Paragrafta Yardımcı Düşünceler
298 questions
Arkeoakustik, antik mekânların ve tarih öncesi mağaraların ses özelliklerini inceleyen disiplinler arası bir alandır. Bu bilim dalı, eski toplulukların yalnızca görsel değil, işitsel deneyimlere de önem verdiğini ortaya koyar. Örneğin, bazı antik tiyatroların yapımında sesin en arka sıralara bile bozulmadan ulaşmasını sağlayan özel mimari yöntemler kullanılmıştır. Araştırmacılar, bu alanlardaki yankılanma sürelerini ve ses yansımalarını ölçerek geçmişteki ritüellerin veya konuşmaların nasıl algılandığını anlamaya çalışırlar. Böylece arkeoakustik, arkeolojik kalıntıların sadece sessiz birer taş yığını olmadığını, aksine geçmişin ses dünyasını barındıran yaşayan yapılar olduğunu gösterir.
Bu parçadan hareketle arkeoakustik bilimiyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?
Aşağıdaki parçada numaralanmış cümleler ile bu cümlelerden çıkarılabilecek yardımcı düşüncelerin eşleştirmesini yapınız.
Metin:
(I) Nöroestetik, sanat eserlerinin insan beyninde yaratt��ğı algısal ve duygusal yansımaları sinirbilimsel yöntemlerle inceleyerek estetik deneyimin biyolojik temellerini ortaya koymayı amaçlar. (II) Bu disiplin kapsamında yapılan araştırmalar, bireyin soyut bir resme bakarken gösterdiği sinirsel aktivitenin sadece görme merkeziyle sınırlı kalmayıp beynin ödül ve karar mekanizmalarını da harekete geçirdiğini kanıtlamıştır. (III) Sanatsal algının öznel doğasına rağmen, farklı kültürlerden gelen deneklerin benzer kompozisyonel dengelere sahip tablolara benzer nöral tepkiler vermesi, estetik beğenide evrensel birtakım biyolojik örüntülerin varlığına işaret etmektedir. (IV) Ancak estetik deneyimin tümüyle biyolojik determinizme indirgenmesi, sanatın toplumsal bağlamını ve bireyin geçmiş yaşantılarının getirdiği anlamsal derinliği göz ardı etme riskini barındırır. (V) Dolayısıyla nöroestetiğin sunduğu veriler, sanat tarihinin ve sosyolojinin kuramsal birikimiyle harmanlandığında, insanın yaratıcılık serüvenine dair daha bütüncül ve kuşatıcı bir perspektif sunabilecektir.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Aşağıdaki parçada numaralanmış cümleler ile bu cümlelerden çıkarılabilecek yardımcı düşünceleri eşleştiriniz.
Metin:
(I) Nörogastronomi; beynin yemek yerken algıladığı tat profillerini sadece dil üzerindeki reseptörlerle değil, koku, görme ve işitme gibi tüm duyuların ortak etkileşimiyle nasıl oluşturduğunu inceleyen disiplinler arası bir alandır. (II) Bu bilim dalına göre, tabağın rengi ya da arka planda çalan müziğin ritmi gibi dışsal faktörler, yiyeceğin lezzet algısını doğrudan değiştirebilmektedir. (III) Gıda endüstrisi, tüketicilerin beslenme alışkanlıklarını yönlendirmek ve daha sağlıklı gıda alternatifleri sunmak için bu nörolojik bulgulardan yararlanmaktadır. (IV) Son yıllarda yapılan çalışmalar, nörogastronomik yaklaşımların obezite ve yeme bozukluklarının tedavisinde de etkin bir biçimde kullanılabileceğini göstermektedir.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Urushi, Japonya'da binlerce yıllık geçmişe sahip olan, vernik ağacının özsuyundan elde edilen geleneksel bir doğal gölgeleme ve koruma sanatıdır. Bu malzeme, uygulandığı ahşap ya da seramik yüzeylere olağanüstü bir parlaklık ve dayanıklılık kazandırırken aynı zamanda asit, alkali ve neme karşı koruma sağlar. Urushi yapımı son derece sabır ve ustalık gerektirir; zira malzemenin sertleşmesi, alışılageldik kuruma süreçlerinin aksine, yüksek nemli ortamlarda gerçekleşen kimyasal bir reaksiyona dayanır. Günümüzde modern sentetik malzemelerin hızı ve ucuzluğu karşısında yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalsa da urushi, sürdürülebilir yapısı ve çevreye zarar vermeyen üretim döngüsüyle modern tasarım dünyasında yeniden ilgi odağı hâline gelmiştir.
