Sözcükte Anlam

176 questions

Question 101Question

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde, doğaya ait bir özelliğin insana aktarılmasıyla (doğadan insana deyim aktarması) oluşmuş bir kullanım vardır?

Show answer & explanation

Answer: Yaşanan haksızlıklara daha fazla dayanamayan genç avukat salonda adeta kükredi.

Answer

Yaşanan haksızlıklara daha fazla dayanamayan genç avukat salonda adeta kükredi.
Doğru seçenekte yer alan cümlede, doğaya (özellikle aslan gibi hayvanlara) ait olan 'kükremek' eylemi, öfkelenen bir insan (genç avukat) için kullanılmıştır. Bu kullanım, doğadan insana yapılan deyim aktarmasının tipik bir örneğidir.

Step-by-Step Solution

1
Seçeneklerdeki cümlelerde yer alan mecazlı söyleyişleri ve anlam olaylarını belirlemek.
Cümlelerde ad aktarması, yan anlam, mecaz anlam ve deyim aktarması türleri tespit edilmiştir.
Her bir seçeneğin hangi anlamsal kategoriye girdiğini netleştirmek için.
2
Doğaya özgü bir kavramın veya eylemin (kükremek) insana aktarıldığı cümleyi seçmek.
Avukatın kükremesi ifadesinin doğadan insana deyim aktarması olduğu doğrulanmıştır.
Soruda istenen 'doğadan insana aktarım' yönünü tam olarak karşılayan tek örneği bulmak için.

Key Concept

Doğadan insana deyim aktarması
Estimated Time:1m 30s
Question 102Question

Ad aktarması (mecazımürsel); bir sözcüğün benzetme amac�� güdülmeden, aralarındaki yer-insan, iç-dış, sanatçı-eser, parça-bütün gibi çeşitli ilgiler dolayısıyla başka bir sözcüğün yerine kullanılmasıdır.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde ad aktarması yapılmıştır?

Show answer & explanation

Answer: Diplomatik temasların ardından nihayet dün Ankara, sınır kapılarındaki denetimlerin artırılacağını resmen duyurdu.

Answer

Diplomatik temasların ardından nihayet dün Ankara, sınır kapılarındaki denetimlerin artırılacağını resmen duyurdu. cümlesinin yer aldığı seçenek doğru cevaptır.
Diplomatik temasların ardından nihayet dün Ankara, sınır kapılarındaki denetimlerin artırılacağını resmen duyurdu. cümlesinde yer alan 'Ankara' sözcüğü, coğrafi bir yer adı olmasına rağmen benzetme amacı güdülmeden, yer-yönetim ilişkisiyle doğrudan 'Türkiye Cumhuriyeti Devleti / hükümet yetkilileri' anlamında kullanılmıştır. Bu durum Türkçedeki tipik yer-insan / yer-yönetim odaklı ad aktarması (mecazımürsel) örneğidir.

Step-by-Step Solution

1
Cümlelerde geçen mecazlı ve aktarmalı kullanımları tespit etmek.
Seçeneklerdeki mecazlar, deyim aktarmaları ve ad aktarması olabilecek ifadeler belirlenmiştir.
Ad aktarmasını bulabilmek için öncelikle cümlelerde gerçek anlamının dışında kullanılan t��m sözcüklerin taranması gerekir.
2
Mecazlı ifadelerin benzetme amacı taşıyıp taşımadığını kontrol etmek.
Hüzünl�� bulutlar, gizemli dehlizler, buzları eritmek ve dalgaların kudurması ifadelerinin benzetme ilgisine (deyim aktarması ve standart mecazlara) dayandığı için elenmesi.
Ad aktarmasını diğer mecazlardan ayıran en temel fark, sözcükler arasında benzetme amacının olmamasıdır.
3
Doğru seçenekteki benzetme amacı gütmeyen ilişkiyi çözümlemek.
'Ankara' sözcüğünün yer-yönetim ilişkisi kurarak doğrudan 'Türkiye hükümeti / devlet yetkilileri' yerine kullanıldığının saptanması.
Burada bir benzetme ilişkisi kurulmamış, yer adı doğrudan orada bulunan yönetim mekanizmasını karşılayacak şekilde ad aktarması yoluyla kullanılmıştır.

Key Concept

Ad Aktarması (Mecazımürsel)

Alternative Method

Cümledeki şüpheli sözcüğün yerine gerçekte kastettiği sözcüğü koyarak cümlenin mantığını test edebilirsiniz. Örneğin 'Ankara duyurdu' ifadesinde Ankara yerine 'hükümet yetkilileri' getirdiğimizde anlam tam olarak oturur. Bu yerine koyma esnasında iki kavram arasında hiçbir benzetme ilişkisi bulunmuyorsa orada ad aktarması vardır.
Estimated Time:1m 30s
Question 103Question

Aşağıdaki cümlelerde koyu harflerle belirtilen sözcükleri, bu cümlelerde kazandıkları anlamları dikkate alarak sağ sütundaki karşıt (zıt) anlamlılarıyla eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Törendeki doğal ve içten konuşmasıyla salondakilerin beğenisini kazandı.
Şairin şiirlerinde yer alan derin imgeler, okuyucunun hayal gücünü zorluyor.
Sanatçının kuru bir dille kaleme aldığı bu makale, okuyucuyu sarmıyor.
Müzakerelerde sergilediği esnek tavırlar sayesinde kriz büyümeden çözüldü.

Matches

Show answer & explanation

Answer

Birinci cümledeki 'doğal' sözcüğü 'yapmacık' ile, ikinci cümledeki 'derin' sözcüğü 'yüzeysel' ile, üçüncü cümledeki 'kuru' sözcüğü ise 'süslü' ile eşleşir. Dördüncü cümledeki 'esnek' sözcüğünün zıttı olan 'katı' veya 'tavizsiz' ifadesi ile sağ sütundaki çeldirici olan 'sığ' sözcüğü eşleşmeden kalır.
Doğal sözcüğü samimi anlamında olup karşıtı yapmacıktır. Derin sözcüğü yoğun anlamında olup karşıtı yüzeyseldir. Kuru sözcüğü yalın ve süssüz anlamında olup karşıtı süslüdür.

