Eş Anlamlı ve Yakın Anlamlı Sözcükler

31 questions

Question 1Question

Aşağıdaki c��mlelerde kalın harflerle belirtilen sözleri, bu cümlelerde kazandıkları anlamları en iyi karşılayan yakın anlamlı karşılıklarıyla eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Yazarın bu eserinde kullandığı durup dinlenmeden akan üslup okuyucuyu sürüklüyor.
Bu kararı alırken gelecekteki sonuçlarını da hesaba katmak zorundayız.
Toplantıda dile getirilen önerilerin hepsi oldukça makul görünüyordu.

Matches

Show answer & explanation

Answer

Cümlelerde geçen 'durup dinlenmeden' ifadesi 'aralıksız olarak' sözüyle, 'hesaba katmak' deyimi 'dikkate almak' ifadesiyle, 'makul' sözcüğü ise 'akla yatkın' sözüyle eşleşmektedir.
Verilen cümlelerde geçen 'durup dinlenmeden' ifadesi aralıksız, sürekli yapılan bir eylemi anlattığı için 'aralıksız olarak' ile; 'hesaba katmak' deyimi bir durumu karar aşamasında göz önünde bulundurmayı ifade ettiği için 'dikkate almak' ile; 'makul' sözcüğü ise mantıklı, kabul edilebilir durumları belirttiği için 'akla yatkın' ifadesiyle tam olarak örtüşmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Cümlelerdeki kalın yazılı ifadelerin bağlam içindeki anlamlarını belirlemek.
'durup dinlenmeden' ifadesinin 'aralıksız/kesintisiz', 'hesaba katmak' ifadesinin 'göz önünde bulundurmak/dikkate almak', 'makul' kelimesinin ise 'mantıklı/akla yatkın' anlamlarına geldiği tespit edilir.
Doğru eşleştirmeyi yapabilmek için öncelikle kelimelerin bağlamsal anlamlarının anlaşılması gerekir.
2
Belirlenen anlamları karşı sütundaki seçeneklerle karşılaştırarak eşleştirmek.
İlk cümledeki 'durup dinlenmeden' ifadesi 'aralıksız olarak' ile, ikinci cümledeki 'hesaba katmak' ifadesi 'dikkate almak' ile, üçüncü cümledeki 'makul' ifadesi 'akla yatkın' ile eşleşir.
Cümlelerin bağlamına en uygun yakın anlamlı karşılıklar bu seçeneklerde yer almaktadır.

Key Concept

Cümledeki Sözcüklerin Yakın ve Eş Anlamlı Karşılıklarını Bulma
Question 2Question

Bir sanat eserinin kalıcılığı, yalnızca sunduğu estetik hazla değil; çağının sorunlarına karşı takındığı tavır ve toplumsal belleği besleme gücüyle ölçülür.

Bu cümledeki 'besleme' sözcüğünün anlamca yerini tutabilecek bir kullanım aşağıdakilerin hangisinde vardır?

Show answer & explanation

Answer: Yazarın çocukluk anıları, onun yaratıcılığını sürekli zenginleştiren tükenmez bir kaynak niteliğindedir.

Answer

Yaratıcılığı zenginleştiren bir kaynaktan bahsedilen cümledeki 'zenginleştiren' sözcüğü, metindeki 'besleme' sözcüğünün bağlamsal anlamını karşılamaktadır.
Doğru yanıt, yaratıcılığı zenginleştiren bir kaynaktan bahsedilen seçenektir. Soru kökündeki 'toplumsal belleği beslemek' ifadesinde geçen 'beslemek' sözcüğü; geliştirmek, zenginleştirmek, ona katkıda bulunmak anlamında kullanılmıştır. Benzer şekilde, 'yaratıcılığı zenginleştirmek' ifadesindeki 'zenginleştiren' sözcüğü de zihinsel/sanatsal bir süreci beslemek ve geliştirmek anlamını karşıladığından bu iki sözcük birbirinin yerine kullanılabilir.

Step-by-Step Solution

1
Soru kökündeki cümlede geçen 'besleme' sözcüğünün bağlamsal anlamı belirlenir.
'Toplumsal belleği besleme' ifadesinde 'besleme' sözcüğü; mecazi anlamda bir şeyi veriyle, bilgiyle zenginleştirmek, geliştirmek ve ona olumlu katkı sunmak anlamındadır.
Sözcüklerin eş veya yakın anlamlılarını bulabilmek için öncelikle cümle içindeki tam anlamını (bağlamını) netleştirmek gerekir.
2
Seçeneklerdeki koyu/vurgulu yazılan sözcüklerin anlamları ve cümledeki işlevleri incelenir.
Diğer seçeneklerdeki 'barındırmak' (sevgi beslemek/içinde tutmak), 'büyütmek' (fiziksel beslemek), 'desteklemek' (teknik/enerjiyle beslemek) ve 'korumak' (muhafaza etmek) anlamlarındadır. 'Zenginleştiren' sözcüğü ise yaratıcılığı beslemek/geliştirmek anlamındadır.
Bağlamsal olarak en yakın kullanımı tespit etmek için seçeneklerdeki sözcüklerin de bağlamsal anlamları değerlendirilir.
3
Soru kökündeki anlamla örtüşen en uygun kullanım seçilir.
'Belleği beslemek' ile 'yaratıcılığı zenginleştirmek' ifadelerindeki eylemler birbirinin yerine kullanılabilir (belleği zenginleştirmek / yaratıcılığı beslemek).
Her iki kelime de soyut, entelektüel/sanatsal bir birikimi artırma ve ona katkıda bulunma anlamında birleşmektedir.

Key Concept

Eş ve Yakın Anlamlı Sözcüklerin Bağlamsal Kullanımı
Question 3Question

Sanatçının, toplumda yaşanan kült��rel ve düşünsel değişimleri (I) saptarken nesnel bir kronik yazarı gibi davranması beklenemez. O, dış dünyadan süzdüğü imgeleri kendi estetik potasında eriterek yeniden inşa eder. Bu süreçte, yerleşik değerleri (II) yadsımak yerine, onları yeni bir algılama biçimiyle sunmayı hedefler. Toplumun zamanla (III) kanıksadığı çelişkileri ise çarpıcı bir dille sergileyerek okuru sarsar.

Bu parçada numaralanmış sözcüklerin yerine, cümledeki anlamlarını karşılayacak şekilde sırasıyla aşağıdakilerden hangileri getirilmelidir?

