Paragrafta Anlam
1306 questions
Yukarıdaki cümlelerin anlamlı bir bütün oluşturacak şekilde sıralanması için doğru dizilişi belirleyiniz.
Drag items to arrange them in the correct order
(I) Çay bitkisinin ilk kez Çin'de tıbbi amaçlarla kullanılmas��, onun binlerce yıllık küresel serüveninin başlangıcını oluşturur. (II) Doğu Asya'da Budist rahiplerin uyanık kalmak için tükettiği bu şifalı içecek, zamanla saray sosyetesinin katıldığı estetik çay seremonilerinin merkezine yerleşmiştir. (III) İpek Yolu üzerinden farklı coğrafyalara taşınan çay, ulaştığı her toplumda kendine has demleme ve sunum geleneklerini yaratmıştır. (IV) Türklerin çayla olan yoğun ilişkisi ise cumhuriyetin ilanından sonra Doğu Karadeniz'de tarımının yaygınlaşmasıyla yeni bir boyut kazanmıştır. (V) Çay tarımı yapılan bu topraklarda üretilen çay, sadece ekonomik bir değer taşımakla kalmayıp Türk insanının günlük yaşam ritmini belirleyen bir unsura dönüşmüştür. (VI) Sabah kahvaltısından akşam sohbetlerine kadar hayatın her anına eşlik eden bu içecek, toplumsal bağları güçlendiren sessiz bir ortak paydaya benzer.
Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?
(I) İnsanlık tarihinin en erken dönemlerinden itibaren tuz, yalnızca gıdaları koruyan bir madde değil, toplumsal yapıları şekillendiren stratejik bir güç unsuru olmuştur. (II) Antik Çağ'da tuz havzalarının kontrolü, devletlerin sınırlarını belirleyen ve askeri seferlerin yönünü çizen en önemli etkenler arasında yer almıştır. (III) Hatta Roma İmparatorluğu'nda askerlerin maaşlarının bir kısmının tuzla ödenmesi, bu değerli maddenin ekonomik hiyerarşideki yerini açıkça göstermektedir. (IV) Nitekim günümüzde gelişen teknolojiyle birlikte tuz, kimya sanayisinden deri işlemeciliğine kadar pek çok farklı sektörde ham madde olarak kullanılmaktadır. (V) Dolayısıyla bu kaynağı elinde bulunduran topluluklar, ticaret yollarını da denetleyerek komşu uygarlıklar üzerinde belirgin bir siyasi üstünlük kurmuşlardır.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
Sol sütunda verilen metin parçalarını, sağ sütundaki düşünceyi geliştirme yollarıyla doğru şekilde eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Epigenetik; DNA diziliminde herhangi bir değişiklik olmaksızın genlerin ifadesindeki kalıtsal ve çevresel değişimleri inceleyen bilim dalıdır. Klasik genetik anlayışı, canlıların gelişimini tamamen DNA harflerinin sırasının belirlediğini savunurken epigenetik bize dış etkenlerin bu mekanizmayı değiştirebileceğini gösterir. Örneğin tek yumurta ikizleri üzerinde yapılan araştırmalarda, ikizlerin yaşlandıkça fiziksel özellikleri ve hastalıklara yatkınlıklarının birbirinden farklılaştığı görülmüştür. Bilim insanları bu durumu, beslenme tarzı ve stres gibi dış etkenlerin genlerin aktifliğini etkilemesiyle açıklar. Ünlü biyolog Waddington’ın belirttiği gibi, 'Genler potansiyel özellikleri taşır, çevre ise bu özelliklerin hangilerinin ortaya çıkacağını belirler.' Günümüzde yürütülen klinik testler de yaşam tarzındaki değişimlerin gen ekspresyonunu %70’e varan oranlarda etkilediğini ortaya koymaktadır.
Bu parçanın anlat��mında,
I. tanık gösterme,
II. benzetme,
III. tanımlama
düşünceyi geliştirme yollarından hangilerine başvurulmuştur?