Bu parçadan "urushi" sanatı ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?
(I) Leon Festinger tarafından ortaya atılan bilişsel çelişki kuramı, bireyin sahip olduğu inançlar, değerler veya tutumlar ile davranışları arasında bir tutarsızlık meydana geldiğinde hissettiği psikolojik rahatsızlığı açıklar. (II) İnsan zihni doğası gereği bu içsel gerilimi azaltma eğilimindedir; bu doğrultuda bireyler ya çelişen inançlarını değiştirir ya da mevcut davranışlarını haklı çıkaracak yeni bahaneler üretirler. (III) Bu kuram, insanların neden mantıksız kararların�� ısrarla savunduklarını ve kendi yanılgılarını rasyonalize etme çabalarını anlamada anahtar bir rol oynar. (IV) Modern sosyal psikoloji çalışmalarında sıklıkla başvurulan bu kuram, özellikle tüketici davranışlarından siyasi tercihlere kadar geniş bir yelpazede insan tercihlerini analiz etmek için kullanılmaktadır.
Yukarıdaki parçada numaralanmış cümleler ile bu cümlelerden çıkarılabilecek yardımcı d��şüncelerin doğru eşleştirmesini yapınız.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Gastrofizik; nörogastronomi, psikofizik ve tasarımın kesişiminde yer alarak yeme içme deneyimini şekillendiren çok duyulu algı süreçlerini inceleyen disiplinler arası bir alandır. Geleneksel gastronominin tabaktaki malzemeye ve lezzete odaklanan dar çerçevesini aşan bu bilim dalı, yemeğin sunulduğu ortamın aydınlatmasından arka plandaki müziğin frekansına, çatal bıçağın ağırlığından tabağın şekline kadar her türlü çevresel uyaranın lezzet algısı üzerindeki etkisini ölçümler. Araştırmalar, örneğin, yuvarlak ve kırmızı bir tabakta sunulan tatlının, beyaz köşeli bir tabaktakine kıyasla daha tatlı algılandığını ortaya koymaktadır. Gastrofizik, bu deneysel verileri kullanarak sadece restoran deneyimlerini zenginleştirmekle kalmaz; aynı zamanda tuz ve şeker tüketimini azaltmaya yönelik sağlıklı beslenme politikalarının geliştirilmesine de katkı sağlar.
Bu parçadan hareketle gastrofizik bilimiyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?
Aşağıdaki parçada yavaş gazetecilik (slow journalism) hareketi ele alınmaktadır.
(I) Dijital çağın getirdiği anlık bilgi akı��ı, medyanın derinlikten yoksun, sadece hıza odaklanan bir yapıya bürünmesine yol açmıştır. (II) Bu yüzeyselliğe tepki olarak doğan 'yavaş gazetecilik' akımı, olayların ardındaki arka planı, neden-sonuç ilişkilerini ve insani boyutları titizlikle araştırmayı hedefler. (III) Tıpkı yavaş gıda hareketi gibi, nicelikten ziyade niteliğe önem veren bu yaklaşım; okuyucuya aceleyle yazılmış haberler yerine, üzerinde haftalarca çalışılmış kapsamlı dosyalar sunar. (IV) Reklam gelirleri ve tıklama oranları yerine abonelik modellerine sırtını dayayan bu yayıncılık anlayışı, okuyucu ile daha güvenilir ve kalıcı bağlar kurmayı başarır.