Show answer & explanation

Answer: tespit ederken - yok saymak - olağan karşıladığı

Answer

tespit ederken - yok saymak - olağan karşıladığı
Parçada geçen 'saptarken' sözcüğü durum tespiti yapmayı ifade ettiğinden 'tespit ederken'; 'yadsımak' sözcüğü var olanı kabul etmeyip yok hükmünde tutmayı ifade ettiğinden 'yok saymak'; 'kanıksamak' sözcüğü ise olumsuzluklara karşı alışkanlık kazanıp duyarsızlaşmayı anlattığından 'olağan karşılamak' ifadesiyle anlamca birebir örtüşmektedir. Bu doğrultuda 'tespit ederken - yok saymak - olağan karşıladığı' ifadeleri parçanın bağlamına tam uyum sağlamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Birinci sözcük olan 'saptarken' ifadesinin bağlamdaki anlamı belirlenir.
'Saptamak' eylemi bu bağlamda toplumsal değişimleri gözlemleyip ortaya koymak, belirlemek anlamındadır. Dolayısıyla 'tespit ederken' sözcüğü ile eşleşir.
Yazarın gözlemci kimliğiyle toplumsal değişimleri fark edip kaydetmesi kastedilmektedir.
2
İkinci sözcük olan 'yadsımak' ifadesinin bağlamdaki anlamı incelenir.
'Yadsımak' eylemi var olan bir durumu inkâr etmek, kabul etmeyip yok saymak demektir. Bağlamdaki 'yerleşik değerleri yadsımak yerine' ifadesinde 'yok saymak' anlamı taşır.
Geleneksel değerlerin reddedilmesi veya varlığının göz ardı edilmesi durumu kastedilmektedir.
3
Üçüncü sözcük olan 'kanıksadığı' ifadesinin bağlamdaki anlamı belirlenir.
'Kanıksamak' eylemi, olumsuz bir durumun çok tekrarlanması yüzünden ona alışmak ve artık o duruma tepki göstermez hale gelmek, yani durumu 'olağan karşılamak' demektir.
Toplumun çelişkili durumlara alışıp duyarsızlaşması süreci anlatılmaktadır.
4
Seçeneklerdeki sıralama eşleştirilerek doğru yanıt belirlenir.
Sözcüklerin bağlamsal karşılıkları sırasıyla 'tespit ederken', 'yok saymak' ve 'olağan karşıladığı' şeklindedir.
Parçadaki anlam akışına ve sözcüklerin yakın anlamlılık derecelerine tam uyum sağlayan tek bütünlüktür.

Key Concept

Eş Anlamlı ve Yakın Anlamlı Sözcükler
Question 4Question

Aşağıdaki cümlelerde koyu yazılmış sözcükleri, bu cümlelerdeki bağlamsal anlamlarını en iyi karşılayan yakın anlamlı karşılıklarıyla eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Toplumsal değişimin yönünü doğru okuyabilmek için öncelikle mevcut verileri nesnel bir şekilde saptamak gerekir.
Sanatçının, geleneksel motifleri kendi potasında eriterek özümsemesi ve eserlerine yansıtması onu taklitten kurtarmıştır.
Modern bireyin metropol hayatının getirdiği yoğun koşturmacayı ve gürültüyü kanıksaması, duyarsızlaşmanın ilk adımıdır.
Felsefi tartışmaları yalnızca dilsel kalıplara indirgemek, düşüncenin derinliğini ve zenginliğini göz ardı etmek anlamına gelir.

Matches

Show answer & explanation

Answer

Saptamak sözcüğü belirlemek ile, özümsemek sözcüğü sindirmek ile, kanıksamak sözcüğü alışmak ile, indirgemek sözcüğü ise sınırlamak ile eşleşmektedir.
Cümlelerde geçen sözcükler bağlamlarına göre değerlendirildiğinde: 'saptamak' kelimesi verileri ortaya koymak, 'belirlemek' anlamındadır. 'Özümsemek' kelimesi geleneksel motifleri içselleştirmek, yani 'sindirmek' anlamında kullanılmıştır. 'Kanıksamak' kelimesi sürekli karşılaşılan duruma karşı duyarsızlaşmak, yani 'alışmak' anlamını taşır. 'İndirgemek' ise felsefi tartışmaları sadece bir yöne çekmek, yani 'sınırlamak' anlamındadır.

Step-by-Step Solution

1
İlk cümledeki 'saptamak' sözcüğ��nün bağlamsal anlamını analiz edin.
'Saptamak' sözcüğü cümlede mevcut verilerin tespiti ve ortaya konması anlamında kullanıldığı için 'belirlemek' sözcüğü ile eşleşir.
Sözcüğün cümledeki kullanım amacı mevcut bir durumu somutlaştırmaktır.
2
İkinci cümledeki 'özümsemek' sözcüğünün bağlamsal anlamını analiz edin.
'Özümsemek' sözcüğü geleneksel motiflerin sanatçının kendi potasında eritilerek içselleştirilmesi anlamında kullanıldığı için 'sindirmek' sözcüğü ile eşleşir.
Sanatsal ögelerin benimsenerek kendi tarzına uydurulması kastedilmektedir.
3
Üçüncü cümledeki 'kanıksamak' sözcüğünün bağlamsal anlamını analiz edin.
'Kanıksamak' sözcüğü metropol hayatının gürültüsüne çok kez maruz kalmaktan dolayı artık şaşırmamak, etkilenmez olmak anlamında kullanıldığı için 'alışmak' sözcüğü ile eşleşir.
Duruma karşı gösterilen duyarsızlaşma ve kabullenme sürecini ifade eder.
4
Dördüncü cümledeki 'indirgemek' sözcüğünün bağlamsal anlamını analiz edin.
'İndirgemek' sözcüğü felsefi tartışmaların kapsamını daraltarak sadece dilsel kalıplarla sınırlı tutmak anlamında kullanıldığı için 'sınırlamak' sözcüğü ile eşleşir.
Geniş bir kavramın daha dar bir alana sıkıştırılması anlamı vardır.

Key Concept

Bağlama uygun eş ve yakın anlamlı sözcüklerin tespiti
Question 5Question

Aşağıdaki cümlelerde koyu harflerle belirtilen sözcükleri, cümlelerde kazandıkları bağlamsal anlamları en iyi karşılayan yakın anlamlı karşılıklarıyla eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Onun yalın anlatımı sayesinde en karmaşık felsefi konular bile kolayca anlaşılıyordu.
Toplantıda sunulan makul çözüm önerisi, tüm üyeler tarafından hemen kabul gördü.
Sanatçının geleneksel motifleri modern bir üslupla özgün bir biçimde işlemesi dikkat çekiciydi.
Giriştiği her işte gösterdiği titiz çalışma, onun kısa sürede başarıya ulaşmasını sağladı.

Matches

Show answer & explanation

Answer

Yalın sözcüğü 'sade ve gösterişsiz', makul sözcüğü 'akla uygun ve mantıklı', özgün sözcüğü 'kendine has ve orijinal', titiz sözcüğü ise 'özenli ve dikkatli' anlamıyla eşleşmektedir.
Verilen cümlelerdeki altı çizili sözcüklerin bağlamsal anlamları sırasıyla şu şekildedir: 'yalın' kelimesi süssüz, sade bir anlatımı; 'makul' kelimesi akla ve mantığa uygunluğu; 'özgün' kelimesi taklit olmayan, kendine has yapıyı; 'titiz' kelimesi ise özenli ve dikkatli çalışmayı ifade eder.