Paragraf:
On dokuzuncu yüzyılın ortalarında fotoğraf makinesinin icat edilmesi, dönemin resim sanatı çevrelerinde büyük bir tedirginlik ve derin bir kriz dalgası yaratmıştı. Pek çok ressam ve sanat eleştirmeni, dış dünyadaki nesnel gerçekliği birebir ve kusursuz bir biçimde kopyalama gücüne sahip olan bu yeni mekanik aygıtın, geleneksel resim sanatının sonunu getireceğini ��ngörüyordu. Ne var ki sanat tarihi, bu karamsar beklentilerin aksine oldukça şaşırtıcı ve dönüştürücü bir sürece tanıklık etti. Fotoğraf sanatı, dış dünyayı doğrudan belgeleme ve gerçeği olduğu gibi kaydetme işlevini kendi üzerine aldıkça ressamlar, doğayı tuvale aynen aktarma yükümlülüğünden aşama aşama kurtuldular. Bu tarihsel ayrışma, resim sanat��nın biçimsel ve taklitçi kaygılardan sıyrılarak empresyonizm, fütürizm, kübizm ve soyut sanat gibi özgün modern akımlara yönelmesinin yolunu açtı. Sonuç olarak fotoğraf, resmi tarih sahnesinden silmemiş; tam aksine onu nesnel gerçeği yansıtma zorunluluğunun getirdiği prangalardan kurtarıp sanatçının iç dünyasını özgürce ifade edebileceği yepyeni bir estetik alan keşfetmeye sevk etmiştir. Bu durum, teknolojinin sanatı yok etmek yerine onu başka bir boyuta taşıdığının en açık kanıtıdır.
Bu paragraftan hareketle oluşturulan 'Fotoğraf teknolojisinin geli��imi, resim sanatını taklit kaygısından kurtararak onun özgünleşmesine ve yeni ifade yolları bulmasına zemin hazırlamıştır.' yargısı, söz konusu metnin ana düşüncesidir.
Buna göre, yukarıda verilen yargı paragrafın ana düşüncesi olarak değerlendirilebilir mi?
Palimpsest, antik dönemlerde parşömenin kıt ve pahalı olması nedeniyle, önceki yazıların kazınarak üzerine yeni metinlerin yazılmasıyla olu��turulan el yazmalarıdır. (I) Bu uygulama, ekonomik zorunlulukların kültürel üretim süreçlerini nasıl doğrudan şekillendirdiğini gösterir. (II) Ancak kazıma işlemi ne kadar özenli yapılırsa yapılsın, alttaki özgün metnin izleri tamamen silinemez; modern teknolojik yöntemlerle bu katmanlar yeniden okunabilir kılınmaktadır. (III) Böylece palimpsestler, sadece üzerlerindeki son metni değil, insanlığın düşünce tarihinin farklı dönemlerine ait kaybolduğu düşünülen katmanları da günümüze taşır. (IV) Geçmiş ile bugün arasında kesintisiz bir köprü kuran bu belgeler, tarihsel bilginin mutlak bir yok oluştan kurtarılarak yeniden inşasına olanak tanır.
Yukarıdaki parçada numaralanmış cümleleri, bu cümlelerden çıkarılabilecek yardımcı düşüncelerle eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Ses peyzajı (soundscape) çalışmaları, bir ekosistemin biyolojik, jeofiziksel ve insani seslerinin toplamını inceleyerek çevre sağlığına dair benzersiz veriler sunar. Son yıllarda ekolojistler, özellikle ormanlık ve sulak alanlardaki biyoçeşitliliği takip etmek için ses kayıt cihazlarından yararlanmaktadır. Bu kayıtlar, ilk bakışta sadece canlı türlerinin tespiti için yapılıyor gibi görünse de asıl amaç ekosistemdeki akustik dengenin bozulma hızını ve bu bozulmanın biyolojik çeşitlilik üzerindeki tahribatını ölçmektir. Çünkü bir bölgedeki canlı seslerinin seyrelmesi veya doğaya yabancı endüstriyel gürültülerin baskın hale gelmesi, o habitatın çöküş sürecine girdiğinin en erken habercisidir. Dolayısıyla ses peyzajı analizleri, doğadaki sessizleşmeyi görünür kılmakla kalmaz; ekolojik krizlerin henüz fiziksel olarak gözlemlenemeyen aşamalarını akustik izler üzerinden saptamayı hedefler.