Step-by-Step Solution

1
Cümlelerdeki koyu yazılmış sözcüklerin bağlamdaki anlamlarını belirleme
"Doğal" sözcüğü içtenlik, "derin" sözcüğü yoğunluk/kapsamlılık, "kuru" sözcüğü süssüzlük/yalınlık, "esnek" sözcüğü ise uzlaşmacılık anlamını taşımaktadır.
Sözcüklerin karşıt anlamlılık ilişkisi kurulurken cümle içinde kazandıkları gerçek veya mecaz anlamlar esas alınmalıdır.
2
Belirlenen anlamların bağlamsal karşıtlarını bularak doğru eşleşmeleri gerçekleştirme
"Doğal" ile "yapmacık", "derin" ile "yüzeysel", "kuru" ile "süslü" sözcükleri eşleşir.
Mecaz anlam kazanan sözcüklerin karşıt anlamlıları da bu mecaz anlamlara göre belirlenmelidir.
3
Eşleşmeyen çeldirici ögeleri analiz etme
"Sığ" sözcüğü "derin"in gerçek anlamdaki zıttı olsa da bu cümledeki mecaz anlamıyla eşleşmez. "Esnek" sözcüğünün karşıtı olan "katı" ise sağ sütunda yer almaz.
Öğrencilerin kelimelerin sadece ilk sözlük anlamlarına odaklanarak hata yapmalarını engellemek için çeldiriciler dikkatle elenmelidir.

Key Concept

Karşıt (zıt) anlamlılığın bağlamsal ve mecaz/gerçek anlam katmanlarına göre belirlenmesi.
Question 104Question

Türkçede nicelik bildiren (ölçülebilen, sayılabilen, tartılabilen) sözcükler; cümledeki kullanım bağlamına göre nitelik bildiren (ölçülemeyen, nitelik gösteren) bir anlama bürünebilir.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu durumu örneklendiren bir kullanım vardır?

Show answer & explanation

Answer: Dergide yayımlanan sert eleştiriler, genç şairin yazı hayatına uzun süre ara vermesine yol açtı.

Answer

Dergide yay��mlanan sert eleştiriler, genç şairin yazı hayatına uzun süre ara vermesine yol açtı.
Dergide yayımlanan sert eleştiriler ifadesindeki 'sert' sözcüğü, normalde cisimlerin sertlik derecesi gibi ölçülebilen fiziksel bir durumu bildiren nicel bir kelimedir. Ancak bu cümlede, eleştirinin kırıcı, hoşgörüsüz veya sert üslubunu anlatmak amacıyla kullanılarak ölçülemeyen bir özellik (nitel anlam) kazanmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Cümlelerdeki seçeneklerde geçen nicelik bildirebilecek sözcükleri tespit etmek.
Seçeneklerdeki 'sert', 'pişkin', 'tarafsız' ve 'yoğun' sözcükleri incelenmiştir.
Nicel-nitel anlam kaymasının hangi sözcükte gerçekleştiğini bulmak için aday sözcükler belirlenmelidir.
2
Belirlenen sözcüklerin temel anlamlarının nicel (ölçülebilir) olup olmadığını kontrol etmek.
'sert' (fiziksel direnç) ve 'yoğun' (yoğunluk derecesi) sözcükleri nicel anlamlıdır; 'pişkin' ve 'tarafsız' sözcükleri ise doğrudan nitel/mecaz anlamlıdır.
Başlangıçta nicel anlamı olmayan bir sözcükte nicelden nitele geçiş aranamaz.
3
Nicel kökenli sözcüklerin cümledeki bağlamlarını değerlendirerek ölçülemez bir niteliğe dönüşüp dönüşmediğini incelemek.
'Dergide yayımlanan sert eleştiriler...' cümlesindeki 'sert' sözcüğü ölçülebilen fiziksel sertliği değil, eleştirinin üslubunu (nitelik) ifade etmektedir.
Sözcüğün cümle içinde kazandığı yeni anlamın nicelik mi yoksa nitelik mi bildirdiğini ayırt etmek doğru sonuca ulaştırır.

Key Concept

Nicel anlamlı bir sözcüğün cümle bağlamında nitel anlam kazanması (anlam kayması)
Estimated Time:1m 30s
Question 105Question

Doğadaki cansız varlıkların, hayvanların ya da makinelerin çıkardığı seslerin taklit edilmesiyle oluşan sözcükler "yansıma sözcük" olarak adland��rılır.

Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde yansıma sözcük kullanılmıştır?

Show answer & explanation

Answer: Yaz sıcağında buz gibi akan derenin şırıltısı hepimize huzur verdi.

Answer

Yaz sıcağında buz gibi akan derenin şırıltısı hepimize huzur verdi cümlesinde yansıma sözcük kullanılmıştır.
Derenin şırıltısı ifadesindeki 'şırıltı' sözcüğü, suyun akarken çıkardığı sesin taklit edilmesiyle ('şır' yansıma kökünden) türetildiği için yansıma bir sözcüktür.

Step-by-Step Solution

1
Yansıma sözcüklerin ses taklidine dayandığını hatırlayın.
Yansıma sözcüklerin duyulan bir sesi taklit etmesi gerektiği, görsel ifadelerin yansıma olamayacağı bilgisi netleştirilir.
Yansıma sözcük ile görme duyusuna hitap eden kelimeleri birbirinden ayırmak için ilk adımdır.
2
Seçeneklerdeki ses taklidi bildiren sözcüğü arayın.
'Derenin şırıltısı' cümlesinde 'şır' sesinin taklidiyle üretilen 'şırıltı' sözcüğü bulunur.
Ses taklidine dayanan gerçek yansımayı tespit etmek.
3
Mecaz anlam kazanarak yansıma özelliğini yitiren kelimeleri eleyin.
'Patladı' ve 'çıtlattı' kelimelerinin yansıma kökenli olmalarına karşın mecaz anlama gelerek ses bildirme özelliklerini kaybettikleri belirlenir.
Kelimenin bağlam içindeki gerçek/mecaz kullanımını kontrol ederek çeldiricileri elemek.

Key Concept

Yansıma sözcükler doğadaki gerçek seslerin taklidine dayanır. Görme duyusuyla ilgili veya mecazlaşarak ses anlamını yitiren kelimeler yansıma kabul edilmez.
Estimated Time:1m 0s
Question 106Question

Bilimsel araştırmalarda doğru sonuca ulaşabilmek için her şeyden önce uygun bir yol izlemek gerekir.

