sonra, İstanbul Hükümeti Millî Mücadele’nin halk üzerindeki etkisini kırmak ve meclisin meşruiyetini sarsmak amacıyla Şeyhülislam Dürrizade Abdullah Efendi’den aldığı karşıt fetvaları İngiliz uçaklarıyla Anadolu’ya dağıttırmıştır. Buna karşılık Ankara’da, Ankara Müft��sü Rıfat Efendi öncülüğünde çok sayıda din görevlisinin imzaladığı ve Millî Mücadele’nin haklılığını savunan bir karşı fetva yayımlanmıştır.

Bu gelişmeler doğrultusunda, Millî Mücadele sürecine ilişkin aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?

Show answer & explanation

Answer: Mücadeleye katılan tarafların halkın desteğini kazanabilmek için dinî meşruiyet zeminini kullanmaya çalıştığına

Answer

Mücadeleye katılan tarafların halkın desteğini kazanabilmek için dinî meşruiyet zeminini kullanmaya çalıştığına
Mücadeleye katılan her iki taraf da (İstanbul ve Ankara hükümetleri) halkın desteğini kendi yanına çekebilmek için dönemin en etkili kurumlarından olan dinin meşrulaştırıcı gücünden ve dinî otoritelerden yararlanmaya çalışmıştır. Bu durum, dinî meşruiyetin siyasi mücadelede önemli bir zemin oluşturduğunu gösterir.

Step-by-Step Solution

1
Paragrafta verilen tarihsel arka planı analiz etmek.
İstanbul Hükümeti'nin Şeyhülislam fetvasını İngiliz uçaklarıyla dağıtması, meclise karşı halkın desteğini azaltma ve kendi otoritesini koruma çabasıdır.
Tarafların amaçlarını doğru saptayabilmek.
2
Ankara'daki meclisin tepkisini incelemek.
Ankara Müftüsü öncülüğünde karşı bir fetva yayımlanması, Millî Mücadele'nin dinen de meşru olduğunu halka anlatma çabasıdır.
Ankara hükümetinin meşruiyet savunmasını anlamak.
3
Bu iki gelişmenin ortak amacını belirlemek.
Her iki tarafın da kamuoyu desteğini yanına çekebilmek için din kurumunun ve dinî meşruiyetin gücünü bir araç olarak kullandığı sonucuna ulaşılır.
Doğru seçeneğe ulaşmak.

Key Concept

TBMM'nin Açılışı ve Meşruiyet Mücadelesi
Estimated Time:2m 0s
Question 35Question

Millî Mücadele sürecinde Ankara'da yeni bir meclisin açılması ve bu meclisin kendi otoritesini korumak amacıyla attığı adımlarla ilgili verilen aşağıdaki gelişmelerin kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru doğru sıralanışını belirleyiniz.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Doğru kronolojik sıralama şu şekildedir: İtilaf Devletleri'nin İstanbul'u resmen işgal ederek Osmanlı Mebusan Meclisi'nin çalışmalarına son vermesi, İstanbul Hükümeti'nin olumsuz propagandalarına karşı Ankara Müftüsü Rıfat Efendi öncülüğünde Millî Mücadele'yi destekleyen karşı fetvanın yayımlanması, Millî iradeyi esas alan Büyük Millet Meclisi'nin Ankara'da resmen faaliyete geçmesi, Yeni kurulan meclisin yasama gücünü kullanarak otoritesini sarsmaya çalışan isyanlara karşı Hıyanet-i Vataniye Kanunu'nu çıkarması.
Kronolojik sıralama, İstanbul'un resmen işgali (16 Mart 1920) ile başlar. İşgal sonrasında Mebusan Meclisi'nin kapatılmasıyla yeni bir meclisin açılması zorunlu hale gelmiştir. Bu süreçte İstanbul Hükümeti'nin yayımladığı olumsuz fetvalara karşı Ankara Müftüsü Rıfat Efendi öncülüğünde 16 Nisan 1920'de karşı fetva yayımlanarak halkın kafasındaki soru işaretleri giderilmeye çalışılmıştır. Ardından 23 Nisan 1920'de Ankara'da Büyük Millet Meclisi açılmıştır. Son olarak, açılan bu yeni meclise karşı çıkan iç isyanları bastırmak ve otoriteyi korumak amacıyla 29 Nisan 1920'de Hıyanet-i Vataniye Kanunu kabul edilmiştir.

