Paragrafta Akışı Bozan Cümle
78 questions
(I) Şehirler, sadece betondan ve taştan oluşan yerleşim yerleri değil, içinde yaşayan toplumların kültürel belleklerinin somutlaştığı canlı alanlardır. (II) Sokakların yapısı, meydanların genişliği ve binaların mimari tarzı, o toplumun geçmişiyle kurduğu bağı ve estetik anlayışını yansıtır. (III) Mimaride kullanılan malzemelerin dayanıklılığı, binaların ömrünü uzatarak kültürel mirasın gelecek nesillere aktarılmasında önemli rol oynar. (IV) Dolayısıyla bir şehrin tarihi dokusuna yapılan her müdahale, toplumsal hafızanın da tahrif edilmesine yol açma riski taşır. (V) Nitekim eski mahallelerin yıkılıp yerine modern dikey mimarinin inşa edilmesi, bireylerin aidiyet duygusunu sarsarak geçmişle bağlarını koparır.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
(I) Porselen, kil ve diğer mineral hammaddelerin yüksek sıcaklıktaki fırınlarda pişirilmesiyle elde edilen beyaz, dayanıklı ve yarı saydam bir seramik türüdür. (II) İlk olarak Çin'de üretilen bu değerli malzeme, zamanla İpek Yolu aracılığıyla tüm dünyaya yayılmıştır. (III) Türkiye'de ise porselen üretimi modern tesislerde yüksek kalite standartlarına uygun olarak gerçekleştirilmektedir. (IV) Özellikle Avrupa saraylarında Çin porselenleri, zarafeti ve özgün tasarımları nedeniyle zenginliğin simgesi olarak kabul görmüştür. (V) Avrupalı ustalar da bu porselenlerin yapım sırrını çözebilmek için uzun süre çeşitli kimyasal formüller üzerinde çalışmışlardır.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
(I) Haritalar, yeryüzünün nesnel birer kopyası olmaktan ziyade, üretildikleri dönemin siyasi ve kült��rel önceliklerini yansıtan ideolojik araçlardır. (II) Her harita çizer, coğrafi verileri seçerken, elerken ya da ön plana çıkarırken aslında belirli bir dünya görüşünü kartografik dile tercüme eder. (III) Kartografyada kullanılan projeksiyon sistemleri de küre biçimindeki yerküreyi iki boyutlu düzleme aktarırken kaçınılmaz olarak bazı bölgeleri gerçek boyutlarından daha büyük göstererek bu öznel temsili pekiştirir. (IV) Coğrafi Keşifler döneminden bu yana denizcilikte yön bulma amacıyla kullanılan pusulalar, haritacılık tekniklerinin gelişmesine büyük katkı sağlamıştır. (V) Dolayısıyla harita üzerinde yapılan her görsel tercih, bilimsel bir zorunluluğun ötesinde, merkezde kimin durduğunu belirleyen politik bir beyandır.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
(I) Kokular, insan zihninde geçmişe dair anıların en canlı ve hızlı şekilde canlanmasını sağlayan duyusal uyarıcılardır. (II) Bir kokunun bizi yıllar öncesine götürmesi, beynimizin koku soğancığı ile hafıza merkezleri arasındaki doğrudan bağdan kaynaklanır. (III) Nitekim insan beyni, diğer duyulardan gelen uyarıları önce talamusta işlerken koku duyusu bu istasyona uğramadan doğrudan amigdala ve hipokampusa ulaşır. (IV) Günümüzde yapay zekâ teknolojileriyle kokuların dijital olarak aktarılması ve arşivlenmesi üzerine kapsamlı araştırmalar yapılmaktadır. (V) Bilimsel yazında "Proust Etkisi" olarak adlandırılan bu doğrudan bağlantı sayesinde, kokularla çağrılan anılar diğer duyulara oranla çok daha güçlü bir duygusal yoğunluk taşır.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