Bu cümledeki altı çizili sözcüğün yerine anlamca en yakın olan sözcük aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: yöntem

Answer

yöntem
Cümledeki 'yol' sözcüğü fiziksel bir yolu değil, bir amaca ulaşmak için izlenen sistemli tarzı yani 'yöntem' kavramını ifade etmektedir. Bu yüzden 'yöntem' sözcüğü altı çizili sözcüğün yerini tam olarak tutmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Cümledeki 'yol' sözcüğünün bağlamsal anlamını belirleme
'yol' sözcüğünün bu cümlede 'yöntem, metot' anlamında soyut bir anlam taşıdığı belirlendi.
Sözcüklerin bağlamsal anlamını anlamak doğru eş/yakın anlamı bulmanın ilk adımıdır.
2
Seçeneklerdeki sözcüklerin anlamlarını analiz etme
'yöntem' sözcüğünün 'yol' sözcüğünün cümledeki anlamını tam olarak karşıladığı görüldü.
Eş anlamlı olan sözcük cümledeki anlamı doğrudan karşılamalıdır.
3
Çeldirici seçenekleri eleme
'güzergâh', 'patika', 'mesafe' ve 'geçit' sözcüklerinin fiziksel anlamlar taşıdığı için elendiği belirlendi.
Sözcüğün gerçek anlamı ile cümledeki soyut/mecaz anlamı karıştırılmamalıdır.

Key Concept

Eş Anlamlı ve Yakın Anlamlı Sözcükler
Estimated Time:1m 0s
Question 107Question

Türkçede ses taklidine dayanan sözcükler (yansıma sözcükler), aldıkları yapım ekleriyle yeni kavramları karşılayacak şekilde türetilebilir. Bu türemiş kelimeler, cümle içinde niteleme işlevi görerek sıfat görevi üstlenebilir. Ancak bu belirlemeyi yaparken, ses taklidine dayanmayan görsel unsurlarla ve mecazlaşarak yansıma özelliğini yitirmiş sözcüklerle karıştırmamak gerekir.

Bu açıklamaya göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde yansıma kökenli bir sözcük niteleme göreviyle kullanılmıştır?

Show answer & explanation

Answer: Dağ yollarında ilerlerken cızırtılı telsiz sesleri dışında hiçbir şey işitemiyorduk.

Answer

Dağ yollarında ilerlerken cızırtılı telsiz sesleri dışında hiçbir şey işitemiyorduk.
Doğru seçenekte yer alan 'cızırtılı' sözcüğü, doğadaki 'cız' sesinin taklidiyle türetilmiş bir yansıma kelimedir. Bu sözcük 'telsiz sesleri' isim öbeğini niteleme göreviyle (sıfat olarak) kullanılmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Yansıma sözcük tanımını ve niteleme sıfatı işlevini belirlemek.
Doğadaki seslerin taklidine dayanan ve cümle içinde isimleri niteleyen sözcük hedeflenmiştir.
Sorunun neyi test ettiğini doğru anlamak analizi kolaylaştırır.
2
Seçeneklerde yansıma veya yansıma benzeri sözcükleri tespit etmek.
Seçeneklerde sırasıyla 'pırıl pırıl', 'çıtlattı', 'cayırtıyla', 'cızırtılı' ve 'hışırtısı' kelimeleri belirlenmiştir.
Analiz edilecek kelimelerin doğru belirlenmesi gerekir.
3
Kelimelerin yansıma durumunu ve cümledeki görevini incelemek.
Yalnızca 'cızırtılı' sözcüğü hem ses taklidine dayanır hem de sıfat (niteleme) görevindedir.
Yansıma özelliğini mecazlaşma veya görsellik nedeniyle yitiren ya da farklı görevde kullanılan kelimeleri elemektir.

Key Concept

Yansıma sözcüklerin tespiti ve cümledeki dil bilgisel görevleri (sözcük türleri)
Question 108Question

Doğadaki seslerin taklit edilmesi esasına dayanan yansıma sözcükler, cümlede isim, sıfat, zarf veya fiil gibi farklı görevlerde kullanılabilir. Ancak yansıma kökenli bazı sözcükler zamanla mecazlaşarak bu özelliklerini yitirebilir ya da bazı sözcükler yapıca yansımaya benzese de sadece görsel bir nitelik taşıdığı için yansıma kabul edilmeyebilir.

Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde yansıma bir s��zcük zarf görevinde kullanılmıştır?

Show answer & explanation

Answer: Odanın ortasındaki şöminede kurumuş meşe odunları çatır çatır yanarak etrafa sıcaklık yayıyordu.

Answer

Odanın ortasındaki şöminede kurumuş meşe odunları çatır çatır yanarak etrafa sıcaklık yayıyordu cümlesindeki 'çatır çatır' sözcüğü gerçek anlamını koruyan bir yansımadır ve zarf görevindedir.
Doğru seçenekte yer alan 'çatır çatır' ikilemesi, odunun yanarken çıkardığı sesin taklidine dayanan gerçek anlamlı bir yansımadır. Bu sözcük öbeği, kendisinden sonra gelen 'yanarak' zarf-fiilini durum yönünden nitelediği için zarf görevindedir.

Step-by-Step Solution

1
Cümlelerdeki ses taklidine dayanan veya yansımaya benzeyen sözcüklerin tespit edilmesi
Belirlenen sözcükler sırasıyla: 'ışıl ışıl', 'çıtlattı', 'çıtırtılı', 'çatır çatır', 'patlamıştı'.
Yansıma özelliğini koruyup korumadıklarını incelemek için öncelikle cümlelerdeki hedef kelimeler bulunur.
2
Tespit edilen sözcüklerin anlamsal ve kökensel olarak yansıma olup olmadığının değerlendirilmesi
'ışıl ışıl' görme duyusuna seslendiği için yansıma değildir. 'çıtlattı' ve 'patlamıştı' sözcükleri mecaz anlama kaydığı için yansıma özelliğini yitirmiştir. 'çıtırtılı' ve 'çatır çatır' ise ses taklidine dayanan gerçek yansımalardır.
Yansıma sözcüklerin temel koşulu olan işitsel ses taklidi ve gerçek/yan anlamını koruma kriteri kontrol edilir.
3
Gerçek yansıma olan sözcüklerin cümledeki dil bilgisel görevlerinin belirlenmesi
'çıtırtılı adımları' ifadesindeki 'çıtırtılı' sözcüğü ismi nitelediği için sıfat; 'çatır çatır yanarak' ifadesindeki 'çatır çatır' sözcüğü fiilimsiyi nitelediği için zarftır.
Yansıma sözcüğün zarf görevinde kullanılıp kullanılmadığını netleştirmek için dil bilgisel çözümleme yapılır.

Key Concept

Yansıma sözcüklerin ses taklidine dayanması, mecazlaşmaması ve cümledeki dil bilgisel görevleri (isim, sıfat, zarf, fiil)
Question 109Question

Aşağıdaki cümlede kalın harflerle belirtilen sözcükte bir ad aktarması (mecazımürsel) söz konusudur:

'Klasik Türk musikisinin bu eşsiz eserini icra eden orkestra şefinin sahneye çıkmasıyla tüm salon sessizliğe büründü.'