Step-by-Step Solution

1
İstanbul'un işgal tarihini ve bunun siyasi sonucunu belirlemek
16 Mart 1920'de İstanbul işgal edilmiş ve Mebusan Meclisi kapatılmıştır.
Mebusan Meclisi'nin kapatılması Ankara'da yeni bir meclisin açılmasını zorunlu kılmıştır.
2
Milli Mücadele'yi destekleyen dinî meşruiyet çalışmalarını incelemek
16 Nisan 1920'de Ankara Fetvası yayımlanmıştır.
Bu fetva, halkın kafasındaki soru işaretlerini gidermek ve meclisin açılış sürecini kolaylaştırmak için yayımlanmıştır.
3
Büyük Millet Meclisi'nin açılış tarihini tespit etmek
23 Nisan 1920'de meclis Ankara'da toplanmıştır.
Milli iradenin temsilcisi olan bu meclis, bağımsızlık mücadelesinin yönetim merkezi olmuştur.
4
Meclisin isyanlara karşı aldığı ilk yasal önlemi belirlemek
29 Nisan 1920'de Hıyanet-i Vataniye Kanunu kabul edilmiştir.
Yeni kurulan meclisin varlığını korumak ve ayaklanmaları hukuk çerçevesinde bastırmak için yasama gücü kullanılmıştır.

Key Concept

TBMM'nin açılması ve meclise karşı çıkan isyanlara karşı alınan hukuki ve siyasi önlemler.
Estimated Time:2m 0s
Question 36Question

Mondros Ateşkes Antlaşması’nın orduların terhis edilmesine yönelik hükmüne rağmen, Kazım Karabekir Paşa komutasındaki 15. Kolordu terhis edilmemiş ve Doğu Anadolu’daki Ermeni saldırılarına karşı askeri harekât başlatmıştır. Bu harekât��n zaferle sonuçlanması üzerine 3 Aralık 1920’de TBMM Hükümeti ile Ermenistan arasında Gümrü Antlaşması imzalanmıştır. Bu antlaşma, TBMM’nin uluslararası alandaki ilk siyasi başarısı olarak kayıtlara geçmiştir.

Bu bilgilere göre, Doğu Cephesi’ndeki gelişmelerle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Show answer & explanation

Answer: Askeri alandaki başarılar, diplomatik başarıların kazanılmasında zemin hazırlamıştır.

Answer

Askeri alandaki başarılar, diplomatik başarıların kazanılmasında zemin hazırlamıştır.
Askeri harekâtın zaferle sonuçlanması üzerine diplomatik bir başarı olan Gümrü Antlaşması'nın imzalanması, askeri başarıların diplomatik kazanımları beraberinde getirdiğini net bir şekilde göstermektedir.

Step-by-Step Solution

1
Paragraftaki askeri durum ve yapılan harekât tespit edilir.
Mondros'a rağmen terhis edilmeyen 15. Kolordu'nun Ermenilere karşı harekât düzenlediği ve zafer kazandığı anlaşılır.
Antlaşmanın hangi askeri koşullarda imzalandığını belirlemek için.
2
Askeri harekâtın ardından ortaya çıkan siyasi/diplomatik gelişme incelenir.
Kazanılan askeri zaferin ardından Gümrü Antlaşması'nın imzalandığı ve bunun TBMM'nin ilk siyasi başarısı olduğu belirlenir.
Askeri başarı ile diplomatik başarı arasındaki sebep-sonuç ilişkisini kurmak için.
3
Elde edilen veriler doğrultusunda seçenekler değerlendirilir.
Askeri alandaki zaferin diplomatik alanda başarı getirdiği ifadesinin doğru olduğu sonucuna ulaşılır.
Paragraftaki bilgilerle tam örtüşen seçeneği bulmak için.