(I) Kil tabletler, insanlık tarihinin ilk yazılı belgelerini taşımaları bakımından uygarlık tarihi için büyük bir öneme sahiptir. (II) Mezopotamya’da yaşayan Sümerler, tapınaklardaki ürünlerin kaydını tutmak amacıyla bu kilden üretilen levhaları kullanmışlardır. (III) Günümüzde üretilen kâğıtların kalitesi ve dayanıklılığı ise selüloz oranına ve üretim teknolojisine göre değişiklik göstermektedir. (IV) Yumuşak kil üzerine ucu sivri kamışlarla kazınan bu yazılar, tabletlerin fırınlanmasıyla kalıcı hâle getirilmiştir. (V) Bu sayede binlerce yıl öncesine ait ticaret antlaşmaları, kanunlar ve edebi metinler günüm��ze kadar ulaşabilmiştir.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
(I) Anadolu'nun geleneksel konut mimarisinde ahşap ve taşın birlikteliği, iklimsel koşullara uyum sağlamanın en doğal yolu olmuştur. (II) Bu yapılarda zemin katlar genellikle taş malzemeyle örülerek kış soğuklarına karşı korunaklı bir kalkan oluşturur. (III) Üst katlarda tercih edilen ahşap karkas sistem ise hem hafifliği hem de nefes alabilen yapısıyla iç mekânda sağlıklı bir yaşam alanı sunar. (IV) Türkiye'de son yıllarda betonarme konut üretimi, artan nüfusun barınma ihtiyacını karşılamak amacıyla hız kazanmıştır. (V) Ahşap malzemenin esnekliği de deprem gibi sarsıntılarda bu geleneksel yapıların ayakta kalmasını kolaylaştırır.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
(I) Paleolitik ve Neolitik çağlardan kalan kaya resimleri, insanlığın yerleşik hayata geçiş öncesindeki zihinsel evrimini ve çevreyle kurduğu ilişkiyi anlamamızı sağlayan en önemli arkeolojik belgelerdir. (II) Dünyanın farklı coğrafyalarındaki mağara duvarlarında karşımıza çıkan bu çizimler; av sahnelerinden kozmolojik simgelere kadar geniş bir tasvir yelpazesi sunar. (III) Bu resimlerin keşfedilmesinde ve tarihlendirilmesinde kullanılan radyokarbon yöntemi, arkeologların tarih öncesi dönemlere ait kronolojik verileri daha sağlıklı analiz etmesini sağlamıştır. (IV) İnanç sistemlerini ve toplumsal yapıları yansıtan bu ilkel figürler, avcı-toplayıcı toplulukların doğayla girdikleri mücadeleyi günümüze taşır. (V) Dolayısıyla bu ilk sanatsal üretimler, sadece estetik bir arayışın ürünü değil, aynı zamanda kolektif hafızayı gelecek nesillere aktarma ihtiyacının da ilk somut kanıtlarıdır.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
(I) İnsanlık tarihinin en erken dönemlerinden itibaren tuz, yalnızca gıdaları koruyan bir madde değil, toplumsal yapıları şekillendiren stratejik bir güç unsuru olmuştur. (II) Antik Çağ'da tuz havzalarının kontrolü, devletlerin sınırlarını belirleyen ve askeri seferlerin yönünü çizen en önemli etkenler arasında yer almıştır. (III) Hatta Roma İmparatorluğu'nda askerlerin maaşlarının bir kısmının tuzla ödenmesi, bu değerli maddenin ekonomik hiyerarşideki yerini açıkça göstermektedir. (IV) Nitekim günümüzde gelişen teknolojiyle birlikte tuz, kimya sanayisinden deri işlemeciliğine kadar pek çok farklı sektörde ham madde olarak kullanılmaktadır. (V) Dolayısıyla bu kaynağı elinde bulunduran topluluklar, ticaret yollarını da denetleyerek komşu uygarlıklar üzerinde belirgin bir siyasi üstünlük kurmuşlardır.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