Buna göre, parçada numaralanmış cümleler ile bu cümlelerden çıkarılabilecek yardımcı düşünceleri doğru bir şekilde eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Şehir hayatının yoğun gürültüsünden uzaklaşmak isteyenler için tasarlanan sessiz parklar, günümüzde giderek önem kazanan özel ekolojik koruma alanlarıdır. İlk olarak büyük metropollerde hayata geçirilen bu proje, sadece insanların zihinsel dinginliğe ulaşmasını değil, kentsel yaban hayatının korunmasını da hedefler. Yapılan bilimsel çalışmalar, ulaşım ve sanayi kaynaklı gürültülerin kuşların iletişimini zorlaştırarak biyoçeşitliliğe zarar verdiğini ortaya koymaktadır. Sessiz parklarda motorlu araçların kullanımı sınırlandırılırken su şırıltısı, yaprak hışırtısı gibi doğal seslerin öne çıkmasını sağlayan mimari düzenlemeler yapılır. Böylece hem şehir sakinlerine huzurlu dinlenme alanları sunulur hem de bölgedeki canlı popülasyonunun doğal yaşam döngüsü korunmuş olur.
Bu parçadan hareketle sessiz parklar ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Aşağıdaki parçada bilişsel arkeoloji disiplini ele alınmaktadır.
(I) Bilişsel arkeoloji, antik toplulukların geride bıraktığı maddi kalıntıları salt pratik işlevleri ya da estetik nitelikleriyle sınırlı kalmadan, bu nesnelerin arka planında yatan zihinsel süreçlerin, soyut tasarımların ve sembolik sistemlerin izini sürerek inceler. (II) Son dönem teknolojik gelişmelerin arkeolojiye kazandırdığı nörogörüntüleme, üç boyutlu dijital modelleme ve sanal gerçeklik gibi modern araçlar; tarih öncesi dönemde yaşamış insanların mekânsal algılarını ve soyutlama yeteneklerini bilimsel olarak somutlaştırma noktasında araştırmacılara yepyeni ufuklar açmaktadır. (III) Ancak geçmişin zihinsel haritasını ç��karma çabası, çağdaş insanın kendi zihinsel şablonlarını ve modern dünyadaki algısal kalıplarını antik buluntulara doğrudan yansıtması gibi metodolojik bir anakronizm tehlikesini de her zaman bünyesinde barındırır. (IV) Dolayısıyla bu bilim dalı, sınırları iyi çizilmiş disiplinler arası bir metodolojiyle kendi kuramsal varsayımlarını sürekli denetlemek ve geçmişi incelerken kült��rel rölativizm ile tarafsızlık ilkelerini kararlılıkla korumak zorundadır.
Buna göre, parçada numaralanmış cümleler ile bu cümlelerden çıkarılabilecek yardımcı düşünceler eşleştirildiğinde hangi cümle hangi yardımcı düşünceyle eşleşir?
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Koku duyusu, insan zihninde geçmişe dair anıları en hızlı ve en canlı şekilde canlandıran duyudur. Edebiyatta 'Proust etkisi' olarak adlandırılan bu durum, Marcel Proust’un romanında Madeleine kekini çaya batırıp kokusunu almasıyla çocukluk anılarına gitmesinden ilham alır. Bilimsel olarak koku reseptörleri, beynin duygu ve hafıza merkezi olan amigdala ve hipokampüs ile doğrudan bağlantılıdır. Diğer duyular önce talamusta işlenirken koku duyusu bu istasyonu pas geçerek doğrudan duygu merkezine ulaşır. Bu doğrudan erişim, kokuların mantıksal süzgeçlerden geçmeden doğrudan yoğun duygusal anıları tetiklemesini sağlar. Bu yüzden yıllar önce kokladığımız bir koku, bizi anında o anın atmosferine götürebilir.