Key Concept

Askeri başarıların diplomatik kazanımlara etkisi ve Gümrü Antlaşması'nın önemi
Estimated Time:1m 30s
Question 37Question

Osmanlı Devleti'nin anayasası olan Kanun-ı Esasi'ye göre bir barış antlaşmasının yürürlüğe girebilmesi için Meclis-i Mebusan tarafından onaylanması gerekmekteydi. Ancak Sevr Antlaşması imzalandığı sırada meclis kapalı olduğundan antlaşma meclis onayından geçememiştir. Diğer taraftan, Ankara'daki TBMM ise Misak-ı Millî hedeflerine aykırı bulduğu bu antlaşmayı tamamen reddetmiş ve antlaşmayı imzalayanları vatan haini ilan etmiştir.

Bu bilgilere göre, Sevr Antlaşması'nın 'hukuken geçersiz olması' ile 'TBMM tarafından fiilen reddedilmesi' arasındaki temel fark aşağıdakilerden hangisinde doğru açıklanmıştır?

Show answer & explanation

Answer: Hukuken geçersizlik anayasal prosedürlerin tamamlanamamasından, TBMM'nin reddi ise antlaşmanın bağımsızlık ilkelerine aykırı bulunmasından kaynaklanmaktadır.

Answer

Hukuken geçersizlik anayasal prosedürlerin tamamlanamamasından, TBMM'nin reddi ise antlaşmanın bağımsızlık ilkelerine aykırı bulunmasından kaynaklanmaktadır.
Doğru yanıt, hukuken geçersizliğin anayasal prosedürlerin tamamlanamamasından (Meclis-i Mebusan'ın kapalı olması), TBMM'nin reddi ise antlaşmanın bağımsızlık ilkelerine aykırı bulunmasından kaynaklandığını belirten ifadedir. Çünkü antlaşmanın hukuki geçersizliği Kanun-ı Esasi'deki meclis onayı şartının gerçekleşmemesiyle ilgilidir; TBMM'nin karşı çıkışı ise Misak-ı Millî ve tam bağımsızlık anlayışının bir sonucudur.

Step-by-Step Solution

1
Sevr Antlaşması'nın hukuki boyutunu incelemek
Kanun-ı Esasi'ye göre barış antlaşmalarının Meclis-i Mebusan onayından geçmesi gerektiği ancak meclis kapalı olduğu için bu şartın yerine getirilemediği, dolayısıyla antlaşmanın hukuken geçersiz olduğu görülür.
Antlaşmanın hukuki geçersizliğinin dayanağını belirlemek amacıyla yapılır.
2
TBMM'nin antlaşmaya yönelik tutumunu ve bunu yapma gerekçesini analiz etmek
TBMM'nin antlaşmayı ulusal bağımsızlığa ve Misak-ı Millî kararlarına aykırı bulduğu için fiilen ve kesin olarak reddettiği anlaşılır.
TBMM'nin reddetme gerekçesini hukuki geçersizlik nedeninden ayırt etmek için yapılır.
3
Hukuki geçersizlik ile fiili ret gerekçelerini karşılaştırıp doğru seçeneği belirlemek
Hukuken geçersizliğin anayasal bir kuralın yerine getirilememesinden (Mebusan Meclisi'nin kapalı olması), TBMM'nin reddinin ise bağımsızlık mücadelesinin temel ilkelerinden kaynaklandığı sonucuna ulaşılır.
Soruda istenen temel farkı ortaya koyan doğru seçeneğe ulaşmak amacıyla gerçekleştirilir.

Key Concept

Sevr Antlaşması'nın hukuki ve fiili durumu
Question 38Question

Millî Mücadele Dönemi Doğu ve Güney cephelerinde yaşanan askeri ve diplomatik gelişmeler ile bu gelişmelerin taşıdığı tarihî önemi yansıtan aşağıdaki unsurları doğru şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Gümrü Antlaşması
Ankara Antlaşması (1921)
Kuvayımilliye (Güney Cephesi)
15. Kolordu (Doğu Cephesi)