Bu cümledeki ad aktarması, 'salon' sözcüğünün benzetme amacı güdülmeden, orada bulunan insanları karşılayacak şekilde kullanılmasıyla oluşmuştur.

Buna göre, parçada boş bırakılan yere bu anlam ilişkisini ifade eden uygun kavramı yazınız.

Fill in the blanks below

Bu cümledeki ad aktarmasında, 'salon' sözcüğü ile 'salondaki insanlar' kastedilmiş ve aralarında anlam ilişkisi kurulmuştur.
Show answer & explanation

Answer

Bu cümledeki ad aktarmasında 'yer-insan' (veya 'iç-dış') anlam ilişkisi kurulmuştur.
Cümlede geçen 'salon' kelimesi fiziksel bir mekânı belirtmesine rağmen, o mekânın içindeki insanları karşılayacak şekilde kullanılmıştır. Bu kullanım benzetme amacı taşımadığından ad aktarmasıdır ve mekân-insan (yer-insan/iç-dış) ilişkisine dayanır.

Step-by-Step Solution

1
Cümledeki 'salon' sözcüğünün kullanımı ve bağlamı incelenir.
Sözcüğün gerçek anlamda fiziksel bir mekânı (salonu) değil, o mekânın içinde bulunan insanları (dinleyicileri) karşıladığı belirlenir.
Ad aktarmasının varlığını ve hangi kavramların yer değiştirdiğini saptamak amacıyla bu adım gerçekleştirilir.
2
Kelimeler arasında kurulan anlam ilişkisinin türü analiz edilir.
Mekân (yer/dış) söylenip içindeki insanlar (insan/iç) kastedildiği için bu aktarımın 'yer-insan' veya 'iç-dış' ilgisine dayandığı tespit edilir.
Mecazımürsel türleri arasındaki doğru ilişki türünü belirlemek için bu adım gereklidir.

Key Concept

Ad aktarması (mecazımürsel); bir sözcüğün, benzetme amacı güdülmeden, aralarındaki yer-insan, iç-dış, parça-bütün, sanatçı-eser gibi çeşitli anlam ilgileri nedeniyle başka bir sözcüğün yerine kullanılmasıdır.
Estimated Time:1m 30s
Question 110Question

Aşağıdaki cümlelerde geçen terim anlamlı sözcükleri, ait oldukları bilim veya sanat dalıyla doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Oyunun ikinci perdesinde sahne tasarımı tamamen değişiyor ve karakterlerin iç dünyası dekorla yansıtılıyordu.
Parabolün tepe noktasının apsis değerini bulmak için simetri ekseni formülünden yararlanabiliriz.
Bu eserde, portede yer alan ilk notanın süresi diğerlerinden daha uzun tutularak melodi vurgulanmış.
Hücre bölünmesi sırasında kromozomların belirginleşmesi, interfaz evresinin tamamlandığını g��sterir.

Matches

Show answer & explanation

Answer

Birinci cümlenin Tiyatro, ikinci cümlenin Matematik, üçüncü cümlenin Müzik, dördüncü cümlenin ise Biyoloji ile eşleştirilmesi gerekir.
Verilen cümlelerdeki 'perde', 'apsis', 'nota' ve 'kromozom' kelimeleri sırasıyla tiyatro, matematik, müzik ve biyoloji alanlarına ait kavramları karşıladıkları için terim anlamlıdır ve bu alanlarla doğru eşleşmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Birinci cümledeki terim anlamlı sözcüğü belirlemek
'perde' sözcüğü tiyatro dalıyla ilgilidir.
Tiyatro sanatında eserin her bir bölümüne perde denir.
2
İkinci cümledeki terim anlamlı sözcüğü belirlemek
'apsis' sözcüğü matematik dalıyla ilgilidir.
Apsis, koordinat düzlemindeki yatay eksen değerini tanımlayan matematiksel bir kavramdır.
3
Üçüncü cümledeki terim anlamlı sözcüğü belirlemek
'nota' sözcüğü müzik dalıyla ilgilidir.
Nota, müzikal sesleri temsil eden grafiksel işarettir.
4
Dördüncü cümledeki terim anlamlı sözcüğü belirlemek
'kromozom' sözcüğü biyoloji dalıyla ilgilidir.
Kromozom, DNA ve proteinlerden oluşan kalıtım maddesi olup biyoloji bilimine ait bir terimdir.

Key Concept

Terim Anlam
Estimated Time:1m 30s
Question 111Question

Yeni bir kurgu dünyası inşa etmek isteyen romancı, tıpkı titiz bir usta gibi çalışır. Yapıtını oluştururken adeta tünelin ağzında (I) bekleyen bir kılavuz gibi okuru karşılar ve onu hikâyenin derinliklerine çeker. Anlatımda tekdüzeliğe düşmemek için olay örgüsünü farklı kanatlara (II) ayırarak zenginleştirir. Kahramanların karşılaştığı engeller, bazen dibi görünmeyen kör (III) bir kuyunun karanlığına benzer. İşte böyle anlarda yazar, karakterlerin engeller karşısında günden güne eriyen (IV) sabrını yeniden besleyecek çıkış yolları arar. Kurgunun bir saatin dişleri (V) gibi tıkır tıkır çalışması da bu çabaya bağlıdır.

Bu parçada numaralanmış sözcüklerden hangisi mecaz anlamıyla kullanılmıştır?

Show answer & explanation

Answer: IV

Answer

IV numaralı 'eriyen' sözcüğü, sabır gibi soyut bir kavramın tükenmesini ifade ederek mecaz anlamda kullanılmıştır.
IV numaralı 'eriyen' sözcüğü, katı bir maddenin sıvıya dönüşmesi şeklindeki temel fiziksel anlamından tamamen uzaklaşarak 'sabrın tükenmesi' gibi soyut bir durumu karşılamıştır. Bu durum sözcüğe mecaz anlam kazandırmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Parçada altı çizili ve numaralanmış olan her bir sözcüğün cümledeki kullanım amacını ve anlam ilişkisini belirlemek.
I, II, III ve V numaralı sözcüklerin somut organ/nesne adlarının şekil, konum veya işlev benzerliğiyle başka bir varlığı karşıladığı; IV numaralı sözcüğün ise tamamen soyut bir anlama büründüğü belirlenir.
Sözcüklerin gerçek anlamlarından uzaklaşma derecesini tespit ederek yan ve mecaz anlam ayrımını doğru yapmak.
2
Yan anlam özelliği gösteren sözcükleri eleyerek mecaz anlamlı olan sözcüğü tespit etmek.
'Sabrın erimesi' ifadesindeki 'eriyen' sözcüğünün fiziksel erimeyle ilgisinin kalmadığı ve mecaz anlam kazandığı, diğerlerinin ise yan anlam sınırlarında kaldığı kesinleştirilir.
Öğrencinin yan anlam ile mecaz anlamı karıştırmasını engellemek ve doğru seçeneğe ulaşmak.