Bu parçada 'Proust etkisi' ve koku duyusu ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
Yazının icadından önceki dönemlerde, Mezopotamya’da ticari malların miktarını ve türünü kaydetmek amacıyla 'token' adı verilen küçük kilden geometrik şekiller kullanılıyordu. Her bir şekil, belirli bir malı (örneğin bir testi yağı veya bir koyunu) temsil ediyordu. Zamanla bu jetonlar, kaybolmalarını önlemek amacıyla 'bulla' adı verilen içi boş kil topların içine konularak mühürlenmeye başlandı. Ancak bullanın içindeki malların ne olduğunu anlamak için her seferinde topu kırmak gerekiyordu. Bu pratik zorluğu aşmak için, bullanın dış yüzeyine içindeki jetonların şekilleri bastırılarak işaretlendi. Bu basit çözüm, dışarıdaki işaretlerin içerideki nesneleri temsil ettiği soyutlama sürecini başlattı. Böylece, kilin üzerine çizilen bu semboller zamanla evrilerek çivi yazısının ve dolayısıyla insanlık tarihinin ilk yazılı kayıtlarının temelini oluşturdu.
Bu parçadan hareketle Mezopotamya’daki kil jetonlar (token) ve yazının gelişimiyle ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?
Kentleşmenin hız kazanmasıyla birlikte ortaya çıkan kentsel ısı adası etkisi, modern şehirlerin en belirgin çevresel sorunlarından biridir. Beton ve asfalt gibi yapay yüzeylerin güneş ışınlarını yüksek oranda soğurması, yeşil alanların yetersizliğiyle birleştiğinde şehir merkezlerinin kırsal çevreye göre çok daha sıcak olmasına yol açar. Bu sıcaklık farkı, enerji tüketimini artırırken hava kalitesini de olumsuz etkiler. Şehirlerdeki yüksek sıcaklığı düşürmek amacıyla klima kullanımının yaygınlaşması, atmosfere salınan sıcak havayı artırarak kısır bir döngü oluşturur. Sorunun çözümü için binalarda yansıtıcı malzemelerin tercih edilmesi, çatı bahçelerinin yaygınlaştırılması ve rüzgâr koridorlarının planlanması gibi akıllı mimari yaklaşımlar büyük önem taşımaktadır.
Bu parçadan kentsel ısı adası etkisiyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?
Modern kent yaşamının getirdiği sürekli gürültü ve dijital uyaran bombardımanı, insanları zihinsel olarak dinlenebilecekleri alternatif arayışlara yöneltmektedir. Bu arayışın bir sonucu olarak ortaya çıkan sessizlik turizmi, katılımcıların teknolojik cihazlardan uzaklaşarak tamamen sessiz ve doğal ortamlarda vakit geçirmesini hedefler. Geleneksel tatil anlayışından farklı olarak bu turizm türünde eğlence ve hareketlilik değil; içe dönüş, meditasyon ve zihinsel arınma ön plandadır. Sessizlik turizmi sunan tesisler genellikle ormanlık alanlar, ıssız vadiler veya kırsal bölgelerde kurulmakta ve buralarda ses kirliliğine yol açacak hiçbir faaliyete izin verilmemektedir. Katılımcılar bu sayede hem doğayla doğrudan bağ kurabilmekte hem de kronik stres seviyelerini düşürerek zihinsel odaklanma yeteneklerini yeniden kazanabilmektedir.
Bu parçadan sessizlik turizmiyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?