Matches

Show answer & explanation

Answer

Doğru eşleştirme şu şekildedir: Gümrü Antlaşması - TBMM Hükümeti'nin ilk siyasi zaferi olması; Ankara Antlaşması (1921) - Güney Cephesi'ni kapatması ve Misakımilli'den taviz verilmesi; Kuvayımilliye - Güney Cephesi'ndeki sivil direniş güçleri; 15. Kolordu - Doğu Cephesi'nde görev yapan düzenli ordu birliği.
Gümrü Antlaşması TBMM'nin ilk siyasi zaferi ve Sevr'i reddeden ilk resmi belgedir; 1921 Ankara Antlaşması Güney Cephesi'ni kapatmış ve Hatay tavizini içermiştir; Kuvayımilliye güneydeki sivil yerel milis direnişidir; 15. Kolordu ise doğudaki terhis edilmemiş düzenli ordudur.

Step-by-Step Solution

1
Doğu ve Güney cephelerinde mücadele eden askeri güçlerin yapısı analiz edilir.
Doğu Anadolu'da Kazım Karabekir komutasındaki düzenli Osmanlı birliği olan 15. Kolordu'nun, Güney Anadolu'da ise halkın kendi imkanlarıyla kurduğu sivil milis güçler olan Kuvayımilliye'nin yer aldığı saptanır.
Cephelerdeki savunma stratejilerini ve mücadele eden aktörlerin kimliklerini netleştirmek doğru askeri eşleştirmeyi sağlar.
2
Doğu ve Güney cephelerini kapatan antlaşmaların nitelikleri ve sonuçları değerlendirilir.
Doğu Cephesi Ermenistan ile imzalanan Gümrü Antlaşması ile kapanmış ve bu TBMM'nin ilk siyasi zaferi olmuştur. Güney Cephesi ise Sakarya Savaşı sonrasında Fransa ile imzalanan Ankara Antlaşması ile kapanmış, Hatay'ın Fransa mandasındaki Suriye'ye bırakılmasıyla Misakımilli'den taviz verilmiştir.
Antlaşmaların maddeleri ve tarihî önemi, diplomatik belgelerle siyasi sonuçların doğru eşleştirilmesini sağlar.
3
Belirlenen tüm veriler karşılıklı eşleştirilerek kontrol edilir.
Gümrü Antlaşması uluslararası ilk siyasi zaferle, Ankara Antlaşması Güney Cephesi'ni kapatan antlaşmayla, Kuvayımilliye yerel sivil direnişle ve 15. Kolordu terhis edilmeyen orduyla eşleştirilerek eşleşme tamamlanır.
Karşılıklı sağlamanın yapılması yanlış eşleşmeleri ve kavram karışıklıklarını önler.

Key Concept

Doğu ve Güney Cephelerindeki askeri mücadelelerin niteliği ve diplomatik sonuçları
Estimated Time:2m 0s
Question 39Question

Millî Mücadele Dönemi Batı Cephesi'nde yaşanan aşağıdaki askerî ve diplomatik gelişmeleri kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Doğru kronolojik sıralama sırasıyla: Düzenli ordunun Batı Cephesi'ndeki ilk Yunan taarruzunu püskürterek zafer kazanması, İtilaf Devletleri'nin TBMM'yi Londra Konferansı'na davet etmesi, Yunan saldırısının ikinci kez kırılması ve Türk ordusunun Sakarya Nehri'nin doğusuna çekilmesi şeklindedir.
Tarihsel kronoloji sırasıyla şöyledir: I. İnönü Muharebesi (Ocak 1921) -> Londra Konferansı (Şubat-Mart 1921) -> II. İnönü Muharebesi (Mart 1921) -> Kütahya-Eskişehir Muharebeleri sonrası Sakarya'nın doğusuna çekilme (Temmuz 1921). Dolayısıyla doğru sıralama bu akışa uygun olmalıdır.