Step-by-Step Solution

1
Yalın sözcüğünün geçtiği cümleyi bağlamı yönüyle incelemek.
Yalın kelimesinin süssüz ve sade bir anlatımı nitelediği belirlenir.
Bağlamda anlatımın kolay anlaşılırlığı sadelikle doğrudan ilişkilidir.
2
Makul sözcüğünün geçtiği cümleyi bağlamı yönüyle incelemek.
Makul kelimesinin akla ve mantığa yatkın bir çözüm önerisini ifade ettiği belirlenir.
Önerinin kabul görmesi, onun mantıklı ve uygun olmasına bağlıdır.
3
Özgün sözcüğünün geçtiği cümleyi bağlamı yönüyle incelemek.
Özgün kelimesinin modern ve benzersiz (orijinal) bir biçimi karşıladığı belirlenir.
Sanatçının geleneksel motifleri kendine has bir tarzla yorumlaması özgünlüğü gösterir.
4
Titiz sözcüğünün geçtiği cümleyi bağlamı yönüyle incelemek.
Titiz kelimesinin işin yapılmasındaki özen ve dikkati nitelediği belirlenir.
Başarıya ulaştıran çalışmanın niteliği özenli olmasıyla açıklanır.

Key Concept

Cümledeki bağlama göre sözcüklerin eş ve yakın anlamlılarını belirleme.
Estimated Time:1m 30s
Question 6Question

Ressam, doğu ve batı sanatına özgü teknikleri tuvallerinde harmanlayarak kendine has bir görsel dil oluşturmuştur.

Bu cümledeki altı çizili sözün anlamca yerini tutabilecek kullanım aşağıdakilerin hangisinde vardır?

Show answer & explanation

Answer: Farklı müzik tarzlarını sentezleyerek dinleyicilerine özgün bir dinleti sunuyor.

Answer

Farklı müzik tarzlarını sentezleyerek dinleyicilerine özgün bir dinleti sunuyor.
Cümledeki 'harmanlayarak' sözcüğü, doğu ve batı tekniklerinin bir arada eritilip yeni bir uyum oluşturmasını, yani sentezlenmesini ifade eder. Farklı müzik tarzlarının sentezlenmesinden bahseden seçenekteki kullanım, bu bağlamsal anlamı tam olarak karşılar.

Step-by-Step Solution

1
Öncüldeki cümlenin bağlamını ve altı çizili sözcüğün buradaki anlamını belirleme.
'Harmanlayarak' sözcüğü, doğu ve batı sanatına ait tekniklerin birleştirilip yeni, uyumlu bir bütün oluşturulduğunu (sentezlendiğini) ifade etmektedir.
Sözcüklerin cümle içindeki anlamı, sözlükteki ilk anlamından farklı olarak bağlamsal/mecaz anlamlar kazanabilir.
2
Seçeneklerdeki eylemlerin bağlamsal anlamlarını inceleme.
Müzik tarzlarının bir araya getirilip yeni bir bütün oluşturulmasını ifade eden kullanımda 'sentezleyerek' kelimesinin yer aldığı görülür. Diğer seçeneklerde ise fiziksel toplama, yığma, ayrıştırma veya inceleme gibi farklı anlamlar mevcuttur.
Bağlamsal yakın anlamlılığı bulmak için seçeneklerdeki kelimelerin cümledeki işlevini değerlendirmek gerekir.
3
Doğru seçeneği belirleme.
Farklı müzik tarzlarının sentezlenmesi ile tekniklerin harmanlanması anlamca eş değerdir.
İki kullanım da farklı unsurların uyum içinde bir araya getirilmesini (sentezlenmesini) belirtir.

Key Concept

Bağlamsal Anlam ve Yakın Anlamlılık
Question 7Question

Bilimsel araştırmalarda doğru sonuca ulaşabilmek için her şeyden önce uygun bir yol izlemek gerekir.

Bu cümledeki altı çizili sözcüğün yerine anlamca en yakın olan sözcük aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: yöntem

Answer

yöntem
Cümledeki 'yol' sözcüğü fiziksel bir yolu değil, bir amaca ulaşmak için izlenen sistemli tarzı yani 'yöntem' kavramını ifade etmektedir. Bu yüzden 'yöntem' sözcüğü altı çizili sözcüğün yerini tam olarak tutmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Cümledeki 'yol' sözcüğünün bağlamsal anlamını belirleme
'yol' sözcüğünün bu cümlede 'yöntem, metot' anlamında soyut bir anlam taşıdığı belirlendi.
Sözcüklerin bağlamsal anlamını anlamak doğru eş/yakın anlamı bulmanın ilk adımıdır.
2
Seçeneklerdeki sözcüklerin anlamlarını analiz etme
'yöntem' sözcüğünün 'yol' sözcüğünün cümledeki anlamını tam olarak karşıladığı görüldü.
Eş anlamlı olan sözcük cümledeki anlamı doğrudan karşılamalıdır.
3
Çeldirici seçenekleri eleme
'güzergâh', 'patika', 'mesafe' ve 'geçit' sözcüklerinin fiziksel anlamlar taşıdığı için elendiği belirlendi.
Sözcüğün gerçek anlamı ile cümledeki soyut/mecaz anlamı karıştırılmamalıdır.

Key Concept

Eş Anlamlı ve Yakın Anlamlı Sözcükler
Estimated Time:1m 0s
Question 8Question

Sanatsal yaratım, sanatçının dış dünyadan devşirdiği ham maddeyi kendi düş gücüyle harmanlamasıdır. Bu süreçte dış gerçeklik olduğu gibi değil, sanatçının estetik algısıyla dön��ştürülerek yapıta aktarılır.

Bu parçadaki 'devşirdiği' ve 'dönüştürülerek' sözcüklerinin anlamca yerini tutabilecek kullanımlar aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: derlediği - başkalaştırılarak

Answer

derlediği - başkalaştırılarak
Doğru yanıt 'derlediği - başkalaştırılarak' ifadesidir. Cümledeki 'devşirdiği' kelimesi sanatçının dış dünyadan topladığı, bir araya getirdiği ham maddeyi karşılamaktadır ve 'derlediği' sözcüğü ile eş anlamlıdır. 'Dönüştürülerek' kelimesi ise bu ham maddenin yapıta aktarılırken niteliğinin değiştirilmesi, yani 'başkalaştırılması' anlamına gelmektedir. Bu iki sözcük cümleye tam olarak uyum sağlar.