Nöroestetik, sanat eserlerinin insan beyninde yarattığı biyolojik ve nörolojik etkileri inceleyen disiplinler arası bir alandır. Bu alan, güzellik algısının yalnızca öznel ve kültürel kodlarla sınırlı olmadığını, beynin ödül merkezleri ve görsel korteksindeki somut nöral aktivasyonlarla doğrudan ilişkili olduğunu savunur. Sanatsal bir uyaranla karşılaşan beynimiz, karmaşık formları anlamlandırmak için evrimsel süreçte geliştirdiği algı kalıplarını devreye sokar. Dolayısıyla estetik beğeni, bilinçli bir entelektüel süzgeçten önce, biyolojik bir hayatta kalma refleksinin ve örüntü tanıma becerisinin uzantısı olarak şekillenir. Nöroestetik çalışmaları, müzelerin mimari tasarımlarından ürün ambalajlarına kadar geniş bir alanda insan odaklı tasarımlar geliştirilmesine de kılavuzluk etmektedir.
Bu parçadan hareketle, sol sütundaki ifadeleri sağ sütunda yer alan ve bu ifadeleri karşılayan yardımcı düşüncelerle eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Doğayı taklit ederek insan sorunlarına çözümler üreten biyomimikri, mimarlık alanında da devrim niteliğinde tasarımlara ilham vermektedir. Zimbabve’deki Eastgate Center binası, bu yaklaşımın en somut örneklerinden biridir. Mimar Mick Pearce, bu binayı tasarlarken termit (ak karınca) yuvalarının içindeki doğal havalandırma sistemini örnek almıştır. Termitler, dışarıdaki kavurucu sıcağa rağmen yuvalarının iç sıcaklığını sürekli olarak 30 derecede sabit tutabilmektedir. Pearce da binada pahalı klima sistemleri yerine, termit yuvalarındaki gibi ısınan havanın bacalardan yükselerek dışarı atılmasını sağlayan hava kanalları tasarlamıştır. Bu sayede bina, geleneksel yapılara göre yüzde doksan daha az enerji harcamaktadır.
Bu parçadan hareketle Eastgate Center binası ile ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?
Palimpsest, antik dönemlerde parşömenin kıt ve pahalı olması nedeniyle, önceki yazıların kazınarak üzerine yeni metinlerin yazılmasıyla olu��turulan el yazmalarıdır. (I) Bu uygulama, ekonomik zorunlulukların kültürel üretim süreçlerini nasıl doğrudan şekillendirdiğini gösterir. (II) Ancak kazıma işlemi ne kadar özenli yapılırsa yapılsın, alttaki özgün metnin izleri tamamen silinemez; modern teknolojik yöntemlerle bu katmanlar yeniden okunabilir kılınmaktadır. (III) Böylece palimpsestler, sadece üzerlerindeki son metni değil, insanlığın düşünce tarihinin farklı dönemlerine ait kaybolduğu düşünülen katmanları da günümüze taşır. (IV) Geçmiş ile bugün arasında kesintisiz bir köprü kuran bu belgeler, tarihsel bilginin mutlak bir yok oluştan kurtarılarak yeniden inşasına olanak tanır.
Yukarıdaki parçada numaralanmış cümleleri, bu cümlelerden çıkarılabilecek yardımcı düşüncelerle eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Ksenobotlar hakkında verilen aşağıdaki paragrafı inceleyiniz:
I. Ksenobotlar, kurbağa embriyolarından elde edilen kök hücrelerin yapay zekâ yardımıyla yeniden tasarlanmasıyla üretilen canlı biyolojik robotlardır.
II. Metal veya plastik gibi sentetik malzemeler barındırmayan bu yapılar, tamamen organik bileşenlerden oluştukları için kullanım ömrünü tamamladıklarında doğaya zarar vermeden yok olurlar.
III. Hücresel boyuttaki bu mikro yapılar, tıp dünyasında damar tıkanıklıklarını açmaktan çevre temizliğinde mikroplastikleri toplamaya kadar geniş bir yelpazede görev alma potansiyeline sahiptir.
IV. Bununla birlikte, kendi kendilerini yenileme ve sınırlı da olsa üreme yetenekleri, insan yapımı bu canlı formların gelecekte kontrolden çıkma ihtimali üzerine etik endişeler doğurmaktadır.