Bu parçanın konusu aşağıdakilerden hangisidir?
Doğa yürüyüşleri, günümüzde sadece fiziksel bir egzersiz veya boş zaman etkinliği olarak görülmemelidir. Betonarme yapıların ve dijital ekranların kuşattığı modern şehir hayatı, insan zihnini sürekli bir uyarıcı bombardımanına maruz bırakarak kronik bir yorgunluğa sürüklemektedir. Doğal alanlarda yapılan yürüyüşler ise insanı bu yapay dünyadan uzaklaştırarak zihnin kendi kendini onarmasına olanak tanır. Yeşil alanlarda geçirilen zaman, beyindeki stres hormonlarının seviyesini düşürürken dikkatimizi yeniler ve odaklanma yeteneğimizi artırır. Ağaçların arasından süzülen ışık, toprak kokusu ve rüzgârın sesi gibi doğal uyarıcılar, zihni yormadan ona dinginlik kazandırır. Dolayısıyla doğayla kurulan bu doğrudan temas, bireyin hem psikolojik dengesini korumasında hem de modern yaşamın getirdiği zihinsel yıpranmayla başa çıkmasında vazgeçilmez bir koruyucu kalkan görevi üstlenir. İnsanın doğadan kopuk bir yaşam sürmesi zihinsel sağlığını olumsuz etkilerken doğa ile yeniden bütünleşmesi ona içsel huzuru geri verir.
Bu metne göre doğa yürüyüşlerinin temel işlevi, modern yaşamın getirdiği zihinsel yıpranmayı azaltarak insanın psikolojik dengesini korumasına yardımcı olmasıdır.
Muhabir:
(I) ----
Sosyal Psikolog:
— Modern kent yaşamı ve dijitalleşme, bireyleri görünürde hiç olmadığı kadar birbirine bağlasa da derinlikli ve yüz yüze ilişkilerin yerini ekran arkasındaki etkileşimlere bıraktı. Bu durum, insanın doğası gereği ihtiyaç duyduğu aidiyet ve anlaşılma duygusunu zedeliyor. Dolayısıyla günümüz insanının yalnızlığı, fiziksel bir tek başınalıktan ziyade, kalabalıklar içinde hissedilen bir yalıtılmışlık duygusudur.
Muhabir:
(II) ----
Sosyal Psikolog:
— Kesinlikle hayır. Kendi iç dünyasına dönmek, yaratıcılığı besleyen, bireyin kendini keşfetmesini sağlayan olumlu bir süreçtir. Bizim sorun olarak gördüğümüz durum, kişinin kendi isteği dışında toplumdan soyutlanmas�� ve bu soyutlanmanın kronik bir mutsuzluğa dönüşmesidir. Yani tercih edilen yalnızlık bir sığınak iken, mecburi yalnızlık bir zindana dönüşebilir.
Bu diyalogda boş bırakılan yerlere aşağıdakilerden hangisi sırasıyla getirilmelidir?
II. Yaratıcı çalışmalar üreten sanatçıların yalnızlığı bir üretim aracı olarak kullanmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