Key Concept

Mecaz Anlam ve Yan Anlam Ayrımı
Estimated Time:2m 0s
Question 112Question

Aşağıdaki cümlelerde yer alan altı çizili sözcükleri, bu cümlelerdeki anlam özelliklerini dikkate alarak karşıt (zıt) anlamlıları ile eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Sanatçının son yapıtında kullandığı ağır dil, genç okurların eseri anlamasını güçleştiriyor.
Mevsim geçişlerinde ince kıyafetler seçmek sağlığımızı olumsuz etkileyebilir.
Geleceğe dair sunduğu bulanık projeler, yatırımcıların kafasında soru işaretleri yarattı.
Araştırmacının konuyu sadece yüzeysel bir yaklaşımla incelemesi raporun değerini düşürmüş.

Matches

Show answer & explanation

Answer

Cümlelerde geçen 'ağır' sözcüğü 'yalın' ile, 'ince' sözcüğü 'kalın' ile, 'bulanık' sözcüğü 'berrak' ile, 'yüzeysel' sözcüğü ise 'derin' ile eşleşmektedir. 'Hafif' sözcüğü ise herhangi bir sözcükle eşleşmeyen çeldiricidir.
Cümlelerdeki altı çizili sözcüklerin bağlamsal zıt anlamları sırasıyla şöyledir: 'Ağır dil' ifadesindeki 'ağır' (süslü, anlaşılması güç) sözcüğünün karşıtı 'yalın'; 'ince kıyafet' ifadesindeki 'ince'nin karşıtı 'kalın'; 'bulanık proje' ifadesindeki 'bulanık' (belirsiz, net olmayan) sözcüğünün karşıtı 'berrak'; 'yüzeysel yaklaşım' ifadesindeki 'yüzeysel' (detaysız) sözcüğünün karşıtı ise 'derin' sözcüğüdür.

Step-by-Step Solution

1
Cümlelerdeki altı çizili sözcüklerin bağlamdaki (cümledeki) anlamlarını belirleyin.
'Ağır dil' ifadesindeki 'ağır' anlaşılması güç/sanatlı; 'ince kıyafet' ifadesindeki 'ince' kalınlığı az olan; 'bulanık proje' ifadesindeki 'bulanık' net olmayan; 'yüzeysel yaklaşım' ifadesindeki 'yüzeysel' ise derinliği olmayan anlamındadır.
Sözcüklerin zıt anlamlılarını bulmak için öncelikle cümle içinde hangi anlamda (gerçek, mecaz vb.) kullanıldıklarını saptamak gerekir.
2
Bulunan bu anlamların zıtlarını sağ sütundaki sözcüklerle eşleştirin.
Süslü/anlaşılması güç olan 'ağır'ın zıttı 'yalın'; 'ince'nin zıttı 'kalın'; net olmayan 'bulanık'ın zıttı 'berrak'; detaylı olmayan 'yüzeysel'in zıttı ise 'derin' sözcüğüdür.
Sözcüklerin bağlamsal anlamlarına uygun zıt anlamlı eşlerini belirlemek eşleştirmenin doğru tamamlanmasını sağlar.
3
Açıkta kalan sözcüğü belirleyerek kontrol edin.
'Hafif' sözcüğü, 'ağır' sözcüğünün gerçek anlamdaki (ağırlığı fazla olan) zıttıdır; ancak cümledeki 'ağır dil' mecaz anlamıyla eşleşmediği için boşta kalır.
Çeldiricilerin hangi yanılgıya dayanarak konulduğunu tespit etmek hata yapmayı önler.

Key Concept

Karşıt (Zıt) Anlamlı Sözcükler
Question 113Question

Sanatsal yaratım, sanatçının dış dünyadan devşirdiği ham maddeyi kendi düş gücüyle harmanlamasıdır. Bu süreçte dış gerçeklik olduğu gibi değil, sanatçının estetik algısıyla dön��ştürülerek yapıta aktarılır.

Bu parçadaki 'devşirdiği' ve 'dönüştürülerek' sözcüklerinin anlamca yerini tutabilecek kullanımlar aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: derlediği - başkalaştırılarak

Answer

derlediği - başkalaştırılarak
Doğru yanıt 'derlediği - başkalaştırılarak' ifadesidir. Cümledeki 'devşirdiği' kelimesi sanatçının dış dünyadan topladığı, bir araya getirdiği ham maddeyi karşılamaktadır ve 'derlediği' sözcüğü ile eş anlamlıdır. 'Dönüştürülerek' kelimesi ise bu ham maddenin yapıta aktarılırken niteliğinin değiştirilmesi, yani 'başkalaştırılması' anlamına gelmektedir. Bu iki sözcük cümleye tam olarak uyum sağlar.

Step-by-Step Solution

1
Parçadaki 'devşirdiği' sözcüğünün bağlamsal anlamını belirleme.
'Devşirmek' eylemi burada sanatçının dış dünyadan topladığı, bir araya getirdiği verileri ve malzemeleri ifade etmektedir. Sözlükteki bir araya getirmek, toplamak anlamıyla örtüşen karşılık 'derlemek' (derlediği) sözcüğüdür.
Sözcüklerin cümle içindeki kullanım alanlarını ve kazandıkları anlamları tespit etmek, doğru eş anlamlıyı bulmanın ilk adımıdır.
2
Parçadaki 'dönüştürülerek' sözcüğünün bağlamsal anlamını belirleme.
'Dönüştürmek' eylemi, dış dünyadaki gerçekliğin sanatçının zihninde değişime uğraması, farklı bir nitelik kazanması anlamına gelir. Bu bağlamda 'başkalaştırılmak' eylemi dönüştürmek ile tam olarak örtüşmektedir.
İkinci kelimenin de bağlamsal olarak cümlenin anlam akışını bozmayacak şekilde yerine konması gerekir.
3
Seçenekleri analiz ederek doğru eşleştirmeyi doğrulama.
İlk sözcük için 'derlediği', ikinci sözcük için 'başkalaştırılarak' kelimelerinin sırasıyla getirildiği seçenek cümlenin anlam bütünlüğünü ve derinliğini eksiksiz şekilde korur.
Sıralı sözcük sorularında her iki sözcüğün de aynı anda bağlamı karşılaması zorunludur.