(I) 19. yüzyılın ortalarında fotoğraf makinesinin icat edilmesi, görsel sanatlar dünyasında adeta bir deprem etkisi yaratmıştır. (II) O güne kadar dış dünyayı olduğu gibi tuvale aktarma görevini üstlenen ressamlar, bu yeni teknolojinin sunduğu mutlak gerçeklik karşısında kendi rollerini sorgulamaya başlamışlardır. (III) Fotoğrafın icadı, kimyasal süreçlerin ve optik merceklerin bir araya gelmesiyle elde edilen teknik bir başarı olarak tarihe geçmiştir. (IV) Nitekim bu arayışlar, resmin doğayı taklit etmekten kurtulup izlenimcilik ve kübizm gibi özgür, öznel ve soyut akımlara yönelmesini tetiklemiştir. (V) Böylece resim sanatı, gerçekliği birebir kopyalamak yerine, sanatçının iç dünyasını ve duygu durumunu ifade ettiği yeni bir varoluş alanı kazanmıştır.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
(I) Sakin Şehir (Cittaslow) hareketi, 1999 yılında İtalya'da küreselleşmenin getirdiği tek tipleşmeye karşı yerel kimliği ve yaşam kalitesini korumak amacıyla başlatılmıştır. (II) Kentlerin kendi ritimlerinde kalkınmasını savunan bu felsefe, hızlı tüketim kültürünün dayatmalarına karşı alternatif bir yaşam modeli sunar. (III) Bir kentin bu birliğe üye olabilmesi için çevre politikaları, altyapı, sosyal uyum ve yerel üretimin desteklenmesi gibi yetmişten fazla kritere uyması gerekir. (IV) Küresel ölçekte turizm sektörü, son yıllarda çevre dostu ve sürdürülebilir seyahat alternatiflerine olan yatırımlarını hızla artırmaktadır. (V) Bu kriterlerin temel amacı ise tarihî dokuyu korumak, el sanatlarını yaşatmak ve kent sakinlerinin yaşam standartlarını yükseltmektir.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
(I) Yazılı kültürün henüz gelişmediği dönemlerde toplumsal belleğin korunması ve aktarımı, bütünüyle sözlü gelenek mekanizmaları üzerinden yürütülmekteydi. (II) Bu gelenek içinde yetişen destan anlatıc��ları, binlerce mısralık anlatıları zihinlerinde tutabilmek için uyak, ritim ve kalıp ifadeler gibi birtakım bellek destekleyici yöntemlere başvuruyorlardı. (III) Anlatı esnasında icra edilen ezgiler de ritmik yapıyı destekleyerek anlatıcının hafızasını taze tutmasına katkı sağlayan önemli birer yardımcıydı. (IV) Sözlü ürünlerin kâğıda geçirilme aşamasında ise anlatıcıların dilsel tercihlerinde ve üslubunda bazı zorunlu değişiklikler yapılmıştır. (V) Nitekim anlatıcı, bu ritmik kalıplar ve formüller sayesinde metni harfiyen ezberlemek zorunda kalmıyor, ana çatıya sadık kalarak doğaçlama yapabiliyordu.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
(I) Sanayi Devrimi öncesinde insanlığın uyku düzeni, günümüzdeki gibi kesintisiz sekiz saatlik tek bir bloktan oluşmuyor; "bifazik" yani iki aşamalı bir yapı sergiliyordu. (II) İnsanlar hava karardıktan kısa süre sonra ilk uykularına yatar, gece yarısı uyanıp birkaç saat uyanık kalır, ardından gün ağarana dek ikinci uykularına çekilirlerdi. (III) Bu iki uyku arasındaki uyanıklık dönemi; dua etmek, kitap okumak, komşularla sohbet etmek veya ev işlerini tamamlamak için en verimli zaman dilimi olarak görülürdü. (IV) Günümüzde uyku bozukluklarının tedavisi için geliştirilen modern tıbbi yöntemler ve uyku laboratuvarları, bireylerin yaşam kalitesini artırmayı hedeflemektedir. (V) Ancak yapay ışıklandırma teknolojisinin yaygınlaşması ve fabrikalarda vardiyalı çalışma sistemine geçilmesi, bu geleneksel iki aşamalı uyku alışkanlığını tamamen ortadan kaldırarak insan biyolojisini tek aşamalı uykuya zorladı.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