Buna göre, paragrafta numaralanmış cümleleri bu cümlelerden çıkarılabilecek yardımcı düşüncelerle eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Paleoklimatoloji araştırmalarında, geçmiş dönemlerin iklim koşullarını ve atmosfer bileşimini anlamanın en güvenilir yollarından biri kutup bölgelerindeki buzul karotlarıdır. Yüzlerce metre derinliğe inilerek çıkarılan bu silindirik buz sütunları, kar yağışıyla birlikte biriken ve zamanla sıkışarak buza dönüşen katmanlardan oluşur. Her bir katman, yağışın gerçekleştiği dönemin sıcaklığı, nem oranı ve atmosferindeki toz miktarı gibi verileri bünyesinde saklar. En önemlisi de bu katmanların içine sıkışıp kalmış mikroskobik hava kabarcıklarıdır. Bu kabarcıklar, oluştukları dönemin atmosferik gaz bileşimini doğrudan ve bozulmamış bir şekilde günümüze taşıyan adeta doğal birer zaman kapsülüdür. Bilim insanları bu kabarcıklardaki karbondioksit ve metan gibi sera gazlarının oranını ölçerek, binlerce yıl önceki iklim dalgalanmaları ile günümüzdeki küresel ısınma eğilimleri arasında sağlıklı mukayeseler yapabilmektedir.
Bu parçadan buzul karotlarıyla ilgili olarak aşağıdakilerin hangisine ulaşılamaz?
Rus psikolog Bluma Zeigarnik tarafından kendi adıyla literatüre kazandırılan Zeigarnik etkisi, insan zihninin yarım kalmış veya kesintiye uğramış işleri, tamamlanmış olanlara kıyasla çok daha kolay ve net hatırlama eğilimini ifade eder. Bu fenomen, restorandaki garsonların henüz ödenmemiş siparişleri detaylarıyla hafızalarında tutarken hesap kapandıktan hemen sonra bu bilgileri unuttuklarının gözlemlenmesiyle keşfedilmiştir. Laboratuvar deneyleri, bir görev üstlenildiğinde zihinde hedefe yönelik bilişsel bir gerilimin oluştuğunu ve bu gerilimin ancak başarıyla sonuca ulaşıldığında sıfırlandığını kanıtlamıştır. Günümüzde bu psikolojik mekanizma; dizi senaryolarının en heyecanlı noktada kesilerek merak uyandırılmasından pazarlama stratejilerine ve eğitim teknolojilerindeki öğrenme süreçlerinin tasarlanmasına kadar geniş bir yelpazede aktif olarak kullanılmaktadır.
Bu parçadan Zeigarnik etkisiyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?
Paragraf:
Yeryüzündeki bitki çeşitliliği, iklim değişikliği ve hızlı kentleşme gibi tehditler nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Bu tehlikeye karşı geliştirilen en etkili önlemlerden biri olan tohum bankaları, bitki türlerinin genetik mirasını geleceğe taşımayı hedefler. Bu merkezlerde tohumlar, düşük nem oranı ve sıfırın altındaki sıcaklıklarda dondurularak yüzyıllarca canlı kalacak şekilde saklanır. Tohum bankaları sadece nesli tükenmekte olan türleri korumakla kalmaz; aynı zamanda tarımsal üretimde kuraklığa dayanıklı yeni çeşitlerin geliştirilmesi için araştırmacılara zengin bir genetik havuz sunar. Böylece küresel gıda güvenliğinin güvence altına alınmasında kritik bir rol oynar. Ancak bu bankaların sürdürülebilirliği, sürekli enerji akışına ve yüksek maliyetli altyapı yatırımlarına bağımlıdır.
Soru:
Yukarıdaki parçada yer alan yardımcı düşünceler ile bu düşüncelerin çıkarılabileceği ifadelerin doğru eşleşmesi nasıldır? Sol sütundaki yargıları, sağ sütundaki uygun ifadelerle eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches