Soru

Zorluk: Çok zorÇoklu Paragraf Soruları

Aşağıdaki parçaya göre soruyu cevaplayınız.

Walter Benjamin, 'Teknik Çoğaltılabilirlik Çağında Sanat Yapıtı' adlı ikonik çalışmasında, sanatın geleneksel doğasının modern teknolojiyle uğradığı radikal dönüşümü çözümler. Benjamin’e göre, özgün bir sanat yapıtının biricikliğini, onun şimdi ve buradalığın��, yani tarihsel ve mekânsal varlığını tanımlayan en temel olgu 'aura' (hale) kavramıdır. Aura; bir sanat eserinin yaratıldığı anın özgün koşullarının, yüzyıllar boyunca fiziksel olarak var olduğu mekânın ve içinde şekillendiği köklü geleneğin doğrudan bir yansımasıdır. Orijinal bir tablonun karşısında izleyicide uyanan o benzersiz huşu ve mesafe hissi, eserin zamansal derinliği ve taklit edilemez varoluşuyla doğrudan ilintilidir. Ancak fotoğraf ve sinema gibi modern teknik araçlarla sanat eserinin mekanik olarak çoğaltılması, bu biricikliği ve dolayısıyla eserin aurasını kaçınılmaz olarak tahrip eder. Kopya, orijinalin yerini aldığında eser, tarihsel bağlamından koparılarak kitlelerin anlık tüketimine sunulan sıradan bir nesneye dönüşür. Benjamin bu durumu estetik açıdan olumsuz bir kayıp olarak nitelendirse de tarihsel süreçte sanatın ritüelistik (dinsel/büyüsel) işlevinden sıyrılarak politik bir araç haline gelmesinin önünü açtığını savunur. Teknolojik yeniden üretim çağında aura kaybolurken sanat eseri, seçkin azınlığın tekelinden kurtulup demokratikleşerek kitlesel bir alana taşınır. Dolayısıyla auranın yitişi, sadece teknik bir gelişme ya da basit bir estetik dönüşüm değil, sanatın toplumsal işlevini yeniden tanımlayan politik bir kırılmadır. Modern izleyici artık eserin aurasına değil, onun sergileme de��erine odaklanmaktadır.

Bu parçadan hareketle Walter Benjamin’in 'aura' kavramıyla ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

  1. A
    Özgün bir yapıtın biriciklik vasfının ve sergilediği tarihsel derinliğin, onun fiziksel varlığı ve içinde geliştiği gelenekle şekillendiğine
  2. B
    Sanat eserlerinin mekanik yöntemlerle çoğaltılmasının, orijinal yapıtı tarihsel bağlamından kopararak sıradan bir tüketim nesnesine dönüştürdüğüne
  3. C
    Auranın ortadan kalkmasının, sanatı dinsel ve büyüsel işlevlerinden arındırarak kitlelerin katılımına a��ık daha demokratik bir alana taşıdığına
  4. D
    Modern izleyicinin alımlama biçiminin, eserin kendinde barındırdığı kutsallık ve mesafeden ziyade onun ulaşılabilirliğiyle şekillendiğine
  5. Sanat yapıtının aurasının yok olmasının, eserin politik bir boyut kazanmasını sağlarken estetik açıdan da daha kalıcı ve üstün bir niteliğe ula��masına kapı araladığınaCevap

Cevap

Sanat yapıtının aurasının yok olmasının, eserin politik bir boyut kazanmasını sağlarken estetik açıdan da daha kalıcı ve üstün bir niteliğe ulaşmasına kapı araladığı yargısına ulaşılamaz.
Sanat yapıtının aurasının yok olmasının, eserin politik bir boyut kazanmasını sağlarken estetik açıdan da daha kalıcı ve üstün bir niteliğe ulaşmasına kapı araladığı yargısına ulaşılamaz. Çünkü metinde Walter Benjamin'in auranın yok olmasını estetik açıdan olumlu değil, aksine 'olumsuz bir kayıp' olarak nitelendirdiği açıkça belirtilmiştir. Bu durumun politikleşmeye ve demokratikleşmeye katkı sağladığı doğru olsa da estetik açıdan daha üstün ve kalıcı bir nitelik kazandırdığına dair bir bilgi metinde bulunmamaktadır ve bu iddia metindeki ifadeyle çelişmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki 'aura' tanımını ve auranın teknik çoğaltılabilirlikle olan ilişkisini analiz etmek.
Auranın; yapıtın biricikliği, şimdi ve buradalığı, tarihsel-mekânsal varlığı ve köklü geleneği ile ilişkili olduğu; fotoğraf ve sinema gibi araçlarla yapılan mekanik çoğaltmanın ise bu aurayı tahrip ettiği belirlenir.
Soruda aura kavramı hakkında ulaşılamayacak olan yargıyı tespit etmek için temel kavramsal çerçeveyi kurmak gerekir.
2
Auranın kaybolmasının sanata ve izleyiciye olan etkilerini incelemek.
Auranın yitişinin estetik bir kayıp olduğu ancak sanatın dinsel/büyüsel işlevinden sıyrılarak politik bir araç haline gelmesini sağladığı, sanatın demokratikleşerek seçkinlerin tekelinden çıkıp kitlelere ulaştığı ve modern izleyicinin auranın yerine erişilebilirliğe odaklandığı görülür.
Metindeki yardımcı düşünceleri ve yazarın savlarını seçeneklerle karşılaştırmak için bu tespitler gereklidir.
3
Seçenekleri analiz ederek metinle çelişen veya metinde yer almayan yargıyı saptamak.
Metinde auranın yok olmasının estetik açıdan olumsuz bir kayıp olduğu belirtilmiştir. Buna karşın, bu durumun estetik açıdan daha kalıcı ve üstün bir niteliğe ulaşılmasına kapı araladığı yönündeki yargı metinle doğrudan çelişmektedir. Dolayısıyla bu yargıya ulaşılamaz.
Doğru seçeneği belirlemek ve çelişkiyi netleştirmek için son karşılaştırma yapılır.

Anahtar Kavram

Çoklu paragraf sorularında metinden çıkarılamayacak yargıyı (yardımcı düşünceyi) belirleme
Bu soruyu puanla