Key Concept

Bağlamsal eş ve yakın anlamlılık ilişkisi
Question 114Question

Ad aktarması (mecazımürsel), bir sözcüğün benzetme amacı güdülmeden, aralarındaki çeşitli ilişkiler (sanatçı-eser, yer-insan, iç-dış, parça-bütün vb.) aracılığıyla başka bir sözcüğün yerine kullanılmasıdır. Benzetme y��nü ağır basan aktarmalar ise deyim aktarması ya da doğrudan mecazlı söyleyiş olarak kabul edilir.

Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde ad aktarması (mecazımürsel) vardır?

Show answer & explanation

Answer: Üniversitedeki ilk yılımda Türk edebiyatının derinliklerini keşfederken her akşam odama çekilir, saatlerce Yahya Kemal'i okur ve onun İstanbul tasvirlerinde kaybolurdum.

Answer

Yahya Kemal'in okunduğunun belirtildiği ve sanatçı-eser ilişkisine dayanan ad aktarmasının yer aldığı cümle doğru cevaptır.
Doğru cevap olan cümlede geçen 'Yahya Kemal'i okur' ifadesinde, şairin kendisi söylenerek onun kaleme aldığı şiirler ve kitaplar kastedilmiştir. Bu durum, benzetme amacı güdülmeden kurulan bir sanatçı-eser ilişkisidir ve ad aktarmasının (mecazımürsel) en belirgin örneklerinden biridir.

Step-by-Step Solution

1
Cümlelerdeki mecazlı ve aktarmalı söyleyişleri belirleme.
Her seçenekteki anlam olayları tespit edilir: 'hırçınlaşan rüzgâr' ve 'gecenin örtüsü' ifadelerinde deyim aktarması; 'evin sıcaklığı' ifadesinde mecaz anlam; 'dağın sırtı' ifadesinde yan anlam; 'Yahya Kemal'i okumak' ifadesinde ise ad aktarması bulunmuştur.
Sözcüklerin hangi anlam ilgisiyle kullanıldığını ayırt etmek sorunun çözümünün ilk adımıdır.
2
Mecazımürsel (ad aktarması) ile deyim aktarması ve diğer mecaz türleri arasındaki farkı ortaya koyma.
Ad aktarmasında temel ölçüt benzetme amacının olmamasıdır. Deyim aktarmalarında ise benzetme amacı vardır.
Öğrencilerin sıklıkla yaptığı deyim aktarması ile ad aktarması karıştırma hatasını engellemek için bu ayrım hayati önem taşır.
3
Sanatçı-eser ilişkisini belirleyerek doğru cevabı kesinleştirme.
Şairin kendisi söylenip eseri kastedildiği için 'Yahya Kemal'i okumak' ifadesinin ad aktarması olduğu doğrulanır.
Söz konusu seçenekte doğrudan kazanım doğrultusunda bir ad aktarması ilişkisi kurulmuştur.

Key Concept

Ad Aktarması (Mecazımürsel)
Question 115Question

Aşağıdaki cümlelerde koyu yazılmış sözcükleri, bulundukları cümledeki anlamlarına göre zıt (karşıt) anlamlılarıyla eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Kış mevsiminde bu dağ gölünün suları oldukça soğuk olur.
Misafirlerine karşı sergilediği bu soğuk tavır herkesi şaşırttı.
Sunucunun törendeki kuru anlatımı dinleyicilerin sıkılmasına yol açt��.
Yaptığı başarılı ticaret sayesinde borçlarını kısa sürede ödedi.

Matches

Show answer & explanation

Answer

Cümlelerde geçen koyu renkli sözcüklerin karşıt anlamlıları sırasıyla şu şekildedir: 1. cümledeki gerçek anlamlı "soğuk" sözcüğü "sıcak" ile, 2. cümledeki mecaz anlamlı "soğuk" sözcü��ü "samimi" ile, 3. cümledeki mecaz anlamlı "kuru" sözcüğü "akıcı" ile, 4. cümledeki "ödedi" eylemi ise "borçlandı" eylemi ile eşleşir. "Yaş" ve "ödemedi" sözcükleri ise eşleşme dışında kalarak boşta kalır.
Doğru eşleştirmeler sözcüklerin cümledeki bağlamsal anlamlarına göre yapılmıştır. Fiziksel ısıyı bildiren "soğuk" sözcüğü "sıcak" ile; tavır ve davranıştaki mesafeyi bildiren mecaz anlamlı "soğuk" sözcüğü "samimi" ile; tekdüze anlatımı ifade eden mecaz anlamlı "kuru" sözcüğü "akıcı" ile; ve son olarak borç kapatmayı ifade eden "ödedi" eylemi "borçlandı" eylemi ile eşleşir.

Step-by-Step Solution

1
İlk cümledeki "soğuk" sözcüğünün anlamını belirleme
"Soğuk" sözcüğü bu cümlede gerçek anlamıyla (ısısı düşük) kullanılmıştır.
Göl suyunun fiziksel durumunu ve ısısını nitelendirdiği için gerçek anlamdadır.
2
İlk cümlenin zıt anlamlı karşılığını bulma
Gerçek anlamdaki "soğuk" sözcüğünün karşıt anlamlısı "sıcak" sözcüğüdür. Bu yüzden ilk cümle "sıcak" ile eşleşir.
Fiziksel anlamda soğukluğun karşıtı sıcaklıktır.
3
İkinci cümledeki "soğuk" sözcüğünün anlamını belirleme
"Soğuk" sözcüğü burada mecaz anlamda (mesafeli, sevgisiz, samimiyetsiz) kullanılmıştır.
İnsan davranışlarını nitelediği ve gerçek ısı kavramıyla ilgisi olmadığı için mecaz anlamdadır.
4
İkinci cümlenin zıt anlamlı karşılığını bulma
Mecaz anlamdaki "soğuk" sözcüğünün bu bağlamdaki karşıt anlamlısı "samimi" (ya da içten) sözcüğüdür. Bu yüzden ikinci cümle "samimi" ile eşleşir.
Mecaz anlamlı sözcüklerin karşıt anlamlıları da mecaz veya yakın anlam ilişkisine göre belirlenmelidir; bu bağlamda "sıcak" sözcüğü doğrudan davranışı karşılamaz.
5
Üçüncü cümledeki "kuru" sözcüğünün anlamını belirleme
"Kuru" sözcüğü "kuru anlatım" ifadesinde mecaz anlamda (sıkıcı, tekdüze, akıcı olmayan) kullanılmıştır.
Anlatımın fiziksel ıslaklığı veya kuruluğu olamayacağı için sözcük mecaz anlamdadır.
6
Üçüncü cümlenin zıt anlamlı karşılığını bulma
Mecaz anlamdaki "kuru" sözcüğünün bu bağlamdaki karşıt anlamlısı "akıcı" (veya canlı) sözcüğüdür. Bu yüzden üçüncü cümle "akıcı" ile eşleşir.
Sıkıcı ve tekdüze bir anlatımın karşıtı akıcı ve sürükleyici bir anlatımdır. Sözcüğün gerçek anlamdaki zıttı olan "yaş" bu bağlama uymaz.
7
Dördüncü cümledeki "ödedi" eyleminin zıt anlamlısını bulma
"Ödedi" eyleminin karşıt anlamlısı "borçlandı" sözcüğüdür.
Bir borcu kapatmanın karşıtı yeni bir borç altına girmektir. Eylemin olumsuzu olan "ödemedi" sözcüğü zıt anlamlısı değildir.