Step-by-Step Solution

1
I. İnönü Muharebesi'nin tarihini ve niteliğini tespit etme
Ocak 1921'de I. İnönü Muharebesi kazanılmıştır.
Sıralamadaki en erken olayı bulmak.
2
I. İnönü zaferinin diplomatik sonucunu saptama
Şubat-Mart 1921'de Londra Konferansı toplanmıştır.
Askerî zaferlerin diplomatik sonuçları önce askeri zaferin ardından gelmelidir.
3
Konferans sonrası yaşanan askeri gelişmeyi tespit etme
Mart 1921 sonunda II. İnönü zaferi kazanılmıştır.
Londra Konferansı'nın başarısızlığının ardından taarruza geçen Yunan ordusunun durdurulmasını kronolojiye eklemek.
4
Batı Cephesi'ndeki savunma hattı değişikliğini belirleme
Temmuz 1921'de Kütahya-Eskişehir yenilgisi sonrası ordu Sakarya'nın doğusuna çekilmiştir.
Sıralamadaki en son ve kritik askeri stratejik kararı yerleştirmek.

Key Concept

Millî Mücadele Batı Cephesi savaşlarının kronolojik gelişimi ve askerî-siyasi neden-sonuç zinciri.
Question 40Question

Kütahya-Eskişehir Muharebeleri’nde Türk ordusunun yenilgi alarak Sakarya Nehri’nin doğusuna çekilmesi üzerine TBMM’de çok sert tartışmalar yaşanmıştır. Meclisteki milletvekillerinin bir kısmı ordunun durumundan Mustafa Kemal Paşa'yı sorumlu tutarken bir kısmı da meclisin Kayseri’ye taşınmasını önermiştir. Bu buhranlı ortamda Mustafa Kemal Paşa, meclisin yetkilerinin kendisine devredilmesi şartıyla başkomutanlığı kabul edeceğini belirtmiştir. Bunun üzerine 5 Ağustos 1921 tarihinde çıkarılan kanunla, TBMM’nin yasama ve yürütme yetkileri üç ay süreyle geçici olarak Mustafa Kemal Paşa’ya devredilmiştir.

Buna göre, TBMM'nin yasama ve yürütme yetkilerini başkomutanlık sıfatıyla Mustafa Kemal Paşa'ya devretmesinin temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Olağanüstü savaş koşullarında hızlı karar alıp bunları gecikmeksizin uygulamaya ge��irmek

Answer

Olağanüstü savaş koşullarında hızlı karar alıp bunları gecikmeksizin uygulamaya geçirmek
Kütahya-Eskişehir Savaşları'nda alınan yenilginin ardından ordunun Sakarya'nın doğusuna çekilmesi meclis içinde ciddi bir askeri ve siyasi bunalıma yol açmıştır. Meclis, bu olağanüstü koşullarda kararların çok daha hızlı alınabilmesi ve askeri harekatın gecikmeksizin yönetilebilmesi amacıyla kendi yetkilerini başkomutanlık sıfatıyla geçici olarak devretmiştir. Dolayısıyla temel gerekçe, karar alma ve uygulama süreçlerini hızlandırmaktır.

Step-by-Step Solution

1
Kütahya-Eskişehir Savaşları'nın sonuçlarını ve yarattığı bunalımı analiz etmek
Yunan ilerleyişi karşısında ordunun geri çekilmesiyle mecliste yasama ve yürütme s��reçlerinin yavaş kaldığı tespit edilir.
Askerî kriz dönemlerinde meclisteki tartışmaların kararların alınmasını geciktirdiği anlaşılmalıdır.
2
Başkomutanlık Kanunu ile devredilen yetkilerin niteliğini belirlemek
Meclis, normalde kendine ait olan yasama ve yürütme yetkilerini üç ay süreyle Mustafa Kemal Paşa'ya devretmiştir.
Bu devrin güçler birliğini olağanüstü düzeyde tek bir kişide topladığını kavramak gerekir.
3
Yetki devrinin temel amacını askeri şartlarla ilişkilendirmek
Bu geniş yetkilerin tek elden ve hızlı kararlar alarak savaşı yönetmek amacıyla verildiği sonucuna ulaşılır.
Savaş durumunda meclis onay mekanizmalarının zaman kaybına yol açmasını önlemek hedeflenmiştir.

Key Concept

Kütahya-Eskişehir Savaşları sonrası TBMM'de yaşanan askeri/siyasi bunalım ve Başkomutanlık Kanunu'nun çıkarılma gerekçesi
PreviousPage 2 / 3Next
Millî Mücadele Dönemi Practice Questions — YKS TYT (Temel Yeterlilik Testi) — Page 2 | Examkin