Step-by-Step Solution

1
Parçadaki 'devşirdiği' sözcüğünün bağlamsal anlamını belirleme.
'Devşirmek' eylemi burada sanatçının dış dünyadan topladığı, bir araya getirdiği verileri ve malzemeleri ifade etmektedir. Sözlükteki bir araya getirmek, toplamak anlamıyla örtüşen karşılık 'derlemek' (derlediği) sözcüğüdür.
Sözcüklerin cümle içindeki kullanım alanlarını ve kazandıkları anlamları tespit etmek, doğru eş anlamlıyı bulmanın ilk adımıdır.
2
Parçadaki 'dönüştürülerek' sözcüğünün bağlamsal anlamını belirleme.
'Dönüştürmek' eylemi, dış dünyadaki gerçekliğin sanatçının zihninde değişime uğraması, farklı bir nitelik kazanması anlamına gelir. Bu bağlamda 'başkalaştırılmak' eylemi dönüştürmek ile tam olarak örtüşmektedir.
İkinci kelimenin de bağlamsal olarak cümlenin anlam akışını bozmayacak şekilde yerine konması gerekir.
3
Seçenekleri analiz ederek doğru eşleştirmeyi doğrulama.
İlk sözcük için 'derlediği', ikinci sözcük için 'başkalaştırılarak' kelimelerinin sırasıyla getirildiği seçenek cümlenin anlam bütünlüğünü ve derinliğini eksiksiz şekilde korur.
Sıralı sözcük sorularında her iki sözcüğün de aynı anda bağlamı karşılaması zorunludur.

Key Concept

Bağlamsal eş ve yakın anlamlılık ilişkisi
Question 9Question

Sanatçı, sıradan gerçekliği olduğu gibi aktarmaktan kaçınmalı; dilin olanaklarını sonuna kadar zorlayarak kendi hayal dünyasını okura duyurabilmelidir.

Bu cümledeki altı çizili sözün anlamca yerini tutabilecek bir kullanım aşağıdakilerin hangisinde vardır?

Show answer & explanation

Answer: Roman yazarı, Türkçenin ifade sınırlarını sınayarak kelimelere yepyeni anlam boyutları kazandırmayı hedefliyor.

Answer

Roman yazarının Türkçenin ifade sınırlarını sınayarak kelimelere yepyeni anlam boyutları kazandırmayı hedeflediğini belirten seçenektir.
Cümledeki 'dilin olanaklarını zorlamak' ifadesi, dilin alışılmış sınırlarını, gücünü ve potansiyelini sınamak, bunları aşmaya çalışmak anlamında kullanılmıştır. Doğru seçenek olan Türkçe sınırlarını sınayarak kelimelere yeni anlam boyutları kazandırmaktan bahseden yargı, 'zorlamak' sözcüğünün bu bağlamsal ve yakın anlamını tam olarak karşılamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Kök cümledeki altı çizili sözcüğün bağlamsal anlamını belirleme
Cümledeki 'dilin olanaklarını zorlamak' ifadesi; dilin bilinen sınırlarını test etmek, mevcut olanakların ötesine geçmeye çalışmak ve dilin yetilerini sınamak anlamında kullanılmıştır.
Eş veya yakın anlamlılık sorularında sözcüklerin sözlük anlamlarından ziyade cümle içindeki bağlamsal işlevlerinin saptanması gerekir.
2
Seçeneklerdeki altı çizili sözcüklerin anlamlarını analiz etme
Seçeneklerde geçen 'zorlamak' sözcükleri sırasıyla fiziksel sıkıştırma, mecbur bırakma, yapaylık ve aşırı yorma anlamlarındayken, diğer seçenekteki 'sınayarak' sözcüğü sınırları test etme anlamındadır.
Çeldiricilerin hangi yanlış yorumlara dayandığını tespit etmek doğru yanıta ulaşmayı kolaylaştırır.
3
Bağlamsal anlamları eşleştirme ve doğru seçeneği belirleme
Türkçenin ifade sınırlarını 'sınayarak' eylemi, dilin olanaklarını 'zorlayarak' eylemiyle yakın anlamlıdır ve birbirinin yerine kullanılabilir.
İki kullanım da dilin sınırlarını test etme ve genişletme amacını taşımaktadır.

Key Concept

Bağlamsal Anlam ve Yakın Anlamlılık
Estimated Time:2m 0s
Question 10Question

Bir sanat eleştirmeninin en önemli görevi, incelediği yapıtları kişisel beğenilerinden arınmış, tarafsız bir gözle değerlendirmektir.

Bu cümledeki koyu yazılmış sözcüğün yerine aşağıdakilerden hangisi getirilirse cümlenin anlamında bir değişme olmaz?

Show answer & explanation

Answer: yansız

Answer

yansız
Cümledeki 'tarafsız' sözcüğü, kişisel yargılardan arınarak yansız kalmayı ifade eder. Türkçede 'yansız' sözcüğü de bu anlamı tam olarak karşılayan bir eş anlamlıdır. Dolayısıyla, bu iki kelime birbirinin yerine kullanıldığında cümlenin anlamı değişmez.

Step-by-Step Solution

1
Cümledeki koyu yazılmış sözcüğün bağlam içerisindeki anlamı belirlenir.
'Tarafsız' sözcüğünün, bir durum karşısında taraf tutmama, nesnel ve objektif davranma anlamına geldiği görülür.
Eş anlamlı sözcüğü doğru tespit etmek için kelimenin cümlenin bütününde kazandığı anlamı netleştirmek gerekir.
2
Seçeneklerde verilen sözcüklerin anlamları incelenerek 'tarafsız' sözcüğünün yerini tutabilecek karşılık aranır.
'Yansız' sözcüğünün, 'taraf tutmayan, objektif davranan' anlamıyla 'tarafsız' sözcüğünün tam karşılığı olduğu tespit edilir.
Cümledeki kelimeyle aynı anlamı taşıyan sözcük getirildiğinde cümlenin anlam bütünlüğü korunmuş olur.

Key Concept

Eş anlamlı sözcükler, yazılışları farklı olmasına rağmen aynı anlamı taşıyan ve birbirinin yerine kullanılabilen kelimelerdir.
Estimated Time:45s
Question 11Question

Aşağıdaki cümlelerde koyu yazılmış sözcükleri, bu cümlelerde kazandıkları anlamları en iyi karşılayan yakın veya eş anlamlı karşılıklarıyla eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

"Tarihçi, araştırmasında sadece güvenilir kanıtlar kullanmaya özen gösterir." cümlesindeki "kanıtlar" sözcüğü
"Yönetmenin son filmindeki toplumsal eleştiri izleyicilerde derin bir iz bıraktı." cümlesindeki "eleştiri" sözcüğü
"Yeni nesil mühendislerin bu projede gösterdiği çaba takdire şayandı." cümlesindeki "çaba" sözcüğü
"Bu zor kararı verirken ailesinin de görüşünü almayı ihmal etmedi." cümlesindeki "görüşünü" sözcüğü

Matches

Show answer & explanation

Answer

Kanıtlar - Deliller, Eleştiri - Tenkit, Çaba - Gayret, Görüşünü - Fikrini eşleşmeleri doğrudur.
"Kanıtlar" sözcüğü kanıtlama aracı olan "deliller" ile; "eleştiri" bir eseri inceleme anlamındaki "tenkit" ile; "çaba" sarf edilen gücü belirten "gayret" ile; "görüşünü" ise bir konudaki düşünceyi bildiren "fikrini" ile anlamca örtüşmektedir. Bu nedenle doğru eşleştirmeler bunlardır.