Key Concept

Sözcüklerin zıt (karşıt) anlamları belirlenirken mutlaka cümledeki kullanım bağlamlarına (gerçek veya mecaz anlamda olmalarına) dikkat edilmelidir. Ayrıca bir eylemin olumsuzu, o eylemin zıt anlamlısı sayılamaz.
Question 116Question

Edebî metinlerde kelimelerin duygu ve düşünceleri daha etkili kılmak amacıyla benzetme ilgisiyle başka kelimeler yerine kullanılmasına deyim aktarması (anlam aktarması) denir. Bu aktarım; insandan doğaya, doğadan insana, doğadan doğaya ve duyular arası aktarım şeklinde gerçekleşebilir.

Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde, doğaya ait bir kavramın başka bir doğa unsuruna aktarılmasıyla (doğadan doğaya anlam aktarması) kurulmuş bir deyim aktarması vardır?

Show answer & explanation

Answer: Fırtınanın ortasında gökyüzünü kaplayan kara bulutlar, ovadaki cılız ağaçların üzerine adeta kükrüyordu.

Answer

Fırtınanın ortasında gökyüzünü kaplayan kara bulutlar, ovadaki cılız ağaçların üzerine adeta kükrüyordu.
Doğadan doğaya anlam aktarımında doğaya ait bir özelliğin yine doğadaki başka bir kavrama aktarılması gerekir. Fırtınanın ortasında gökyüzünü kaplayan kara bulutlar, ovadaki cılız ağaçların üzerine adeta kükrüyordu. cümlesinde doğadaki bir canlıya (aslana) özgü olan kükremek eylemi, doğanın cansız bir unsuru olan bulutlara aktarılmıştır. Bu nedenle doğadan doğaya aktarım gerçekleşmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Soru kökündeki tanım ve istenen aktarım türü olan doğadan doğaya anlam aktarımı kavramı incelenir.
Doğaya ait bir kavramın (örneğin hayvansal bir niteliğin) yine doğadaki cansız veya başka bir varlığa aktarıldığı seçenek aranacaktır.
Deyim aktarmasının farklı türleri arasından doğadan doğaya olanını doğru tespit edebilmek gerekir.
2
Cümlelerdeki sözcükler arası anlam aktarımları tek tek tahlil edilir.
Kara bulutların kükremesi ifadesinde, hayvana ait olan kükremek eyleminin buluta aktarıldığı görülür. Her iki unsur da doğaya ait olduğundan bu bir doğadan doğaya aktarımdır.
Doğru cevaba ulaşmak için tüm kelimelerin temel anlam alanları ve kazandıkları yeni anlamlar değerlendirilir.

Key Concept

Deyim Aktarması (Anlam Aktarmaları) ve Türleri
Estimated Time:2m 0s
Question 117Question

Aşağ��daki cümlelerde koyu yazılmış sözcüklerin cümledeki bağlamına göre kazandığı anlam özelliğini (nicel veya nitel) dikkate alarak boşlukları uygun kavramlarla tamamlayınız.

Fill in the blanks below

I. Sanatçının stüdyodaki çalışmaları için sipariş ettiği ince fırçalar nihayet ulaştı. (Bu cümledeki 'ince' sözcüğü anlamlıdır.)

II. Yıllardır bu sektörde edindiği tecrübeler ona olaylara karşı ince bir seziş yeteneği kazandırmıştı. (Bu cümledeki 'ince' sözcüğü
anlamlıdır.)
Show answer & explanation

Answer

Birinci boşluğa 'nicel' (veya 'niceliksel'), ikinci boşluğa ise 'nitel' (veya 'niteliksel') terimleri getirilmelidir.
İlk cümlede geçen 'ince fırçalar' ifadesi fırçaların kalınlık yönünden ölçülebilirliğini (nicel anlamını) gösterirken; ikinci cümledeki 'ince bir seziş' ifadesi zihinsel bir kavrayışın, hassasiyetin (nitel anlamının) bir göstergesidir. Dolayısıyla boşluklara sırasıyla 'nicel' ve 'nitel' sözcükleri yazılmalıdır.

Step-by-Step Solution

1
İlk cümledeki 'ince' sözcüğünün bağlamını inceleme
Sonuç: 'İnce fırçalar' ifadesindeki 'ince' sözcüğü, fırçanın fiziksel ve ölçülebilir kalınlığını bildirmektedir.
Neden: Fiziksel olarak ölçülebilen ve sayılabilen özellikleri bildiren sözcükler nicel anlam taşır.
2
İkinci cümledeki 'ince' sözcüğünün bağlamını inceleme
Sonuç: 'İnce bir seziş' ifadesindeki 'ince' sözcüğü, hassas, nitelikli ve ölçülemeyen bir seziş yeteneğini belirtmektedir.
Neden: Ölçülemeyen, kalite ve özellik bildiren durumları ifade eden sözcükler nitel anlam taşır.

Key Concept

Nicel anlamlı bir sözcüğün cümledeki bağlamına göre nitel anlam kazanması (anlam kayması)
Estimated Time:1m 30s
Question 118Question

Sözcüğün gerçek anlamından tamamen uzaklaşarak kazandığı yeni, soyut ve mecazi anlama mecaz anlam denir.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde "beslemek" sözcüğü mecaz anlamda kullanılmıştır?