(I) Botanik illüstrasyon, bitki türlerinin morfolojik özelliklerini bilimsel bir doğrulukla kâğıda aktarma sanatıdır. (II) Bu çizimlerde amaç, bitkinin estetik güzelliğini vurgulamaktan ziyade onun ayırıcı özelliklerini bilim dünyasına tanıtmaktır. (III) Botanik ressamları, bitkiyi resmederken mevsimsel değişimleri, çiçeklenme dönemlerini ve meyve yapısını titizlikle incelerler. (IV) Son yıllarda çevre kirliliği ve küresel ısınma nedeniyle pek çok endemik bitki türünün nesli tehlike altına girmiştir. (V) Dolayısıyla bu illüstrasyonlar, fotoğrafın aksine, bitkinin tüm gelişim aşamalarını ve mikroskobik detaylarını tek bir yüzeyde birleştirme avantajına sahiptir.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
(I) Nadirat kabineleri, Coğrafi Keşifler’in ardından Avrupalı soylular ve bilim meraklıları tarafından oluşturulan, egzotik nesnelerin sergilendiği ilk özel koleksiyonlardır. (II) Bu kabineler; doğa tarihi örnekleri, arkeolojik buluntular, tuhaf sanat eserleri ve dünyanın dört bir yanından getirilen sıradışı eşyalarla doldurulurdu. (III) Merak duygusunu tetikleyen bu koleksiyonlar, sadece birer sergileme alanı olmanın ötesinde, sahiplerinin toplumsal statüsünü ve entelektüel gücünü de simgelerdi. (IV) Günümüzde modern müzelerin kuruluş amaçlarının başında, kültürel mirası geniş kitlelere ulaştırmak ve eğitici programlar düzenlemek gelmektedir. (V) Zamanla bu dağınık ve kişisel koleksiyonlar, sınıflandırma sistemlerinin gelişmesiyle birlikte 18. yüzyıldan itibaren bugünkü modern müzelerin çekirdeğini oluşturmuştur.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
(I) Klasik Osmanlı minyatür sanatında, Batı resmindeki gibi üç boyutlu derinlik kazandıran tek noktalı perspektif kullanılmaz. (II) Sanatçı, figürleri önem derecelerine göre boyutlandırır ve mekânı üst üste binen düzlemler hâlinde kurgular. (III) Bu anlatım tarzında, arka planda kalması gereken ögeler yukarıda, ön plandakiler ise aşağıda gösterilerek bir hiyerarşi oluşturulur. (IV) Minyatürlerin yapımında kullanılan doğal pigmentlerin elde edilme süreçleri oldukça zahmetli aşamalardan oluşur. (V) Böylece izleyici, sahnedeki her unsuru herhangi bir geometrik kısalmaya uğramadan, kendi özgün biçimiyle algılar.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
(I) İnsanoğlunun yery��zünü anlama, yön bulma ve egemenlik kurma çabasının bir ürünü olan haritacılık, insanlık tarihi kadar eski bir geçmişe sahiptir. (II) İlk dönemlerde av sahalarını, su kaynaklarını veya kutsal mekânları göstermek amacıyla kaya üzerlerine yapılan basit çizimler, zamanla ticaret ve denizcilik faaliyetlerinin gelişmesiyle daha sistematik bir kimlik kazanmıştır. (III) Coğrafi bilgiyi görselleştirerek aktaran bu belgeler, yalnızca yolları ve sınırları gösteren teknik çizimler değil; aynı zamanda yapıldıkları dönemin güç ilişkilerini, inançlarını ve dünya algısını yansıtan kültürel metinlerdir. (IV) Günümüzde ise coğrafi bilgi sistemleri ve uydu teknolojilerinin sunduğu imkânlar sayesinde yeryüzünün en ücra köşeleri dahi milimetrik bir hassasiyetle haritalandırılabilmektedir. (V) Nitekim tarihî haritalar incelendiğinde, haritayı çizen toplumun kendisini dünyanın merkezine yerleştirme eğiliminde olduğu ve öteki kültürleri sın��rların dışına ittiği açıkça görülür.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