Step-by-Step Solution

1
İlk cümledeki "kanıtlar" sözcüğünün bağlamsal anlamını belirleme.
"Kanıtlar" sözcüğü, bir iddianın veya tarihsel bir durumun gerçekliğini ispatlayan belgeler anlamında kullanılmıştır. Bu doğrultuda "deliller" sözcüğüyle eşleşir.
Kelimenin cümle içindeki kullanım amacını ve anlamına en yakın karşılığı bulmak için.
2
İkinci cümledeki "eleştiri" sözcüğünün bağlamsal anlamını belirleme.
"Eleştiri" sözcüğü, filmdeki toplumsal aksaklıkları veya durumları değerlendirme, süzgeçten geçirme anlamındadır. Bu sözcük "tenkit" ile eş anlamlıdır.
Sanatsal ve edebi bağlamda kelimenin eş anlamlı karşılığını saptamak için.
3
Üçüncü cümledeki "çaba" sözcüğünün bağlamsal anlamını belirleme.
"Çaba" sözcüğü, mühendislerin işi başarmak adına gösterdiği fiziksel ve zihinsel emeği, çalışmayı ifade eder. Bu sözcük "gayret" ile eşleşir.
Cümledeki eylemin niteliğini karşılayan en uygun anlamdaşı bulmak için.
4
Dördüncü cümledeki "görüşünü" sözcüğünün bağlamsal anlamını belirleme.
"Görüşünü" sözcüğü, aile bireylerinin bir konu hakkındaki düşüncesini, bakış açısını temsil eder. Çekim ekleri de dikkate alındığında "fikrini" sözcüğüyle eşleşir.
Cümlede kullanılan ifadenin ve ek yapısının eşleşen sözcükle uyumunu doğrulamak için.

Key Concept

Cümledeki sözcüklerin bağlamsal anlamlarını çözümleyerek eş veya yakın anlamlı karşılıklarını tespit etme.
Question 12Question

Aşağıdaki cümlelerde altı çizili ve koyu belirtilen sözcükleri, cümledeki bağlamsal anlamlarını en iyi karşılayan yakın veya eş anlamlı sözcüklerle eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Klasik eserleri kendi dönemlerinin koşullarını gözeterek okumak, metnin derin anlam katmanlarına ulaşmamızı sağlar.
Bilimsel verileri kendi öznel süzgecinden geçirip yeniden yorumlamaya kalkışmak, araştırmacıyı asıl hedeften uzaklaştırabilir.
Romanın sonundaki sürpriz gelişmeyi olay örgüsünün gidişatından kestirmek okur için neredeyse imkansızdı.
Yazarın çocukluk anılarından yola çıkarak kaleme aldığı bu öyküler, samimi havasıyla okuru hemen sarıyor.

Matches

Show answer & explanation

Answer

Birinci cümle 'Dikkate alarak' ile, ikinci cümle 'Yeltenmek' ile, üçüncü cümle 'Öngörmek' ile, dördüncü cümle ise 'Etkisi altına almak' ifadesiyle eşleşmektedir.
Cümlelerdeki altı çizili sözcüklerin bağlamsal anlamları incelendiğinde; 'gözeterek' ifadesi 'dikkate alarak' ile, 'kalkışmak' ifadesi 'yeltenmek' ile, 'kestirmek' ifadesi 'öngörmek' ile ve 'sarıyor' ifadesi 'etkisi altına almak' anlamı ile örtüşmektedir. Bu doğrultuda yapılan eşleştirme tamamen doğrudur.

Step-by-Step Solution

1
İlk cümledeki 'gözeterek' sözcüğünün bağlamsal anlamını belirleme.
'Gözeterek' sözcüğünün bu cümlede 'korumak, kollamak' değil, 'göz önünde bulundurmak, dikkate almak' anlamında kullanıldığı tespit edilir.
Cümledeki 'kendi dönemlerinin koşullarını gözetmek' ifadesi, bu koşulları dikkate alarak okuma yapmayı belirtmektedir.
2
İkinci cümledeki 'kalkışmak' sözcüğünün bağlamsal anlamını belirleme.
'Kalkışmak' sözcüğünün 'bir şeyi yapmaya yeltenmek, girişmek' anlamında kullanıldığı belirlenir.
Bilimsel verileri yeniden yorumlama eyleminin hazırlıksız veya uygunsuz bir şekilde yapılmaya çalışılması 'yeltenmek' ile ifade edilir.
3
Üçüncü cümledeki 'kestirmek' sözcüğünün bağlamsal anlamını belirleme.
'Kestirmek' sözcüğünün 'tahmin etmek, öngörmek' anlamında kullanıldığı saptanır.
Olay örgüsünün gidişatından gelecekteki bir durumu önceden anlamaya çalışmak öngörmek/tahmin etmek eylemidir.
4
Dördüncü cümledeki 'sarıyor' sözcüğünün bağlamsal anlamını belirleme.
'Sarıyor' sözcüğünün 'okuru cezbetmek, etkisi altına almak' anlamında kullanıldığı saptanır.
Samimi bir havanın okuyucuyu etkileyip kendi içine çekmesi 'etkisi altına almak' ile karşılanır.

Key Concept

Sözcüklerin cümle içindeki bağlamlarına göre kazandıkları anlamları belirleyip uygun eş/yakın anlamlı karşılıklarıyla ilişkilendirme.
Estimated Time:2m 0s
Question 13Question

Aşağıdaki cümlelerde koyu belirtilen sözcükleri, cümledeki bağlamsal anlamlarını en iyi karşılayan yakın veya eş anlamlı karşılıklarıyla eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Çağdaş yazar, eserinde bireysel kaygılardan ziyade toplumsal aksaklıklara dokunarak okuru bir iç hesaplaşmaya davet ediyor.
Araştırmacının sunduğu bu yeni bulgular, bizi tarihsel olayların arka planını yeniden düş��nmeye götürüyor.
Dil bilimciler, bu yerel ağızdaki bazı sözcüklerin kökeninin çok eski yazılı belgelere çıktığını ifade etmektedir.
Yenilikçi sanat akımları, kendisinden önce üretilmiş olanın birebir taklit edilmesini asla kaldırmaz.