II. İstem dışı yalnız kalan insanlarda görülen kronik mutsuzluğun tedavisi için ne tür terapi yöntemleri önerirsiniz?
II. Bireyin kendi kabuğuna çekilmesi ve tek başına kalması her koşulda ruhsal bir sorun olarak mı görülmelidir?
II. İnsanın kendi iç dünyasında başlattığı keşif yolculuğunun, toplumsal bağlarını tamamen koparma riski var mıdır?
II. Mecburi yalnızlığın insanı sürüklediği ruhsal zindandan kurtulabilmek için bireyin ilk olarak ne yapması gerekir?
Nöroestetik, sanat eserlerinin insan zihnindeki ve beynindeki algılanışını, estetik deneyimin nörobiyolojik temellerini inceleyen bilim dalıdır. Bu disiplin, güzellik algısının sadece soyut bir beğeni olmadığını, beyindeki ödül merkezlerinin biyolojik aktivasyonuyla doğrudan ilişkili olduğunu savunur. Örneğin, Semir Zeki yaptığı deneysel araştırmalarda, güzel bir tabloya bakan bireylerin beyinlerindeki orbitofrontal kortekste kan akışının %10 oranında arttığın�� saptamıştır. Sanat tarihçisi Ernst Gombrich ise 'Sanat aslında beynin görsel şemaları çözme oyunudur.' diyerek bu bilimsel tespiti sanatsal bir bakış açısıyla destekler. Geleneksel estetik felsefesi sanatı sadece metafizik bir süreç olarak ele alırken nöroestetik onu somut verilerle temellendirir. Sonuç olarak zihnin gizemli labirentleri, sanat ile bilimin bu ortak paydasında aydınlanır.
Bu metinde; nöroestetik kavramını açıklamak amacıyla tanımlamaya başvurulmuş, Semir Zeki'nin çalışmasından elde edilen bulgularla sayısal verilerden yararlanılmış ve Ernst Gombrich'in doğrudan aktarılan sözü üzerinden tanık gösterme yoluna gidilmiştir.
Ksenobotlar hakkında verilen aşağıdaki paragrafı inceleyiniz:
I. Ksenobotlar, kurbağa embriyolarından elde edilen kök hücrelerin yapay zekâ yardımıyla yeniden tasarlanmasıyla üretilen canlı biyolojik robotlardır.
II. Metal veya plastik gibi sentetik malzemeler barındırmayan bu yapılar, tamamen organik bileşenlerden oluştukları için kullanım ömrünü tamamladıklarında doğaya zarar vermeden yok olurlar.
III. Hücresel boyuttaki bu mikro yapılar, tıp dünyasında damar tıkanıklıklarını açmaktan çevre temizliğinde mikroplastikleri toplamaya kadar geniş bir yelpazede görev alma potansiyeline sahiptir.
IV. Bununla birlikte, kendi kendilerini yenileme ve sınırlı da olsa üreme yetenekleri, insan yapımı bu canlı formların gelecekte kontrolden çıkma ihtimali üzerine etik endişeler doğurmaktadır.
Buna göre, paragrafta numaralanmış cümleleri bu cümlelerden çıkarılabilecek yardımcı düşüncelerle eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Çeviri, yalnızca iki farklı dil arasındaki sözcük değiş tokuşu değil; bir kültürün ruhunu, dünya görüşünü başka bir coğrafyaya taşıma eylemidir. Tanınmış çevirmen Walter Benjamin’in de belirttiği gibi, "Çeviri, bir yapıtın yaşama devam etme biçimidir ve onun ömrünü uzatır." Gerçekten de çeviri sayesinde edebi bir eser, doğduğu toprakların sınırlarını aşarak evrensel bir nitelik kazanır. Bu yönüyle çeviri, yazarın ürettiği orijinal metni başka bir dilde yeniden inşa eden yaratıcı bir sanattır. Nitekim telif eser yazmak sıfırdan bir dünya kurmaksa çeviri yapmak o dünyayı başka bir iklime, ağaçlarını ve nehirlerini soldurmadan nakletmektir. Edebiyat dünyasında çevirinin bu dönüştürücü gücü, orijinal metnin durağanlığını kırarak ona dinamik bir soluk kazandırır.
Bu metnin anlatımında düşünceyi geliştirme yollarından tanımlama, tanık gösterme ve karşılaştırmaya başvurulduğu yargısı doğru mudur?
Modern kent yaşamının getirdiği sürekli gürültü, hız ve kesintisiz uyarıcı bombardımanı, bireylerin zihinsel ve bedensel dinlenme ihtiyacını derinleştirmektedir. Bu durum, turizm sektöründe yeni bir eğilimin doğmasına yol açmıştır: sessizlik turizmi. Katılımcıların akıllı telefon gibi dijital cihazlardan uzaklaştığı, doğayla baş başa kaldığı ve gürültü kirliliğinden arındırılmış destinasyonları tercih ettiği bu seyahat türü, yalnızca bir tatil seçeneği değil, aynı zamanda modern insanın kendine dönme ve ruhsal dinginliğe ulaşma çabasıdır. Sessizlik turizmini seçen insanlar, lüks otellerde kalıp sürekli tüketim odaklı etkinliklere katılmak yerine, sessiz vadilerde yürüyüş yapmayı, inziva evlerinde kitap okumayı veya sadece rüzgârın sesini dinlemeyi tercih etmektedir. Dolayısıyla bu turizm modeli, insanın doğayla ve kendi iç dünyasıyla kaybolan bağını yeniden kurma çabasının somut bir yansımasıdır.
Bu parçanın konusu aşağıdakilerden hangisidir?
Paleoklimatoloji araştırmalarında, geçmiş dönemlerin iklim koşullarını ve atmosfer bileşimini anlamanın en güvenilir yollarından biri kutup bölgelerindeki buzul karotlarıdır. Yüzlerce metre derinliğe inilerek çıkarılan bu silindirik buz sütunları, kar yağışıyla birlikte biriken ve zamanla sıkışarak buza dönüşen katmanlardan oluşur. Her bir katman, yağışın gerçekleştiği dönemin sıcaklığı, nem oranı ve atmosferindeki toz miktarı gibi verileri bünyesinde saklar. En önemlisi de bu katmanların içine sıkışıp kalmış mikroskobik hava kabarcıklarıdır. Bu kabarcıklar, oluştukları dönemin atmosferik gaz bileşimini doğrudan ve bozulmamış bir şekilde günümüze taşıyan adeta doğal birer zaman kapsülüdür. Bilim insanları bu kabarcıklardaki karbondioksit ve metan gibi sera gazlarının oranını ölçerek, binlerce yıl önceki iklim dalgalanmaları ile günümüzdeki küresel ısınma eğilimleri arasında sağlıklı mukayeseler yapabilmektedir.
Bu parçadan buzul karotlarıyla ilgili olarak aşağıdakilerin hangisine ulaşılamaz?
(I) Klasik genetik yaklaşımı, canlıların gelişim ve davranış kalıplarının ebeveynlerden devralınan DNA dizilimi tarafından harfiyen dikte edildiğini savunurdu. (II) Ancak çağdaş çalışmalar, çevresel uyaranların genlerin yapısını değiştirmeksizin onların çalışma düzenini etkileyebildiğini gösterdi. (III) Epigenetik olarak adlandırılan bu araştırma alanı; beslenme alışkanlıkları, stres düzeyi ve yaşanılan coğrafya gibi dış etkenlerin genlerin aktifleşme durumunu nasıl belirlediğini inceler. (IV) Hücre çekirdeğindeki bu sürecin kontrolü, DNA sarmalına eklenen küçük metil grupları veya histon proteinlerindeki değişimler gibi kimyasal işaretler yardımıyla yürütülür. (V) Diğer bir deyişle, yaşam boyunca karşılaşılan çevresel deneyimler, genlerin protein üretim hızını kontrol eden biyokimyasal birer işaretçiye dönüşür. (VI) Böylece aynı genetik koda sahip tek yumurta ikizlerinin, yaşam tarzlar��na bağlı olarak zamanla neden farklı hastalıklara veya fiziksel özelliklere sahip olduğu açıklanabilmektedir.
Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinden sonra "Bu moleküler işaretçiler, DNA dizisini değiştirmeden hangi genlerin aktif hangilerinin pasif kalacağını belirleyen hücresel birer şalter görevi üstlenir." cümlesi getirilmelidir?