Show answer & explanation

Answer: Sanatçı, çocukluğunun geçtiği o eski sokaklara duyduğu özlemi eserlerinde bir esin kaynağı olarak sürekli besledi.

Answer

Sanatçının çocukluğunun geçtiği o eski sokaklara duyduğu özlemi eserlerinde bir esin kaynağı olarak sürekli beslediğini ifade eden seçenek doğrudur.
Doğru seçenekte geçen 'özlemi beslemek' ifadesinde, somut gıda verme eylemi tamamen soyutlanmış ve 'bir duyguyu zihinde yaşatmak, korumak ve geliştirmek' anlamında mecaz olarak kullanılmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Seçeneklerdeki 'beslemek' sözcüklerinin anlamlarını ve gerçek anlamlarından ne ölçüde uzaklaştıklarını belirleyin.
Yaban hayvanlarının beslenmesi gerçek anlam; gölün, şöminenin ve üretim bandının beslenmesi somut benzerliğe dayalı yan anlam; duygu ve esin kaynağının beslenmesi ise tamamen soyutlaşmış mecaz anlamdır.
Gerçek, yan ve mecaz anlamlar arasındaki sınırları netleştirmek ve kelimelerin somut/soyut özelliklerini ayırt etmek gerekir.
2
Mecaz anlam tanımına tam olarak uyan seçeneği saptayın.
Sanatçının özlemi beslemesi ifadesinde 'beslemek', somut bir gıda vermekten tamamen uzaklaşıp soyut bir duyguyu zihinde yaşatmak anlamı taşıdığı için mecaz anlamlıdır.
Mecaz anlamda sözcük, gerçek anlamından tamamen koparak tamamen yeni ve genellikle soyut bir anlam kazanır.

Key Concept

Mecaz Anlam ve Yan Anlam Ayrımı
Estimated Time:2m 0s
Question 119Question

Sanatçı, sıradan gerçekliği olduğu gibi aktarmaktan kaçınmalı; dilin olanaklarını sonuna kadar zorlayarak kendi hayal dünyasını okura duyurabilmelidir.

Bu cümledeki altı çizili sözün anlamca yerini tutabilecek bir kullanım aşağıdakilerin hangisinde vardır?

Show answer & explanation

Answer: Roman yazarı, Türkçenin ifade sınırlarını sınayarak kelimelere yepyeni anlam boyutları kazandırmayı hedefliyor.

Answer

Roman yazarının Türkçenin ifade sınırlarını sınayarak kelimelere yepyeni anlam boyutları kazandırmayı hedeflediğini belirten seçenektir.
Cümledeki 'dilin olanaklarını zorlamak' ifadesi, dilin alışılmış sınırlarını, gücünü ve potansiyelini sınamak, bunları aşmaya çalışmak anlamında kullanılmıştır. Doğru seçenek olan Türkçe sınırlarını sınayarak kelimelere yeni anlam boyutları kazandırmaktan bahseden yargı, 'zorlamak' sözcüğünün bu bağlamsal ve yakın anlamını tam olarak karşılamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Kök cümledeki altı çizili sözcüğün bağlamsal anlamını belirleme
Cümledeki 'dilin olanaklarını zorlamak' ifadesi; dilin bilinen sınırlarını test etmek, mevcut olanakların ötesine geçmeye çalışmak ve dilin yetilerini sınamak anlamında kullanılmıştır.
Eş veya yakın anlamlılık sorularında sözcüklerin sözlük anlamlarından ziyade cümle içindeki bağlamsal işlevlerinin saptanması gerekir.
2
Seçeneklerdeki altı çizili sözcüklerin anlamlarını analiz etme
Seçeneklerde geçen 'zorlamak' sözcükleri sırasıyla fiziksel sıkıştırma, mecbur bırakma, yapaylık ve aşırı yorma anlamlarındayken, diğer seçenekteki 'sınayarak' sözcüğü sınırları test etme anlamındadır.
Çeldiricilerin hangi yanlış yorumlara dayandığını tespit etmek doğru yanıta ulaşmayı kolaylaştırır.
3
Bağlamsal anlamları eşleştirme ve doğru seçeneği belirleme
Türkçenin ifade sınırlarını 'sınayarak' eylemi, dilin olanaklarını 'zorlayarak' eylemiyle yakın anlamlıdır ve birbirinin yerine kullanılabilir.
İki kullanım da dilin sınırlarını test etme ve genişletme amacını taşımaktadır.

Key Concept

Bağlamsal Anlam ve Yakın Anlamlılık
Estimated Time:2m 0s
Question 120Question

Bir sanat eleştirmeninin en önemli görevi, incelediği yapıtları kişisel beğenilerinden arınmış, tarafsız bir gözle değerlendirmektir.

Bu cümledeki koyu yazılmış sözcüğün yerine aşağıdakilerden hangisi getirilirse cümlenin anlamında bir değişme olmaz?

Show answer & explanation

Answer: yansız

Answer

yansız
Cümledeki 'tarafsız' sözcüğü, kişisel yargılardan arınarak yansız kalmayı ifade eder. Türkçede 'yansız' sözcüğü de bu anlamı tam olarak karşılayan bir eş anlamlıdır. Dolayısıyla, bu iki kelime birbirinin yerine kullanıldığında cümlenin anlamı değişmez.

Step-by-Step Solution

1
Cümledeki koyu yazılmış sözcüğün bağlam içerisindeki anlamı belirlenir.
'Tarafsız' sözcüğünün, bir durum karşısında taraf tutmama, nesnel ve objektif davranma anlamına geldiği görülür.
Eş anlamlı sözcüğü doğru tespit etmek için kelimenin cümlenin bütününde kazandığı anlamı netleştirmek gerekir.
2
Seçeneklerde verilen sözcüklerin anlamları incelenerek 'tarafsız' sözcüğünün yerini tutabilecek karşılık aranır.
'Yansız' sözcüğünün, 'taraf tutmayan, objektif davranan' anlamıyla 'tarafsız' sözcüğünün tam karşılığı olduğu tespit edilir.
Cümledeki kelimeyle aynı anlamı taşıyan sözcük getirildiğinde cümlenin anlam bütünlüğü korunmuş olur.

Key Concept

Eş anlamlı sözcükler, yazılışları farklı olmasına rağmen aynı anlamı taşıyan ve birbirinin yerine kullanılabilen kelimelerdir.
Estimated Time:45s
PreviousPage 6 / 9Next
Sözcükte Anlam Practice Questions — YKS TYT (Temel Yeterlilik Testi) — Page 6 | Examkin