Matches

Show answer & explanation

Answer

İlk cümledeki 'dokunarak' sözcüğü 'değinmek' ile, ikinci cümledeki 'götürüyor' sözcüğü 'yönlendirmek' ile, üçüncü cümledeki 'çıktığını' sözcüğü 'dayanmak' ile ve dördüncü cümledeki 'kaldırmaz' sözcüğü 'kabul etmek' anlamıyla eşleşmektedir.
Verilen cümlelerdeki altı çizili sözcüklerin bağlamsal anlamları incelendiğinde; toplumsal aksaklıklardan bahsetmek anlamındaki 'dokunmak' eylemi 'değinmek' ile, zihinsel bir sürece sevk etmek anlamındaki 'götürmek' eylemi 'yönlendirmek' ile, kökenin geçmişe uzanması anlamındaki 'çıkmak' eylemi 'dayanmak' ile ve taklitçiliği hoş görmemek/onaylamamak anlamındaki 'kaldırmak' eylemi ise 'kabul etmek' ile anlamca örtüşmektedir.

Step-by-Step Solution

1
İlk cümlede yer alan 'dokunmak' eyleminin bağlam içindeki anlamını belirleme.
Cümledeki 'toplumsal aksaklıklara dokunarak' ifadesinde sözcüğün fiziksel temas değil, 'değinmek, söz etmek' anlamında kullanıldığı anlaşılır.
Sözcüğün mecaz/bağlamsal anlamını saptamak.
2
İkinci cümlede yer alan 'götürmek' eyleminin bağlam içindeki anlamını belirleme.
Cümledeki 'bizi ... düşünmeye götürüyor' ifadesinde sözcüğün bir şeyi bir yerden bir yere taşımak değil, 'zihinsel olarak yönlendirmek, sevk etmek' anlamında kullanıldığı anlaşılır.
Soyut anlamda kullanılan yönlendirme eylemini tanımlamak.
3
Üçüncü cümlede yer alan 'çıkmak' eyleminin bağlam içindeki anlamını belirleme.
Cümledeki 'kökeninin ... belgelere çıktığını' ifadesinde sözcüğün bir yerden yukarı çıkmak değil, 'köken olarak bir yere dayanmak, oraya kadar uzanmak' anlamında kullanıldığı anlaşılır.
Köken ilişkisi kuran fiilin bağlamsal karşılığını bulmak.
4
Dördüncü cümlede yer alan 'kaldırmak' eyleminin bağlam içindeki anlamını belirleme.
Cümledeki 'taklit edilmesini asla kaldırmaz' ifadesinde sözcüğün bir şeyi havaya kaldırmak değil, 'kabul etmemek, hoş görmemek' anlamında kullanıldığı anlaşılır.
Olumsuz bağlamda kullanılan kabul etme/tolere etme durumunu saptamak.

Key Concept

Sözcüklerin cümle içindeki bağlamlarına göre kazandıkları eş veya yakın anlamlı karşılıklarının doğru belirlenmesi.
Question 14Question

Aşağıdaki cümlelerde koyu yazılmış sözcükleri, bu cümlelerde kazandıkları anlamları en iyi karşılayan yakın veya eş anlamlı karşılıklarıyla eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Bu projenin başarıya ulaşma olasılığı oldukça yüksektir.
Anlattığı hikayenin doğruluğu konusunda içimde bir kuşku uyandı.
Öğretmenimiz, bizim iyi bir eğitim almamız için büyük bir özveri gösterdi.

Matches

Show answer & explanation

Answer

"olasılığı" sözcüğü "ihtimal" ile, "kuşku" sözcüğü "şüphe" ile, "özveri" sözcüğü ise "fedakarl��k" ile eşleşmelidir.
Verilen cümlelerdeki koyu belirtilen sözcüklerin anlamları incelendiğinde; 'olasılık' kelimesinin yerine 'ihtimal', 'kuşku' kelimesinin yerine 'şüphe' ve 'özveri' kelimesinin yerine 'fedakarlık' sözcükleri getirilerek anlam bozulmadan korunmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Birinci cümledeki koyu yazılmış sözcüğün anlamını belirleme
"Olasılık" sözcüğü cümledeki bağlamına göre gerçekleşmesi beklenen bir durumun ihtimalini belirtmektedir.
Cümledeki anlamı karşılayan eş/yakın anlamlı sözcüğü bulmak.
2
İkinci cümledeki koyu yazılmış sözcüğün anlamını belirleme
"Kuşku" sözcüğü cümledeki bağlamına göre bir duruma tam olarak inanmama, güvensizlik hissetme durumunu yansıtır, bu da "şüphe" kavramına karşılık gelir.
Cümledeki anlamı karşılayan eş/yakın anlamlı sözcüğü bulmak.
3
Üçüncü cümledeki koyu yazılmış sözcüğün anlamını belirleme
"Özveri" sözcüğü cümledeki bağlamına göre kendi istek ve çıkarlarından başkası için vazgeçme eylemini yansıtır, bu da "fedakarlık" anlamına gelir.
Cümledeki anlamı karşılayan eş/yakın anlamlı sözcüğü bulmak.

Key Concept

Bağlamsal eş ve yakın anlamlı sözcükleri tespit etme
Question 15Question

Sanatçının topluma rehberlik etmek gibi bir görevi olmasa da toplumsal sorunlara duyarsız kalması düşünülemez.

Bu cümledeki altı çizili koyu yazılmış sözcüğün anlamca yerini tutabilecek sözcük aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: vazifesi

Answer

vazifesi
Cümledeki 'görev' sözcüğü, üstlenilen iş veya yükümlülük anlamına gelmektedir. 'Vazife' sözcüğü, 'görev' ile tam olarak aynı anlamı karşıladığı için cümledeki yerini tutabilir.

Step-by-Step Solution

1
Cümledeki 'görev' sözcü��ünün bağlamsal anlamını belirlemek
Cümlede 'görev' sözcüğü, bir kimseden yapması beklenen iş, yükümlülük anlamında kullanılmıştır.
Eş anlamlı sözcüğü bulmak için öncelikle hedef sözcüğün cümledeki anlamını doğru tespit etmek gerekir.
2
Seçeneklerdeki sözcüklerin anlamlarını analiz etmek ve 'görev' sözcüğüyle karşılaştırmak
'Vazife' sözcüğünün de yükümlülük, üstlenilen iş anlamına geldiği ve 'görev' ile birebir eş anlamlı olduğu belirlenir.
Sözcüklerin birbirinin yerini tutup tutamayacağını anlamak için sözcük anlamlarının eşleşmesi kontrol edilmelidir.

Key Concept

Eş Anlamlı ve Yakın Anlamlı Sözcükler
Estimated Time:45s
Question 16Question

Eski İstanbul'un o kendine has havası, yazarın çocukluk anılarını anlattığı bu kitabın her sayfasına adeta sinmiş, okuru geçmişin derinliklerine davet ediyor.

Bu cümledeki altı çizili sözcüğün anlamca yerini tutabilecek bir kullanım aşağıdakilerin hangisinde vardır?