Rus psikolog Bluma Zeigarnik tarafından kendi adıyla literatüre kazandırılan Zeigarnik etkisi, insan zihninin yarım kalmış veya kesintiye uğramış işleri, tamamlanmış olanlara kıyasla çok daha kolay ve net hatırlama eğilimini ifade eder. Bu fenomen, restorandaki garsonların henüz ödenmemiş siparişleri detaylarıyla hafızalarında tutarken hesap kapandıktan hemen sonra bu bilgileri unuttuklarının gözlemlenmesiyle keşfedilmiştir. Laboratuvar deneyleri, bir görev üstlenildiğinde zihinde hedefe yönelik bilişsel bir gerilimin oluştuğunu ve bu gerilimin ancak başarıyla sonuca ulaşıldığında sıfırlandığını kanıtlamıştır. Günümüzde bu psikolojik mekanizma; dizi senaryolarının en heyecanlı noktada kesilerek merak uyandırılmasından pazarlama stratejilerine ve eğitim teknolojilerindeki öğrenme süreçlerinin tasarlanmasına kadar geniş bir yelpazede aktif olarak kullanılmaktadır.
Bu parçadan Zeigarnik etkisiyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?
Paragraf:
Yeryüzündeki bitki çeşitliliği, iklim değişikliği ve hızlı kentleşme gibi tehditler nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Bu tehlikeye karşı geliştirilen en etkili önlemlerden biri olan tohum bankaları, bitki türlerinin genetik mirasını geleceğe taşımayı hedefler. Bu merkezlerde tohumlar, düşük nem oranı ve sıfırın altındaki sıcaklıklarda dondurularak yüzyıllarca canlı kalacak şekilde saklanır. Tohum bankaları sadece nesli tükenmekte olan türleri korumakla kalmaz; aynı zamanda tarımsal üretimde kuraklığa dayanıklı yeni çeşitlerin geliştirilmesi için araştırmacılara zengin bir genetik havuz sunar. Böylece küresel gıda güvenliğinin güvence altına alınmasında kritik bir rol oynar. Ancak bu bankaların sürdürülebilirliği, sürekli enerji akışına ve yüksek maliyetli altyapı yatırımlarına bağımlıdır.
Soru:
Yukarıdaki parçada yer alan yardımcı düşünceler ile bu düşüncelerin çıkarılabileceği ifadelerin doğru eşleşmesi nasıldır? Sol sütundaki yargıları, sağ sütundaki uygun ifadelerle eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Sosyal medya platformlarının algoritmaları, kullanıcıların ilgi duyduğu, beğendiği ve etkileşime girdiği içerikleri analiz ederek onlara benzer görüşleri sunma eğilimindedir. Bu durum, bireyin kendi düşünce dünyasıyla örtüşen görüşlerle sürekli karşılaşmas��na, farklı ya da karşıt fikirlerden ise tamamen yalıtılmasına yol açar. Zamanla kullanıcılar, kendi inançlarının ve değer yargılarının mutlak doğru olduğunu varsayarak dar bir entelektüel çevreye sıkışırlar. 'Yankı odası etkisi' olarak adlandırılan bu olgu, bireylerin kendi seslerinin yankısını duymaktan öteye geçemediği dijital alanlar yaratarak toplumsal kutuplaşmayı derinleştirmekte ve demokratik tartışma kültürünü zayıflatmaktadır.
Bu parçada aşağıdakilerden hangisi üzerinde durulmaktadır?
Akustik arkeoloji, antik mekânların ses özelliklerini inceleyerek geçmişin işitsel dünyasını yeniden inşa etmeyi amaçlayan disiplinler arası bir alandır. Bu bilim dalı, yalnızca taş yapıların mimari yapısını değil, bu yapıların içinde yankılanan müziklerin, ritüellerin ve konuşmaların insan üzerindeki psikolojik etkilerini de araştırır. Örneğin, tarih öncesi mağaralarda yapılan çalışmalar, duvar resimlerinin yoğunlaştığı alanların aynı zamanda yankılanma süresi en yüksek ve sesin en güçlü yayıldığı noktalar olduğunu ortaya koymuştur. Bu durum, ilk insanlar��n resim yaparken sadece görsel bir deneyim tasarlamadıklarını, aynı zamanda sesin gücünden de yararlandıklarını göstermektedir. Akustik arkeoloji; arkeoloji, fizik ve müzikolojiyi bir araya getirerek geçmişi sadece görerek değil, duyarak da anlamamızı sağlar.
Bu parçadan hareketle akustik arkeoloji ile ilgili aşağıdakilerin hangisine ulaşılamaz?