(I) Edebiyat sosyolojisi, edebi eserlerin sadece estetik birer nesne olmadığını, üretildikleri dönemin toplumsal koşullarını da yansıttığını ileri sürer. (II) Bu disiplin; yazarın sınıfı, okur kitlesinin beklentileri ve yayıncılık piyasası gibi dışsal faktörlerin edebi yaratım üzerindeki etkisini inceler. (III) Roman veya şiir okurken kurduğumuz bireysel bağ, bizi eserin estetik evrenine çeken en güçlü unsurdur. (IV) Böylece bir metnin çözümlenmesinde, yazarın bireysel dehasından ziyade o dehanın içinde şekillendiği toplumsal zemin ön plana çıkarılır. (V) Dolayısıyla edebiyat sosyolojisi alanında çalışan araştırmacılar, edebi türlerin doğuşunu ve değişimini toplumsal dönüşümlerle ilişkilendirerek ele alırlar.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
(I) Mimarlık ve müzik, ilk bakışta farklı duyu organlarına hitap eden iki ayrı disiplin gibi görünse de tarih boyunca birbirleriyle derin bir etkileşim içinde olmuştur. (II) Her iki sanat dalı da ritim, oran, denge ve armoni gibi ortak kavramsal yapı taşları üzerinden biçimlenir. (III) Nitekim ünlü düşünür Goethe, mimariyi "donmuş müzik" olarak tanımlayarak bu iki alan arasındaki yapısal ve estetik benzerliği çarpıcı bir biçimde dile getirmiştir. (IV) Günümüzde müzik endüstrisi, dijital platformların sunduğu olanaklarla dinleyici alışkanlıklarını hızla değiştirmekte ve yeni tüketim modelleri yaratmaktadır. (V) Bu ortak estetik dil sayesinde, bir mimari yapının mekânsal düzenlemesindeki geçişler ile bir müzik eserindeki tınısal geçişler benzer bir ritmik algı yaratır.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
(I) Orta Çağ Avrupa'sında mekanik saatin icadı, insanın zamanla kurduğu ilişkiyi kökten bir değişime uğratmıştır. (II) Doğal döngülere, güneşin hareketlerine göre şekillenen gündelik yaşam, bu icatla birlikte mekanik ve standart bir düzenin sınırları içine çekilmiştir. (III) Zamanın ölçülebilir ve dilimlenebilir bir kavram hâline gelmesi, manastırlardaki ibadet saatlerinin düzenlenmesinden şehir hayatının örgütlenmesine kadar geniş bir alanda etkili olmuştur. (IV) Saat kuleleri, kent meydanlarında yükselerek bireylere toplumsal düzenin yeni ritmini sürekli hatırlatan birer otorite simgesine dönüşmüştür. (V) Saat ustaları, loncalar çatısı altında birleşerek bu yeni mekanik aletlerin üretim sırlarını ve tamir yöntemlerini titizlikle korumuşlardır. (VI) Sonuçta zaman, doğanın ritminden koparılarak insan kontrolündeki soyut bir ölçü birimi olarak zihinlerde yeniden tanımlanmıştır.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
(I) Akustik ekoloji, çevre ile insan arasındaki ilişkiyi sesler üzerinden anlamlandırmaya çalışan ve son yıllarda önemi giderek artan disiplinlerarası bir alandır. (II) Bu alanda çalışan araştırmacılar; doğal, kentsel ya da endüstriyel çevrelerin ses bileşenlerini kaydederek "ses peyzajı" adı verilen işitsel haritalar oluştururlar. (III) Ses peyzajı kavramı, ilk kez 1960'ların sonlarında Kanadalı besteci ve çevre bilimci R. Murray Schafer tarafından literatüre kazandırılmıştır. (IV) Günümüz metropollerinde kontrolsüz artış gösteren gürültü kirliliğini engellemek adına otoyol kenarlarına inşa edilen devasa ses bariyerleri, kentsel mimarinin önemli bir parçası hâline gelmiştir. (V) Belirli aralıklarla yapılan bu ses kayıtları, bir bölgedeki canlı popülasyonunun zaman içindeki değişimini ve çevre kirliliğinin ekosistem üzerindeki etkilerini izlemek amacıyla da kullanılır.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?