Show answer & explanation

Answer: Şairin çocukluğunda dinlediği masalların gizemli dünyası, onun ilk şiirlerindeki imgelere adeta nüfuz etmişti.

Answer

Şairin çocukluğunda dinlediği masalların gizemli dünyası, onun ilk şiirlerindeki imgelere adeta nüfuz etmişti.
Cümlede geçen 'sinmiş' sözcüğü, bir özelliğin veya durumun bir şeyin içine iyice işlemesi, nüfuz etmesi anlamında kullanılmıştır. Doğru seçenekte yer alan 'nüfuz etmişti' ifadesi bu anlamı tam olarak karşılamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Cümledeki altı çizili 'sinmek' sözcüğünün bağlamsal anlamını saptamak.
'Eski İstanbul'un havasının kitaba sinmesi' ifadesinde sözcüğün 'derinlemesine işlemek, nüfuz etmek' anlamında kullanıldığı belirlenmiştir.
Sözcüklerin gerçek, yan ve mecaz anlamları arasından bağlama uygun olanını seçmek doğru karşılığı bulmanın ilk adımıdır.
2
Seçeneklerdeki eylemlerin bağlamsal anlamlarını çözümlemek.
'Büzülmek', 'saklanmak', 'nüfuz etmek', 'yayılmak' ve 'kabullenmek' kelimelerinin cümlelerde üstlendiği anlamlar çözümlenmiştir.
Çeldiricilerin hangi yanılgılara hitap ettiğini belirlemek ve doğru eş anlamlıyı saptamak için bu analiz gereklidir.
3
Bağlamsal eşleşmeyi yaparak doğru seçeneği belirlemek.
'Masalların dünyasının imgelere nüfuz etmesi' (içine iyice işlemesi) kullanımı, 'sinmek' sözcüğünün bağlamsal anlamıyla tam olarak örtüşmektedir.
Doğru seçenekteki 'nüfuz etmek' ifadesi, 'sinmek' eyleminin cümledeki soyut ve derinlemesine bütünleşme anlamını eksiksiz şekilde karşılar.

Key Concept

Sözcüklerin Cümle İçindeki Bağlamsal Anlamı ve Yakın Anlamlı Karşılıkları
Question 17Question

Aşağıdaki cümlelerde koyu yazılmış sözcükleri, cümledeki bağlamsal anlamlarını en iyi karşılayan tanımlarıyla eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Bilim insanları, kutup bölgelerindeki erimenin nedenlerini çözmek amacıyla uluslararası bir veri tabanı oluşturdu.
Tarihî yapıları modern şehirleşmenin yıkıcı etkilerinden kurtarmak, sadece koruma kurullarının değil t��m toplumun görevidir.
Eleştirmenin, genç sanatçıların sadece eksik yönlerine yüklenmesi onların üretme şevkini kırabilir.
Sıradan olayları anlatırken bile dilin alışılmış kalıplarını aşmak, özgün bir üslubun en belirgin göstergesidir.

Matches

Show answer & explanation

Answer

Sol taraftaki cümlelerde geçen sözcükler bağlamsal anlamlarına göre sağ taraftaki tanımlarla şu şekilde eşleşir: 'çözmek' fiili 'açıklığa kavuşturmak' anlamıyla (left_1 - right_1), 'kurtarmak' fiili 'zarardan uzak tutmak' anlamıyla (left_2 - right_2), 'yüklenmek' fiili 'üzerine gitmek, kusurlarını vurgulamak' anlamıyla (left_3 - right_3) ve 'aşmak' fiili 'sınırların ötesine geçmek' anlamıyla (left_4 - right_4) eşleşir.
Cümlelerdeki 'çözmek', 'kurtarmak', 'yüklenmek' ve 'aşmak' sözcükleri sırasıyla 'açıklığa kavuşturmak', 'zarardan uzak tutmak', 'üzerine gitmek' ve 'sınırların ötesine geçmek' anlamlarıyla eşleşir.

Step-by-Step Solution

1
İlk cümledeki 'çözmek' sözcüğünün bağlamsal anlamını belirlemek.
'Erimenin nedenlerini çözmek' ifadesinde 'çözmek' sözcüğü, bir bilinmeyeni veya problemi 'açıklığa kavuşturmak' anlamına gelmektedir. Dolayısıyla bu ifade, ilgili tanımla eşleşir.
Sözcüğün bağlamdan hareketle kazandığı anlamı saptamak.
2
İkinci cümledeki 'kurtarmak' sözcüğünün bağlamsal anlamını belirlemek.
'Yıkıcı etkilerden kurtarmak' ifadesinde 'kurtarmak' sözcüğü, yapıları yok olmaktan veya zararlı etkilerden uzak tutmak anlamındadır. Dolayısıyla bu ifade, ilgili tanımla eşleşir.
Cümledeki anlamsal ilişkiden yararlanarak sözcüğün işlevini bulmak.
3
Üçüncü cümledeki 'yüklenmek' sözcüğünün bağlamsal anlamını belirlemek.
'Eksik yönlerine yüklenmek' ifadesinde 'yüklenmek' sözcüğü, mecazen bir kişinin üzerine gitmek ve sürekli kusurlarını vurgulamak anlamındadır. Dolayısıyla bu ifade, ilgili tanımla eşleşir.
Mecaz anlamın cümledeki olumsuz eleştiri bağlamını karşıladığını saptamak.
4
Dördüncü cümledeki 'aşmak' sözcüğünün bağlamsal anlamını belirlemek.
'Alışılmış kalıpları aşmak' ifadesinde 'aşmak' sözcüğü, yerleşik olan soyut sınırların ötesine geçmek anlamındadır. Dolayısıyla bu ifade, ilgili tanımla eşleşir.
Sözcüğün soyut sınırlardan kurtulup öteye geçme anlamını karşıladığını doğrulamak.

Key Concept

Sözcüklerin cümle içindeki bağlamsal (mecaz ve yakın) anlamlarını doğru tespit etme.
Question 18Question

Modern çağın getirdiği yoğun bilgi bombardımanı altında insan, zihnini dinlendirecek alanlar bulmakta zorlanıyor. Bu durum, bireyin kendi iç sesini duymasını ve düşüncelerini damıtmasını neredeyse imkânsız hale getiriyor.

Bu cümledeki altı çizili sözün anlamca yerini tutabilecek bir kullanım aşağıdakilerin hangisinde vardır?

Show answer & explanation

Answer: Yazar, yıllar boyu biriktirdiği gözlemleri zihninde süzgeçten geçirip en saf, en özlü biçimde kâğıda dökmeyi başarmıştır.

Answer

Yazarın gözlemlerini zihninde süzgeçten geçirip en saf, en özlü biçimde kâğıda dökmesini belirten seçenek doğru yanıttır.
Cümledeki 'damıtmak' sözcüğü mecaz anlamda kullanılmış olup 'düşünceleri yabancı ve gereksiz unsurlardan arındırmak, süzmek ve en özlü hale getirmek' anlamını taşımaktadır. Yazarın gözlemlerini zihninde süzgeçten geçirip en saf ve özlü biçimde kâğıda dökmesini belirten ifadede bu anlam tam olarak karşılanmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Sözcüğün ba��lamsal anlamını belirleme
Cümledeki 'damıtmak' sözcüğü mecazi anlamda kullanılmış olup, 'düşünceleri yabancı unsurlardan arındırmak, süzmek ve en saf/özlü haline getirmek' demektir.
Sözcüğün bağlama göre kazandığı mecaz veya yan anlam sınırlarını doğru belirlemek, seçeneklerdeki karşılığını bulmak için gereklidir.
2
Seçeneklerdeki eylemlerin bağlamsal karşılıklarını arama
Seçenekler incelendiğinde 'süzgeçten geçirip en saf, en özlü biçimde sunmak' ifadesinin 'damıtmak' eylemiyle doğrudan örtüştüğü belirlenir.
Eş veya yakın anlamlılık ilişkisinin kurulabilmesi için iki ifadenin de saflaştırma ve özünü elde etme nüansını taşıması gerekir.
3
Çeldirici seçenekleri eleme
Diğer seçeneklerde geçen 'not etmek', 'incelemek', 'paylaşmak' ve 'yeni fikirler geliştirmek' eylemlerinin damıtma eylemindeki arındırma ve özleştirme işlevini karşılamadığı görülür.
Doğru seçeneğin kesinliğinden emin olmak amacıyla çeldiricilerdeki anlam kaymaları teyit edilir.

Key Concept

Sözcüklerin cümle içindeki bağlamlarına göre kazandıkları eş veya yakın anlam karşılıklarını tespit etme.
Estimated Time:1m 30s
Question 19Question

Sanatçının yapıtlarında görülen o yalınkat söyleyiş, ilk bakışta okura basit ve sıradan gelse de derinlemesine bir tahlille incelendiğinde eserin içinde barındırdığı zengin çağrışım dünyasını ele verir.

Bu cümledeki altı çizili sözcüğün yerine anlamca aşağıdakilerden hangisi getirilebilir?

Show answer & explanation

Answer: derinliği olmayan

Answer

derinliği olmayan
Altı çizili olan 'yalınkat' sözcüğü, mecaz anlamda 'derinliği olmayan, yüzeysel' durumları nitelemektedir. Paragrafta söyleyişin ilk etapta basit görünmesi fakat incelendiğinde zenginleşmesi, 'derinliği olmayan' ifadesiyle doğrudan eşleşmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Metindeki altı çizili 'yalınkat' sözcüğünün cümleye kattığı bağlamsal anlam belirlenir.
'Yalınkat' sözcüğünün edebiyatta ve günlük dilde 'derinliği olmayan, sığ, yüzeysel' anlamında kullanıldığı tespit edilir.
Sözcüğün cümledeki yerini doğru kavramak için temel ve mecaz/yan anlam ayrımının yapılması gerekir.
2
Metnin genelindeki anlam akışı incelenir.
Söyleyişin ilk başta basit gelip daha sonra derinlik kazanması, başlangıçtaki durumun derinlikten yoksun (yalınkat) olduğunu doğrular.
Bağlamsal anlamın sağlamasının yapılması, yanlış çeldiricilere yönelmeyi engeller.
3
Seçeneklerdeki ifadelerle altı çizili sözcüğün anlamı karşılaştırılır.
'derinliği olmayan' ifadesinin 'yalınkat' sözcüğünün yerini tam olarak karşıladığı görülür.
En uygun eş veya yakın anlamlı karşılığın belirlenmesi hedeflenir.

Key Concept

Eş ve Yakın Anlamlı Sözcükler
Question 20Question

Aşağıdaki cümlelerde koyu belirtilen sözcükleri, cümledeki bağlamsal anlamlarını en iyi karşılayan yakın veya eş anlamlı karşılıklarıyla eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Sanat dünyasındaki gelişmeleri kendi süzgecinden geçirerek eserlerine yansıtan ressam, başka akımlara öykünmekten her zaman kaçınmıştır.
Yıllardır maruz kaldığı bu haksız eleştirileri artık kanıksadığı için hiçbirine yanıt verme gereği duymuyordu.
Bilim insanı, ulaştığı verilerin doğruluğunu yadsımadan araştırmasının eksik yönlerini de dürüstçe ortaya koymalıdır.
Toplumsal değişimlerin edebiyatla olan ilintisini doğru kuramayan yazarlar, eserlerinde çağın gerisinde kalmaya mahkûmdur.

Matches

Show answer & explanation

Answer

Sol sütundaki 'öykünmekten' kelimesi sağ sütundaki 'Benzerini yapmaya çalışmak, taklit etmek' tanımıyla; 'kanıksadığı' kelimesi 'Çok tekrarlanması sebebiyle etkilenmez olmak, alışmak' tanımıyla; 'yadsımadan' kelimesi 'Var olan bir durumu görmezden gelmek, inkâr etmek' tanımıyla; 'ilintisini' kelimesi ise 'Aralarında ilgi veya bağlılık bulunma durumu, ilişki' tanımıyla eşleşmektedir.
Sol sütundaki kelimelerin cümledeki kullanım alanları incelendiğinde; 'öykünmek' kelimesinin taklit etmeyi, 'kanıksamak' kelimesinin bir duruma alışmayı, 'yadsımak' kelimesinin inkâr etmeyi ve 'ilinti' kelimesinin bağ kurmayı ifade ettiği görülmektedir. Bu doğrultuda yapılan eşleştirme tamamen doğrudur.

Step-by-Step Solution

1
Cümlelerdeki koyu yazılmış sözcükleri saptamak ve bulundukları cümledeki bağlamlarını analiz etmek.
Birinci cümlede 'öykünmek', ikinci cümlede 'kanıksamak', üçüncü cümlede 'yadsımak' ve dördüncü cümlede 'ilinti' sözcüklerinin anlamları aranacaktır.
Sözcüklerin bağlamsal anlamlarını doğru belirlemek, doğru eşleştirmeyi yapmanın ilk adımıdır.
2
Koyu yazılmış her bir sözcüğü karşı sütundaki tanımlarla eşleştirmek.
'öykünmek' eyleminin taklit etmekle, 'kanıksamak' durumunun bir şeye alışıp tepkisizleşmekle, 'yadsımak' eyleminin inkâr etmekle, 'ilinti' isminin ise ilişki/bağ ile eşleştiği görülür.
Her sözcüğün Türkçedeki sözlük ve bağlam anlamı, doğru seçeneklerle ilişkilendirilir.

Key Concept

Bağlama uygun eş anlamlı ve yakın anlamlı sözcükleri saptama
Page 1 / 2Next